Henri F. Ellenberger – Bilinçdışının Keşfi (2021)

Dinamik psikiyatrinin tarihi ve dönüşümüyle ilgili temel bir başvuru kaynağı.

Henri Ellenberger’in tam 864 sayfalık bu çalışması, alanın öncüleri ve onların katkılarını ortaya koyduğu gibi, bazı hastaların bu dönüşümdeki rollerini de aydınlatıyor.

Dinamik psikiyatrinin gelişiminin ardındaki sosyoekonomik, siyasal ve kültürel dinamikleri açıklamasıyla da ayrıca büyük bir boşluğu dolduran kitap, dinamik psikiyatrinin doğuşundan 1775-1900 zaman aralığında dinamik psikiyatrinin ilk dönemine, oradan Pierre Janet, Sigmund Freud, Alfred Adler ve Carl Gustav Jung ile ve belli başlı okulların alana yaptığı katkılara, konuyu ayrıntılı bir biçimde serimliyor.

  • Künye: Henri F. Ellenberger – Bilinçdışının Keşfi: Dinamik Psikiyatrinin Tarihi ve Evrimi, çeviren: Ebru Kılıç, Albaraka Yayınları, psikiyatri, 864 sayfa, 2021

Anthony Storr – Sahte Peygamberler, Yalan Cemaatler (2021)

Tarihteki sahtekârlar ve saplantılı kişiler ordusu üzerine harika bir çözümleme.

Psikiyatrist Anthony Storr, İsa’dan Jim Jones’a, David Koresh’ten Loyolalı Ignatius’a kötü nam salmış gurulardan saygınlık kazanmış tinsel liderlere, yelpazenin farklı tarafında yer alsalar da birbirinin tıpatıp aynı sahte peygamberler üzerine düşünüyor.

Usta işi bir guru rehberi olarak okunabilecek kitabında Storr, daha önce yapılan çalışmalardan farklı olarak, guruların öğretilerini ele almak yerine, onları psikiyatrinin ışığı altında inceliyor.

Storr’a göre, hem sadece kendiyle ilgilenen hem de otoriter olan kişilere güvenmemeliyiz.

Zira “Kendinden emin olma karizması hepimizin içindeki çocuğu tuzağa düşüren bir kapandır.”

Gurdjieff, Rajneesh, Jung ve Freud gibi isimlerin de karşımıza çıktığı kitap, adına ister guru, ister sahte peygamber, isterse tinsel lider diyelim, bu tipteki kişilerin ruh sağlığımızı nasıl tehdit ettiğini gözler önüne sermesiyle önemli.

  • Künye: Anthony Storr – Sahte Peygamberler, Yalan Cemaatler: Bazıları Deli Ama Hepsi Aynı, çeviren: Aslı Day, Okuyan Us Yayınları, psikiyatri, 306 sayfa, 2021

Rita Sommers Flanagan ve John Sommers Flanagan – Klinik Görüşme (2020)

Özellikle genç klinisyenlerin kaçırmaması gereken bu çalışma, klinik görüşmelerin nasıl yapılacağı konusunda bir başvuru kaynağı.

Rita Sommers Flanagan ve John Sommers Flanagan psikoloji, psikiyatri, psikolojik danışma ve rehberlik, sosyal hizmetler başta olmak üzere görüşme ile bir başka kişiye yardım etmeyi amaç edinmiş pek çok meslek çalışanına zengin bir içerik sunuyor.

Toplamda dört kısımdan oluşan çalışmanın ilk kısmında, klinik görüşmede temel ve güncel uygulamalar açıklanıyor.

İkinci kısım, klinik görüşme sürecinde dinleme ve ilişki geliştirmeyi, üçüncü kısım da, görüşmenin yapılandırılması ve değerlendirilmesi sürecini ele alıyor.

Çalışmanın son kısmı ise, zorlu danışanlar, genç danışanlar, aile ve çift görüşmeleri gibi özel gruplarla klinik görüşmelerin nasıl yapılacağını irdeliyor.

  • Künye: Rita Sommers Flanagan ve John Sommers Flanagan – Klinik Görüşme: Psikolojik Değerlendirme Esasları, çeviren: Gülçin Akbaş ve Leman Korkmaz, İthaki Yayınları, psikoloji, 608 sayfa, 2020

 

Kolektif – Klinik Felsefe (2020)

‘Klinik Felsefe’, psikoterapi ile felsefe arasında köprüler kuran, alanında uzman isimlerin katkıda bulunduğu bir çalışma.

Aslında eski çağlarda felsefe, insanın ruhsal sağlığıyla da yakından ilgileniyordu.

Fakat ruh sağlığımız ile ilgili tasarruf hakkı Orta Çağda din adamlarına ve daha sonra da, özellikle 19. yüzyılın sonlarından itibaren de psikoloji ve psikoterapiye geçmeye başladı.

İşte bu derleme, psikoterapi ile felsefe arasındaki derin tarihsel bağı çok yönlü bir bakışla ortaya koyduğu gibi, bu bağın günümüzde insan ruhunun içinde bulunduğu bunalıma nasıl yanıt verebileceğini de tartışıyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar ise şöyle: Alper Hasanoğlu, Bergen Coşkun, Chryssi Sidiripoulu, Çiğdem Dürüşken, Halûk Sunat, Kemal Sayar, M. Bilgin Saydam, Özlem Bayoğlu, Kwm (Bill) Fuldord ve Giovanni Stangellini.

  • Künye: Kolektif – Klinik Felsefe, editör: Alper Hasanoğlu ve Özlem Bayoğlu, Pinhan Yayıncılık, felsefe, 184 sayfa, 2020

Carl Gustav Jung – Psikiyatri Araştırmaları (2020)

Jung’un kariyerinin ilk döneminde, yani 1902-1905 arasında kaleme aldığı makaleler, bu kitapta.

Jung’un toplu eserlerinin birincisi olan bu cilt, betimleyici psikiyatri alanındaki çalışmaları kapsamasıyla önemli.

Kitap, Jung’un yayımlanan ilk çalışması olan doktora teziyle, “Okült Denen Fenomenlerin Psikolojisi ve Patolojisi Üstüne” ile açılıyor.

Ki bu makale, Jung’un sonraki çalışmalarına çerçeve oluşturan bir incelemedir.

Diğer makaleler ise, genel olarak histeri üzerine kaleme alınmış, bir kısmı da kriptomnezi, manik bozukluk ve delilik taklidi gibi histeriyle bağlantılı olan rahatsızlıklarla ilgilidir.

Bu makaleler, Paris’te Salpêtrière Hastanesinde ona rehberlik eden Pierre Janet’nin ve Zürih’te Burghölzli Hastanesinde ona müdürlük yapan Eugen Bleuler’in etkilerini görmek açısından da ayrıca önemlidir.

  • Künye: Carl Gustav Jung – Psikiyatri Araştırmaları, çeviren: İsmail Hakkı Yılmaz, Pinhan Yayıncılık, psikiyatri, 240 sayfa, 2020

Francine Shapiro – EMDR (2016)

EMDR, göz hareketleriyle farklı tipteki psikolojik rahatsızlıkları tedavi eden bir psikoterapi yaklaşımı.

Bu kitap da, alanın önemli isimlerinden Francine Shapiro’nun EMDR eğitim ve deneyimlerinin bir ürünü.

Yaklaşımın temel prensiplerini, prosedürlerini ve tecrübelerini edinmek isteyen klinisyenler ve öğrenciler için iyi bir kaynak.

  • Künye: Francine Shapiro – EMDR, çeviren: Murat Şaşzade ve Işıl Sansoy, Okuyan Us Yayınları

H. Alp Karaosmanoğlu – Eyvah Kötü Bir Şey Olacak! (2016)

Endişe, evham ve vesvese gibi duygularımızın altında yatan etkenler ile bunların ortaya çıkma mekanizmaları nelerdir?

Bu duygulardan mustarip okurunu aydınlatan elimizdeki çalışma, düşünce kalıplarımızın bizi böyle davranmaya nasıl sevk ettiğini ve kendi kendimize uygulayabileceğimiz yöntemlerle bunlardan nasıl korunabileceğimizi anlatıyor.

  • Künye: H. Alp Karaosmanoğlu – Eyvah Kötü Bir Şey Olacak!, PsikoNET Yayınları

Nassir Ghaemi – Birinci Sınıf Delilik (2016)

Churchill, Lincoln, Gandi, Roosevelt, Kennedy, Hitler…

Güçlü liderlik ile akıl hastalıkları arasında bir bağ olabilir mi?

Bu sorunun yanıtını arayan psikiyatri profesörü Nassir Ghaemi, ortaya çok tartışılacak bir iddia koyuyor: Depresyon, bipolar bozukluk gibi sorunlar kriz zamanlarında en iyi liderleri ortaya çıkarır.

  • Künye: Nassir Ghaemi – Birinci Sınıf Delilik, çeviren: Yavuz Alogan, İthaki Yayınları

Lenny Lapon – Beyaz Önlüklü Katiller (2016)

Nazi Almanya’sı ve ABD’de “akıl hastaları”nın psikiyatri tarafından nasıl katledildiğini araştıran önemli bir çalışma.

Hem Hitler’in binlerce “akıl hastasını” öldürerek Yahudi soykırımına nasıl zemin hazırladığının hem de ABD’de ölümcül psikiyatrik “tedaviler”le hastalara nasıl işkence edildiğinin belgesi.

  • Künye: Lenny Lapon – Beyaz Önlüklü Katiller, çeviren: Burcu Denizci, Pales Yayınları

Nancy McWilliams – Psikanalitik Tanı (2020)

Nancy McWilliams kapsam zenginliği, sistematikliği, sentezciliği ve akıcı diliyle, kısa zamanda klasikleşmiş elimizdeki kitabında, psikanalitik bir terapistin danışanını değerlendirirken ne tür tanısal ölçütler/eksenler kullandığını ayrıntılarıyla ve kendi klinik deneyimiyle harmanlayarak sunuyor.

Şimdi oldukça yenilenmiş ikinci edisyonuyla yayımlanan ve iki bölüme ayırdığı kitabında, yazar ilk bölümde, kavramsal konulara odaklanıyor; ikinci bölümünde ise, karakter örgütlenmesi tiplerini kapsamlı bir bakışla irdeliyor.

Kitap, birkaç açıdan özellikle önemli:

İlki, McWilliams’ın bu kitabıyla psikanalitik tanının iki eksenli kavramsallaştırılması iyice olgunlaştı ve yerleşti.

O kadar ki dünyadaki resmi psikanaliz kurumlarının DSM hegemonyasına karşı daha yeni yayınladığı ansiklopedik ‘Psikodinamik Tanı Kriterleri’ kitabının güçlü bir öncülü sayılmalıdır ‘Psikanalitik Tanı’.

McWilliams’ın diğer önemli bir katkısı da iki eksen üzerine tanısal kategorileri tartışırken psikanalizin tarihsel öneme haiz dört temel ekolünün katkılarına ayrı ayrı yer vermesi.

Bu ekoller, klasik Freudçü psikanaliz, nesne ilişkileri, ego psikolojisi ve kendilik (self) psikolojisi ekolleridir.

McWilliams bu tarzıyla her bir ekolün teorik ve özellikle de klinik meselelere nasıl yaklaştığını, özgün katkılarının neler olduğunu ve dolaylı olarak da hangi alanları boş bıraktıklarını gösteriyor.

McWilliams’ın eserinin diğer bir önemli özelliği de bütün tanısal kategorileri ve kavramları akıcı ve görece kolay nüfuz edilebilir bir dil eşliğinde ve zengin klinik malzemeye/örneklere yer vererek aktarması.

McWilliams’ın ‘Psikanalitik Tanı’ kitabı yayınlandığı 1994 yılından beri psikanaliz alanında dünyada en çok kullanılan ders kitabı niteliğine sahip psikanalitik metinlerden oldu.

Nancy McWilliams, ABD Rutgers, State University of New Jersey’nin Uygulamalı ve Profesyonel Psikoloji Doktora Programı’nda öğretim üyesidir.

American Psychological Association’ın Psikanaliz Bölümü’nün başkanı ve Psychoanalytic Review’un eş-editörü olan McWilliams aynı zamanda Psychoanalytic Psychology’nin de yayın kurulundadır.

  • Künye: Nancy McWilliams – Psikanalitik Tanı, çeviren: Erkan Kalem, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, psikanaliz, 588 sayfa