Alain de Botton – Görmek ve Fark Etmek (2025)

Alain de Botton bu kitabında, gündelik hayatın içindeki sıradan görüntülerin nasıl fark edilmeden akıp gittiğini anlatıyor. Görmenin yalnızca biyolojik bir işlev olmadığını, dikkat ve anlamla kurulan kültürel bir pratik olduğunu savunuyor. Sanatçıların, yazarların ve düşünürlerin dünyaya bakma biçimlerinden yola çıkarak, bakmanın öğrenilebilir ve geliştirilebilir bir beceri olduğunu gösteriyor.

‘Görmek ve Fark Etmek’ (‘On Seeing and Noticing’), estetik deneyimi müze ve galeri duvarlarından çıkarıp sokaklara, evlere ve gündelik nesnelere taşıyor. de Botton, bir ağacın, bir sandalyenin, bir binanın ya da bir yüzün ancak dikkatle bakıldığında zenginleştiğini söylüyor. Fark etmenin insanı yavaşlattığını, hız ve verimlilik takıntısıyla şekillenen modern dünyada derinlik duygusunu geri kazandırdığını vurguluyor.

Yazar, görmenin aynı zamanda ahlaki bir boyutu olduğunu öne sürüyor. Bir şeye dikkat etmek, ona değer vermek anlamına geliyor ve bu tutum dünyayla kurulan ilişkinin yönünü belirliyor. Görmezden gelinen şeyler silikleşirken, üzerine eğilineni anlamlandırmak mümkün oluyor. Bu nedenle kitap, bakışın niteliğini bir sorumluluk alanı olarak ele alıyor.

‘Görmek ve Fark Etmek’, okuru dünyaya yeniden bakmaya, sıradan olanın içindeki anlamı keşfetmeye çağırıyor. Görsel yorgunluğun ve dikkat dağınıklığının arttığı çağımızda, algıyı derinleştiren bu yaklaşım estetik düşünce açısından önemli bir yerde duruyor ve gündelik hayatın felsefi değerini görünür kılıyor.

  • Künye: Alain de Botton – Görmek ve Fark Etmek, çeviren: Ahu Antmen, Ahu Sıla Bayer, Ayşe Ece, Everest Yayınları, deneme, 104 sayfa, 2025