Kolektif – Erken Modern Avrupa Tarihi (2022)

Avrupa tarihine, özellikle de erken modernite sürecine ilgi duyanlar bu kitabı kaçırmasın.

Kitap bu dönemi hava ve iklim, hastalıklar ve tıp, tarihsel demografi, zaman algısı, ulaşım ve iletişim, diller ve okuryazarlık ve matbaa gibi dokuz ayrı olgu üzerinden inceliyor.

Her nesil tarihi tekrar yazarken yeniden bir dönemlendirme yapar.

Güncelin soru ve meseleleri değiştikçe araştırma sahaları değişir, kaynaklar başka gözlerle okunur ve zamanın yapısı bir kere daha tartışılır.

Son yıllarda tarihçilerin en çok üzerinde durdukları dönemlendirmelerden biri erken modernite oldu.

Modern dünyayı tanımlayan tarihsel, toplumsal ve zihnî değişimlerin ayak seslerinin bu dönemde duyulduğu ya da birer ikişer belirmeye başladığı yüzyıllar, erken modern başlığı altında anlaşılmaya çalışıldı.

2015 yılında ‘Erken Modern Avrupa Tarihi Rehberi’ başlığıyla iki hacimli cilt olarak Oxford Üniversitesi tarafından hazırlanan kitap, erken modern dönemde değişen, ortaya çıkan, yeniden tanımlanan dokuz ayrı olguyu konu ediyor.

Değişen coğrafya biliminin Avrupa’nın sınırlarını nasıl tanımladığını, iklim ve çevre şartlarının tarihsel rolünü, kamu kaynaklarının toplum sağlığını kontrol etmek için nasıl kullanıldığını, ulaşım ve iletişimin değişen toplumsal manalarını, nüfus dinamiklerini, matbaa ve kâğıt teknolojilerini, insanların değişen zaman algısını, yerel dillerin doğuşunu ve bilgi devrimi tartışmalarını özgün araştırmalarla değerlendiriliyor.

Avrupa tarihi ve tarihçiliği üzerine rehber bir eser.

  • Künye: Kolektif – Erken Modern Avrupa Tarihi Esaslar 1, hazırlayan: Hamish Scott, çeviren: İsmail Hakkı Yılmaz, Vakıfbank Kültür Yayınları, tarih, 520 sayfa, 2022

Kolektif – Kürt Aşiretleri (2022)

Her bir müstakil Kürt aşiretinin tarihsel ve politik serüvenine odaklanan, konuyla ilgilenenlerin kitaplığında bulunması gereken arşivlik bir eser.

Tuncay Şur ve Yalçın Çakmak’ın derlediği kitap, devletle ilişkileri itaatle isyan arasında salınan aşiretler konusunda zengin bir bakış açısı sunuyor.

Osmanlı’yla müttefiklikten düşmanlığa uzanan ilişkileri sonucu Kürt aşiretleri, 16. yüzyıldan itibaren sürekli olarak bir ıslah çabasının nesnesi, “şakiliğin membası” olarak kayıtlara geçti, buna uygun bir muameleyle karşı karşıya kaldı.

On sekizinci yüzyılın ilk yarısına kadar geniş¸ bir coğrafya üzerinde otonom ve yarı otonom bir şekilde hükümranlık sürüp imparatorluğun takdir, taltif ve terfilerine mazhar olan da yine bu Kürt aşiretleri oldu.

Zaman içinde yoğunlaşan merkezîleşme politikalarıyla beraber Kürt aşiretlerinin devletle ilişkisi, çeşitli biçimlerde değişse de ana eksen sabitti: II. Abdülhamit’ten İttihat ve Terakki’ye ve nihayet Cumhuriyet’e devreden ilişki karşılıklı çıkarlara dayalı, itaatle isyan arasında salınan bir politik düzlemde belirlendi.

Her aşiretinse elbette kendi hususiyeti, tarihi, politik kabiliyeti, ayrı ayrı şahsiyeti vardı.

Bir bütün olarak aşiret ilişkileri ve olgusunun işleyişine dair genel bir çerçeve sunan Tuncay Şuur ve Yalçın Çakmak’ın derlediği ‘Kürt Aşiretleri’, birçok aşireti gerek kendi tarihleri, gerek tarihsel konumlanmaları çerçevesinde panoramik biçimde ele alıyor.

Aşiretler konusunda zengin bir bakış açısı sunan, kapsamlı bir derleme.

Kitaba katkıda bulunan isimler şöyle: Suavi Aydın, Ali Haydar Bektaş, Burak Bektaş, Hasan Biçim, Hamit Bozarslan, Serhat Bozkurt, Safiye Ateş Burç, Yalçın Çakmak, Ercan Çağlayan, Gökhan Çetinkaya, Erdal Çiftçi, Berhan Aren Çoban, Fasih Dinç, Mehmet Rêzan Ekinci, Kamil Fırat, Mehmet Fiğan, Suphi İzol, Hakan Kaya, Yener Koç, İsmet Konak, Orhan Örs, Tuncay Şur, Gültekin Uçar, Sedat Ulugana, Martin van Bruinessen, Hiroki Wakamatsu ve Lale Yalçın-Heckmann.

  • Künye: Kolektif – Aktör, Müttefik, Şakî: Kürt Aşiretleri, derleyen: Tuncay Şur ve Yalçın Çakmak, İletişim Yayınları, inceleme, 512 sayfa, 2022