Judith Butler – Çöz(ül)en Cinsiyet (2020)

Cinsel farkı nedeniyle dışlananlar için yeni bir hayat dilini nasıl kurabiliriz?

Judith Butler, toplumsal cinsiyet ve feminist teorinin, yalnızca dışlananı değil ataerkiyi, iktidarı, kısacası tüm bir toplumu nasıl özgürleştirebileceğini ortaya koyuyor.

Çalışmasında toplumsal cinsiyet karmaşıklığına hukuk, psikiyatri, sosyal teori ve edebiyat teorisi içinde yeni bir meşrulaştırma lügatı geliştirmeye koyulan Butler, bunu da iyi bir hayat nasıl yaşanır sorusunu merkeze alarak yapıyor.

Böylece ‘Çöz(ül)en Cinsiyet’, cinsel farkı nedeniyle dışlananlar için iyi bir hayatın nasıl yaşanacağını toplum, edebiyat, felsefe, sosyoloji ve klinikte izlemesiyle çok önemli.

  • Künye: Judith Butler – Çöz(ül)en Cinsiyet, çeviren: Barış Engin Aksoy, MonoKL Yayınları, feminizm, 304 sayfa, 2020

Kolektif – Türkiye’de Kadın (2021)

Türkiye’de kadın olmanın ağır yüküne geçmişten bugüne uzanan bir perspektiften bakan nitelikli bir derleme.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar, bugün sosyal ve idari hayatın dışına sürülmüş kadının durumuna sosyolojiden siyasete, toplumsal cinsiyetten tarihe geniş bir pencereden bakıyor.

Eski Türk kültüründe kadın, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte kadının değişen rolü, Atatürk döneminde kadın hakları alanında sağlanan kazanımlar, Türkiye’de kadının siyasal temsilindeki belli başlı sorunlar ve kadına şiddet, kitapta ele alınan kimi konular.

Çalışmaya katkıda bulunan isimler ise şöyle: Evrim Şencan Gürtunca, Mustafa Gündüz, Halil Özcan, Emine Kısıklı, M. Sedat Erkan, Derya Çini Şimşek ve Ferhan Gündüz.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Kadın: Tarihi ve Talihi, editör: Evrim Şencan Gürtunca, Libra Kitap, kadın, 357 sayfa, 2021

Kolektif – Toplumsal Cinsiyet ve Hukuk (2021)

Toplumsal cinsiyet ile hukuk arasındaki ilişki üzerine devasa bir külliyat.

İki cilt olarak hazırlanmış bu derleme, deniz hukukundan medeni hukuka, hukuk felsefesinden hukuk tarihine, toplumsal cinsiyet meselesinin hukukta kendine nasıl yer bulduğunu çok yönlü bir şekilde tartışılıyor.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Kamuda emzirme hakkı,
  • Toplumsal cinsiyet ve flört şiddeti,
  • Türk ceza hukuku ve zorla evlilik,
  • Türkiye’de erkekliğin inşasında askerlik hizmetinin rolü,
  • Çocukların cinsel sömürüsü,
  • İleri teknoloji kullanılarak gerçekleştirilen taşıyıcı annelik,
  • Toplumsal cinsiyet ve kadına yönelen şiddet,
  • Cinsiyet değişikliğine ilişkin güncel gelişmeler,
  • Kadının evlendikten sonra devlet karşısında değişen kimliği,
  • Pandemi döneminde merkezi idare ve yerel yönetimler açısından toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile mücadele,
  • Cezaevinde kadın olmak,
  • Pozitif ayrımcılık türü olarak kadın kotası,
  • Toplum sözleşmesi ve modern ataerki anlayışı,
  • Kadın bedeninin denetlenmesi bağlamında kürtaj tartışmalarının tarihi,
  • Kadına yönelik şiddet bağlamında kötü muamele suçu,
  • Uluslararası hukukta kadın ve kadının birey olarak uluslararası hukuk süjeliği,
  • Osmanlı İmparatorluğu’nda Tanzimat sonrası kadının toplumsal konumu,
  • Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye dair Avrupa Konseyi sözleşmesi…

Künye: Kolektif – Toplumsal Cinsiyet ve Hukuk, derleyen: Zeynep Özlem Üskül Engin, Dolunay Çörek ve Göktürk Öcal, On İki Levha Yayınları, toplumsal cinsiyet çalışmaları, 2 Cilt, 801 sayfa, 2021

Kolektif – Kadınlar Kadınları Analiz Ediyor (2021)

Kadın, kadının düşmanı değil, dermanıdır.

Bu derlemede bir araya gelen metinler de, kuramsal ve klinik psikanaliz ışığında kadının toplumsal sorunlarına ve ruhsal dünyasına daha yakından bakıyor.

Kitapta bir araya getirilen makaleler, kadın cinselliği, toplumsal cinsiyet, psikanalistin cinsiyeti ve bunun aktarımdaki rolü gibi konulara odaklanıyor.

Kitapta, toplumsal cinsiyet sorunlarıyla bağlantılı olarak kadınların maruz kaldığı aile içi şiddet, ensest ve cinsel taciz gibi sorunların yanı sıra, ruhsal düzlemde kadınsı cinsellik, annelik, kadınsı ve erkeksi, eşcinsellikler gibi konular ele alınıyor.

Kuramsal ve klinik psikanaliz düşüncesiyle toplumsal alanda yaşanan meseleler arasında bağlar kuran bu metinler, psikanaliz kavramlarının gelişmesine ve güncellenmesine büyük katkıda bulunacak türden.

Çalışma, İstanbul Psikanaliz Derneği ile Psike İstanbul’un 19-20 Ekim 2019 tarihlerinde Yapı Kredi Kültür Sanat’ta gerçekleştirdikleri Kadınlar ve Psikanaliz Komitesi (COWAP) konferansındaki sunumların bir derlemesini ve 18 Ekim 2019’da İstanbul Psikanaliz Derneği ile Psike İstanbul Uluslararası Psikanaliz Çalışmaları Örgütü (IPSO) komitelerinin ortaklaşa düzenledikleri COWAP IPSO etkinliğinde sunuların yazıların bir kısmını içeriyor.

  • Künye: Kolektif – Kadınlar Kadınları Analiz Ediyor, derleyen: Elda Abrevaya ve Melis Tanık Sivri, Yapı Kredi Yayınları, psikanaliz, 136 sayfa, 2021

Sheila Margaret Pelizzon – Kadının Konumu Nasıl Değişti? (2021)

Toplumsal cinsiyet, yaygın bilinenin aksine feodalizmden ziyade kapitalizmin bir yapısal öğesidir.

Bunu bütün netliğiyle ortaya koyan Sheila Margaret Pelizzon’un çalışması, modern çağın ürettiği ataerkinin kadını nasıl ev kölesine dönüştürdüğünü gösteriyor.

Genel kanıya göre, ataerki kurumu feodalizmden kalma bir zihniyete aittir ve modern çağın başlamasıyla kadınlar özgürleşmiştir.

Pelizzon, Ortaçağ’da ve erken modern çağda Batı Avrupa’da kadının evlilik, aile, miras, çalışma hayatı ve kamusal alandaki konumunda meydana gelen değişimi inceleyerek bu tezin doğruluğunu araştırıyor.

Yazar, bundan çok daha farklı bir sonuca ulaşarak, toplumsal cinsiyet sorunuyla kapitalizm sorununun gerçekte nasıl iç içe geçtiğini gösteriyor.

Modern çağın ürettiği ataerkinin, kadını aile ve toplum içinde tâbi bir konuma ittiğini belirten Pelizzon, ataerkinin, erkeklerin kapitalist düzene desteğini sağladığını, kadını ucuz işgücüne dönüştürdüğünü ve böylece sermaye birikimine destek olduğunu ispatlıyor.

Kitap bu yönüyle, kadınların evden çıkıp üretime katılmakla tâbi olma sorunlarının çözüleceği yolundaki görüşü de zayıflatıyor.

Kadının toplumsal konumunu tarihsel maddeci yöntemi ustaca kullanarak inceleyen Pelizzon’un çalışması, Ortaçağ ve erken modern Avrupa tarihçilerinin, tarihle ilgilenen sosyologların, çalışma ilişkilerini inceleyen tarihçilerin, toplumsal cinsiyet araştırmacılarının ve bütün tarih meraklılarının ilgisini çekecek türden.

  • Künye: Sheila Margaret Pelizzon – Kadının Konumu Nasıl Değişti?: Feodalizmden Kapitalizme, çeviren: İhsan Ercan Sadi ve Cem Somel, İmge Kitabevi, inceleme, 448 sayfa, 2020

Kolektif – Emek, Beden, Aile (2021)

Ne denli gururlansak azdır: Türkiye’de siyasi iktidar ne kadar boşanmaya, kürtaja ve kadınların işgücüne katılımına karşı durmaya çalışsa da, Türkiyeli kadınlar her geçen gün daha fazla kendi hayatlarının iplerini ellerine almak, kendi kaderlerini tayin etmek için daha fazla mücadele ediyor.

Kadın emeği, aile, nüfus dinamikleri ve politikalarına dair pek çok değerli çalışması bulunan Ferhunde Özbay’ın anısına hazırlanmış bu derleme de, Türkiye’deki kadın özgürleşme mücadelesinin güncel bir resmini çekiyor.

Konuyu farklı kavramsal yaklaşımlar ve metodolojiler ekseninde ele alan yazarlar,

  • Türkiye’de yıllar içinde kadın emeğinin dönüşümü,
  • Türkiye’de kadın istihdamının önündeki demografik zorluklar,
  • Moda tutkunu genç mütedeyyin kadınların iş ve aile hayatı deneyimleri,
  • Türkiye’de imam nikâhı yaygınlığının evlilik kuşaklarına göre değişimi,
  • Ve kadınların anlatılarında boşanma hakkı ve kadının güçlenmesi gibi hayati konuları irdeliyor.

Kadın hareketinin ve feminist hareketin görünürlüğü ve etki alanı her geçen gün artıyor, kadınlar içinde yaşadıkları eşitsizliklere ve şiddete karşı toplu olarak seslerini yükseltmeyi sürdürüyorlar.

Bize bunu bir kez daha hatırlatan bu kitap için bir araya gelen isimler ise şöyle: Aslı Çoban, Ayşe Abbasoğlu Özgören, Faruk Keskin, İsmet Koç, Merve Kütük-Kuriş, Şemsa Özar, Taylan Acar, Z. Selen Artan-Bayhan, Zehra Yayla Enfiyeci ve Zuhal Esra Bilir.

  • Künye: Kolektif – Emek, Beden, Aile: Türkiye’de Kadınlık Halleri (Ferhunde Özbay Anısına), hazırlayan: Taylan Acar ve Şemsa Özar, Metis Yayınları, toplumsal cinsiyet çalışmaları, 248 sayfa, 2021

Jane Gallop – Cinsel Tacizle Suçlanan Feminist (2020)

Son zamanlarda yaşanan ifşalarla Türkiye’de de yoğun şekilde tartışılan cinsel tacizle nasıl mücadele edebiliriz?

Jane Gallop’un yayımlandığında Amerika’da feminist çevrelerde büyük yankı uyandıran bu ufuk açıcı kitabı, cinsel taciz politikalarının nasıl ele alınması gerektiğini tartışıyor.

Gallop, geleneksel ahlakçı kaygıların cinsel tacize dair feminist tavrı geri plana atması tehlikesinin, kadınların ahlakçı şekilde korundukları geleneksel görüşle değil, kadının özgürleşmesine dair feminist hedefle uyumlu olacak biçimde gelişmesiyle aşılabileceğini belirtiyor.

Yazar bu çalışmasını da, kadınların saflığını korumaya yönelik söz konusu gelenekçi görüşe, başka bir deyişle kadınların kamusal alana katılımını daima tehdit etmiş olan bildik kollamacı tutuma karşı direnmek amacıyla yazmış.

Kitap bu yönüyle, Türkiye’de sadece cinsel tacize karşı değil, aynı zamanda ahlakçılığa, muhafazakârlığa ve gericiliğe karşı yürütülen feminist mücadeleye büyük katkı yapacak türden.

  • Künye: Jane Gallop – Cinsel Tacizle Suçlanan Feminist, çeviren: Alev Özkazanç, Dipnot Yayınları, kadın, 112 sayfa, 2020

Erving Goffman – Reklamlarda Toplumsal Cinsiyet (2020)

Erving Goffman, reklamlarda ortaya konan davranışları araştırarak reklamların kadın-erkek rollerini ve ilişkilerini nasıl tasvir ettiğini ortaya koyuyor.

Özellikle reklamlarda kadın bedeninin nasıl sunulduğunu derinlemesine analiz etmesiyle dikkat çeken çalışma, reklam klişelerinde cinsiyetçi kodların, erkek ve kadın bedeninin birbirine göre konumlanmasından uzamın paylaşımına ve nesnelerle kurulan ilişkiye kadar, hayatımızın neredeyse her ayrıntısına nasıl sızdığını gözler önüne seriyor.

Goffman’ın, reklamcılık ve cinsiyet kalıp yargılarıyla ilgilenen herkesin muhakkak okuması gereken ve alanda bugün klasik haline gelmiş çalışması, hem reklamlardaki sembolizmi öğrenmek kadar buna karşı savunma geliştirmek açısından da için çok iyi fırsat.

  • Künye: Erving Goffman – Reklamlarda Toplumsal Cinsiyet, çeviren: Devrim Kılıçer ve Fahri Öz, Heretik Yayıncılık, sosyoloji, 240 sayfa, 2020

Linda Nochlin – Kadınlar, Sanat ve İktidar (2020)

Kadınlar, sanat ve iktidar arasındaki bağları 18. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan bir grup görsel imge üzerinden inceleyen öncü bir çalışma.

Feminist sanat tarihi üzerine önemli çalışmaları bulunan Linda Nochlin’in yaklaşık yirmi yılı bulan çalışmalarının ürünü olan kitap, ideolojik bakımdan iktidarın ve toplumsal cinsiyet farklılığının ele avuca gelmez şekillerde nasıl işlediğini gözler önüne seriyor.

David’in temsil ettiği Horatius hikâyesi, Delacroix’nın betimlediği Sardanapulus’un ölümü ve İngiliz ressam Augustus Egg’in ‘Geçmiş ile Bugün’ olarak bilinen üçlemesinin öne çıkardığı üzücü, ibretlik ev içi yaşamdan düşüş ve cezalandırma hikâyesi, burada ele alınan görsel imgelerden bazıları.

Nochlin’in 1970 yılında yazmaya başladığı ve sanat tarihinin en güçlü ve akılda kalıcı metinlerinden “Neden Hiç Büyük Kadın Sanatçı Çıkmadı?” makalesinin de aralarında bulunduğu yedi yazı barındıran kitap, bizi kadınların sanatla ilişkilenmeleri üzerine cesaretle düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Linda Nochlin – Kadınlar, Sanat ve İktidar, çeviren: Süreyyya Evren, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 184 sayfa, 2020

Ayşegül Yaraman – Cinsiyetçi İkiyüzlülük (2020)

Cinsiyetçi ikiyüzlülük, neden çok tehlikelidir?

Çünkü bu durumda cinsiyetçilik karşıt bir söyleme bürünerek yeniden üretimini sağlar.

Başka bir deyişle sinsidir, sözde muhalefetin içine yedirilmiştir ve bu nedenle aleni cinsiyetçi ayrımcılıktan çok daha tehlikelidir.

İşte Ayşegül Yaraman’ın bu çalışması, örtük cinsiyetçi ikiyüzlülük pratiklerini görünür kılmasıyla ve bunun nasıl ayırdına varabileceğimizi açıklamasıyla büyük öneme haiz.

“Cinsiyetçi ikiyüzlülük bir suçlama değil, bir tespittir” diyen Yaraman, cinsiyetçi ikiyüzlülüğü nasıl anlayabileceğimizi ve bundan nasıl arınabileceğimizi irdeliyor ve böylece bir anlamda bilinç yükseltmememize katkıda bulunuyor.

Cinsiyetçi ikiyüzlülüğün zekâ, eğitim, sosyal ve kültürel sermaye arttıkça arttığını belirten Yaraman, bu bağlamda, cinsiyetçi ikiyüzlülüğün ve cinsiyetçiliğin dünya genelinde kadınların ve LGBTİ bireylerin kalkınmasına bağlı olarak egemen sistemin sinsi rövanşı biçiminde arttığını söylüyor.

Cinsiyetçiliğin içimize kök salmış yansımalarını daha iyi kavramak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Ayşegül Yaraman – Cinsiyetçi İkiyüzlülük, Bağlam Yayınları, siyaset, 168 sayfa, 2020