Daniel Höra – Vahşi Sürü (2015)

Nefretin, faşizmin ve ırkçılığın zorla değil, insancıl gibi görünen söylemlerle mahvettiği insanların hikâyesi.

Yolları Almanya’nın ücra bir köyüne düşen altı gizemli yabancı, burada heyecan yaratır.

Fakat bunların gelişinin ertesinde, gizemli bir tehdit de köye sızmıştır.

İşin ilginci, galeyana gelen, ayrımcılığın zehirlediği tüm halkın içinde, bir sanatçının dışında kimse gerçeklerin farkında değildir.

  • Künye: Daniel Höra – Vahşi Sürü, çeviren: Dilman Muradoğlu, ON8 Kitap

Jale N. Erzen – Fotoğraf Notları (2015)

Jale Erzen’in, otuz yılı aşkın bir süredir vermekte olduğu fotoğraf derslerinin verdiği deneyimle yazdığı, fotoğraf sanatının kavramsal çerçevesini ortaya koyan nitelikli bir rehber.

Fotoğrafta biçim, içerik ve estetik; fotoğrafta teknik zaman ve mekân gibi konuların yanı sıra, portre fotoğraflarında öykü, fotoğraf ve peyzaj konularında aydınlanmak isteyenlere.

Kitap, Yiğit Ataklı’nın bu minvalde çektiği fotoğraflarla da zenginleşmiş.

  • Künye: Jale N. Erzen – Fotoğraf Notları, fotoğraflar: Yiğit Ataklı, Say Yayınları

Burcu Pelvanoğlu – Hale Asaf (2018)

Burcu Pelvanoğlu’nun bu güzel ve özenli çalışması, ilk kadın ressamlarımızdan Hale Asaf’ın hayatına ve çalışmalarına odaklanıyor.

Hale Asaf, Osmanlı’nın son dönemiyle Cumhuriyet’in ilk yıllarını kapsayan kısacık hayatına az ama her biri de etkileyici eserler sığdırdı.

Bu kitap ise, Asaf’ın İstanbul, Paris, Berlin ve Bursa’da sürdüğü yaşamını, aile çevresini, bir sanatçı olarak yetişme sürecini, bohem kişiliğini ve içinde yaşadığı toplumun özgünlükleri içinde ortaya koyuyor.

Pek çok tanıklık ve çok sayıda belgeye dayanması, ayrıca daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış tablolara yer vermesi, kitabı nitelikli kılan hususların başında gelmekte.

  • Künye: Burcu Pelvanoğlu – Hale Asaf: Türk Resim Sanatında Bir Dönüm Noktası, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 232 sayfa, 2018

Bülent Diken, Graeme Gilloch ve Craig Hammond – Nuri Bilge Ceylan Sineması (2018)

Nuri Bilge Ceylan, Uzak (2002), İklimler (2006), Üç Maymun (2008), Bir Zamanlar Anadolu’da (2011) ve Kış Uykusu (2014) gibi uluslararası başarıların sahibi bir yönetmen olarak yalnızca Türkiye’de değil, dünya çapında da dikkat çeken, hakkını tam teslim etmek gerekirse, 21. yüzyılın en etkili yönetmenlerinden biri.

Üç yazarlı bu önemli kitap da, Ceylan’ın filmlerindeki kendine has üslubu, havası ve tematik meselelerine, ulusötesi bir bağlamda odaklanıyor.

Bülent Diken, Graeme Gilloch ve Craig Hammond, Ceylan’ın filmlerini eleştirel bir analize tabi tutarak,  bu sinemada sıklıkla karşımıza çıkan yersiz yurtsuzluk, nostalji, göç ve yer değiştirme, hiçlik ve yokluk, melankoli ve can sıkıntısı, modern yaşamın etkileri gibi temaları merkeze alarak irdeliyor.

Yakın zamanda Ahlat Ağacı adlı filmi gösterime girecek Nuri Bilge Ceylan’ın sinemasının özgün yönlerine daha yakından bakmak isteyenler bu kitabı muhakkak okumalı.

  • Künye: Bülent Diken, Graeme Gilloch ve Craig Hammond – Nuri Bilge Ceylan Sineması: Türkiyeli Bir Sinemacının Küresel Hayal Gücü, çeviren: Ahmet Nüvit Bingöl, Metis Yayınları, sinema, 216 sayfa, 2018

Daniel Chandler ve Rod Munday – Medya ve İletişim Sözlüğü (2018)

Medyayı ve iletişimi daha iyi kavramak, bu alana içkin kavramları daha iyi bilmekle mümkün.

İki yazarlı bu sözlük de, yaklaşık 2 bin 300 terim tanımını içeriyor ve bu özelliğiyle en geniş tek ciltlik referans kaynaklardan biri.

Öğrenci ödevlerinden araştırma projelerine, alandaki çalışmalarda kullanılacak referans terimlerini içerecek güvenilir bir başlangıç isteyenlerin yararlanabileceği sözlük, tanımları, o tanımların bağlantılı söylemlerle (örneğin göstergebilim, sosyoloji veya film-yapımı gibi) ilişkili farklı anlamlarını da dâhil edecek şekilde veriyor.

Okurlara, farklı söylemler arasında bağlantı kurmaya yardım eden, terim açıklamalarını geniş bir çapraz-referanslama ile zenginleştiren sözlüğün, bu yönüyle oldukça okur dostu olduğunu söylemeliyiz.

  • Künye: Daniel Chandler ve Rod Munday – Medya ve İletişim Sözlüğü, çeviren: Babacan Taşdemir, İletişim Yayınları, 496 sayfa, sözlük, 2018

Nida Nebahat Nalçacı – Sultanın Kulları (2015)

Savaş esirliği tarihi temelinde, erken modern dönem Osmanlı İstanbul’unun sosyal hayatında savaş esirlerinin varlığını irdeleyen orijinal bir çalışma.

Osmanlı’da zorunlu istihdam olarak mirî esirlik; savaş esirlerinin istihdam alanları, yaşam koşulları ve çokkültürlülüğe etkileri; esirlerin kölelikten çıkış yolları, kitapta ele alınan dikkat çekici konulardan birkaçı.

Kitabın, Suraiya Faroqhi’nin aydınlatıcı bir sunuşuyla açıldığını da belirtelim.

  • Künye: Nida Nebahat Nalçacı – Sultanın Kulları, Verita Kitap

Jan Otchenachek – Yurttaş Brych (2015)

Nazi işgali sırasında, Çekoslovakya’da bir burjuvanın görkemli dönüşümünün hikâyesi.

Hayatıyla olduğu kadar, siyasi görüşleriyle de ortalama bir yerde duran Brych’in düzeni, Nazi işgaliyle bozulur.

Brych, işgale karşı çıkan emekçilerle, işbirlikçilerin arasında kalır.

Kahramanımız işçilerle kurduğu ilişkiyle birlikte, muazzam bir evrim geçirir.

  • Künye: Jan Otchenachek – Yurttaş Brych, çeviren: Kerem Kurtgözü, Evrensel Yayınları

Kristine Barnett – Umut Işığı (2015)

Annesinin kaleminden, bir dâhinin sıra dışı hikâyesi.

Barnett’in oğlu Jacob, Einstein’ınkinden daha yüksek bir IQ puanına sahip bir otizmli çocuktu.

Barnett, oğluna otizmli teşhisi konduktan sonra, onun temel yetilerini geri kazanması için büyük çaba harcadı ve bu çaba Amerika’daki otizmli çocukların hayatını kökünden değiştirdi.

İşte bu kitap, bütün bunların belgesel bir dökümü olduğu için, adına yakışır bir belgesel.

  • Künye: Kristine Barnett – Umut Işığı, çeviren: Güneş Demirel, Final Yayınları

Geert Lovink – Sosyal Medyanın Dipsiz Kuyusu (2018)

Sosyal medya, vaat ettiği şekliyle bizi özgürleştirebiliyor veya yeni bir demokratik ufuk yaratabiliyor mu?

Geert Lovink’in bu muazzam çalışması, güncel bir sosyal medya eleştirisi sunması ve özellikle de sosyal medya araçları üzerinden bize dayatılan yeni tahakküm biçimlerini gözler önüne sermesiyle önemli.

Lovink’in çalışmasının en önemli katkısı, sosyal medyanın, yakın zamanda yaşanmış toplumsal olayları daha görünür kılmasından yola çıkarak, onun kendiliğinden bize demokrasi, özgürlük getireceği inancına neden karşı çıkmamız gerektiğini güçlü argümanlarla açıklaması.

Yazar, sosyal medyayı reddetmenin buna neden çare olmayacağını, sosyal medyanın toplumsal çatışmalar ve güç ilişkilerindeki yerinin bilincinde olarak onu nasıl doğru bir şekilde kullanabileceğimizi irdeliyor.

Sosyal medyanın duyumsamayı en aza indirgeyip algıları nasıl manipüle ettiği ve böylece toplumsallığı nasıl baltaladığı konusunda sıkı bir tartışma arayanlar, bunun yanı sıra bu kuşatmaya nasıl direnebileceğimizin yolları üzerine düşünenler bu kitabı muhakkak edinmeli.

  • Künye: Geert Lovink – Sosyal Medyanın Dipsiz Kuyusu, çeviren: Deniz Esen, Otonom Yayıncılık, siyaset, 340 sayfa, 2018

Chris Bateman – Kaos Etiği (2017)

Ahlaki çürüme, toplumun ve onun bir kolu olarak siyasetin çöktüğünün ilanıdır.

Böyle bir durumda, verili ahlak yasasının artık hiçbir hükmü kalmamıştır.

İşte Chris Bateman bu önemli kitabında, hem etik yasasındaki geriye doğru gidişin nedenleri hakkında kapsamlı analiz hem de her şeye rağmen, etik ilkelere neden sahip çıkmamız gerektiği konusunda bir tartışma sunuyor.

Bateman kitabında, Kant, Nietzsche, Levinas, Mary Midgley, Alasdair MacIntyre, Alain Badiou, Isabelle Stengers ve Bruno Latour gibi filozofların düşüncelerini yoğun bir şekilde tartışarak, ahlak tartışmasına zengin bir katkıda bulunuyor.

Yazar, etik düşüncedeki çeşitliliğin her zaman yararımıza olduğunu, ahlak konusundaki kesin yargıların faydadan çok zarara yol açtığını ve erdemli olmanın yeni yollarını bulmanın neler olabileceğini anlatıyor.

  • Künye: Chris Bateman – Kaos Etiği, çeviren: Senem Babaoğlu, Doruk Yayınları, felsefe, 424 sayfa, 2017