Jillian Peterson ve James Densley – Şiddet Projesi (2022)

‘Şiddet Projesi’, kitlesel şiddetle ilgili çığır açan araştırmalardan elde edilen verileri kullanarak, şiddetin toplumsal bir salgına dönüşmesinin önüne geçilmesi için yenilikçi yollar sunuyor.

Psikolog Jillian Peterson ve sosyolog James Densley, hiçbir zaman anlamlı bir eyleme dönüşemeyen politik açıklamalara karşın kitlesel silahlı saldırılara ilişkin ilk kapsamlı veritabanı olan “Şiddet Projesi”ni oluşturdu.

Amaçları, kitlesel silahlı saldırıların temel nedenlerini belirlemek ve yüz yetmişten fazla failin geçmiş yaşamlarındaki yüzlerce vakayı inceleyerek şiddetin önüne nasıl geçileceğini bulmaktı.

Bu kitap kapsamında, kitlesel şiddetin yaşayan failleri ve onları tanıyan kişilerle, kurbanların aileleriyle, ilk müdahale ekipleriyle ve önde gelen uzmanlarla röportajlar yaparak, sansasyonel medya anlatılarından ziyade, gerçek hikâyeler aracılığıyla ilk elden derinlemesine bir anlayış elde ettiler.

  • Künye: Jillian Peterson ve James Densley – Şiddet Projesi: Toplu Şiddet Salgını, çeviren: Burcu İnal, Sola Unitas Yayınları, inceleme, 272 sayfa, 2022

Paul Conti – Travma: Görünmez Salgın (2022)

Bir hastalık düşünün: Dışarıdan bakıldığında semptomları neredeyse hiç belli olmuyor ama siz farkına varmadan bütün vücudunuzu ele geçiriyor, bir anneden ya da babadan çocuğuna çok kolayca geçebiliyor, tedavi edilmezse bir ömür boyu devam ediyor.

Paul Conti’ye göre, toplumun travmayı görmesi gereken bakış açısı tam olarak budur: Prognozu potansiyel olarak ölümcül olabilecek, kontrol edilemeyen bir salgın.

‘Travma: Görünmez Salgın’da Dr. Conti, travmanın daha derin ve ayrıntılı bir resmini sunmak amacıyla en yeni klinik araştırmaları, en iyi uygulamaları ve gerçek hayattan alınma hikâyeleri derlemiş.

Travmanın etkilerini hafifletebilmek ve gelecekte karşımıza çıkabilecek başka travmaları önleyebilmek için gerek birey, gerekse de toplum olarak yapabileceğimiz somut değişiklikleri adım adım takip ediyor.

Hayat boyu sürüp giden ve başa çıkması imkânsız sanılan bir hastalığın hem tedavi edilebilir hem de önlenebilir olduğunu ortaya çıkarıyor.

  • Künye: Paul Conti – Travma: Görünmez Salgın (Travmanın Anlaşılması, Etkin Tedavisi ve Toplumsal Boyutta Önlenmesi Amacıyla Çıkılan Bir Yolculuk), çeviren: Doğan Aksoy, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 242 sayfa, 2022

Ziyad Marar – Mutluluk Paradoksu (2022)

Bugün milyonlarca terapist ve gurunun bulunması, bizim mutluluk saplantımızın en büyük göstergesi.

Ziyad Marar, bu modern saplantının kökenlerini açıklıyor ve mutluluğu aramaya ayırdığımız enerjinin neden boşa harcandığını gözler önüne seriyor.

Mutlu bir yaşam hayali, Platon’dan beri düşünürleri meşgul etti ve modern zamanlarda bu konu, çağımızın en önemli konularından biri haline geldi.

Terapistlerin ve guruların yükselişi, mutluluk arayışının kültürümüzde ne kadar yayıldığını ortaya koymaktadır.

‘Mutluluk Paradoksu’, bu modern saplantının nasıl geliştiğini inceliyor.

Marar, aradığımız ruh halini bulmanın nasıl son derece zor olduğunu ve mutluluğu aramaya ayrılan enerjinin büyük kısmının boşa harcandığını gösteriyor.

Yazar, mutluluğun aldatıcı derecede basit bir fikir olduğunu ama her zaman anlaşılması zor olduğunu, çünkü bir paradoksa dayandığını iddia ediyor.

Bu paradoks, kuralları çiğneme, macera veya kendini ifade etme arzusu ile toplumun onayını kazanma ihtiyacı arasındaki çatışma.

Psikoloji, felsefe, tarih, popüler romanlar, televizyon ve filmlerden oluşan geniş bir kaynak yelpazesinden yararlanırken özgürlük, onaylanma ya da meşruiyet gibi kavramları sorgulayan ‘Mutluluk Paradoksu’, yaşamında anlam arayan herkese daha cesur bir yol öneren bir başucu kitabı.

  • Künye: Ziyad Marar – Mutluluk Paradoksu, çeviren: Derman Gülmez Aydın, The Kitap Yayınları, psikoloji, 216 sayfa, 2022

Dayna Lee-Baggley – Sağlıklı Olmak Neden Zor? (2022)

Neden çoğu insan kendilerini mutlu edeceğini bildiği hâlde sağlıklı alışkanlıklar benimsemeye başlamakta zorlanır?

Ve daha da önemlisi, neden sağlıklı olmaya dair çoğu aklıselim yaklaşım uzun vadede başarısız olur?

Dayna Lee-Baggley, sağlıklı alışkanlıkları uzun vadede sürdürmenin neden bu kadar zor olduğuna dair bilim temelli bir yaklaşım sunuyor ve beslenmeye, uyumaya ve iyi yaşamaya giden yolda neler yapabileceğimizi açıklıyor.

Çoğumuz belirlediğimiz sağlıklı beslenme veya egzersiz hedeflerini sürdürmekte defalarca kez başarısız oluyoruz.

Lee-Baggley, bizim için önem arz eden değişiklikleri nasıl hayata geçireceğimizi göstermek ve onları kalıcı hâle getirmek için en çağdaş davranış bilimlerini, profesyonel ve kişisel deneyimlerini ve kullanılabilecek teknikleri bir arada topluyor.

Kitap, okurun sağlıklı olmanın ne anlama geldiğine ve sağlık hedeflerini sürdürmenin en iyi yollarına dair bakış açısını değiştirmesine yardımcı olabilmek için anlaşılması kolay bilimsel, açıklayıcı klinik örnekler ile kişisel deneyimleri harmanlıyor.

‘Sağlıklı Olmak Neden Zor?’, egzersiz yapmaktan nasıl keyif alacağımıza dair tavsiyelerde bulunmuyor veya çikolatalı dondurma tadında karalahana tarifi vermiyor.

Kitapta, daha ziyade uygulamamız gerektiğini bildiğimiz sağlıklı alışkanlıkları benimsememize yardımcı olacak beceriler sunuluyor.

  • Künye: Dayna Lee-Baggley – Sağlıklı Olmak Neden Zor?: Hiç İstemeseniz Bile, Nasıl Harekete Geçip Sağlıklı Bir Yaşama Adım Atarsınız?, çeviren: Ezgi Uğur, Sola Unitas Yayınları, sağlık, 176 sayfa, 2022

Galit Atlas – Duygusal Miras (2022)

‘Duygusal Miras’, travmayı, terapiyi ve iyileşme sürecini anlamak isteyenler için temel bir kitap.

Galit Atlas, yaralı büyüklerin sıkça dile getirilmeyen gizli travmalarını bedenlerinde, zihinlerinde, benliklerinde ve ruhlarında taşıyanların hikâyelerini anlatıyor.

Sevdiğimiz insanlar, bizi yetiştirenler ve bugün olduğumuz kişiye dönüştürenler içimizde yaşarlar; duygusal acılarını paylaşırız, anılarını hayal ederiz ve bu şeyler hayatımıza her zaman fark etmediğimiz şekillerde etki eder.

Atlas, ‘Duygusal Miras’ ile bizi potansiyelimizi yaşamaktan alıkoyan, kendimiz için istediklerimizle sahip olabileceklerimiz arasında boşluklar yaratan ve bir hayaletmiş gibi rahatsız eden aile sırlarını kendimize açabilmemiz için adım atmamıza destek oluyor.

Bu dönüştürücü kitapta, yaşam mücadelelerimiz ile hepimizin taşıdığı “duygusal miras” arasındaki bağlantıları belirlememize yardımcı olmak için danışanlarının hikayelerini, kendi hikayelerini ve onlarca yıllık araştırmalarını bir araya getiriyor.

Çünkü ancak bu hayaletlerin bıraktığı izleri takip ederek kaderimizi gerçekten değiştirebiliriz.

  • Künye: Galit Atlas – Duygusal Miras, çeviren: Damla Atamer, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 224 sayfa, 2022

Florence Littauer ve Marita Littauer – Kişilik Bulmacası (2022)

  • Her şeyin eğlenceli olmasını isteyen, fakat bir konuya odaklanabilme süresi çok kısa bir Popüler Optimist misiniz?
  • Yapmaya değer her şeyin doğru yapılmaya değer olduğuna inanan bir Mükemmeliyetçi Melankolik misiniz?
  • Sorumlu olmak isteyen ve insanlara, olaylara sizin gibi bakmadığında sinirlenen bir Güçlü Kolerik misiniz?
  • Sorun yaratacaksa o oyunu oynamamayı tercih eden bir Barışçıl Soğukkanlı mısınız?

İnsanların kişiliklerini anlamanın bir yolunu bulamayınca onları kendi bakış açımıza göre yargılama ve kendi görüşlerimize uymadıkları zaman kınama eğilimine gireriz.

Oysa onlar yalnızca yaşama başka açıdan bakmaktadırlar.

‘Kişilik Bulmacası’ bu doğrultuda insanlarla kurduğumuz ilişkide, bu kişilik tiplerinden kaynaklanan parçaları bir araya getirmemize yardımcı olacak türden bir çalışma.

  • Künye: Florence Littauer ve Marita Littauer – Kişilik Bulmacası, çeviren: Osman Akınhay, Aura Kitapları, psikoloji, 304 sayfa, 2022

Vincent Delecroix – Kaybetmeyi Öğrenmek (2022)

10 Ekim gibi onlarca katliama tanık olmuş bir toplumuz.

Peki, bütün bu süreçlerde tam olarak neler yaşadık, neye dönüştük?

Vincent Delecroix katliam, yas, yoksulluk ve bireysel kaybın antropolojik temellerini irdeliyor.

Hepimiz hayatımızın bir döneminde şahsi veya kitlesel olarak kaybı deneyimliyoruz: Katliamlar ve toplumsal yas; kültürel, ulusal veya bölgesel kimliklerin kaybına yönelik hayalî korkular; nörodejeneratif hastalıklarda bireysel kimlik kaybı, prekarite ve sosyal statünün veya maddi yaşam koşullarının kaybı, aynı zamanda mülkiyet eleştirisi ve mülksüzleştirme istenci…

Bu deneyimlerin tümü, varlık ve hiçlik arasında süzülen olağandışı bir kategoriyi, kaybedileni ortaya çıkarır.

Önemsiz kalıntı olarak kaybedilen, duygulanımların varlığından siyaset alanına ve etiğe (varlığın kendisini tehdit etmeden kaybedilemeyecek olan) uzanan ekonomik bir yapının temel unsurudur.

Bu özgün deneme, çoklu kayıp deneyimlerinden (yas, yoksulluk, unutuş, nostalji, feda etme), onların gün ışığına çıkardığı ve günümüzde kültürlerin ve bireylerin antropolojik temellerini oluşturan yapılara (ekonomi, oyun, tarih) giden yolun izini sürüyor.

Bu yolda, Freud, Derrida, Rilke, Agamben, François d’Assise, Benjamin, Hegel, Ricoeur, Bataille, Kundera, Beckett, Canetti gibi yazarlara rastlıyoruz…

  • Künye: Vincent Delecroix – Kaybetmeyi Öğrenmek, çeviren: Catherine Colette Kebapçıoğlu ve Yağmur Alev, Runik Kitap, antropoloji, 188 sayfa, 2022

Serol Teber – Politik Psikoloji Notları (2022)

‘Politik-Psikoloji Notları’nda Serol Teber tam anlamıyla Frankfurt Okulu’nun tilmizi haline gelmiştir.

Liberal yazarlarda görülen ortak öğeler olan emperyalizm kuramını yok sayma, tarihsel olarak verili sınıf mücadelelerini görmezden gelme, bunların yerini çeşitli psikolojik, Veberyen eleştirilerle doldurma eğilimi, dünyanın geleceğine ilişkin karamsarlık ve umutsuzluk bütün boyutları ile ortaya çıkar.

Öyle bir karamsarlık vardır ki girişte Teber şunları yazmıştır: ‘ve insan, yapabileceği son etkinliğin ancak intihar olduğunu, fakat artık, intihar edebilecek kadar olsun bir etkinlik yeteneğinin kalmadığını anlar…’

Kitaptan bir alıntı:

“Politik psikoloji, çeşitli toplumbilim disiplinleri arası temel erekleri gözden kaçırmadan, reelpolitik yapıların, insanın psişik yapısı üzerine olan etkilerini araştırma, kuramsal/ampirik bulgulardan çıkarsamalar yapma, yeni yöntemler oluşturma, insan ve toplum üzerine yeni bilgiler edinme, eski bilgileri bu yenilerinin ışığında yeniden yorumlama çabasına girmiştir. Burada, sosyolojinin, politolojinin, psikolojinin, sosyal psikolojinin ve psikiyatrinin, politik-psikolojiye büyük katkıları olmaktadır. Gerçekte politik psikoloji, böylesi birikimlerin ortak paydasını oluşturmaktadır.”

  • Künye: Serol Teber – Politik Psikoloji Notları, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 248 sayfa, 2022

Leonard Mlodinow – Duygusal (2022)

Duyguların ve düşüncelerin karşılıklı ilişkisini keşfetmek açısından çok önemli bir kitap.

Leonard Mlodinow, evrim ve biyolojiden de yararlanarak duygularımızı nasıl daha iyi anlayacağımızı ve onlardan nasıl en iyi şekilde faydalanacağımızı anlatıyor.

Yoksa hepimize yalan mı söylediler?

Başarının anahtarı olarak yıllar boyunca rasyonel düşünme işaret edildi, düşünme ve hissetmenin davranışlarımızda ayrı ve karşıt güçler olduğu hepimize benimsetildi, ancak son dönemde araştırmacılar tarafından yeni bir keşif ortaya atıldı: Duygular da en az düşünmek kadar önemlidir!

Başkalarıyla nasıl daha iyi bağlantı kurabileceğimizin; hayal kırıklıklarımızı, korkularımızı, endişelerimizi nasıl anlamlandırabileceğimizin; daha mutlu bir yaşam sürdürmek için neler yapabileceğimizin cevabı duygularımızı anlamakta yatıyor.

Öncü bilim insanlarının laboratuvarlarına dalan ve felaketle flört eden gerçek dünya senaryolarına yolculuk yapan Leonard Mlodinow, duygularımızın nasıl yardımcı olabileceğini, neden bazen incittiğini ve her iki durumda da neler öğrenebileceğimizi gösteriyor.

Tüm dünyada büyük yankı uyandıran ‘Subliminal’in yazarı Mlodinow, evrimimize ve biyolojimize ilişkin derin kavrayışları kullanarak, duygularımızı daha iyi anlamamız ve onların faydalarını en üst düzeye çıkarmamız için bize araçlar sunuyor.

Karakteristik netliği ve büyüleyici hikayeleriyle ‘Duygusal: Duygular Düşünceyi Nasıl Şekillendirir?’, yeni duygu bilimini keşfediyor ve bize doğanın en büyük armağanlarından birinden en iyi şekilde yararlanmamız için temel bir rehber sunuyor.

  • Künye: Leonard Mlodinow – Duygusal: Duygular Düşünceyi Nasıl Şekillendirir?, çeviren: Damla Atamer, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 276 sayfa, 2022

Daniel T. Willingham – Çocuklar Okulu Neden Sevmez? (2022)

  • Beynimiz nasıl çalışıyor?
  • Nasıl öğreniyoruz?
  • Niçin unutuyoruz?
  • Çocuklar niçin Yıldız Savaşları’na dair her şeyi hatırlarken sizin söylediklerinizi unutur?
  • Farklı öğrenme stilleri için farklı öğretme şekilleri gerekli mi?

Bilişsel psikolog Daniel Willingham, zihinsel faaliyetlerin nasıl düzenlendiğine ilişkin en güncel bilgileri açıklıyor.

Bilgi inşa etme ve kalıcı öğrenme deneyimleri yaratmada hikâye, duygu, hafıza, bağlam ve rutinin önemini ortaya koyarak okul ve eğitim bağlamında bunlardan nasıl yararlanabileceğimizi gösteriyor.

‘Çocuklar Okulu Neden Sevmez?’, başta öğretmenler olmak üzere, anne-babalar, öğrenciler ve “nasıl öğrendiğimiz” konusunu öteden beri merak eden herkes için, çarpıcı olgular, etkili öğrenme stratejileri hakkında araştırmaya dayalı bilgiler ve pratik tavsiyelerle dolu değerli bir kaynak.

  • Künye: Daniel T. Willingham – Çocuklar Okulu Neden Sevmez?, çeviren: İnci Katırcı, Nova Kitap, psikoloji, 400 sayfa, 2022