Emma Goldman – Hayatımı Yaşarken, Cilt 1-2 (2018)

“Dans edemeyeceksem, devriminiz sizin olsun.”

Bu söz, hayatı boyunca taviz vermemiş bir anarşist, göçmen ve Yahudi olarak yaşamış Emma Goldman’ın en meşhur sözlerinden biri olarak tarihe geçti.

Bu iki ciltlik çalışma da, Emma Goldman’ın 71 yıl süren hayatına sığdırdığı muazzam olayların ilk elden tanıklığını sunmasıyla, gerçek anlamda tutkulu ve devrimci bir hayat yaşamamız konusunda yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor.

Goldman,

  • Birinci Dünya Savaşı’nda savaş karşıtıydı,
  • Milliyetçiliğe düşmandı,
  • Ekim Devrimi’nden sonra Sovyetler Birliği’ni ziyaret etti,
  • Lenin’le tartışıp büyük hayal kırıklığı yaşadı,
  • Ateizmi, özgür aşkı ve eşcinsellerin evliliğini savundu,
  • Doğum kontrolü için mücadele etti,
  • İspanya İç Savaşı’nda Anarşistleri destekledi,

Goldman’ın tutkulu mücadelesini kayda alan otobiyografisi, bir anlamda büyük dönüşümlerin yaşandığı bir “devrimler çağı” olarak tanımlayabileceğimiz 20. yüzyılın siyasi tarihi açısından da altın değerinde bir kaynak.

Bu basımı bilhassa özel ve güzel kılan husus ise, 68 Devrimi’nin 50. yılında yapılmış olması.

  • Künye: Emma Goldman – Hayatımı Yaşarken, çeviren: Beril Eyüboğlu ve Emine Özkaya, Metis Yayınları, otobiyografi, 2 Cilt, 1016 sayfa, 2018

Zygmunt Bauman – Kapımızdaki Yabancılar (2018)

Son zamanlarda bütün dünyayı etkisi altına alan göçmenlik meselesi, Avrupa’nın eski korkularını depreştirmesine vesile olması yönüyle dahi olsun incelenmeyi ziyadesiyle hak ediyor.

Zygmunt Bauman ince ama etkili çalışması, Avrupa’da şu anda yaşanan göç paniğini ve bunun o eski korkular adına nasıl suistimal edildiğini gözler önüne seriyor.

Bauman bunu yaparken, bir yandan bizi nefretin antropolojik kökenlerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor, öte yandan bu kadar muazzam tarihsel deneyime sahip olduğu halde Batılının bu kaygılarını ehlileştirememesinin altındaki tarihsel, siyasi ve sosyolojik etken ve bahaneleri tartışıyor.

Ben bu sözleri yazarken, nasırlaşmış bir duyarsızlık ve ahlaki körlükten doğan başka bir trajedi gelip çatmak için pusuda bekliyor.” diyen Bauman, kamuoyunun, reyting açgözlüsü medya ile işbirliği içinde mülteci trajedisinden bıkkınlık noktasına doğru gitgide ve durmaksızın yaklaştığına dair işaretlerin biriktiğini söylüyor.

  • Künye: Zygmunt Bauman – Kapımızdaki Yabancılar, çeviren: Emre Barca, Ayrıntı Yayınları, sosyoloji, 96 sayfa, 2018

Frank Bures – Deliliğin Coğrafyası (2017)

Kültür, hayatımızı ne kadar etkileyebilir?

Gazeteci Frank Bures, bu ilginç kitabında, kültürün bizi bunalıma sürükleyebilecek, hatta bizi delirtebilecek gerçek örneklerinin izini sürüyor.

Nijerya, Tayland, Borneo, Singapur, Japonya, Hong Kong, Çin ve daha pek çok coğrafyayı kapsayan araştırmalarında Bures, halk arasında yüzyıllara yayılan kültürel hurafelerin, ne denli sınır tanımaz boyutlar alabileceğini, daha da önemlisi, bu inanışların bireyin ruh sağlığı üzerinde nasıl derin izler bırakabileceğini gözler önüne seriyor.

Kitaptan birkaç örnek şöyle:

  • Büyüyle cinsel organın kaybedilmesi,
  • Amok diye bilinen Malezya’ya özgü cinnet hali,
  • Japon toplumunda, bazı kişilerin başkalarının utançlarından korktuğu “taijin kyufusho” durumu,
  • Malezya’da, ani bir korku sonrasında, çevrelerindekilerin sözlerini ve hareketlerini tekrar etme anlamına gelen “latah” hali,
  • Vudu ölümleri,
  • Japonya’da, özellikle genç bireyleri sosyalleşmekten aşırı derecede alıkoyan “sessiz salgın” furyası,
  • Kamboçya’da, insanlarda baş dönmesi, nefes alma zorluğu, uyuşukluk ve ateşlenmeye neden olduğuna inanılan “rüzgâr saldırısı” sendromu,
  • Hintli erkeklerin, fiziksel ve cinsel güçsüzlüğe uğradıklarını düşündükleri “dhat” sendromu…

Kitap, bu ve bunun gibi pek çok dikkat çekici örnek üzerinden, kültürün, algılamamızı ve davranışımızı nasıl güçlü bir biçimde şekillendirebileceğini gösteriyor.

  • Künye: Frank Bures – Deliliğin Coğrafyası, çeviren: Baysan Bayar, Paris Yayınları, kültür, 207 sayfa, 2017

Kolektif – Ermeni Halkının Tarihi (2015)

Ermeni halkının ilk çağlardan 20. yüzyıla uzanan trajik tarihinin dönüm noktalarını geniş bir çerçevede ele alan yazılardan bir seçki.

Ermeni dilinden Hıristiyanlık öncesi Ermenistan’a, Bizans İmparatorluğu’nda Ermenilerden Haçlılar dönemindeki Ermenistan’a, Ermeni Rönesansından Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeni soykırımına pek çok konuyu irdeleyen bir başvuru kitabı.

  • Künye: Kolektif – Ermeni Halkının Tarihi, derleyen: Gerard Dedeyan, çeviren: Şule Çiltaş, Ayrıntı Yayınları, tarih, 528 sayfa

Linda McJannet – Sultan Konuşuyor (2015)

On altıncı ve on yedinci yüzyıllarda yazılmış İngiliz tiyatro eserlerinde Osmanlılar nasıl resmedilmişti?

Bu alanda yapılmış ilk ve tek bilimsel incelemeye imza atan Linda McJannet, Osmanlılarla ilgili tarih eserlerinin İngiltere toplumunda nasıl alımlandığını, Osmanlı tarihini konu alan İngiliz tiyatro oyunlarında Türkleri tasvir etmek amacıyla diyalogun nasıl kullanıldığını araştırıyor.

  • Künye: Linda McJannet – Sultan Konuşuyor, çeviren: Lale Akalın, Tarihçi Kitabevi

Kolektif – Başka Bir Teknoloji Mümkün (2015)

Günlük hayatımızın hem vazgeçilmez hem de aşırı bir gerçeği haline gelmiş teknoloji olgusunu eleştirel bir perspektiften tartışan makaleler.

Tayfun Özkaya’nın editörlüğünü üstlendiği ve farklı yazarların katkıda bulunduğu kitap, teknolojinin sürdürülebilir hayata nasıl katkıda bulunacağı, özgür yazılımlar, teknolojinin toplumsal denetimi ve alternatif teknolojiler gibi konularda ufuk açıcı bir girişim.

  • Künye: Kolektif – Başka Bir Teknoloji Mümkün, editör: Tayfun Özkaya, Yeni İnsan Yayınevi

Kolektif – Siyasi İktisat ve Küresel Kapitalizm (2018)

Neoliberalizmin yön ve şekil verdiği 21. yüzyıl toplumsal düzenini farklı yönleriyle irdeleyen makaleler.

Toplumsal eşitlik ve üretim mekanizmalarındaki güncel krizi kapsamlı bir şekilde ortaya koyan kitap, bunu yaparken hem Marksist eleştiriden hem de Robert Brenner, Giovanni Arrighi ve David Harvey gibi çağdaş düşünürlerden de yararlanıyor.

Kitapta ele alınan kimi dikkat çekici konular şunlar:

  • Küresel adalet ve yeni büyüme kuramı,
  • Emek gücünün metalaştırılması,
  • Sermayenin merkezileşmesi,
  • ABD tahakkümünün derinleşen çelişkileri ve yeni bir küresel düzen mücadelesi,
  • Neoliberalizm ve ekonomik belirlenim,
  • Kapitalist ekonominin ekolojik hakimiyeti,
  • Neoliberal geçişte para politikası,
  • Dayatılan kemer sıkma politikalarının iktisadi, politik ve toplumsal etkileri,
  • Metalaşma ve küreselleşmeyi tersine çevirme yoluyla direniş,
  • Aile, devlet ve eğitim kurumları gibi, kapitalist olmayan kurumların aşınması ve kapitalizmin yeniden üretimi,
  • Neoliberal mülkiyet rejimine karşı küresel akış ekonomisi,
  • Yeşil Marksizm ve küresel sosyalist bir geleceğin kurumsal altyapısı,
  • Sermaye teorisinde iktisadi çevre ve sürdürülebilirlik…

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Alfred Saad-Filho, Bob Jessop, Robert Albritton, Moishe Postone, Tony Smith, Patrick Bond, David M. Kotz, Julie Matthaei, Barbara Brandt, Kees Van Der Pijl ve Richard Westra.

  • Künye: Kolektif – Siyasi İktisat ve Küresel Kapitalizm: 21. Yüzyıl, Bugün ve Yarın, derleyen: Robert Albritton, Bob Jessop ve Richard Westra, çeviren: Can Cemgil, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, iktisat, 296 sayfa, 2018

Walter Benjamin ve Gershom G. Scholem – Mektuplaşmalar, 1932-1940 (2018)

Walter Benjamin’i, 20. yüzyılın önde gelen edebiyat ve sanat eleştirmeni olarak biliyoruz.

Gershom Scholem ise, bizde pek tanınmasa da, Yahudi mistisizmi ve Kabala üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen bir isim.

İşte bu kitap, bu iki entelektüel arasında, tamı tamına 8 yıla, Benjamin’in intihar ettiği 1940 yılına değin uzanan mektuplaşmalarını bir araya getiriyor.

Benjamin ve Scholem mektuplaşmaları, her şeyden önemlisi, onların eserlerinin yazılış süreçlerine dair bilinmeyen pek çok ayrıntıyı aydınlatması ve Avrupa’yı bir baştan diğer başa kuşatan faşizmin önlenemez yükselişinin kendileri üzerindeki yıkıcı etkilerine samimi bir şekilde ortaya koymasıyla değerli.

Mektuplarda ayrıca, dönemin edebiyat/sanat dünyası ve Yahudilik tartışmaları hakkında da önemli bilgiler ediniyoruz.

Mektuplar, bu iki önemli ismin kişisel ve entelektüel dünyasına daha yakından bakmak, bunun yanı sıra dönemin Avrupa’sının nitelikli bir panoramasını görmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Walter Benjamin ve Gershom G. Scholem – Mektuplaşmalar, 1932-1940, derleyen: Gershom G. Scholem, çeviren: Saliha Yeniyol, Kolektif Kitap, mektup, 376 sayfa, 2018

Esra Çeviker Gürakar – Kayırma Ekonomisi (2018)

Bizde burjuva sınıfı yoktur, hiç olmadı.

Devletin teşvikleriyle gönenen, sırtını tümüyle devlete yaslayan ve buradan beslenen kesimler vardır sadece.

Kimilerince bu durum, bizde Batı’daki gibi güçlü ve devletten bağımsız bir burjuva sınıfının ortaya çıkmamasının en önemli nedenlerinden biri olarak gösterilir.

Peki, AKP iktidarında durum nedir?

Esra Çeviker Gürakar bu değerli çalışmasında, daha önce yandaşlarına rant yaratmak için kanuni boşluklardan yararlanan iktidarların aksine, AKP’nin, bizzat kanun çıkararak nasıl muazzam bir rant alanı yarattığını ortaya koyuyor.

Gürakar, elli bin kamu ihalesi verisine dayanarak siyasal iktidarla sermaye arasındaki ilişki ağını, kayırmacılığı ve yolsuzluğu gözler önüne seriyor.

Gürakar burada,

  • Kamu ihalelerinde kanunlarla yapılan yolsuzluklar,
  • Türkiye’de devlet-özel sektör ilişkileri,
  • Yeni İslami “burjuvazi” ve muhafazakâr iş derneklerinin politik aktörler olarak yükselişi,
  • Seçim bölgelerine kaynaktan aktarım politikası,
  • Türkiye kamu ihale piyasasını küresel standartlarla uyumlaştırma çalışmaları ve 2002 genel seçimlerinden sonra kamu ihale sisteminde yaşanan yozlaşma,
  • Siyasi bağlantılı firmaların kamu ihalelerini kazanması,
  • Ve kamu ihalelerinde kayırmacılığın hepimizin payına düşen maliyeti olarak düşen rekabet ve artan kamu harcamaları gibi önemli konuları irdeliyor.

Kamu varlıklarına el koyarak gerçekleşen zenginleşmenin (birikim), rant yaratma ve ranta el koyup rantı, iktidarı destekleyen toplumsal kesimlere stratejik olarak dağıtmasının, AKP’nin süreğenliğinin en önemli sacayağı olduğunu belirten Gürayak, bu sacayağının en önemli bileşenlerinden birinin de kamu ihaleleri olduğunu, çok sayıda veriye dayanarak gösteriyor.

  • Künye: Esra Çeviker Gürakar – Kayırma Ekonomisi: AKP Döneminde Kamu İhaleleri, İletişim Yayınları, iktisat, 192 sayfa, 2018

Peter Williams – Çanakkale Savaşı, Kanlısırt Muharebesi (2009)

Charles Darwin Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Peter Williams bu çalışmasında, 25 Nisan 1915 tarihinde başlamış, Avusturalya ve Yeni Zelanda Kolordusu ile Üçüncü Osmanlı Kolordusu arasında yapılmış ve sonuçları itibariyle çok önemli olan Kanlısırt muharebesini kapsamlı bir şekilde anlatıyor.

Gelibolu ile ilgili diğer çalışmalar düşünüldüğünde, Williams’ın eseri, Çanakkale Savaşlarının dar bir alanına odaklanmasıyla farklı bir nitelik kazanıyor.

Ayrıca Williams’ın, olayları art arda sıralamaktan çok, onları analiz etmesi ve zamanla kalıplaşmış bazı mitlerle hesaplaşmasıyla, ilgi çekici bir çalışmaya imza attığını söyleyebiliriz.

  • Künye: Peter Williams – Çanakkale Savaşı, Kanlısırt Muharebesi, çeviren: Zuhal Bilgin, Kitap Yayınevi, tarih, 279 sayfa