Vasili Kandinski – Sanatta Manevilik Üstüne (2021)

“Renk tuş, göz ona vuran çekiç, ruh da telli bir enstrümandır.”

Vasili Kandinski bu önemli yapıtında, sanatta manevilik konusunu ve manevi bir rehber olarak sanatçıda sezginin rolünü tartışıyor.

Sanatın asıl eğiliminin insanın kalbinin derinliklerine ışık tutmak olduğunu belirten Kandinski, bu kitabının, her şeyden önce, gelecek için mutlaka gerekli olan ve sonsuz deneyimleri mümkün kılan bir yeteneği, maddi ve soyut nesnelerde manevi olanı duyumlama yeteneğini uyandırma amacını güttüğünü belirtiyor.

  • Künye: Vasili Kandinski – Sanatta Manevilik Üstüne, çeviren: Tevfik Turan, Everest Yayınları, sanat, 152 sayfa, 2021

Oktay Akbal ve Hilmi Yavuz – Sanki Her Şey Daha Dün Gibi (2021)

İki büyük ustanın, Oktay Akbal ile Hilmi Yavuz’un mektuplaşmaları, bu kitapta.

‘Sanki Her Şey Daha Dün Gibi’, Akbal ve Yavuz’un 1964 ile 1970 yılları arasındaki mektuplaşmalarını barındırıyor.

Hilmi Yavuz bu dönemde Londra’da BBC’de, Oktay Akbal da İstanbul’dadır.

Mektuplar, iki yazarın dostluklarına, hayat mücadelelerine, Dünyaya ve yazıya bakışlarına, entelektüel ilgilerine ışık tutuyor.

Kitap aynı zamanda yazıldıkları dönemin basın, politika ve edebiyat dünyasına ilişkin önemli bilgiler de barındırıyor.

  • Künye: Oktay Akbal ve Hilmi Yavuz – Sanki Her Şey Daha Dün Gibi, Everest Yayınları, mektup,168 sayfa, 2021

Geoff Dyer – Ama Güzel (2021)

‘Ama Güzel’, caz hakkında yazılmış en muhteşem kitaplardan biri.

Çağdaş İngiliz yazınının ünlü isimlerinden Geoff Dyer, cazın efsane isimlerini ve onların çalkantılı hayatlarını kurgusal ve kuramsal bir üslupla anlatıyor.

Metaforik ve şiirsel tarzını iyi yansıtan bu kitabında Dyer, fotoğraflardan ve kimi tarihsel anekdotlardan, özellikle de müzikal evrenden ona kalanlardan yola çıkarak, caz müziğin o kendine has dünyasında okurunu keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.

Bu bol tınılı anlatıda, Duke Ellington, Harry Carney, Lester Young, T. Monk, Bud Powell, Ben Webster, Chet Baker, Charles Mingus ve Art Pepper’ı gibi pek çok isim karşımıza çıkıyor.

Çalışma, hem önceki yüzyılı yakıp kavuran müzikal bir hareketin, cazın gelişimini yakından izlemeye olanak sağlaması hem de Siyah Amerikan müziğinin tarihsel bir çerçevesini sunmasıyla dikkat çekiyor.

‘Ama Güzel’, sadece caz müziğe ilgi duyanların değil bütün müzik tutkunlarının da kitaplığında bulunması gereken bir eser.

  • Künye: Geoff Dyer – Ama Güzel, çeviren: Soner Sezer, Everest Yayınları, müzik, 240 sayfa, 2021

James K. Lyon – Paul Celan & Martin Heidegger: Tedirgin Sohbet (2021)

Bir şair celladıyla hesaplaşıyor…

‘Tedirgin Sohbet’, büyük şair Paul Celan ile onun ailesini ve akrabalarını katleden Nazi iktidarına uşaklık etmiş büyük filozof Martin Heidegger arasındaki çarpıcı yüzleşmeyi aktarıyor.

1945 sonrası Avrupa edebiyatının, özellikle de Alman dilinin en sarp ve son büyük şairi olan Paul Celan, hayatını Seine Nehri sularında noktaladığı 1970 Mayısı’nın son anına dek, ailesini ve akrabalarını katledenlerle paylaştığı bir anadilde yazıyor olmanın travmasıyla yaşamıştı.

Kendisini “dünyaya fırlatılmış biri” diye niteleyen şair, Naziler eliyle kirletilmiş bir dilin Almanya’da savaştan sonra da hükmünü yürüttüğü inancıyla gönüllü ve bilinçli bir sürgün olarak Paris’te ömür sürdü.

Yazın seyri boyunca Martin Heidegger’in sanat ontolojisinden yoğun etkiler devşiren Celan, yirmi yıl boyunca bilhassa dil tasavvuruna büyük bir hayranlık beslediği düşünürü Nazi geçmişinden ötürü kamusal bir özre teşvik edebilme arzusunu taşıdı.

Hölderlin, Rilke, Trakl gibi ‘sezinç’ sahibi şairlere kuşatıcı bir bakışla eğilip felsefesinin de özünün “şiirde ve şiirle mukim” olduğunu ortaya koyan bir düşünür olarak Heidegger ise, Celan’ın şiirine on yılı aşkın bir süre boyunca büyük bir ilgi ve beğeniyle yaklaşmıştı.

Bu zaman dilimi içerisinde mektuplaşmalar ve aracılarla süren diyalog, nihayet 1967 yılında yüz yüze görüşmeye evrildi.

Paul Celan ile fenomenolojik yaklaşımıyla modern düşünceyi köklü bir biçimde etkileyip dönüştüren, Nasyonel Sosyalist Parti üyesi ve taraftarı Martin Heidegger arasında 24-25 Temmuz 1967 tarihinde Todtnauberg’te gerçekleşen buluşma, 20. yüzyıl entelektüel tarihinin dönüm noktalarından biri kabul edilmektedir.

İşte James Lyon’un çalışması, ikili arasındaki bu tarihi diyalogu adım adım izlemesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: James K. Lyon – Paul Celan & Martin Heidegger: Tedirgin Sohbet 1951 -1970, çeviren: Cem Yavuz, Everest Yayınları, inceleme, 392 sayfa, 2021

Brian Dillon – Denemecilik (2021)

Deneme türünün kapsamı ve olanakları üzerine çok iyi bir çalışma.

Brian Dillon, türün öncüleri ve çağdaş ustalarından denemecilik konusunda bilinmeyenlere pek çok konuyu ele alıyor.

Ödüllü çalışması ‘In the Dark Room’ ile bildiğimiz Dillon, bu sefer de bir tür olarak denemeciliği; kökenler, listeler, dağılma, üslup, savurganlık, ayrıntı, tutarlılık, merak ve avunma gibi çeşitli başlıklarda irdelediği, hatta parçalara ayırdığı bu kitabıyla karşımızda.

Kitap, deneme teriminin etimolojik kökenlerinden, Montaigne’den başlayarak günümüz yazarlarına, W. G. Sebald, Georges Perec ve Elizabeth Hardwick gibi isimlere uzanıyor.

Dillon, deneme hakkında şöyle diyor:

“Deneme, konusunun özünü yani püf noktasını ifade etmeyi, dolayısıyla bir tür cila ve bütünlüğü amaçlar, aynı zamanda da sahip olduğu bakış açısının kısmi olduğu, eksik olmanın da kendi içinde bir değer olduğu, çünkü yazan zihnin cesur ve meraklı ama tutuk doğasını daha iyi yansıttığı konusunda ısrar etmek ister.”

  • Künye: Brian Dillon – Denemecilik: Biçim, Duygu ve Kurmacadışı Üstüne, çeviren: Selahattin Özpalabıyıklar, Everest Yayınları, inceleme, 174 sayfa, 2021

Susan Sontag – Yeniden Doğan ve Bilinç Tene Kuşanınca (2021)

‘Yeniden Doğan’ ve ‘Bilinç Tene Kuşanınca’, Susan Sontag’ın 1947 ve 1980 yılları arasındaki günlükleri ve defterlerini bir araya getiriyor.

Ayrı ayrı ciltler olarak yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan çalışmanın ilk kitabı, Sontag’ın 1947-1963 yılları arasında tuttuğu günlükleri içeriyor.

Burada, Sontag’ın Berkeley, Harvard ve Oxford’da başarılı bir eğitim hayatının ardından akademik dünyayı ardında bırakıp deneme ve romanlar yazarı, kuramcı, eleştirmen, insan hakları savunucusu olarak yaşadığı döneme dair izlenimleri yer alıyor.

‘Bilinç Tene Kuşanınca’ ise, yazarlığı ve insan hakları için verdiği mücadeleyle bellekte duran Susan Sontag’ın 1964-80 yılları arasında, otuzlu-kırklı yaşları boyunca tuttuğu günlükleri içeriyor.

Sontag’ın özgün dünyasına daha yakından bakmamıza vesile olacak bu çalışma, Sontag’ın ölümünden sonra oğlu David Reiff tarafından yayına hazırlandı.

  • Künye: Susan Sontag – Yeniden Doğan ve Bilinç Tene Kuşanınca, yayına hazırlayan: David Reiff, çeviren: Begüm Kovulmaz, Everest Yayınları, günlük, 2 cilt, 834 sayfa, 2021

M. Nevzat Hız – Orhan Kemal’in Adana’sı Bir Şehrin Sözlüğü (2021)

Orhan Kemal, Türkiye’den sunduğu muazzam insan manzaraları ve Türkçeyi kullanmadaki ustalığıyla kalbimizde taht kurmuştur.

Nevzat Hız’ın bu güzel sözlüğü ise, bu büyük yazarı, O’nun dünyasını görmek, kullandığı dilin zenginliğini yeniden fark etmek, ayrıca Adana’yı daha yakından tanımak için harika bir fırsat.

  • Künye: M. Nevzat Hız – Orhan Kemal’in Adana’sı: Bir Şehrin Sözlüğü, Everest Yayınları, sözlük, 328 sayfa, 2021

David Graeber – Tırışkadan İşler (2021)

Dünyaya hiçbir faydaları dokunmadığı gibi, kimileri topluma büyük zararlar veren tırışkadan işler üzerine muazzam bir antropolojik ve siyasi değerlendirme.

Yakın zamanda aramızdan ayrılan büyük antropolog David Graeber, kimseye faydası dokunmayan pek çok işin, kuşaklar boyunca nasıl katlanarak çoğaldığını gözler önüne seriyor.

Graeber, toplumsal yaşamdaki işlerin yarısından fazlasını oluşturan, tamamen anlamsız beş tür iş olduğunu savunuyor.

  • Üstlerine kendilerini önemli hissettirmeye yarayan işler: örneğin resepsiyon görevlileri, idari asistanlar, kapı görevlileri.
  • İşverenleri adına başkalarına zarar vermek veya onları aldatmak için hareket eden işler: örneğin lobiciler, şirket avukatları, tele-pazarlamacılar, halkla ilişkiler uzmanları.
  • Kalıcı olarak düzeltilebilecek sorunları geçici olarak düzelten işler: örneğin çantaları gelmeyen yolcuları sakinleştiren havayolu büro personeli.
  • Yararlı bir şeyin yapılmadığı zamanlarda yapıldığı izlenimini yaratan işler: örneğin anket yöneticileri, kurum içi dergi gazetecileri, kurumsal uyum görevlileri.
  • Çalışanları yöneten veya onlar için fazladan iş yaratan görev yöneticileri: örneğin orta düzey yönetim ve liderlik uzmanları.

Bu tür işlerin büyük ölçüde özel sektörde olduğunu belirten Graeber, ayrıca toplumsal norm işi adeta bir din olarak algıladığı için pek çok çalışanın anlamsız bulsalar da bu işleri yaptıklarını ortaya koyuyor.

Graeber, saçma ve anlamsız işleri yapmanın yarattığı döngüyü “derin psikolojik şiddet” olarak tanımlıyor ve bu durumun kolektif ruhumuzda büyük bir yara izi bıraktığını söylüyor.

  • Künye: David Graeber – Tırışkadan İşler, çeviren: Burak Esen, Everest Yayınları, inceleme, 416 sayfa, 2021

Julio Cortázar – Edebiyat Dersleri (2020)

 

Bugünün güzel haberlerinden biri de bu kitap.

Julio Cortázar’ın 1980 sonbaharında, Kaliforniya Üniversitesi’nde verdiği derslerin on üç saatlik dökümünü sunan bu çalışma, her şeyden önce yazarın edebi dehasını ve ilgi alanlarının zenginliğini gözler önüne sermesiyle önemli.

Hem Cortázar’ı daha yakından tanımamıza vesile olacak ve hem de yazma eylemi, Latin Amerika edebiyatı ve dünya edebiyatını kavramak açısından paha biçilmez olan kitap, toplamda sekiz dersten oluşuyor.

Yazar bu derslerinde de, fantastik öyküdeki zaman ve kader unsurlarından gerçekçi öykünün sınırlarına, edebiyattaki müzikaliteden mizaha, oyundan erotizme ve ‘Seksek’ adlı ünlü yapıtına kadar pek çok konuyu ele alıyor.

  • Künye: Julio Cortázar – Edebiyat Dersleri, çeviren: Süleyman Doğru, Everest Yayınları, edebiyat kuramı, 336 sayfa, 2020

Nilgün Marmara – Kâğıtlar (2016)

Nilgün Marmara’nın teksir kâğıtlarına, bir zamanlar bakkallarda mektup kâğıdı diye satılan kâğıtlara, iş ajandalarından ya da okul defterlerinden, bloknotlardan koparılmış sayfalara yazdığı notlarından bir seçki.

Kitap, Marmara’nın külliyatına önemli bir katkı sunuyor ve ayrıca, Marmara’nın hiçbir yerde yayımlanmamış şiirlerini ve bazı şiirlerinin ilk denemelerini barındırıyor.

  • Künye: Nilgün Marmara – Kâğıtlar, Everest Yayınları