Kolektif – Klinik Felsefe (2020)

‘Klinik Felsefe’, psikoterapi ile felsefe arasında köprüler kuran, alanında uzman isimlerin katkıda bulunduğu bir çalışma.

Aslında eski çağlarda felsefe, insanın ruhsal sağlığıyla da yakından ilgileniyordu.

Fakat ruh sağlığımız ile ilgili tasarruf hakkı Orta Çağda din adamlarına ve daha sonra da, özellikle 19. yüzyılın sonlarından itibaren de psikoloji ve psikoterapiye geçmeye başladı.

İşte bu derleme, psikoterapi ile felsefe arasındaki derin tarihsel bağı çok yönlü bir bakışla ortaya koyduğu gibi, bu bağın günümüzde insan ruhunun içinde bulunduğu bunalıma nasıl yanıt verebileceğini de tartışıyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar ise şöyle: Alper Hasanoğlu, Bergen Coşkun, Chryssi Sidiripoulu, Çiğdem Dürüşken, Halûk Sunat, Kemal Sayar, M. Bilgin Saydam, Özlem Bayoğlu, Kwm (Bill) Fuldord ve Giovanni Stangellini.

  • Künye: Kolektif – Klinik Felsefe, editör: Alper Hasanoğlu ve Özlem Bayoğlu, Pinhan Yayıncılık, felsefe, 184 sayfa, 2020

Carl Gustav Jung – Psikiyatri Araştırmaları (2020)

Jung’un kariyerinin ilk döneminde, yani 1902-1905 arasında kaleme aldığı makaleler, bu kitapta.

Jung’un toplu eserlerinin birincisi olan bu cilt, betimleyici psikiyatri alanındaki çalışmaları kapsamasıyla önemli.

Kitap, Jung’un yayımlanan ilk çalışması olan doktora teziyle, “Okült Denen Fenomenlerin Psikolojisi ve Patolojisi Üstüne” ile açılıyor.

Ki bu makale, Jung’un sonraki çalışmalarına çerçeve oluşturan bir incelemedir.

Diğer makaleler ise, genel olarak histeri üzerine kaleme alınmış, bir kısmı da kriptomnezi, manik bozukluk ve delilik taklidi gibi histeriyle bağlantılı olan rahatsızlıklarla ilgilidir.

Bu makaleler, Paris’te Salpêtrière Hastanesinde ona rehberlik eden Pierre Janet’nin ve Zürih’te Burghölzli Hastanesinde ona müdürlük yapan Eugen Bleuler’in etkilerini görmek açısından da ayrıca önemlidir.

  • Künye: Carl Gustav Jung – Psikiyatri Araştırmaları, çeviren: İsmail Hakkı Yılmaz, Pinhan Yayıncılık, psikiyatri, 240 sayfa, 2020

Francine Shapiro – EMDR (2016)

EMDR, göz hareketleriyle farklı tipteki psikolojik rahatsızlıkları tedavi eden bir psikoterapi yaklaşımı.

Bu kitap da, alanın önemli isimlerinden Francine Shapiro’nun EMDR eğitim ve deneyimlerinin bir ürünü.

Yaklaşımın temel prensiplerini, prosedürlerini ve tecrübelerini edinmek isteyen klinisyenler ve öğrenciler için iyi bir kaynak.

  • Künye: Francine Shapiro – EMDR, çeviren: Murat Şaşzade ve Işıl Sansoy, Okuyan Us Yayınları

H. Alp Karaosmanoğlu – Eyvah Kötü Bir Şey Olacak! (2016)

Endişe, evham ve vesvese gibi duygularımızın altında yatan etkenler ile bunların ortaya çıkma mekanizmaları nelerdir?

Bu duygulardan mustarip okurunu aydınlatan elimizdeki çalışma, düşünce kalıplarımızın bizi böyle davranmaya nasıl sevk ettiğini ve kendi kendimize uygulayabileceğimiz yöntemlerle bunlardan nasıl korunabileceğimizi anlatıyor.

  • Künye: H. Alp Karaosmanoğlu – Eyvah Kötü Bir Şey Olacak!, PsikoNET Yayınları

Nassir Ghaemi – Birinci Sınıf Delilik (2016)

Churchill, Lincoln, Gandi, Roosevelt, Kennedy, Hitler…

Güçlü liderlik ile akıl hastalıkları arasında bir bağ olabilir mi?

Bu sorunun yanıtını arayan psikiyatri profesörü Nassir Ghaemi, ortaya çok tartışılacak bir iddia koyuyor: Depresyon, bipolar bozukluk gibi sorunlar kriz zamanlarında en iyi liderleri ortaya çıkarır.

  • Künye: Nassir Ghaemi – Birinci Sınıf Delilik, çeviren: Yavuz Alogan, İthaki Yayınları

Lenny Lapon – Beyaz Önlüklü Katiller (2016)

Nazi Almanya’sı ve ABD’de “akıl hastaları”nın psikiyatri tarafından nasıl katledildiğini araştıran önemli bir çalışma.

Hem Hitler’in binlerce “akıl hastasını” öldürerek Yahudi soykırımına nasıl zemin hazırladığının hem de ABD’de ölümcül psikiyatrik “tedaviler”le hastalara nasıl işkence edildiğinin belgesi.

  • Künye: Lenny Lapon – Beyaz Önlüklü Katiller, çeviren: Burcu Denizci, Pales Yayınları

Nancy McWilliams – Psikanalitik Tanı (2020)

Nancy McWilliams kapsam zenginliği, sistematikliği, sentezciliği ve akıcı diliyle, kısa zamanda klasikleşmiş elimizdeki kitabında, psikanalitik bir terapistin danışanını değerlendirirken ne tür tanısal ölçütler/eksenler kullandığını ayrıntılarıyla ve kendi klinik deneyimiyle harmanlayarak sunuyor.

Şimdi oldukça yenilenmiş ikinci edisyonuyla yayımlanan ve iki bölüme ayırdığı kitabında, yazar ilk bölümde, kavramsal konulara odaklanıyor; ikinci bölümünde ise, karakter örgütlenmesi tiplerini kapsamlı bir bakışla irdeliyor.

Kitap, birkaç açıdan özellikle önemli:

İlki, McWilliams’ın bu kitabıyla psikanalitik tanının iki eksenli kavramsallaştırılması iyice olgunlaştı ve yerleşti.

O kadar ki dünyadaki resmi psikanaliz kurumlarının DSM hegemonyasına karşı daha yeni yayınladığı ansiklopedik ‘Psikodinamik Tanı Kriterleri’ kitabının güçlü bir öncülü sayılmalıdır ‘Psikanalitik Tanı’.

McWilliams’ın diğer önemli bir katkısı da iki eksen üzerine tanısal kategorileri tartışırken psikanalizin tarihsel öneme haiz dört temel ekolünün katkılarına ayrı ayrı yer vermesi.

Bu ekoller, klasik Freudçü psikanaliz, nesne ilişkileri, ego psikolojisi ve kendilik (self) psikolojisi ekolleridir.

McWilliams bu tarzıyla her bir ekolün teorik ve özellikle de klinik meselelere nasıl yaklaştığını, özgün katkılarının neler olduğunu ve dolaylı olarak da hangi alanları boş bıraktıklarını gösteriyor.

McWilliams’ın eserinin diğer bir önemli özelliği de bütün tanısal kategorileri ve kavramları akıcı ve görece kolay nüfuz edilebilir bir dil eşliğinde ve zengin klinik malzemeye/örneklere yer vererek aktarması.

McWilliams’ın ‘Psikanalitik Tanı’ kitabı yayınlandığı 1994 yılından beri psikanaliz alanında dünyada en çok kullanılan ders kitabı niteliğine sahip psikanalitik metinlerden oldu.

Nancy McWilliams, ABD Rutgers, State University of New Jersey’nin Uygulamalı ve Profesyonel Psikoloji Doktora Programı’nda öğretim üyesidir.

American Psychological Association’ın Psikanaliz Bölümü’nün başkanı ve Psychoanalytic Review’un eş-editörü olan McWilliams aynı zamanda Psychoanalytic Psychology’nin de yayın kurulundadır.

  • Künye: Nancy McWilliams – Psikanalitik Tanı, çeviren: Erkan Kalem, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, psikanaliz, 588 sayfa

Frantz Fanon – Yabancılaşma ve Özgürlük Üzerine Yazılar (2020)

 

‘Yabancılaşma ve Özgürlük Üzerine Yazılar’, devrimci psikiyatrist Frantz Fanon’un daha önce yayımlanmamış yazılarını bir araya getiriyor.

Kitap iki bölümden oluşuyor.

Kitabın ilk bölümünde yer alan psikiyatri yazılarında düşünür, sömürgeciliğin beraberinde getirdiği yabancılaşmayı ve bu yabancılaşmanın tetiklediği akıl hastalıklarını çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

Kitabın ikinci bölümünde yer alan siyaset yazılarında da Fanon, bizzat katıldığı Cezayir Bağımsızlık Savaşı’nda tanık olduklarını, savaşın seyrini ve devrimci mücadelenin dönüm noktalarını değerlendiriyor.

Bir isim diziniyle de zenginleşen çalışmada ele alının kimi konular ise şöyle:

  • Müslüman erkeklerde sosyal terapi,
  • Cezayir’de ruhsal destek,
  • Etnopsikiyatri,
  • Kuzey Afrika’da itiraf tavırları,
  • Mağribi Müslümanın delilik karşısındaki tutumu,
  • Müslüman kadınlarda algı ve hayal gücü,
  • Psikiyatri ortamında ajitasyon olgusu,
  • Toplum-psikiyatri buluşması,
  • Cezayir’in bağımsızlığı mücadelesi,
  • Cezayir ve Fransa krizi,
  • Cezayir’de demokratik devrim,
  • Cezayirlinin devrimci bilinci,
  • Sömürgeci aşırılıkçıların yarattığı tahribat,
  • Batı dünyası ve Fransa’da faşist deneyim,
  • Antiemperyalist hareketin gelişimi,
  • Afrika ülkelerinin dayanışması…

Künye: Frantz Fanon – Yabancılaşma ve Özgürlük Üzerine Yazılar, derleyen: Jean Khalfa ve Robert J. C. Young, çeviren: Kahraman Çayırlı, Sel Yayıncılık, felsefe, 357 sayfa, 2020

Vamık D. Volkan ve Elizabeth Zintl – Gidenin Ardından (2010)

İki yazarlı ‘Gidenin Ardından’, bireyin kaybettiklerinin, onun çocukluğu, ergenliği ve yetişkinliğini nasıl etkilediğini ortaya koyuyor.

Kitabın ilk bölümünde, bir kişinin ölümünden sonra, geride kalanların geçirdiği psikolojik uzlaşmalar, yani başarılı yas tutma dinamikleri ve sonucunda gerçekleşen değişimler anlatılıyor.

Yazarlar çalışmalarının ikinci bölümünde, çözümlenmemiş yasın bireydeki ve ailedeki etkilerini irdeliyor, son bölümünde ise, kederin terapiyle ve insanoğlunun esnekliğiyle nasıl çözümlenebileceğini ele alıyor.

  • Künye: Vamık D. Volkan ve Elizabeth Zintl – Gidenin Ardından, çeviren: Işıl Vahip ve Müge Kocadere, oa Yayınları, psikoloji, 192 sayfa

Haldun Soygür – Uykusuz Çocuklar (2010)

‘Uykusuz Çocuklar’, halen Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Klinik şefi olarak çalışan Haldun Soygür’ün şizofreniyi konu edinen yazılarını bir araya getiriyor.

Buradaki yazıların ayırt edici özelliği, belirli bilimsel kuramlara dayanmalarının yanı sıra, aynı zamanda şizofreniye yaklaşımlarında duygu boyutunu ihmal etmemeleridir diyebiliriz.

Şizofreninin bir beyin hastalığı olduğunu söyleyen Soygür, aynı zamanda bunun bir insanlık hali olduğunun da altını çiziyor.

Yazar, toplumsal bir sorun olan şizofreniye dair bilinmesi gerekenleri, tedavi sürecinde gözden kaçırılmaması gereken aşamaları, anlaşılabilir bir dille ve ilgi çekici detayları ihmal etmeden ele alıyor.

  • Künye: Haldun Soygür – Uykusuz Çocuklar: Şizofreni Yazıları, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 138 sayfa