August Strindberg – Açık Deniz Kenarında (2016)

Entelektüel ve aykırı kişilik Borg’un aşkla, tutkuyla alt üst olan hayatı.

Bir balıkçı kasabasına yerleşerek kendini toplumdan tümüyle yalıtmayı amaçlayan Borg, burada genç bir kadına tutulur.

Yalnız bu tutku, Borg’un iflah olmaz çelişkileriyle birleşince, bir ucu cinnete varan büyük bir trajediye doğru yol alacaktır.

  • Künye: August Strindberg – Açık Deniz Kenarında, çeviren: Behçet Necatigil, Everest Yayınları

Robert P. Finn – Türk Romanı (2020)

1872-1900 yılları arasında yazılmış Türk romanları üzerinde enfes bir inceleme.

Üniversitelerde Ortadoğu çalışmaları yürüten, ayrıca uzun yıllar Türkiye’de görev yapmış Robert Finn, bizde daha önce farklı yayınevleri tarafından basılmış bu çalışmasında, Türkiye’de ilk örnekleri Tanzimat döneminde doğmuş romanın kendine has niteliklerini sağlam bir dönem okuması ekseninde ele alıyor.

Finn’e göre, ilk Türkçe romanlar, Fransız örneklerinden yola çıksalar da hem biçim, hem gelişim açısından Yakındoğu öyküleme geleneğiyle klasik Osmanlı şiirinin, yani Divan geleneğinin zengin entelektüel içeriğinden kaynaklanan birtakım öğeleri de barındırırlar.

Şemsettin Sami’den Ahmed Mithat Efendiye, Samipaşazade Sezai’den “Mizancı” Mehmed Murat’a ve Recaizade Mahmud Ekrem’e, o dönem eser ortaya koymuş pek çok ismin karşımıza çıktığı kitap, Halid Ziya Uşaklıgil’e ise özel bir önem atfediyor.

Finn’e göre Halid Ziya, Türk romanında ilk ustadır, zira Türkiye’de Batılı anlamda ilk başarılı romancıdır.

Yazar bu bağlamda Halid Ziya’nın eserlerine, başta ‘Mai ve Siyah’ ile ‘Aşk-ı Memnu’ olmak üzere ayrı bir yer veriyor.

Çalışma, Türkiye’de romanın ilk ürünlerini incelerken aynı zamanda son demlerini yaşayan bir imparatorluğun yaşamı ve kültüründen önemli ayrıntılara da yer veriyor.

  • Künye: Robert P. Finn – Türk Romanı: İlk Dönem 1872-1900, çeviren: Tomris Uyar, Everest Yayınları, inceleme, 288 sayfa, 2020

Çetin Altan – Trapez (2016)

Çetin Altan’ın devlet tiyatrolarının 1956-1957 sezonunda sahnelenmek üzere kaleme aldığı, şu ana kadar hiçbir yerde yayımlanmamış bir oyunu.

Oyun, yükselme hırsına, acımasızlığa ve dayatmalara isyan eden ve bu nedenle de toplumdan dışlanan bir karakterin yaşadıklarını anlatır.

Oyunun en güzel taraflarından biri de, Altan’a özgü Bektaşi ve deve fıkralarıyla örülü olması.

  • Künye: Çetin Altan – Trapez, Everest Yayınları

Pierre Bayard – Önceden İntihal (2020)

Bir yazar, kendisinden sonra gelen, gelecekteki bir yazardan intihal yapabilir mi?

‘Önceden İntihal’in cins, hınzır ve zeki yazarı Pierre Bayard’a göre evet.

Daha önce yayımlanan ‘Okumadığımız Kitaplar Hakkında Nasıl Konuşuruz?’ ile bildiğimiz Bayard, şimdi de “önceden intihal” olarak tanımladığı bir kavramla karşımızda.

Yazara göre “önceden intihal”, bir yazarın, kendisinden sonra gelen, gelecekteki bir yazardan esinlenmesi, ondan aşırmasıdır.

Bayard, okuru bu saçma sapan teze ikna etmek için enteresan argümanlara başvuruyor.

Yazara göre, edebiyatta her yeni yapıt kendi öncellerini yaratır, onları okuma biçimimizi kökten değiştirir, kendisiyle sonlanan bir şecere oluşturur, yeni bir hat çizer.

Hatta bu kimi örneklerde, selefini intihal yapmış gibi gösterecek kadar güçlüdür.

Bayard, bütün bunları da ciddi bir kuramsal araştırma kisvesi altında ele alıyor.

Yazar bunu yaparken de, bizi edebiyat tarihi, karşılaştırmalı edebiyat, metinlerarası göndermeler, eleştiri ve okurun belleğinin kendine has işleyiş mekanizması gibi ilginç konular üzerine düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Pierre Bayard – Önceden İntihal, çeviren: Soner Sezer, Everest Yayınları, deneme, 200 sayfa, 2020

F. Scott Fitzgerald – Cazibe (2016)

Francis Scott Fitzgerald’ın ‘Düğün Daveti’, ‘Cazibe’, ‘Bernice Saçını Kestiriyor’ ve ‘Mantıklı Olan’ adlı, 1920-1930 yılları arasında yazdığı öyküleri bu kitapta.

Kitaba adını veren Cazibe ise, pek çok hayranı olan film yıldızı George Hannaford’un evliliğiyle hesaplaşmasını anlatır.

Eşinin kendisini aldattığını düşünen Hannaford, bu şüphe nedeniyle bunaltılı günler yaşayacaktır.

  • Künye: F. Scott Fitzgerald – Cazibe, çeviren: Püren Özgören, Everest Yayınları

Ahmet Telli – Görsen (2016)

Ahmet Telli’nin resim, fotoğraf, heykel üzerine yazdıklarını bir araya getiren bir çalışma.

Telli yazılarında Muzaffer Oruçuoğlu, Filinta Önal, Habip Aydoğdu, Reyhan Abacıoğlu, Doğan Örs ve Savaş Camgöz gibi isimlerin eserleri üzerinden ıssızlık, görsel algı, hikâye kurmak, gerçeği yeniden kurgulamak, yalnızlık ve nesnelerin dili gibi kavramlar üzerine düşünüyor.

  • Künye: Ahmet Telli – Görsen, Everest Yayınları

Artun Ünsal – İktidarların Sofrası (2020)

Bir başyapıt olan ‘İktidarların Sofrası’, Artun Ünsal’ın on yıllık emeğinin ürünü.

Ünsal burada, gastronomi ve siyaset ilişkisini Antik Yunan’dan Osmanlı’ya uzanarak ve bunu oldukça zengin bir pencereden; ekonomik, kültürel, sosyolojik, antropolojik ve simgesel yönleriyle ele alıyor.

Tarımla beraber sofraların nasıl zenginleştiğini irdeleyerek kitabına başlayan Ünsal, devamında da,

  • Yeryüzünün ilk ziyafetleri olarak kurban ritüellerini,
  • Mezopotamya ve komşu ülkelerdeki gastronomi ve kutsallık ilişkisini,
  • Roma devlet tanrılarının yemek alışkanlıklarını,
  • Eski Orta Asya Türkleri ve Moğollarda “Toy” geleneğini,
  • Osmanlı’nın şenlik ziyafetlerini,
  • Osmanlı’da yemek aracılığıyla siyasal meşruiyetin onay ya da ret alma pratiklerini,
  • Bağışçı ve denetleyici padişahları,
  • Osmanlı’da yiyecek ve içecekle sosyal statü arasındaki ilişkiyi,
  • Ve Osmanlı’nın son yüzyılında şenlik ve ziyafetlerin değişen simgelerini irdeliyor.

Ünsal’ın çalışması, yeme içme kültürünün çok eski çağlardan bugüne, görkemli saray davetlerinden alçakgönüllü ev sofralarına kadar her alanı nasıl belirlediğini, yönettiğini, anlamlandırdığını çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor.

  • Künye: Artun Ünsal – İktidarların Sofrası: Yemek, Siyaset ve Simgesellik, Everest Yayınları, yemek, 832 sayfa, 2020

Buket Uzuner – Yolda (2016)

Hepsi taşıtlarda geçen, uzun seyahatlerde yanımıza oturan yabancı yolcunun gizemiyle örülmüş hikâyeler.

Dr. John E., Miyako San, Juan Goytisolo, Stalin gibi karakterlerin yer aldığı yedi yol hikâyesinden oluşan kitap, okurunu Honolulu’dan Hiroşima’ya, Marakeş’ten Madrid’e, Berlin’den Helsinki ve Montreal’e uzanan keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.

  • Künye: Buket Uzuner – Yolda, Everest Yayınları

David Graeber – Kuralların Ütopyası (2016)

Bürokratik uygulamalar, alışkanlıklar etrafımızı kuşatmış durumda.

Hayatlarımız form doldurmakla geçer hale geldi.

Bu ilgi çekici çalışma, bürokrasiye duyulan arzunun kaynağını araştırıyor ve bunların biz farkına varmadan hayatımızı dört bir taraftan nasıl kuşattığını, güncel örneklerle ortaya koyuyor.

David Graeber ayrıca, teknolojinin aslında ne büyük bir yanılsamaya sebep olduğunu, ayrıca nasıl muazzam bir aptallaştırma potansiyeline sahip olduğunu da gözler önüne seriyor.

  • Künye: David Graeber – Kuralların Ütopyası, çeviren: Muammer Pehlivan, Everest Yayınları

Ernst H. Gombrich – Gölgeler (2020)

Resim sanatında gölgenin kullanımı, sanat tarihinde dönüm noktasıdır.

Ünlü sanat tarihçisi Ernst Gombrich de bu kısa ama çarpıcı kitabında, Batı sanatında gölgenin izini sürüyor.

Sanatta gölgelere ışığın etkisini artırmak ve objelerin biçimlerini belirginleştirmek amacıyla sık sık başvuruldu.

Gölgeler öyle etkilidir ki, hem betimlenen sahnenin atmosferini belirlemeye yardımcı olabilir hem de resmedilen alanın dışında kalan öğelerin varlığını açığa çıkarabilir.

Gombrich de burada, mitler, efsaneler ve felsefede gölge kavramının muğlak doğasına değiniyor, aynı zamanda ışığın kaynağının yeri, aydınlanan objenin biçimi, gölgenin düştüğü yüzey ve izleyicinin pozisyonu gibi belirleyici unsurları da ayrıntılı biçimde inceliyor.

Gombrich Rönesans’tan 17. yüzyıla kadar sanatçıların gölgeleri nasıl betimlediğini Caravaggio, Rembrandt ve da Vinci gibi ressamların eserleriyle örneklendiriyor.

Yazar ayrıca, takip eden yıllarda Romantik, İzlenimci ve Gerçeküstücü sanatçıların resimlerinde gölgeleri gerçekçilik ya da dramatiklik illüzyonu yaratmak amacıyla nasıl kullandıklarını da açıklıyor.

Kitabın, renkli illüstrasyonlar içeren özel bir baskıyla yayımlandığını da özellikle belirtelim.

  • Künye: Ernst H. Gombrich – Gölgeler: Düşen Gölgenin Batı Sanatında Tasviri, çeviren: Merve Yalçın, Everest Yayınları, sanat, 96 sayfa, 2020