David Wallace-Wells – Yaşanmaz Bir Dünya (2020)

Farkındaysanız, kış mevsiminde olduğumuz halde havalar ilkbahar mevsimindeki gibi.

Dünya bugün içinden geçtiğimiz kitlesel yok oluştan önce beş kitlesel yok oluş daha yaşadı.

Dolayısıyla durum, çokça kaygılanmamızı gerektirecek kadar ciddi.

Özellikle fosil yakıtların yakılmasıyla atmosfere bırakılan karbonun yarısından fazlasının sadece geçtiğimiz otuz yıl içinde salındığı gerçeğini göz önünde bulundurduğumuzda.

David Wallace-Wells, iklim değişikliğinin düşündüğümüzden çok daha hızlı ilerlediğini gözler önüne seriyor ve bizi derhal harekete geçmeye çağırıyor.

‘Yaşanmaz Bir Dünya’, son bilimsel çalışmalardan yola çıkarak yakın gelecekte bizi bekleyen büyük tehlikeyi; ısınmanın insanları, küresel politikayı, teknolojiyi ve doğayı nasıl dönüştürebileceğini çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor.

Bunu yaparken insanın ilerleme saplantısına sıkı eleştiriler getiren Wallace-Wells, elimizi çabuk tutup, bizi bekleyen büyük yok oluştan kurtulmak için harekete geçmeye ve kapitalizmin sürdürülebilirliği üzerine yeniden düşünmeye çağırıyor.

  • Künye: David Wallace-Wells – Yaşanmaz Bir Dünya: Isınma Sonrasında Hayat, çeviren: Ebru Kılıç, Domingo Kitap, ekoloji, 336 sayfa, 2020

Dilara Koçak – Sürdürülebilir Yaşam Günlüğü 2021 (2020)

2021 yılı hepimiz için iyi geçsin.

Fakat aynı zamanda bizi besleyen, bizi koruyan ve bize barınak sağlayan doğa için de.

Bu ajanda, hem bireysel sağlığımız hem de dünyanın sağlığı için bir yıl boyunca neler yapabileceğimizi gün gün açıklıyor.

Dilara Koçak’ın kaleme aldığı ‘Sürdürülebilir Yaşam Günlüğü 2021’, nasıl daha iyi bir yaşam süreceğimiz konusunda pratik öneriler sunuyor.

Bireyi olduğu kadar gezegeni de besleyecek, iyi yaşamı öğreten bu ajandayı, kendisine ve tüm canlı varlıklarıyla yaşadığı dünyaya saygı duyan her okur muhakkak edinmeli.

  • Künye: Dilara Koçak – Sürdürülebilir Yaşam Günlüğü 2021, Alfa Yayınları, ekoloji, 228 sayfa, 2020

Fikret Başkaya – Eko-Sosyalist Paradigma (2020)

İçinde yaşadığımız bu sistem, insana ve doğaya zarar vermeden yol alamıyor.

İşte Fikret Başkaya da, şeylere, süreçlere, toplumsal olgulara; dünyayı yaşanmaz bir yer haline getirenler, başka bir deyişle ekolojik yıkıma sebep olanların gözünden bakmak yerine, alternatif yollar üzerine düşünüyor.

Başkaya öncelikle, bugün yaşadığımız ekolojik yıkıma müdahale edebilmek için, düşünce tarzımızın değişmesi, bilincimizin özgürleşmesi, şeylere ve süreçlere kendi gözlerimizle bakabilmemiz gerektiğini söylüyor.

İşte ‘Eko-Sosyalist Paradigma’ da, böylesi bir bilinç devriminin, paradigma değişikliğinin olanakları üzerine derinlemesine düşünüyor.

Bu gezegende yaşamı güvence altına alacak, insan soyuna yakışır bir uygarlık yaratacak, insan-insan ve doğa-toplum uyumunu tesis edecek radikal bir eleştiri inşa etmek için muhakkak okunması gereken bir çalışma.

  • Künye: Fikret Başkaya – Eko-Sosyalist Paradigma: Komünist Topluma Giden Yol, Yordam Kitap, siyaset, 192 sayfa, 2020

Jeremy Bretcher – İklim Direnişi (2020)

Dünyayı yöneten hükümetler, ortak mirasımız olan dünyanın sahibi olduklarını da zannediyor.

Jeremy Bretcher, lacivert takım elbiseli adamlarını ve döpiyes giymiş kadınlarını, çantalarında kalın dosyalarla Birleşmiş Milletler iklim konferanslarına göndererek taahhütlerden muaf tutulmayı dilenen devletlerin pisliklerini ve dalaverelerini bir bir ortaya döküyor.

Bretcher bütün bunların karşısına da, yaşam savunucularının okyanus ortasındaki ada devletlerinden Avrupa’nın küçük şehirlerine, Amerika kıtasının dört bir yanından Asya bozkırlarına ve güneşin doğduğu ülke Japonya’ya kadar uzanan görkemli direnişlerinden örnekleri koyuyor.

‘İklim Direnişi’ni, bu dünyanın gerçek sahiplerini; insanı, ağaçları ve bütün yaşayan canlıları ile hepsini, bir tekini bile dışarıda bırakmayan yaşam savunucusu herkesin muhakkak okuması gerekiyor.

  • Künye: Jeremy Bretcher – İklim Direnişi: Bir Hayatta Kalma Stratejisi, çeviren: Dilara Kılıç, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 168 sayfa, 2020

Bülent Şık – Bizi Yeryüzüne Bağlayan Hikâyeler (2020)

İklim değişikliği, biyoçeşitlilik kaybı, yaygın kimyasal kirlilik gibi küresel ölçekte seyreden büyük sorunların yarattığı bir büyük krizin içindeyiz.

Yeryüzündeki hayatın büyük ölçüde yok olmasına, insan “uygarlığı”nın bütünüyle çökmesine yol açabilecek bir kriz bu.

Bu krizi yeni yöntem ve tekniklerin geliştirilmesi ya da bilim ve teknolojide gerçekleştirilecek “ilerleme” ile çözebileceğimizi düşünmek gerçek bir yanılgı.

Zira yaşadığımız krizin toplumsal hayata gömülü açlık, yoksulluk, savaş ve çatışmalar, sömürü, güvencesizlik, yerinden olma, göçmenlik, mültecilik gibi sorunlarla sıkı bağlantıları var.

İşte Bülent Şık bu çalışmasında, içinde olduğumuz kriz hallerini insan dışındaki canlıları da anlatıma dahil ederek ekoloji, gıda, beslenme ve gastronomi odağında ele alıyor.

Kitap, yeryüzündeki hayatın içinde yer alan canlı türlerinin birbirleriyle nasıl sıkı bağlara sahip olduğunu, insanın yeryüzündeki hayattan kopmasının, kendini izole ederek bir başka yere, bir başka gezegene gitmesinin neden içinde bulunduğumuz krizi çözemeyeceğini, dolayısıyla bu krizin tek çözümünü neden yeryüzünde aramamız gerektiğini daha iyi kavramamız için çok iyi fırsat.

  • Künye: Bülent Şık – Bizi Yeryüzüne Bağlayan Hikâyeler, Doğan Kitap, ekoloji, 304 sayfa, 2020

Nurhan Yentürk – İklim Pahası (2020)

Türkiye yüz yüze olduğu çevre sorunları ve iklim değişikliği ile ilgili uluslararası anlaşmalardaki taahhütleri yerine getirmeyi kabul etmiştir.

Fakat bunun için gerçekleştirilen mevzuat değişiklikleri, ürettiği stratejik dokümanlar ve eylem planlarında yer alan hedeflere ve taahhütlere ulaşmak için ne kadar kamu kaynağı ayırdığı sorusunun cevabını inceleyen hiçbir çalışma bulunmuyor.

İşte Nurhan Yentürk’ün muazzam emeğinin ürünü olan bu kitap, söz konusu boşluğu dolduruyor.

Yentürk burada, kamu mali sisteminde harcamaların sınıflandırılmasında yer alan “çevre koruma” harcamalarına, bu harcamaların içinde eksik olan iklim değişikliği ile mücadele için gerekli olarak yapılan azaltım ve uyum harcamalarını da katarak, kapsamlı bir Çevre Koruma ve İklim Değişikliği (ÇKİD) Harcama tanımı yapıyor.

Yazar bununla da yetinmeyerek, bu harcamaların tümünü ilgili kamu kurumlarının harcamaları içinden ayrıştırmak, hesaplamak, izlemek ve izlemenin önümüzdeki yıllarda devam edebilmesi için göstergeler de oluşturuyor.

Açık kaynak olarak yayımlanmış kitaba, şu linkten ulaşılabilir: https://bit.ly/2ZLKPQC

  • Künye: Nurhan Yentürk – İklim Pahası: Çevre Koruma ve İklim Değişikliği ile Mücadelede Kamu Harcamaları, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, ekonomi, 237 sayfa, 2020

Howard J. Herzog – Karbon Yakalama (2020)

İklim değişikliğini azaltmanın en etkili yollarından biri de karbon yakalama ve depolamadır.

Şimdiye kadar hak ettiği ilgiyi göremese de bu yöntem, şirketlerden sıradan insanlara, karbon izimizi azaltmamız konusunda pratik öneriler vermesiyle gerçekçe hayati derecede önemli.

İşte bu kitabın yazarı Howard Herzog da, karbon yakalamanın ve depolamanın ne olduğunu çok yönlü bir şekilde ortaya koyarak bu konuda merak edilenleri aydınlatıyor.

MIT Enerji Girişimi araştırmacısı Herzog’un, konuyu uzman olmayan okurların da rahatça anlayacağı bir üslupla ele aldığını da ayrıca belirtelim.

  • Künye: Howard J. Herzog – Karbon Yakalama, çeviren: Deniz Ulkat, Pan Yayıncılık, bilim, 240 sayfa, 2020

Kolektif – Sürdürülebilir Yaşam Rehberi (2020)

Dünya, başta açgözlü şirketler olmak üzere, insanoğlundan kaynaklı büyük yaralar ve tahribatlar aldı, almaya da devam ediyor.

Peki, bozulan doğal denge nasıl yeniden inşa edilebilir?

İşte sürdürülebilirlik tam da bu amaçla ortaya çıkmış bir hareket.

Bu güzel derlemede bir araya getirilmiş makaleler ise, sürdürülebilir bir yaşam kurmak için tek tek bireylerin yanı sıra iş, eğitim ve siyaset dünyasının üzerine düşen sorumlulukların neler olduğunu irdeliyor, daha da önemlisi, bu konuda pratik öneriler sunuyor.

Kitaba katılan yazarlar, beslenme şeklimizi nasıl değiştirebileceğimizi, sürdürülebilir sanat ve estetik anlayışının ne anlama geldiği, fiziksel aktivite ve sürdürülebilir ekolojik bir yaşam arasındaki ilişki ve çevreyle barışık bir atık yönetiminin nasıl olması gerektiği gibi pek çok konuyu ele alıyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar ise şöyle: Müberra Mızıkacı, Zeynep Akyol Ataman, Damla Ceyhan, Duygu Ağagündüz, Derya Dikmen, Ersin Yaman, Nilgün Çoşkun Yakar, Gizem Köse, Merve Çapaş, Ceyhan Temürcü, Fatma Mızıkacı ve Esen Yeşil.

  • Künye: Kolektif – Sürdürülebilir Yaşam Rehberi, editör: Öykü Yaman ve Emine Aksoydan, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 136 sayfa, 2020

Marcel Mazoyer ve Laurence Roudart – Dünya Tarım Tarihi (2016)

Neolitik çağdan günümüzün tarım krizine, tarım tarihini ayrıntılı bir şekilde ele alan bir çalışma.

Kitap, insanlığın çağlar boyu geliştirdiği tarım sistemlerini zaman ve mekân içerisindeki yerine oturtmakta ve bugün yaşanan tarım krizini ve bu krizin genel krizin oluşmasında oynadığı rolü aydınlatmakta.

  • Künye: Marcel Mazoyer ve Laurence Roudart – Dünya Tarım Tarihi, çeviren: Şule Ünsaldı, Epos Yayınları

Maude Barlow – Su Hakkı (2016)

Şirketlerin suyu metaya dönüştürme heveslerine karşı duyarlı kesimleri bununla mücadele etmeye davet eden bir çalışma.

Anayasalarda suyun bir insan hakkı olarak güvence altına alınması gerektiğini belirten Maude Barlow, hem bireysel hem de örgütlü yollarla, tatlısu kaynaklarına yönelik tehditlerle nasıl mücadele edilebileceğini anlatıyor.

  • Künye: Maude Barlow – Su Hakkı, çeviren: Arife Köse, Yeni İnsan Yayınevi