Haldun Taner – Vatan Kurtaran Şaban (2016)

Haldun Taner’in, ilkin 1967’de Devekuşu Kabare’de oynanmış ve bugüne dair çok şey söylemesiyle de güncelliğini koruyan bir oyunu.

Oyun, kadastro memuru iken Kültür Müsteşarlığı’na atanan Şaban Efendi’nin, kültür alanındaki absürd uygulamalarını hikâye ediyor.

Şaban Bey görevini öylesine abartacaktır ki, neredeyse herkesi çileden çıkaracaktır.

  • Künye: Haldun Taner – Vatan Kurtaran Şaban, Yapı Kredi Yayınları

Haldun Taner – Ayışığında Şamata (2016)

Haldun Taner’in yanlış koşullandırmalar üzerine yazdığı ve ilk kez 1977’de sahnelenmiş bir oyunu.

Oyun, mahallenin bekçisi Zülfikar, apartman kapıcısının karısı Saime, apartmanın sahibi Cemil Çalışkur ve apartman yöneticisi Paşa gibi karakterlerin yaşadıkları aracılığıyla yoksul-zengin çatışmasını ve burjuva sınıfının yozlaşmasını hikâye ediyor.

  • Künye: Haldun Taner – Ayışığında Şamata, Yapı Kredi Yayınları

Sâdık Hidâyet – Seçme Eserler (2016)

Modern İran edebiyatının önde gelen isimlerinden Sâdık Hidâyet’ten iki öykü, bir manzum hikâye, bir oyun ve bir deneme.

Hidâyet’in melankolik üslubunun güzel birer örneği olarak okunabilecek bu metinler, insan ve hayvan arasındaki ontolojik ilişkiden evrenin yaratılışına ve hayatın anlamına kadar birçok evrensel temaya uzanıyor.

  • Künye: Sâdık Hidâyet – Seçme Eserler, çeviren: Mehmet Kanar, Ayrıntı Yayınları

Çetin Altan – Trapez (2016)

Çetin Altan’ın devlet tiyatrolarının 1956-1957 sezonunda sahnelenmek üzere kaleme aldığı, şu ana kadar hiçbir yerde yayımlanmamış bir oyunu.

Oyun, yükselme hırsına, acımasızlığa ve dayatmalara isyan eden ve bu nedenle de toplumdan dışlanan bir karakterin yaşadıklarını anlatır.

Oyunun en güzel taraflarından biri de, Altan’a özgü Bektaşi ve deve fıkralarıyla örülü olması.

  • Künye: Çetin Altan – Trapez, Everest Yayınları

Cuma Boynukara – Yoksun / Bêpar (2016)

Türkçe/Kürtçe yayımlanan, başkahramanı 1994’te Sudan’da çektiği fotoğrafla Pulitzer Ödülü almış Kevin Carter olan bir oyun.

Carter’a ilişkin biyografik unsurlar barındıran oyun, dönemin tarihsel ve politik ortamı paralelinde, Batı’nın ikiyüzlü tavrının yoksulluğa mahkûm ettiği Kara Afrika’da sistemle savaşan bir avuç insanın yaşadıklarını anlatıyor.

  • Künye: Cuma Boynukara – Yoksun/Bêpar, Evrensel Yayınları

Euripides – Kyklops (2020)

Euripides, kimi araştırmacılara göre çağdaş tiyatroya en yakın eserler veren klasik ozan veya modern ozanların ilkiydi.

O’nun oyun kahramanları insana özgü zayıflık ve kusurları taşırlar, yaşadıkları trajediler de asıl olarak bu kusurları ile vazgeçemedikleri tutkularından kaynaklanır.

Kendisinin bu oyunu da, Homeros, Kytheralı Philoksenos ve İskenderiyeli Theokritos gibi isimlerin de işlediği Kyklops temasını konu ediniyor.

Euripides’in ise, temaya alaycı ve komik bir yaklaşımla ele alarak diğer yorumculardan ayrılıyor.

‘Kyklops’un, günümüze kadar tam olarak gelen tek satyrikon drama olduğunu da ayrıca belirtelim.

  • Künye: Euripides – Kyklops, çeviren: Ari Çokona, İş Kültür Yayınları, oyun, 72 sayfa, 2020

Faruk Nafiz Çamlıbel – Akın (2010)

İlk kez 1932’de yayımlanan ‘Akın’, şair ve oyun yazarı Faruk Nafiz Çamlıbel’in hece ölçüsüyle yazdığı bir oyun.

İlkgençlik dizisinden çıkan kitap, Çamlıbel’i gençlerle buluşturmayı amaçlıyor.

Çamlıbel’in destan türünde kaleme aldığı oyunu, konusunu İslamiyet öncesi Türk tarihinden, Anayurt’ta iç denizin kuruması ve bölgeyi bekleyen kuraklıktan alıyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Nasıl sevebilirse üç gönül bir tek gülü

Sen de güzelliğine kul edersin üç gönlü.

Ben kendimden geçerken gülün güzelliğiyle

Gül beni seviyor mu diye düşünmem bile!..

Karşılığı beklenen sevgiye sevgi denmez,

Sevdalılar yalvarır, fakat bir şey dilenmez.”

  • Künye: Faruk Nafiz Çamlıbel – Akın, Yapı Kredi Yayınları, oyun, 72 sayfa

Federico Garcia Lorca – Kanlı Düğün / Yerma (2016)

Dünyaca ünlü İspanyol şair Federico Garcia Lorca’nın bütün oyunlarının ilk cildi.

Burada, yazarın 1933 tarihli Kanlı Düğün’ü ile 1934’te yazdığı Yerma adlı oyunları yer alıyor.

Kanlı Düğün, Lorca’nın en bilinen ve en şiirsel oyunu.

Endülüslü bir çiftin gerçek hikâyesine dayanıyor.

Yerma ise, küçük bir köyde hayatın ne kadar iç kapayıcı olacağına dair sert bir hikâye.

Lorca oyunlarının özgünlüğü, İspanyol köy hayatını derinlemesine işlemesi ve geleneksel oyun tekniğini modern dramatik tekniklerle kaynaştırması.

Ve bu kitapta bir araya getirilen oyunlar da, Lorca’nın yeteneğine ve dehasına bir kez daha tanık olmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Federico Garcia Lorca – Kanlı Düğün / Yerma, çeviren: Pınar Savaş, Alfa Yayınları, oyun, 175 sayfa, 2016

Roland Topor – Masanın Altında (2010)

Roland Topor, kara mizah tarzında kaleme aldığı oyunu ‘Masanın Altında’da, bir masanın altında yaşayan Dragomir isimli karakterinin yaşadıkları üzerinden bireyin sınırlanmış hayatını ve yabancılaşmasını hikâye ediyor.

Hikâye, otuzlarına yaklaşan Florence Michalon ile, geçimine katkıda bulunsun diye masanın altını kiraladığı ayakkabıcı Dragomir arasında geçer.

Topor bu ikili ile onların ilişkide bulunduğu insanlar arasında yaşananlardan hareketle, dünyası giderek küçülen ve büyük bir yalnızlığa terk edilen günümüz bireyinin çıkmazını ustaca resmediyor.

  • Künye: Roland Topor – Masanın Altında, çeviren: Esen Özman, Mitos Boyut Yayınları, oyun, 64 sayfa

István Örkény – Anlatsana Pişta! (2016)

István Örkény, Macar edebiyatının önde gelen isimlerinden, fakat ne yazık ki, bizde şu ana kadar yalnızca bir kitabı yayımlanmış.

Yazarın külliyatında vazgeçilmez yer tutan bu küçük kitap ise, bir anlamda Örkény’nin edebi hayat hikâyesidir.

Örkény, II. Dünya Savaşı’nda esir kampına düşmüş, fabrikalarda mühendis olarak çalışmış, Soğuk Savaş yıllarındaki siyasi atmosferde, yaptığı samimi ve dürüst edebiyat çalışmalarından ödün vermemiş bir kişilik.

Tiyatro oyunu olarak yazılan ‘Anlatsana Pişta!’, hayat hikâyesini olduğu kadar, ülkesi Macaristan’ın yakın tarihinden pek çok ayrıntıyı da barındırmakta.

  • Künye: István Örkény – Anlatsana Pişta!, çeviren: Erdal Şalikoğlu, Yeni İnsan Yayınevi, oyun, 96 sayfa, 2016