Bu kitap, müziği yalnızca seslerin ve zevklerin alanı olarak değil, modern Türkiye’de kimliğin, iktidarın ve hiyerarşinin kurulduğu bir mücadele zemini olarak ele alıyor. Güneş Ayas, Batı ile Doğu arasında kurulmuş müzikal karşıtlıkların masum estetik tercihler olmadığını; aksine, tarihsel tahakküm ilişkileriyle, modernleşme projeleriyle ve kültürel üstünlük iddialarıyla iç içe geçtiğini gösteriyor. Müziğin “geri”, “ilkel”, “duygusal” ya da tersinden “otantik” ve “saf” olarak kodlanmasının, aynı oryantalist ontolojinin farklı yüzleri olduğunu ısrarla hatırlatıyor.
Kitap boyunca Türk müziği etrafında dolaşan alaturka–alafranga gerilimi, yalnızca geçmişe ait bir tartışma olarak değil, bugüne taşınan bir düşünme alışkanlığı olarak okunuyor. Ayas, Cumhuriyet döneminden itibaren “hakiki müzik” arayışlarının, arabeskin dışlanıp sonra sahiplenilmesinin, Batı’ya öykünme ile yerlicilik arasında gidip gelen reflekslerin, hep aynı hiyerarşik bakışı yeniden ürettiğini savunuyor. Bu nedenle eleştirisini sadece Batı merkezli yargılara değil, kendini kutsayan yerli söylemlere de yöneltiyor.
Kitabın önsözünde temel olgu, müzik üzerinden kurulan bu kültür savaşlarının düşünmeyi nasıl daralttığı. Ayas, akademik kalıpların dışına çıkarak müziği, toplumsal hafızayı ve modernleşmenin kırılmalarını birlikte düşünmeye çağırıyor. Ama bunu bir mahkeme kurarak değil; yargılamak yerine görünmez varsayımları açığa çıkararak yapıyor. Sonuçta ortaya çıkan metin, Doğu ile Batı arasında sıkışmadan, ne taklitçi evrenselciliğe ne de savunmacı yerliciliğe yaslanmadan, müziği daha sahici, daha eşitlikçi bir düşünme imkânı olarak yeniden kurma denemesi.
Güneş Ayas — Müziğin Doğusu Batısı: Oryantalizm, Alla Turca
• Dergah Yayınları
Müzik • 352 sayfa • 2025










