Hürrem Gür — Jungcu Bireyleşmenin Arketipleri (2026)

Hürrem Gür’ün ‘Jungcu Bireyleşmenin Arketipleri’ adlı bu çalışması, insanın kendini tanıma sürecini Carl Gustav Jung’un arketip kuramı üzerinden ele alırken, psikolojiyi yalnızca teorik bir alan olarak değil, kültürel hafızayla iç içe geçmiş canlı bir deneyim olarak yorumluyor. Kitap, bireyleşmeyi kişinin kendi iç dünyasında bastırdığı, unuttuğu ya da tanımaktan kaçındığı yönlerle yüzleşme süreci olarak değerlendiriyor. Gölge, persona, anima-animus ve benlik gibi Jungcu kavramlar, yalnızca akademik açıklamalarla değil; mitoloji, sanat, gündelik hayat ve özellikle Anadolu halk masalları üzerinden somutlaştırılıyor. Böylece bireyin ruhsal yolculuğu, kolektif bilinçdışının kültürel imgeleriyle birlikte okunuyor.

Eserin en dikkat çekici yönlerinden biri, Anadolu masallarını yalnızca folklorik anlatılar olarak değil, insan ruhunun dönüşüm haritaları olarak değerlendirmesi. Hürrem Gür, masallardaki kahramanları, yolculukları, sınavları ve karanlık figürleri Jungcu bireyleşme sürecinin sembolik uğrakları şeklinde yorumluyor. Bu yaklaşım, Anadolu insanının kolektif deneyimlerini psikolojik bir derinlik içinde yeniden düşünmeye imkân tanıyor. Kitap, Batı merkezli psikoloji literatürünün çoğu zaman ihmal ettiği yerel kültürel kaynakları merkeze alarak, bireyin kendini anlama çabasını kendi coğrafyasının anlatılarıyla ilişkilendiriyor.

Metnin öne çıkan başka bir yönü ise akademik yoğunluk ile anlaşılır anlatım arasında kurduğu denge oluyor. Jung psikolojisinin karmaşık kavramları sade bir dille aktarılırken içerik yüzeyselleştirilmiyor. Bu nedenle eser hem Jung düşüncesine yeni yaklaşan okurlara hem de arketip kuramını daha derinlikli biçimde kavramak isteyenlere hitap ediyor. Kavramların basitleştirilmesine rağmen düşünsel derinliğin koruyan kitap, insanın kendi iç karanlığıyla, bastırılmış yönleriyle ve dönüşüm ihtimaliyle yüzleşmesini teşvik ederken, bireyleşmeyi yalnızca psikolojik değil, kültürel ve varoluşsal bir olgunlaşma süreci olarak ele alıyor.

Hürrem Gür — Jungcu Bireyleşmenin Arketipleri: Peri Masalları Sembolizmi Işığında Anadolu Türk Halkının Tekamül Yolculuğu
• Minotor Kitap
Psikoloji • 288 sayfa • 2026

Marina Warner – Yabancı Büyü (2024)

Mitlerin, peri masallarının ve halk hikâyelerinin önde gelen araştırmacılarından Marina Warner, Binbir Gece Masalları’nın büyük yolculuğuna hasrettiği bu çalışmasında hikâyeleri derin bir kazıya tabi tutuyor.

Anlatının Batılı okura musallat oluşunu pek çok açıdan ele alıyor ve bu hikâyelerden yola çıkıp yeni dünyalar yaratan yazarlarla yönetmenlere işaret ederek çağdaş deneyimin büyülü temellerine bir kez daha tanıklık etmemizi sağlıyor.

‘Yabancı Büyü’de ayrıca Doğu ile Batı arasında vuku bulmuş fakat pek dikkate alınmamış kültürel alışverişler de ortaya konuyor ve gün yüzüne çıkarılıyor.

  • Künye: Marina Warner – Yabancı Büyü: Büyülü Anlar ve Binbir Gece Masalları, çeviren: Funda Başak Dörschel, Berna Kılınçer, Alfa Yayınları, inceleme, 664 sayfa, 2024

Robert Bly – Demir John (2024)

Şair ve çevirmen Robert Bly, bu derinlikli kitabında erkek olmanın ne olduğuna dair yeni bir ufuk sunar.

Bly’ın fikirleri, erkeklerle yürüttüğü çalışmalara ve kendi hayatından izlenimlere dayanır.

Eski hikâye ve efsanelerden zengin anlamlar çıkaran Bly, “Demir John” adlı bir Grimm masalını işler; bu masalda anlatıcı ya da “Vahşi Adam”, genç bir adama erkeklik gelişiminin sekiz aşamasında rehberlik eder, böylece bize çoktan unutulmuş arketipleri ve güçlü erkeklik imgelerini hatırlatır.

62 hafta boyunca New York Times Çok Satanlar listesinde kalan ‘Demir John’, mitin yüceliğiyle pratik yaşamı bir araya getirdiği ve buna bir de kendi tarihimizden acı dolu dersler eklediği için önümüzdeki dönemde de hem erkeklere hem kadınlara rehberlik edip ilham verecek kült bir eser.

  • Künye: Robert Bly – Demir John: Erkekler Üzerine Bir Kitap, çeviren: Doğukan Toprak Sarıkaya, Kolektif Kitap, inceleme, 336 sayfa, 2024

Jack Zipes – Grimmlerin Mirası (2023)

On sekizinci yüzyılın sonlarında Almanya’da dünyaya gelen Grimm Kardeşler, Jacob ve Wilhelm, çeşitli Alman lehçelerindeki masalları köy köy, kasaba kasaba gezerek derlemiş ve Alman dilinin tüm inceliklerine hâkim olan iki dilbilimci olarak, bu dile büyük katkılarda bulunmuşlardı.

Derledikleri masalları ‘Kinder-und Hausmarchen’ (Çocuk ve Ev Masalları) adı altında yayımlayan Grimmler, yetişkinleri hedef alan masallarının zaman içinde çocuk masallarına dönüşmesini, dünyanın tüm ülkelerinde tanınıyor olmalarını ve masallarının özellikle Amerika tarafından sahiplenilip Disneyleştirilmesini hiç beklemiyorlardı muhakkak.

‘Grimmlerin Mirası’, “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler”den “Uyuyan Güzel”e, “Hansel ile Gretel”den “Parmak Çocuk”a, “Kırmızı Başlıklı Kız”dan “Bremen Mızıkacıları”na kadar hepimizin çocukken dinlediği, okuduğu ve izlediği masalların kaynağına dönüp, onlara giden parıltılı dünyanın kapılarını ardına kadar açıyor.

  • Künye: Jack Zipes – Grimmlerin Mirası: Grimmlerin Halk Hikâyeleri ve Peri Masallarının Büyüsü, çeviren: Nuray Önoğlu, Alfa Yayınları, inceleme, 468 sayfa, 2023

Anonim – Kerem ile Aslı Hikâyesi (2021)

‘Kerem ile Aslı’ hikâyesinin en zengin içerik ve motiflerini barındıran Raif Yelkenci yazması, 1940’lı yıllardan beri kayıp sanılıyordu.

Ta ki bu hikâye üzerine doktora tezi hazırlamış Ali Duymaz, tam adı ‘Raif Yelkenci Nüshası Hikâyet-i Kerem Han’ olan bu hazine değerindeki yazmanın izine Fransa Millî Kütüphanesi’nde (Bibliothèque nationale de France) rastlayana kadar.

‘Kerem ile Aslı’ hikâyesi, bilindiği gibi Anadolu’da, Balkanlar’da, Azerbaycan’da ve Türk Cumhuriyetlerinin bazılarında çok tanınmış bir halk hikâyesidir.

Raif Yelkenci yazması ise, 19. yüzyılın tam ortasında istinsah edilmiş, öbür ‘Kerem ile Aslı’ nüshalarına nazaran zengin içerik ve motifleri, dili ve yazım özellikleri bakımından eşsiz bir eserdir.

Yazmanın özlü bir inceleme, çevriyazı metin, açıklayıcı notlar, dizin ve harita ile yayına hazırlanması bu halk klasiğinin araştırılma tarihine ülkemizden yapılmış önemli bir katkı.

Sevgili uğruna şehirler, dağlar, ırmaklar, fırtınalar aşan, büyüleri sihirleri bozan, hikâye bittiğinde muradına eremeyip ah çekerek yanan bahtsız Kerem, ardından külleriyle sevdiğinin de yanmasına sebep olur.

Her satırıyla, her dizesiyle halk kültürümüzü zenginleştiren ‘Kerem ile Aslı’ hikâyesi, şairler, yazarlar, sinemacılar, ressamlar, besteciler, gölge oyunu sanatçıları için geçmişte olduğu gibi bugün de ilham veren bir hazine olmaya devam ediyor.

  • Künye: Anonim – Kerem ile Aslı Hikâyesi (Raif Yelkenci Yazması), hazırlayan: Ali Duymaz, Yapı Kredi Yayınları, folklor, 192 sayfa, 2021

Anonim – Hint Masalları (2016)

Hint masalları, bugün dahi bütün Dünya edebiyatlarını etkiliyor.

Bu kitap da, küçük bir sözlük eşliğinde Hint edebiyatının değişik serilerine ait masallardan bir deste sunuyor.

Güncelliğini hiç yitirmemiş, anlatılması güç olay ve durumları sade, eğlenceli ve etkileyici bir şekilde anlatan, çocuklar kadar yetişkinlere de hitap eden masallar.

  • Künye: Anonim – Hint Masalları, derleyen ve çeviren: Korhan Kaya, İmge Kitabevi

Kolektif – Eğlenceli Masallar (2016)

Çocukların hayal gücünü uçuracak, onlara bambaşka dünyaların kapılarını aralayacak masallar.

Birbirinden eğlenceli on sekiz masaldan oluşan kitapta, korsan farelerden taze fasulyeye dönüşmüş farelere, hıçkırık tutmuş cadılardan papyon takan Noel babalara ve hatta “kurt gibi acıkmış” kurtlara kadar pek çok karakter bizi karşılamakta.

  • Künye: Kolektif – Eğlenceli Masallar, çeviren: Şilan Evirgen, Yapı Kredi Yayınları

Halime Yıldız – Şehzadenin Sırrı (2016)

“Ben diyeyim üç yüz yıl önce, siz deyin bugün, kısacası evvelbugün içinde yaşayan bir masalcıyım ben. Ne evvelim ne şimdi, ama hem evvelim hem şimdi.”

Özgün tarzıyla, çocukluk ve ilk gençlik yıllarını süren okurlar için masallar kaleme almış Halime Yıldız böyle diyerek bizi karşılıyor.

Yıldız’ın, birbirinden güzel on beş masalı, bu kitapta.

  • Künye: Halime Yıldız – Şehzadenin Sırrı, Evrensel Yayınları

Bruno Bettelheim – Masallar Ne Anlatır? (2020)

Masalların, ilk okuyuşta farkına varmadığımız yan anlamları vardır.

Çünkü masallar tarihsel birer vesika oldukları gibi aslında hem bireyin hem de toplumun verili psikolojisine dair bize pek çok ipucu verir.

İşte önde gelen psikologlardan Bruno Bettelheim de, bu kapsamlı kitabında, masalların bize ne anlattığının, daha da önemlisi çocuk gelişimi üzerinde ne gibi etkilerde bulunduklarının izini sürüyor.

Bettelheim burada, “Masallardaki kötü kalpli üvey anne figürü neyi ya da kimi temsil ediyor?”, “Rapunzel’in kuleye kapatılmasının temelindeki etkenler nelerdir?”, “Külkedisi’nin ayakları neden bu kadar önemli?” gibi sorulara çarpıcı yanıtlar veriyor.

Peri masallarını bireyin gelişimi üzerinden psikanalitik yöntemle okuyan ‘Masallar Ne Anlatır?’, çocuk gelişimi konusunda olduğu kadar edebiyat incelemeleri alanında da çok önemli bir yapıt.

  • Künye: Bruno Bettelheim – Masallar Ne Anlatır?: Çocuk Gelişiminde Masalların Rolüne Psikanalitik Bir Bakış, çeviren: Sanem Erdem ve Begüm Berkman, Sfenks Kitap, psikanaliz, 358 sayfa, 2020

Mehdî – 16. Yüzyıldan Bir Aşk Hikâyesi (2010)

’16. Yüzyıldan Bir Aşk Hikâyesi’ olarak yayımlanan elimizdeki eser, Mehdî mahlasını kullanan Derviş Hasan’ın ‘Şîr-i Dilîr ve Mihr-i Münîr’ adlı hikâyesinden ve bu hikâyenin incelemesinden oluşuyor.

Birçok eser kaleme alan ve aynı zamanda Türkçe divanı da bulunan Mehdî, bu hikâyesini, 3. Murat’ın okuyup dinlemesi temennisiyle yazmış.

Bir aşk ve macera hikâyesi anlatan Mehdî, padişahın oğlu Şîr Dilîr ile bir sultanın kızı olan Mihr-i Münîr’in aşklarını hikâye ediyor.

Klasik hikâyelerde sıklıkla görülen cadılar, periler, şeytanlar, büyüler ve erkek kılığına giren kadınlar, bu aşk hikâyesinde de karşımıza çıkıyor.

Hikâyenin mutlu sonla bittiğini, söylemeye dahi gerek yok.

Metnin tıpkıbasımını sunan elimizdeki kitapta, Derviş Hasan’ın hayatı ve sanatına odaklanan bir yazı ile hikâyenin kapsamlı bir analizi de bulunuyor.

  • Künye: Mehdî – 16. Yüzyıldan Bir Aşk Hikâyesi, yayına hazırlayan: Müjgan Çakır ve Hanife Koncu, Kesit Yayınları, edebiyat, 288 sayfa