Yağmur Özgür Güven ve Oğuzcan Kınıkoğlu – Hayvan Deneyleri (2020)

Hayvan sömürüsü hayatımızın her alanında var.

Fakat türcülük, öylesine gözümüzü kör etmiş ki, şiddete, adaletsizliğe ve yaşam hakkı ihlaline maruz kalan hayvanları sürekli görmezden geliyoruz.

Yağmur Özgür Güven ve Oğuzcan Kınıkoğlu imzalı bu nitelikli çalışma ise, hayvanların vahşice sömürüldüğü ve çoğunlukla ses etmediğimiz başka bir sorunu, bilim dünyasındaki hayvan deneylerini tartışmaya açıyor.

Hayvan deneyleri, çoğunlukla farkında olmasak da, hayatımızın her alanında var.

Hastayken kullandığımız ilaçlarda, bindiğimiz aracın yakıtında, çantamızdaki kozmetik ürünlerde, ofisimizdeki kalemin mürekkebinde, elimizdeki cep telefonunda, kısacası yaşamımızın her saniyesinde var.

Tüm dünyada bilim insanları hayvan deneylerine karşı dernekler ve organizasyonlar kuruyor, fakat Türkiye’de bu mücadelede bilim insanlarının oldukça geride durduğu görülüyor.

Daha da vahimi, bu kadar önemli bir konuyla ilgili Türkçede şu ana kadar yazılmış herhangi bir kaynak da yok.

İşte bu konuda bir ilk olan kitap, günümüz bilim dünyasının hayvan deneylerine karşı oluşundaki bilimsel ve ahlaki gerekçeleri ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor, böylece bizde de benzer bir girişime öncülük edecek teorik zemini kuruyor.

Kitap, yakın zamanda vakitsiz bir şekilde aramızdan ayrılan hayvan hakları savunucusu ve vicdani retçi Burak Özgüner’in anısına ithaf edilmiş.

  • Künye: Yağmur Özgür Güven ve Oğuzcan Kınıkoğlu – Hayvan Deneyleri: Hayvanlar Bizim İçin mi Var?, Yeni İnsan Yayınevi, hayvan, 240 sayfa, 2020

Francis Hutcheson – Güzellik ve Erdem İdelerimizin Kökeni Üzerine Bir Soruşturma (2020)

İnsandaki güzellik, estetik duygusu doğuştan mıdır, yoksa sonradan mı kazanılır?

İskoç aydınlanmasının önde gelen simalarından Francis Hutcheson, estetik ve ahlaki değerlerimizin kökeni üzerine öncü bir eserle karşımızda.

Thomas Hobbes’un egoizmine ve Samuel Pufendorf’un ödül-ceza görüşüne karşı iyilikseverliği öne süren Hutcheson, kitabının ilk incelemesinde, güzellik, düzen, uyum ve tasarımdan hareketle insanda doğuştan bir güzellik duyusu olduğunu ortaya koymaya çalışıyor.

Hutcheson ikinci incelemesinde ise, ahlaki görüşlerini bu temel üzerine inşa etmeye koyuluyor.

Düşünür, kamunun, neyin doğru ve neyin yanlış olduğunu yargılarken yerleşik bir ahlaki duyuya sahip olduğunu ileri sürüyor.

Hutcheson’un düşüncelerinin, Hume, Smith ve Bentham gibi filozofların yanı sıra, Amerika Birleşik Devletleri’nin kurucularını da büyük ölçüde etkilediğini ayrıca belirtelim.

  • Künye: Francis Hutcheson – Güzellik ve Erdem İdelerimizin Kökeni Üzerine Bir Soruşturma, çeviren: Merve Menekşe Özer ve Adnan Akdağ, Say Yayınları, felsefe, 280 sayfa, 2020

Yasin Duman – Rojava (2016)

Kürtlerin Rojava’daki uzun süren mücadele pratiğini yansıtan önemli bir çalışma.

Alan araştırmalarıyla zenginleşen kitap, özellikle Suriye’de Kürtlerin öncülüğünde kurulan Efrîn, Kobanî ve Cezire kantonlarındaki özerk yönetimlerin günümüzde Ortadoğu’da yaşanan etnik ve dini çatışmalara ne gibi çözümler sunduğu üzerine derinlemesine düşünmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Yasin Duman – Rojava: Bir Demokratik Özerklik Deneyimi, İletişim Yayınları

Onur Bilge Kula – Yazınsal Yapıt ve Ahmet Ümit Nasıl Okunabilir? (2016)

Ahmet Ümit’in romancılığı bağlamında yazınsal yapıtın oluşum ve alımlanım sürecindeki belirleyici etkenleri ayrıntılı bir şekilde tartışan bir inceleme.

Onur Bilge Kula burada, yazınsal yapıtın nasıl oluşturulduğundan Lukacs ve Ümit arasındaki düşünsel koşutluklara ve Ümit romanlarının nasıl okunabileceğine değin pek çok konuyu irdeliyor.

  • Künye: Onur Bilge Kula – Yazınsal Yapıt ve Ahmet Ümit Nasıl Okunabilir?, Everest Yayınları

Agatha Christie – Listerdale’in Gizemi (2016)

Polisiye edebiyatın kraliçesi Agatha Christie’nin öyküleri, Türkiyeli okurlarca pek bilinmez. İşte bu eksikliği bir nebze de olsa gideren bu kitap, Christie’nin on iki öyküsünü bir araya getiriyor.

Kaybolan Lordlardan emekli dedektiflerin katil avlarına ve garip cinayet soruşturmalarına birçok gizemli olay, öykülerin konuları.

  • Künye: Agatha Christie – Listerdale’in Gizemi, çeviren: Çiğdem Öztekin, Altın Kitaplar

Giorgio Agamben – Yeminin Arkeolojisi (2020)

Yemin ile kutsal arasındaki bağ nedir?

Ve bu bağlamda egemenlik, yasa, dil ve din arasında nasıl bir ilişki vardır?

Giorgio Agamben, ‘Yeminin Arkeolojisi’nde, bu girift ilişkiyi çarpıcı değerlendirmelerle izliyor.

“Yeminin vuku bulabilmesi için aslında, her şeyden önce, yaşamı ve dili, eylemleri ve sözleri bir şekilde ayırt edebilmek ve bir araya getirebilmek şarttır.” diyen Agamben, yemini, dil ile siyasal iktidarın ara kesitine yerleştirerek biyopolitika, egemenlik, yasa, din ve dil arasındaki çoklu ilişkiye özgün bir ışık tutuyor.

Düşünür ayrıca, Foucault’nun insanı “yaşayan varlık olarak, siyasetinde kendi varoluşunu, mesele eden hayvan.” şeklindeki tanımlamasını, “İnsan, dilinde kendi yaşamını mesele eden yaşayan varlıktır.” tanımlamasıyla başka bir boyuta taşıyor.

  • Künye: Giorgio Agamben – Yeminin Arkeolojisi: Dilin Kutsal Ayini, çeviren: Önder Özden, Nika Yayınevi, felsefe, 2020

D. N. Rodowick – Gilles Deleuze’ün Zaman Makinesi (2020)

Gilles Deleuze, Fransa’nın en ünlü yirminci yüzyıl filozoflarından biri olmasına rağmen, sinema teorileri büyük ölçüde göz ardı edilmiştir.

Film teorisyeni D. N. Rodowick ise, bu boşluğu Deleuze’ün film ve görüntüler üzerine çalışmalarının ilk kapsamlı analizini sunarak dolduruyor.

Rodowick, Deleuze’ün sinema üzerine fikirlerini 1960 ve 1970’lerin Fransız kültür teorisi bağlamında ele alarak, Deleuze’ün teorisinin mantığını ve felsefi açılımlarını ayrıntılı bir şekilde irdeliyor.

Rodowick bununla da yetinmiyor ve Deleuze’ün film, imge ve işaret hakkındaki görüşlerini, düşünürün diğer kitaplarında ele alınan daha büyük felsefi problemlerle nasıl ilişki içinde olduğunu, bunun yanı sıra Deleuze’un film teorisinin, sinemadaki baskın geleneği nasıl yoğun bir şekilde etkilediğini de gözler önüne seriyor.

Deleuzyan bir görsel-işitsel kültür politikasının ne anlama geldiğini açıklayan çalışma, Deleuze’den yola çıkarak yeni görme, söyleme ve düşünme yollarının imkânlarını tartışmasıyla çok önemli.

  • Künye: D. N. Rodowick – Gilles Deleuze’ün Zaman Makinesi, Küre Yayınları, sinema, 2020

Cicero – Stoacıların Paradoksları (2016)

Kendisi de geç dönem Stoacılardan olan Cicero, bu kitabında Stoacı paradoksları geçmişle bağlantı kurarak ve hitabet sanatındaki maharetini ortaya koyarak irdeliyor.

Bunu yaparken tarih boyunca tartışılan, aynı zamanda ahlak felsefesinin de temel kavramları olan onur, erdem, mutluluk, eşitlik, özgürlük, kölelik, korku, bilgelik ve zenginlik gibi kavramlar arasında bir gezintiye çıkan Cicero, çok sade bir üslupla bizi hayatımız üzerine düşünmeye davet ediyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Arzunun açlığı ne giderilebilir ne de doyurulabilir. Böyle kişiler sadece sahip olduklarını artırma hırsıyla değil, onları kaybetme korkusuyla da sonsuz bir işkence içindedir.”

“Özgürlük, arzuladığın gibi yaşama gücüdür.”

“Tutkuların egemenliği sona erince, suçların bilincinden başka bir efendi doğar: Korku. Ne zavallı, ne feci bir kölelik!”

“Arzunun yol açtığı açlık hiçbir zaman ne giderilebilir ne de doyurulabilir. Böyle kişiler sadece sahip olduklarını arttırma hırsıyla değil, aynı zamanda onları kaybetme korkusuyla da kendilerine sürekli işkence ederler.”

  • Künye: Cicero – Stoacıların Paradoksları, çeviren: Serap Gül Kalaycıoğulları ve Ceyda Üstünel Keyinci, İmge Kitabevi

Kolektif – Cinsiyeti Yazmak (2016)

Cinsiyet, toplumsal cinsiyet ve cinselliğin siyasi, toplumsal ve tarihsel sorunlarla bağlantılarını tartışan, pek çok akademisyen ve yazarın katkıda bulunduğu bir çalışma.

Kitap, hem felsefi olarak güncel feminist yazının sorunlarını irdelemesi hem de bunların, antropoloji, edebiyat ve sanattaki izdüşümleri üzerine düşünmesiyle önemli.

‘Cinsiyetli Olmak: Sosyal Bilimlere Feminist Bakışlar’ adlı çalışmanın devamı niteliğindeki kitap, toplumsal cinsiyet ve cinselliğin toplumsal ve tarihsel sorunlarla bağlantılarını ayrıntılı bir şekilde tespit etmesiyle büyük önem arz ediyor.

Kitaba makaleleriyle katkıda bulunan isimler ise şöyle: Ege Selin İşlekel, Halide Velioğlu, Çiğdem Yazıcı, Zeynep Köylü, İmge Oranlı, Zeynep Gemuhluoğlu, Elif E. Akşit, Zeynep Talay, Zeynep Direk, Fulden İbrahimhakkıoğlu, Nazlı Pektaş ve Riitta Cankoçak.

  • Künye: Kolektif – Cinsiyeti Yazmak, yayına hazırlayan: Zeynep Direk, Yapı Kredi Yayınları

Mihail Bulgakov – Kızıl Moskova (2016)

Mihail Bulgakov’un 1921-1926 yılları arasında gazete ve dergilerde yayımlanmış öykü, makale ve eleştiri yazıları.

Yazarın ağırlıklı olarak Sovyet rejiminin kurulduğu o ilk yıllarda karşılaştığı olayları alaycı ve eleştirel bir gözle ele aldığı bu öykü ve metinleri, dönemin Rus toplumuna dair ilgi çekici ayrıntılar barındırmalarıyla önemli.

  • Künye: Mihail Bulgakov – Kızıl Moskova, çeviren: Ergin Altay, Can Yayınları