Sevan Nişanyan – Aslanlı Yol (2016)

Bir ucu gezi izlenimlerine, diğer ucu Sevan Nişanyan’ın kendi hayat serüvenine uzanan, bunun yanı sıra keyifle okunacak insan serüvenleri barındıran bir kitap.

Yazar, doğduğu, büyüdüğü ve yetiştiği çevreyi, hayatı boyunca gezip gördüğü farklı coğrafyaları, tanıdığı sıra dışı insanları ve yaşadığı garip olayları, kendine has üslubuyla okurlarıyla paylaşıyor.

  • Künye: Sevan Nişanyan – Aslanlı Yol, Everest Yayınları

Aydın Afacan – Şiir ve Mitologya (2020)

Antik Yunan ve Latin mitologyası, Cumhuriyet dönemi şiirini nasıl etkiledi?

Aydın Afacan’ın bu alanda ilk olan elimizdeki çalışması, hem bu etkileri hem de bu etkilerin günümüz şiirine yansımalarını kapsamlı bir bakışla irdeliyor.

Afacan, Nâzım Hikmet’ten Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya, Oktay Rifat’tan Melih Cevdet Anday ve Behçet Necatigil’e kadar pek çok şairimizin eserlerinin izini sürerek Cumhuriyet dönemi şiirinde ve özellikle de 1950’li yıllar ve sonrasında mitologyadan beslenen şiirimizin yetkin yapıtlarını ele alıyor.

Kitap bununla da yetinmeyerek, mitos ve mitologya kavramları ile sanat ve mitos arasındaki bağları çok yönlü bir şekilde inceliyor, ayrıca psikanaliz, arketipçi kuramlar, mythopoetik yöntem, feminist mit eleştirisi gibi mitosa dair felsefi ve psikolojik yaklaşımlar konusunda sağlam bir kuramsal çerçeve sunuyor.

Şiir ve mitologya ilişkisi konusunda çok iyi bir inceleme olarak okunabilir.

  • Künye: Aydın Afacan – Şiir ve Mitologya: Cumhuriyet Dönemi Şiirinde Yunan ve Latin Mitologyası, Everest Yayınları, şiir eleştiri, 376 sayfa, 2020

Julien Green – Moira (2016)

Kendini tümüyle dine adamış, fakat hayatın gerçekleri nedeniyle büyük çelişkilerle boğuşmak zorunda kalmış Joseph’in hikâyesi.

Julien Green’in bu modern klasiği, arzu ve inanç, iyilik ve kötülük arasında gidip gelen insanın ezeli ve ebedi karmaşalarına dair görkemli bir hikâye niyetine okunabilir.

Walter Benjamin’in önsözüyle…

  • Künye: Julien Green – Moira, çeviren: Yaşar İlksavaş, Everest Yayınları

Onur Bilge Kula – Yazınsal Yapıt ve Ahmet Ümit Nasıl Okunabilir? (2016)

Ahmet Ümit’in romancılığı bağlamında yazınsal yapıtın oluşum ve alımlanım sürecindeki belirleyici etkenleri ayrıntılı bir şekilde tartışan bir inceleme.

Onur Bilge Kula burada, yazınsal yapıtın nasıl oluşturulduğundan Lukacs ve Ümit arasındaki düşünsel koşutluklara ve Ümit romanlarının nasıl okunabileceğine değin pek çok konuyu irdeliyor.

  • Künye: Onur Bilge Kula – Yazınsal Yapıt ve Ahmet Ümit Nasıl Okunabilir?, Everest Yayınları

August Strindberg – Açık Deniz Kenarında (2016)

Entelektüel ve aykırı kişilik Borg’un aşkla, tutkuyla alt üst olan hayatı.

Bir balıkçı kasabasına yerleşerek kendini toplumdan tümüyle yalıtmayı amaçlayan Borg, burada genç bir kadına tutulur.

Yalnız bu tutku, Borg’un iflah olmaz çelişkileriyle birleşince, bir ucu cinnete varan büyük bir trajediye doğru yol alacaktır.

  • Künye: August Strindberg – Açık Deniz Kenarında, çeviren: Behçet Necatigil, Everest Yayınları

Robert P. Finn – Türk Romanı (2020)

1872-1900 yılları arasında yazılmış Türk romanları üzerinde enfes bir inceleme.

Üniversitelerde Ortadoğu çalışmaları yürüten, ayrıca uzun yıllar Türkiye’de görev yapmış Robert Finn, bizde daha önce farklı yayınevleri tarafından basılmış bu çalışmasında, Türkiye’de ilk örnekleri Tanzimat döneminde doğmuş romanın kendine has niteliklerini sağlam bir dönem okuması ekseninde ele alıyor.

Finn’e göre, ilk Türkçe romanlar, Fransız örneklerinden yola çıksalar da hem biçim, hem gelişim açısından Yakındoğu öyküleme geleneğiyle klasik Osmanlı şiirinin, yani Divan geleneğinin zengin entelektüel içeriğinden kaynaklanan birtakım öğeleri de barındırırlar.

Şemsettin Sami’den Ahmed Mithat Efendiye, Samipaşazade Sezai’den “Mizancı” Mehmed Murat’a ve Recaizade Mahmud Ekrem’e, o dönem eser ortaya koymuş pek çok ismin karşımıza çıktığı kitap, Halid Ziya Uşaklıgil’e ise özel bir önem atfediyor.

Finn’e göre Halid Ziya, Türk romanında ilk ustadır, zira Türkiye’de Batılı anlamda ilk başarılı romancıdır.

Yazar bu bağlamda Halid Ziya’nın eserlerine, başta ‘Mai ve Siyah’ ile ‘Aşk-ı Memnu’ olmak üzere ayrı bir yer veriyor.

Çalışma, Türkiye’de romanın ilk ürünlerini incelerken aynı zamanda son demlerini yaşayan bir imparatorluğun yaşamı ve kültüründen önemli ayrıntılara da yer veriyor.

  • Künye: Robert P. Finn – Türk Romanı: İlk Dönem 1872-1900, çeviren: Tomris Uyar, Everest Yayınları, inceleme, 288 sayfa, 2020

Çetin Altan – Trapez (2016)

Çetin Altan’ın devlet tiyatrolarının 1956-1957 sezonunda sahnelenmek üzere kaleme aldığı, şu ana kadar hiçbir yerde yayımlanmamış bir oyunu.

Oyun, yükselme hırsına, acımasızlığa ve dayatmalara isyan eden ve bu nedenle de toplumdan dışlanan bir karakterin yaşadıklarını anlatır.

Oyunun en güzel taraflarından biri de, Altan’a özgü Bektaşi ve deve fıkralarıyla örülü olması.

  • Künye: Çetin Altan – Trapez, Everest Yayınları

Pierre Bayard – Önceden İntihal (2020)

Bir yazar, kendisinden sonra gelen, gelecekteki bir yazardan intihal yapabilir mi?

‘Önceden İntihal’in cins, hınzır ve zeki yazarı Pierre Bayard’a göre evet.

Daha önce yayımlanan ‘Okumadığımız Kitaplar Hakkında Nasıl Konuşuruz?’ ile bildiğimiz Bayard, şimdi de “önceden intihal” olarak tanımladığı bir kavramla karşımızda.

Yazara göre “önceden intihal”, bir yazarın, kendisinden sonra gelen, gelecekteki bir yazardan esinlenmesi, ondan aşırmasıdır.

Bayard, okuru bu saçma sapan teze ikna etmek için enteresan argümanlara başvuruyor.

Yazara göre, edebiyatta her yeni yapıt kendi öncellerini yaratır, onları okuma biçimimizi kökten değiştirir, kendisiyle sonlanan bir şecere oluşturur, yeni bir hat çizer.

Hatta bu kimi örneklerde, selefini intihal yapmış gibi gösterecek kadar güçlüdür.

Bayard, bütün bunları da ciddi bir kuramsal araştırma kisvesi altında ele alıyor.

Yazar bunu yaparken de, bizi edebiyat tarihi, karşılaştırmalı edebiyat, metinlerarası göndermeler, eleştiri ve okurun belleğinin kendine has işleyiş mekanizması gibi ilginç konular üzerine düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Pierre Bayard – Önceden İntihal, çeviren: Soner Sezer, Everest Yayınları, deneme, 200 sayfa, 2020

F. Scott Fitzgerald – Cazibe (2016)

Francis Scott Fitzgerald’ın ‘Düğün Daveti’, ‘Cazibe’, ‘Bernice Saçını Kestiriyor’ ve ‘Mantıklı Olan’ adlı, 1920-1930 yılları arasında yazdığı öyküleri bu kitapta.

Kitaba adını veren Cazibe ise, pek çok hayranı olan film yıldızı George Hannaford’un evliliğiyle hesaplaşmasını anlatır.

Eşinin kendisini aldattığını düşünen Hannaford, bu şüphe nedeniyle bunaltılı günler yaşayacaktır.

  • Künye: F. Scott Fitzgerald – Cazibe, çeviren: Püren Özgören, Everest Yayınları

Ahmet Telli – Görsen (2016)

Ahmet Telli’nin resim, fotoğraf, heykel üzerine yazdıklarını bir araya getiren bir çalışma.

Telli yazılarında Muzaffer Oruçuoğlu, Filinta Önal, Habip Aydoğdu, Reyhan Abacıoğlu, Doğan Örs ve Savaş Camgöz gibi isimlerin eserleri üzerinden ıssızlık, görsel algı, hikâye kurmak, gerçeği yeniden kurgulamak, yalnızlık ve nesnelerin dili gibi kavramlar üzerine düşünüyor.

  • Künye: Ahmet Telli – Görsen, Everest Yayınları