Ayşegül Yaraman – Cinsiyetçi İkiyüzlülük (2020)

Cinsiyetçi ikiyüzlülük, neden çok tehlikelidir?

Çünkü bu durumda cinsiyetçilik karşıt bir söyleme bürünerek yeniden üretimini sağlar.

Başka bir deyişle sinsidir, sözde muhalefetin içine yedirilmiştir ve bu nedenle aleni cinsiyetçi ayrımcılıktan çok daha tehlikelidir.

İşte Ayşegül Yaraman’ın bu çalışması, örtük cinsiyetçi ikiyüzlülük pratiklerini görünür kılmasıyla ve bunun nasıl ayırdına varabileceğimizi açıklamasıyla büyük öneme haiz.

“Cinsiyetçi ikiyüzlülük bir suçlama değil, bir tespittir” diyen Yaraman, cinsiyetçi ikiyüzlülüğü nasıl anlayabileceğimizi ve bundan nasıl arınabileceğimizi irdeliyor ve böylece bir anlamda bilinç yükseltmememize katkıda bulunuyor.

Cinsiyetçi ikiyüzlülüğün zekâ, eğitim, sosyal ve kültürel sermaye arttıkça arttığını belirten Yaraman, bu bağlamda, cinsiyetçi ikiyüzlülüğün ve cinsiyetçiliğin dünya genelinde kadınların ve LGBTİ bireylerin kalkınmasına bağlı olarak egemen sistemin sinsi rövanşı biçiminde arttığını söylüyor.

Cinsiyetçiliğin içimize kök salmış yansımalarını daha iyi kavramak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Ayşegül Yaraman – Cinsiyetçi İkiyüzlülük, Bağlam Yayınları, siyaset, 168 sayfa, 2020

Sedef Erkmen – Türkiye’de Kürtaj (2020)

 

Türkiye’de kadın olmak, cehennemin diğer adıdır.

Bu aralar sıklıkla tartışılan İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması da, bu cehennemi koyultmanın diğer adıdır.

Sedef Erkmen’in bu önemli çalışması ise, kadına yönelik kuşatmayı başka bir pencereden, ülkede kürtaj politikalarının tarihsel dönüşümünü irdeleyerek ortaya koyuyor.

Başka bir deyişle Erkmen, günümüz iktidar ilişkilerine toplumsal cinsiyet rejimi bağlamında ışık tutmak için kürtaj politikalarını çok yönlü bir şekilde ele alıyor.

Erkmen, Türkiye’de kürtaj biyopolitikasının AKP döneminde derinleştiğini ve yaşamın her alanına nüfuz ettiğini ve bu partinin kullandığı teknik ve söylemlerin neoliberal ve muhafazakâr nitelikleriyle milliyetçi ve cinsiyetçi ataklarla birleştiğini gözler önüne seriyor.

Kadınların bedenleri üzerindeki denetimleri anlamında bir hak olan kürtaj ve doğum kontrolünün ne zaman özel alanın kuytularından çıkıp devlet politikalarının konusu haline geldiği sorusunun yanıtını arayan Erkmen, feministlerin bu zorlu konuyu nasıl tartıştıklarını da kapsamlı bir bakışla ortaya koyuyor.

Kitap bu yönüyle, sadece güncel siyasete dair tespitler yapmakla kalmıyor, aynı zamanda direnişe dair fikirleri tartışması ve feminist bir karşı-hegemonyanın olanaklarına işaret etmesiyle de çok ama çok önemli.

  • Künye: Sedef Erkmen – Türkiye’de Kürtaj: AKP ve Biyopolitika, İletişim Yayınları, siyaset, 208 sayfa, 2020

Kolektif – Cinsiyeti Yazmak (2016)

Cinsiyet, toplumsal cinsiyet ve cinselliğin siyasi, toplumsal ve tarihsel sorunlarla bağlantılarını tartışan, pek çok akademisyen ve yazarın katkıda bulunduğu bir çalışma.

Kitap, hem felsefi olarak güncel feminist yazının sorunlarını irdelemesi hem de bunların, antropoloji, edebiyat ve sanattaki izdüşümleri üzerine düşünmesiyle önemli.

‘Cinsiyetli Olmak: Sosyal Bilimlere Feminist Bakışlar’ adlı çalışmanın devamı niteliğindeki kitap, toplumsal cinsiyet ve cinselliğin toplumsal ve tarihsel sorunlarla bağlantılarını ayrıntılı bir şekilde tespit etmesiyle büyük önem arz ediyor.

Kitaba makaleleriyle katkıda bulunan isimler ise şöyle: Ege Selin İşlekel, Halide Velioğlu, Çiğdem Yazıcı, Zeynep Köylü, İmge Oranlı, Zeynep Gemuhluoğlu, Elif E. Akşit, Zeynep Talay, Zeynep Direk, Fulden İbrahimhakkıoğlu, Nazlı Pektaş ve Riitta Cankoçak.

  • Künye: Kolektif – Cinsiyeti Yazmak, yayına hazırlayan: Zeynep Direk, Yapı Kredi Yayınları

Kolektif – Toplumsal Cinsiyet ve Medya Temsilleri (2020)

Medyanın kurgulandığı dünyada erkekler, kadınlar, LGBTİ bireyler nasıl temsil ediliyor?

Bu güzel derleme, toplumsal cinsiyetlerin medyada temsil edilme biçimlerindeki açık sorunları farklı yönleriyle irdeleyerek bu soruya tatmin edici yanıtlar veriyor.

Medya bütün yaşamımızı etkiler, dolayısıyla medyadaki toplumsal cinsiyet temsilleri de bizlere nasıl bir erkek veya nasıl bir kadın olmamız gerektiğini de vaaz eder.

Medya bireylerin düşünceleri, davranışları ve değer yargılarının oluşumu, pekiştirilmesi ve bunların değişiminde de önemli roldedir.

İşte bu derleme de, medyanın etkileme gücünün toplumsal cinsiyet temsillerine ne gibi vurgular yaptığını izlemesiyle çok önemli.

Kitap, rekabetin hızla yayıldığı ve vahşileştiği medya ortamında var olan temsillerin çarpıklığını ve bunların statükoyu nasıl beslediğini ya da bazılarını nasıl ettiğini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Kolektif – Toplumsal Cinsiyet ve Medya Temsilleri, derleyen: Şahinde Yavuz, Heyamola Yayınları, medya, 344 sayfa, 2020

Firdevs Gümüşoğlu – Ders Kitaplarında Toplumsal Cinsiyet (2016)

1928’den bugüne yayımlanmış pek çok ders kitabını irdeleyerek bu kitaplardaki cinsiyetçi bakışı saptayan önemli bir çalışma.

Firdevs Gümüşoğlu, “laiklik”, “halkçılık” ve “devrimcilik” düşüncelerinin ders kitaplarından nasıl sürgün edildiğini ve bunların yerine cinsiyetçi, yurt severlikten kopartılan kaba milliyetçilik ve dogmatik düşüncelerin konduğunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Firdevs Gümüşoğlu – Ders Kitaplarında Toplumsal Cinsiyet, Tarihçi Kitabevi

Sylvia Walby – Patriyarka Kuramı (2016)

Kadınların günümüz toplumlarında nasıl ezildiklerine ilişkin açıklamaları bütünlüklü olarak gözden geçiren bir çalışma.

Konuyu ücretli emek, ev işi, kültür, cinsellik, şiddet ve devlet bağlamında irdeleyen kitap, cinsiyet ilişkilerinde son dönemde meydana gelen değişimleri analiz etmesiyle de önemli.

  • Künye: Sylvia Walby – Patriyarka Kuramı, çeviren: Hülya Osmanağaoğlu, Dipnot Yayınları

Merry E. Wiesner-Hanks – Tarihte Toplumsal Cinsiyet (2020)

Dişi veya eril olmanın anlamı, tarih boyunca toplumun ekonomik ve dini yapıları tarafından şekillendirildi.

Merry Wiesner-Hanks’in eldeki çalışması ise, bu dengesizliğin tarihi üzerine harika bir inceleme oluşuyla önemli.

Wiesner-Hanks, yasal yaptırımlar, entelektüel yapılar, dini sistemler, ekonomik imtiyazlar, sosyal ve kültürel kurumlar gibi başlıklar altında, paleolitik çağlardan günümüze uzanarak dünyanın farklı kültürlerinde toplumsal cinsiyetin nasıl kurulduğunu ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Daha önce Türkçede yayımlanan ‘Erken Dönemde Modern Avrupa’ adlı eseri büyük ilgi çekmiş Wiesner-Hanks’in bu kitabı da hem ele aldığı dönemi oldukça kapsamlı işlemesi hem de zengin kaynakçasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Merry E. Wiesner-Hanks – Tarihte Toplumsal Cinsiyet, çeviren: Meral Çiyan Şenerdi, İş Kültür Yayınları, tarih, 400 sayfa, 2020

Kolektif – Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları (2020)

‘Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları’, toplumsal cinsiyet olgusunu hukuk, felsefe, sosyoloji, ekonomi gibi farklı disiplinlerin bakış açılarıyla inceliyor.

Kapsamıyla dikkat çeken kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Türkiye’de kadının eğitimi,
  • İkinci dalga feminizmin feminist harekete katkıları,
  • Osmanlı kadın hareketi,
  • Felsefenin kadına bakışı,
  • Türkiye’de 1980 sonrası feminist hareket,
  • 2000’li yıllarda başlayan siyasi partilerde ve Meclis’te kadın kotası tartışmaları,
  • Uluslararası insan hakları hukuku merceğinden kadının siyasal hayata katılımı,
  • Kadınların mekânsal davranışlarının siyasal niteliği,
  • Anayasa’da kadın sorunsalı,
  • Medeni hukukta kadının cinsel ve ekonomik kimliği,
  • İstihdamda cinsiyetler arası eşitlik ve iş mevzuatında yapılması gereken değişiklikler,
  • Eğitimde toplumsal cinsiyet eşitsizliği,
  • Bölgesel eşitsizlikler, yasal müdahaleler ve kısmi kazanımlar bağlamında Türkiye’de kırsal kadının toplumsal konumu,
  • Novamed grevi bağlamında küresel sermayeye karşı küresel kadın dayanışması,
  • Sosyal politika reformu çerçevesinde kadınlar ve vatandaşlık,
  • Türkiye’de fuhuş sektöründe çalışan göçmen kadınların çalışma koşulları…

Kitabın asıl önemi ise, yalnızca toplumsal cinsiyetin çok boyutluluğunu gözler önüne sermesi değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet ayrımcılığının yol açtığı problemlere yönelik çözümler de geliştirmesi.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları, derleyen: Hülya Durudoğan, Fatoş Gökşen, Bertil Emrah Oder ve Deniz Yükseker, Koç Üniversitesi Yayınları, kadın, 382 sayfa

Kolektif – İktisat ve Toplumsal Cinsiyet (2010)

Feminist iktisat alanındaki iyi çalışmalardan biri olarak elimizde duran ‘İktisat ve Toplumsal Cinsiyet’, toplumsal cinsiyetin bir kategori olarak iktisada dahil edilmesi serüvenine odaklanıyor; egemen standart iktisadın eril kavramlara dayalı tanımını sorguluyor.

İki bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde, feminist iktisat yazınındaki kuramsal/kavramsal tartışmaları ve analizleri kapsayan yazılar yer alıyor; ikinci bölüm de, ele aldığı konuyu somutlaştıran alan çalışmalarını barındırıyor.

Kitaba yazılarıyla katkıda bulunan isimler ise şöyle: Fahriye Öztürk, Gamze Yücesan-Özdemir, Gülin Yavuz, Melda Öztürk, Nuray Ergüneş, Nurcan Özkaplan ve Ufuk Serdaroğlu.

  • Künye: Kolektif – İktisat ve Toplumsal Cinsiyet, editör: Ufuk Serdaroğlu, Efil Yayınevi, feminizm, 364 sayfa

Senem Timuroğlu – Kanatlanmış Kadınlar (2020)

 

Özellikle son zamanlarda, 19. yüzyıl sonlarında ortaya çıkmaya başlamış kadın yazarlar üzerine yapılan pek çok çalışmaya denk geliyoruz.

Senem Timuroğlu ise, Osmanlı kadın yazarların yazdıkları ile dönemin Fransız kadın yazarlarının yazdıklarını karşılaştırmalı olarak ele alarak konuya çok özgün bir katkıda bulunuyor.

Timuroğlu, Osmanlı kadınların kendi hayatları ve Avrupa izlenimleri hakkında söyledikleriyle İstanbul’a gelen Fransız gezgin kadın yazarların “harem” hayatı ile ilgili tespitlerini birlikte ele alıyor ve kadın özgürlükleri konusunda Osmanlı’da ve Avrupa’da yaşanan benzer mücadeleleri farklı bireylerin kendilerine özgü deneyimleriyle ortaya koyuyor.

Kitap, 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başı Osmanlı kadın hareketinin önemli figürlerini ve onların yazdıklarını bu denli ayrıntılı şekilde ele alan ilk çalışma olmasıyla büyük öneme haiz.

Bu bağlamda, sırasıyla Fatma Aliye, George Sand, Marc Hélys, Marcelle Tinayre ve Hatice Zinnur’un yapıtlarını ele alan Timuroğlu, bize yeni bir çağın başlangıcında özgürlüğe doğru kanat açmış kadınların sözlerini iletiyor.

Çalışma, 19. ve erken 20. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun entelektüel dünyasını etkileyen Aydınlanma felsefesinin Müslüman Osmanlı kadın aydınlar üzerindeki zihniyet dönüşümüne nasıl etkide bulunduğunu ortaya koyuyor.

  • Künye: Senem Timuroğlu – Kanatlanmış Kadınlar: Osmanlı ve Avrupalı Kadın Yazarların Dostluğu, İletişim Yayınları, inceleme, 248 sayfa, 2020