Ren Xiaosi – Çin Rüyası (2022)

Çin Rüyası sözü ilk kez Kasım 2012’de Xi Jinping tarafından dillendirildi.

Amacı sadece Çin’in aldığı yolu işaret etmek değil, sömürge sürecinden geçmiş ya da yarı sömürge ülkelere de ilham vermekti.

İşgale uğrayan her halk, bir aşağılanma ile karşı karşıya kalır.

Bu algı, halkın mücadele ve özgüvenini erozyona uğratır.

1840 Afyon Savaşı’ndan sonra Çin’in de yaşadığı süreç budur.

Ancak üzerinden bu ötekileştirmeyi atan Çin, mesafe kat etmek için hangi yollardan yürüdü, nasıl mücadele etti; bahsedilen rüya budur.

Çin’in özellikle son senelerde gösterdiği çıkış, doğal olarak bazı çevreleri tedirgin etti.

Çin’in bir tehdit, gelecekte batı toplumunun yerini ikame edecek bir güç olacağı algısı yaygınlaştı.

‘Çin Rüyası’ bu düşüncede olanlara cevap veriyor.

Alışılagelmiş ve sömürü üzerine kurulmuş günümüz modern dünyasına, alternatif bir yaşayış ve ilişkiler ağı sunuyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Çinlilerin her zaman büyük hayalleri olmuştur. Kağıt yapımı, barut, taşınabilir daktilo ve pusula gibi eski icatlar, yenilik, bilim ve teknolojiye yaptığı modern katkılar kendi halkına ve dünyanın geri kalanındaki halklara fayda sağlamıştır. Ulusal istikrar, barış ve halkın refahı için uğraşmanın yanında Çin Rüyası küresel barışı da aktif olarak destekliyor.”

  • Künye: Ren Xiaosi – Çin Rüyası: Çin ve Dünya’nın Geri Kalanı İçin Ne Anlama Geliyor?, çeviren: Daniyar Kassymov, Yeni İnsan Yayınevi, inceleme, 128 sayfa, 2022

August Hermann Francke – Tibet Kültürü (2022)

Bir Batılı Tibetolog ve seyyahın gözünden, Himalayaların mistik ülkesi hakkında her şey…

Yüksekliği nedeniyle “Dünyanın Çatısı” olarak da anılan Tibet, köklü tarihi, doğal güzellikleri, ruhani bir sığınak oluşu gibi pek çok özelliğiyle uzun zamandır tüm dünyanın ilgisini çekmektedir.

Bununla beraber elimizde Tibet hakkında ayrıntılı bir kaynak bulunmamaktadır.

Alman Tibetolog August Hermann Francke, eski Tibetçe metinleri çevirerek elde ettiği bilgileri, Tibet’te yaşadığı yıllardaki gözlemleri ve araştırmalarının sonuçlarıyla bir araya getirerek Tibet’e dair en kapsamlı çalışmalardan birini ortaya koyuyor.

Ve ortaya hem ayrıntılı hem de güvenilir bir kaynak kitap çıkıyor.

‘Tibet Kültürü’, dünyanın çatısında yaşayan bu barışçıl toplum hakkında bilinmeyenleri ve merak edilenleri, akıcı ve anlaşılır bir şekilde anlatıyor.

  • Künye: August Hermann Francke – Tibet Kültürü, çeviren: Cemal Can Tarımcıoğlu, Maya Kitap, inceleme, 160 sayfa, 2022

Abbas Amanat – Modern İran Tarihi (2022)

Modern İran kültürü, tarihi ve siyaseti üzerine arşivlik bir çalışma.

Abbas Amanat, 976 sayfalık bu kapsamlı kitabında, yirminci yüzyıla yoğunlaşarak İran’ın inişli çıkışlı hikâyesinin zengin bir fotoğrafını çekiyor.

‘Modern İran Tarihi’, alışılmış yüzeysel bir tarih anlatımı değil, bir ulusun hikâyesinin derinlikli araştırması.

Bazılarını yüzlerce yıl öncesindeki şartların şekillendirdiği olaylara, kurumlara ve insanlara aydınlatıcı bir bakış sunuyor.

Yazar, arka planda hanedan değişimlerini, devrimleri, iç savaşları, işgali ve İslam Cumhuriyeti’nin yükselişini incelerken İran’ın farklı halklarının ve ekonomilerinin karmaşık tarihini ele alıyor.

Amanat, modern İran’da ve dünyada kalıcı etkileri olan olayları kronolojik ve tematik yaklaşımı bir arada kullanarak inceliyor.

Zengin tarih yazımına ve yirminci yüzyıla yoğunlaşarak İran’ın kültürü ve siyaseti üzerine eğiliyor.

Siyasi tarih, Amanat’ın on yıllardır süren araştırma ve çalışmalarının lokomotifi ve kitabın ana temasını oluşturuyor.

Kitap farklı katmanlarda edebiyat, müzik, sanat, ideoloji-din, ekonomi-toplum, kültürel kimlik ve gelenek tartışarak okuyucuya yeni alanlar sunuyor.

  • Künye: Abbas Amanat – Modern İran Tarihi, çeviren: Saner Sarı, Doruk Yayınları, tarih, 976 sayfa, 2022

Helwig Schmidt Glintzer – Eski Çin (2022)

Bugünkü Çin’in dinamiklerini daha iyi kavramak isteyen okurlara bu kitabı öneriyoruz.

Helwig Schmidt Glintzer, Antik dönemlerden 19. yüzyıla uzanarak yüzyıllar boyu “izole olmuş” ülkenin siyasi, ekonomik ve toplumsal tarihi hakkında önemli bilgiler veriyor.

Kitap, her şeyden önce Çin’in bugünkü dinamiklerini anlaşılır kılan belli başlı gelişmeleri göstermesiyle önemli bir boşluğu dolduruyor.

Yüzyıllar boyu Çin, gerek yakın komşularıyla gerekse de uzak komşularıyla yaşadığı birtakım problemlerle gündeme gelmiş ancak kendi içindeki sorunlar genel anlamda dünyayı ilgilendirmediğinden pek itibar görmemişti.

Oysa Çin, asırlardır kültürü, tarihi ve coğrafyasıyla birçok araştırmanın odak noktası olmuştur.

Günümüzde hammadde ve üretim dendiğinde akla ilk gelen ülke olan Çin, kuşkusuz dev bir ekonomi olmanın çok ötesinde, birçok halkı ve kültürü bünyesinde barındırarak bir medeniyet olma özelliğini de hâlihazırda devam ettiriyor.

Bu itibarla, bu “izole olmuş” medeniyete kısa bir bakış atmak, dahası belli başlı özelliklerini bilmek, şüphesiz küreselleşen dünyada okuyucuya bir avantaj sağlayacaktır.

  • Künye: Helwig Schmidt Glintzer – Eski Çin: Başlangıçlardan 19. Yüzyıla Kadar, çeviren: İclal Cankorel, Runik Kitap, tarih, 129 sayfa, 2022

John Kampfner – Almanlar Neden Daha İyi Yapıyor? (2022)

Almanya her ne kadar bizi kıskansa da, iş etiğiyle olsun eşi görülmemiş başarılarıyla olsun dünyanın örnek ülkelerindendir.

İngiliz gazeteci John Kampfner, kendini küllerinden yeniden doğurmuş bu ülkeyi başarılı kılan unsurlara yakından bakıyor.

Herkesin aklında aynı sorular:

  • Almanlar neden daha iyi yapıyor?
  • Önceki yüzyılı iki büyük yenilgi ve hatta bölünmeyle kapatmasına karşın tüm dünyaya örnek teşkil edecek bir hız ve sağlamlıkla kendini yeniden var eden bu “gizemli” ülkenin sırrı ne olabilir?
  • Omuzlarında geçmişin büyük yükleriyle bu yaralı toplum tüm dünyada yükselen salgın, iklim krizi ve savaş gibi muazzam tehlikeler karşısında ne hissediyor ve çözümü nerede arıyor?

‘Almanlar Neden Daha İyi Yapıyor?’, çokkültürlü yapısı, umut vadeden start-upları, şaşkınlık yaratan iş etiği ve kendine has çözümler üretme kapasitesiyle 20. yüzyılın en çalkantılı ülkelerinden Almanya’yı objektif, samimi ve adil bir değerlendirmeden geçiriyor.

Kampfner Avrupa’nın kalbindeki bu başarılı ülkede herkesin merak ettiği cevapların peşine düşüyor.

Kitap, yaşamakta olduğumuz bu milliyetçilik, aydınlanma karşıtlığı ve korku çağında Almanya’nın dünyaya kazandırabileceği daha pek çok şeyin olabileceğini gözler önüne seriyor.

  • Künye: John Kampfner – Almanlar Neden Daha İyi Yapıyor?: Gelişmiş Bir Ülkeden Notlar, çeviren: Nermin Mollaoğlu, İthaki Yayınları, inceleme, 312 sayfa, 2022

Thomas Barfield – Afganistan (2021)

Afganistan’daki savaş, Afgan halkının köklü tarihini gölgede bırakıyor.

Boston Üniversitesi antropoloji profesörlerinden Thomas Barfield, uzun zamandır uluslararası dramada belli belirsiz bir dekora dönmüş Afgan halkının siyasi ve kültürel tarihi hakkında nitelikli bir eserle karşımızda.

Kitapta, 18. yüzyılın ortasında siyasi bütünlüğe kavuşan bu çileli ülkede yöneticilerin siyasi meşruiyeti nasıl elde ettikleri ve ülkeye nasıl düzen getirdikleri ya da getiremedikleri sorusu irdeleniyor.

Barfield’in Afganistan’da geçirdiği uzun yıllardan sonra kaleme aldığı eserde, Afganistan’ın aşiret yapıları, yabancı istilalarının sebep ve sonuçları hakkında tahliller yaptığı gibi ülkenin geleceği hakkında kimi öngörülerde de bulunuyor.

Türkiye’de Afganistan ve Orta Asya literatüründe yeni bir saha açacak çalışma, bir kadim ülkenin nasıl İngiliz, Sovyet ve nihayetinde Amerikan imparatorluklarının “mezarına” dönüştüğünü merak eden her okur için önemli ve değerli bir eser.

  • Künye: Thomas Barfield – Afganistan: Politik ve Kültürel Bir Tarih, çeviren: Burhan Yüksekdaş, Vakıfbank Kültür Yayınları, tarih, 520 sayfa, 2021

Kapka Kassabova – İsimsiz Sokak (2021)

‘İsimsiz Sokak’, komşumuz Bulgaristan’ın yakın tarihi üzerine, bizim de kendimizden çok şey bulacağımız aydınlatıcı bir tanıklık.

Kapka Kassabova burada, komünist Bulgaristan’daki çocukluk yıllarını, hem sevgi dolu hem de eleştirel bir gözle hatırlıyor.

Kassabova, komünizm idaresi altında büyümüş ve Berlin Duvarı’nın yıkılmasının ardından ailesiyle birlikte ülkeyi terk etmişti.

Bulgaristan’ın 2007’de resmen Avrupa Birliği’ne katılmasının ardından hayatının büyük bölümünü kaçmaya çalışarak geçirdiği memleketine artık dönme zamanının geldiğine karar veren Kassabova, karşısında geçiş döneminin gerginliğiyle ezilen bir ülke buluyor.

Kassabova anı-gözlem kitabında, çocukluğunun geçtiği yerleri ziyaret ediyor, ilginç turistik bölgeleri deneyimliyor ve on yedi yaşındayken ayrıldığı ülkesinin yaşadığı dönüşümü çarpıcı bir şekilde tasvir ediyor.

  • Künye: Kapka Kassabova – İsimsiz Sokak: Bulgaristan’da Çocukluk ve Diğer Talihsizlikler, çeviren: Seda Çıngay Mellor, Saltokur Yayınları, anı, 319 sayfa, 2021

Ernie Trory – Çekoslovakya (2016)

1992’de parçalanan Çekoslovakya’yı Marksist bir perspektifle ele alan bir kitap.

Ernie Trory, Çekoslovakya’da Cumhuriyet’in ilan edilişinden 2. Dünya Savaşı’ndaki durumuna, sosyalistlerin iktidara gelişinden Soğuk Savaş sürecine pek çok bilinmeyeni ele alıyor.

Kitap, Çekoslovakya’daki 68 olaylarını aydınlatmasıyla da önemli.

  • Künye: Ernie Trory – Çekoslovakya: 1918-1978, çeviren: Ogün Eratalay, Yazılama Yayınları

Jonathan Clements – Japonya Nasıl Japonya Oldu? (2020)

Japonya’nın 20. yüzyılın ikinci yarısında süratle elde ettiği güçlü konum, bugün komşusu Çin’in göz kamaştırıcı yükselişinin gölgesinde kalmış durumda.

Peki, Japon mucizesini olanaklı kılan koşullar nelerdi?

Uzun yıllar Japonya’da yaşamış Jonathan Clements, modern Japonya tarihini 2. Dünya Savaşı’ndan günümüze uzanarak izliyor.

Japonya’nın 70 küsur yıllık hikâyesini anlatan kitabın ilk bölümü, çok önemli bir dönüm noktasını, Japonya’nın 2. Dünya Savaşı’nda teslim olup işgal edildiği dönemini anlatıyor.

Kitabın devamı bölümlerinde ise,

  • Japonya’nın işgal yılları atmosferinden kurtulmak için verdiği mücadele, ulusal para birimi yenin değerinin düşük oluşunun imkân verdiği ekonomik patlama ve Japon endüstrisinin yeniden canlanışını,
  • Petrol fiyatlarının aniden yükselmesi sebebiyle kaynak açısından yoksul Japonya’nın Batı dünyasıyla birlikte 1970’li yılların karanlık günlerinde yaşadığı sorunları,
  • 1980’li yılların yükselen “balon” ekonomisinin Japonya sürümünü ve o zamanlar Batılı çoğu insanın Japon şirketlerine dair benimsediği imajı,
  • Japonya’nın kasvetli ve çelişkili 1990’lı yıllarını,
  • Japonya’nın popüler kültürünü,
  • Nükleer güç hayaleti ve geniş bir emekli nüfusuyla giderek düşen doğum oranlarının sebep olduğu çifte nüfus felaketini,
  • Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konuyu irdeliyor.

Modern Japonya’nın özenli bir tarihini arayanların muhakkak okuması gereken bir kitap.

  • Künye: Jonathan Clements – Japonya Nasıl Japonya Oldu?, çeviren: Cansen Mavituna, Metropolis Kitap, ülke, 143 sayfa, 2020

Kolektif – Tek Bir Çin Pek Çok Yol (2016)

Çin’i ekonomik bir güç olmaktan ziyade, düşünsel boyutlarıyla irdeleyen metinler.

Çağdaş Çinli entelektüellerin kendi sesleriyle katıldığı derleme, ülkenin eğitim, kırsal ve kent arasındaki eşitsizlik, adalet, toplumsal yapı ve temel hak ve hürriyetler gibi konulardaki durumunu saptıyor.

  • Künye: Kolektif – Tek Bir Çin Pek Çok Yol, derleyen: Chaohua Wang, çeviren: Evren Çelik Wiltse, İletişim Yayınları