Deniz Türkali – Hayatımın Yemekleri (2016)

Deniz Türkali’yi iyi bir oyuncu olarak biliriz.

Bu kitapla, kendisine dair öğrendiğimiz önemli bir detay da, mutfakta çok maharetli olduğu.

Erik peltesinden kabak dolmasına, Roma usulü enginardan Rus salatasına, melenzana sotto oliodan midye çorbasına pek çok yemek tarifini bizimle paylaşan Türkali, sofradan muhabbetini ve neşesini de eksik etmiyor.

  • Künye: Deniz Türkali – Hayatımın Yemekleri, Doğan Kitap

Fıstık Ahmet Tanrıverdi – Prinkipo Mezeleri (2016)

Büyükada doğumlu Fıstık Ahmet, adada bulunan Prinkipo isimli mekânıyla müdavimlerine lezzetli yemekler sunuyor.

İşte bu kitap, Prinkipo’nun muhteşem mezelerini bizimle paylaşıyor.

Bıldırcın kebabından musakkaya, vişneli sarmadan uskumru dolmasına, sebze köftesinden kiremitte balığa ve ada böreğine pek çok lezzet, fotoğraflarıyla da göz dolduran bu kitapta.

  • Künye: Fıstık Ahmet Tanrıverdi – Prinkipo Mezeleri, Alfa Yayınları

Tarkan Kaynar – Zeytin Kokulu Kuzey Ege Lokantaları (2016)

Gezi ve yemek tutkunlarının doğru yerlere uğramak konusunda zaman kaybetmemelerini sağlayacak, yöresel ve sağlıklı lezzetlerin sunulduğu lokantalar için bir rehber.

Bozcaada’daki Hafız’ın Yeri’nden Assos’taki Ayşe’nin Mutfağı’na Küçükkuyu’daki Uysal Restaurant’tan Ayvalık’taki Yörük Mehmet’in Yeri’ne onlarca mekân burada.

Afiyet olsun!

  • Künye: Tarkan Kaynar – Zeytin Kokulu Kuzey Ege Lokantaları, Oğlak Yayınları

Artun Ünsal – İktidarların Sofrası (2020)

Bir başyapıt olan ‘İktidarların Sofrası’, Artun Ünsal’ın on yıllık emeğinin ürünü.

Ünsal burada, gastronomi ve siyaset ilişkisini Antik Yunan’dan Osmanlı’ya uzanarak ve bunu oldukça zengin bir pencereden; ekonomik, kültürel, sosyolojik, antropolojik ve simgesel yönleriyle ele alıyor.

Tarımla beraber sofraların nasıl zenginleştiğini irdeleyerek kitabına başlayan Ünsal, devamında da,

  • Yeryüzünün ilk ziyafetleri olarak kurban ritüellerini,
  • Mezopotamya ve komşu ülkelerdeki gastronomi ve kutsallık ilişkisini,
  • Roma devlet tanrılarının yemek alışkanlıklarını,
  • Eski Orta Asya Türkleri ve Moğollarda “Toy” geleneğini,
  • Osmanlı’nın şenlik ziyafetlerini,
  • Osmanlı’da yemek aracılığıyla siyasal meşruiyetin onay ya da ret alma pratiklerini,
  • Bağışçı ve denetleyici padişahları,
  • Osmanlı’da yiyecek ve içecekle sosyal statü arasındaki ilişkiyi,
  • Ve Osmanlı’nın son yüzyılında şenlik ve ziyafetlerin değişen simgelerini irdeliyor.

Ünsal’ın çalışması, yeme içme kültürünün çok eski çağlardan bugüne, görkemli saray davetlerinden alçakgönüllü ev sofralarına kadar her alanı nasıl belirlediğini, yönettiğini, anlamlandırdığını çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor.

  • Künye: Artun Ünsal – İktidarların Sofrası: Yemek, Siyaset ve Simgesellik, Everest Yayınları, yemek, 832 sayfa, 2020

Sibel Güngör – Neşeli Tabaklar (2016)

“Sağlıklı olan sıkıcı değildir” anlayışıyla hazırlanmış, sağlıklı malzemelerden oluşan ve çocuklarla birlikte yapılabilecek 50 keyifli tarif, bu lezzetli kitapta.

İştah açıcı fotoğraflarla zenginleştirilmiş, kolay temin edilebilir ve ekonomik ürünlerle yapılacak tarifler sunan çalışma, iştahsız ve yemek seçen çocukların ebeveynleri için büyük kolaylık sağlayacak.

  • Künye: Sibel Güngör – Neşeli Tabaklar, Remzi Kitabevi

Sula Bozis – İstanbul’dan Anadolu’ya Rumların Yemek Kültürü (2020)

Yemek kültürü tarihi alanına yaptığı çok değerli katkılarla bildiğimiz Sula Bozis, şimdi de Rumların yemek kültürünü İstanbul’dan Trakya, İyonya, Kapadokya ve Karadeniz’e uzanarak anlatıyor.

Kitap, Bozis’in 1994’te yayımlanan ‘İstanbul Rumlarının Yemek Kültürü’ ve 1997’de yayımlanan ‘Anadolu’daki Rumların Yemek Kültürü kitaplarının yemek kültürüne değinen bölümlerinin, yazar tarafından süreç içinde derlenen yeni ekler ve bilgilerle donatılıp genişletilmiş halinden oluşuyor.

Böylece son yıllarda İstanbul ve Anadolu Rumlarının yaşamı üstüne yapılmış en güncel çalışmalarla da desteklenen kitap, Rumların yemek kültürünü ortaya koymakla kalmıyor, aynı zamanda pek çok örnekten hareketle Rum yemek kültürünün bizim mutfağımızı nasıl etkilediğini de gözler önüne seriyor.

Kitapta,

  • İstanbul mutfağının karakteri,
  • Bağcılık ve şarap geleneği,
  • Batılı seyyahların gözüyle saray mutfağı,
  • İstanbul’un semt meyhaneleri,
  • Kozmopolit Pera’da Beyaz Ruslar,
  • Trakya’daki meslekler ve loncalar,
  • Kapadokyalı Rumların özel gün yemekleri,
  • Kapadokya’da düğün âdetleri,
  • Karadeniz Rumlarının yıllık döngü içindeki bayram hazırlıkları,
  • Ve Karadeniz Rumlarının düğün ve düğün yemekleri gibi pek çok ilgi çekici konu yer alıyor.

Künye: Sula Bozis – İstanbul’dan Anadolu’ya Rumların Yemek Kültürü, Yapı Kredi Yayınları, yemek, 440 sayfa, 2020

Gülfam Göknar – Müzik ve Yemek (2016)

Mozart, Beethoven, Chopin ve Liszt gibi önemli müzisyenlerin sofralarında neler yenirdi?

Bu kitapta, müzisyenlerin bizzat yarattıkları ya da en sevdikleri yemeklerin tarifleri bulunuyor.

Verdi’den şampanyalı Trabzon hurması, Maria Callas’tan patlıcan köftesi, Mozart’tan Bavyera usulü lahana, Brahms’tan kahve çöreği ve Liszt’ten konyaklı karpuz, bunlardan birkaçı.

  • Künye: Gülfam Göknar – Müzik ve Yemek, Okuyan Us Yayınları

Ebru Erke – Kahvaltı (2016)

Kahvaltının, günün en önemli öğünlerinden biri olduğunu biliriz.

Ebru Erke de, bu gerçekten hareketle, yöresel kahvaltılıklardan ekmek yapımına, ev yapımı içeceklerden reçellere, Meksika’dan Fransa’ya bizim damak tadımıza uyacak farklı kahvaltı tariflerini okurlarıyla paylaşıyor.

Güne lezzetli, keyifli ve sağlıklı bir başlangıç yapmak için iyi bir fırsat.

  • Künye: Ebru Erke – Kahvaltı, Remzi Kitabevi

Anonim – Kitâb-ı Me’kûlât (2020)

‘Kitâb-ı Me’kûlât’ (Yemekler Kitabı), Manisa İl Halk Kütüphanesi yazmaları arasında bulunan, Osmanlı mutfağı üzerine altın değerinde bir kaynak.

Kitap, yemek ve kültür tarihi açısından çok önemli olduğu gibi, diğer kaynaklarda geçmeyen yemek isimlerini barındırması, tariflerindeki yerelliğin yemeklerin mekân ve zamana göre değişimini göstermesi gibi niteliklere de sahip.

‘Kitâb-ı Mek’ûlât’ bu yönüyle, mutfak sözlüğüne ve tarihine bir ek niteliğinde.

Öte yandan kitap sadece yemek tariflerinden de oluşmuyor: Çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılacak macun ve şerbet tariflerini de içeriyor.

Bu yönüyle çalışma, hem Osmanlı mutfağına hem de kitabın yazıldığı dönemin özelliklerine dair önemli bilgiler barındırıyor.

Çalışmanın bu edisyonu ise ayrıca dikkat çekici.

Zira Çiya lokantalarının da sahibi, dünyaca ünlü şef Musa Dağdeviren’in,

‘Kitâb-ı Me’kûlât’taki tarifleri asıllarına sadık kalarak yaptığı uyarlamalarla birlikte sunuluyor.

  • Künye: Anonim – Kitâb-ı Me’kûlât: Bilinmeyen Bir Osmanlı Yemek Kitabı, yayına hazırlayan: Günay Kut, çevrimyazı: Gülsev Koç, tarifleri uyarlayan: Musa Dağdeviren, İletişim Yayınları, yemek, 155 sayfa, 2020

Oğuz Akay – Bu Sofrada Ben Varım (2010)

Oğuz Akay ‘Bu Sofrada Ben Varım’da, Atatürk’ün sofra geleneğini, sofrada yaşanan anılar ekseninde anlatıyor.

Atatürk’ün bu sofraları, bazıları tarafından bir eğlence, bir rakı sofrası olarak tanımlanmıştı.

Akay ise, Salih Bozok, Celal Bayar, Falih Rıfkı Atay ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi, bizzat o sofrada bulunmuş isimlerin anlatımlarına dayanarak bu teze karşı çıkıyor.

“Bu sofra, bir yeme, içme ve eğlence sofrası değil; bir iradenin ve bir devrimin sofrası idi.” diyen Akay, 1899-1938 yılları arasında kırk yıl boyunca sürmüş sofranın hikâyesini sunuyor.

Kapsamlı bir çalışmanın ürünü olan kitap, Atatürk’e yakın birçok ismin gözlem, değerlendirme ve anılarını bir araya getiriyor; Atatürk’te sofra geleneğinin nasıl oluşup yerleştiğini, sofrada nasıl eğlenildiğini ve burada konuşulan, tartışılan konuları araştırıyor.

  • Künye: Oğuz Akay – Bu Sofrada Ben Varım, Alfa Yayınları, tarih, 716 sayfa