Wolfgang Streeck – Kapitalizm Nasıl Sona Erecek? (2021)

Pandeminin de açıkça ortaya koyduğu gibi, kapitalizm büyük bir krizin içinde debelenip duruyor.

Siyaset bilimci ve ekonomist Wolfgang Streeck, bu krizin dört dörtlük bir fotoğrafını çekiyor, kapitalizmin bir patlamayla mı, yoksa sessiz bir iniltiyle mi sonlanacağı sorusunun yanıtını veriyor.

Streeck’e göre dünya büyük bir değişim geçiriyor.

Zira İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde bir araya gelen demokrasi ile kapitalizm yavaş yavaş ayrılıyor.

Bir zamanlar finans sektörünün aşırılıklarını kısıtlayan düzenleyici kurumlar çökmüş durumda ve Soğuk Savaş sonrası kapitalizmin nihai zaferinin ardından, piyasaların liberalleşmesini geri alabilecek hiçbir siyasi kurum yok.

Streeck, büyümenin yerini durgunluğa bıraktığı, eşitsizliğin istikrarsızlığa yol açtığı, para ekonomisine olan güvenin neredeyse tamamen ortadan kalktığı, büyümenin azaldığı, oligarşik yönetimlerin arttığı, kamusal alanın küçüldüğü, kurumsal yozlaşma ve uluslararası anarşinin tavan yaptığı bugünün kapsamlı bir fotoğrafını çekerek kitabına başlıyor.

Yazar, devamında da, bu çok yönlü hastalığın nasıl neticeleneceği, başka bir deyişle kapitalizmin nasıl sonuçlanacağı konusunda çarpıcı öngörülerde bulunuyor.

  • Künye: Wolfgang Streeck – Kapitalizm Nasıl Sona Erecek?: Aksayan Bir Sistem Üzerine Yazılar, çeviren: Bülent Doğan, Tellekt Kitap, siyaset, 352 sayfa, 2021

 

W. Lawrence Neuman – Toplumsal Araştırma Yöntemleri, Cilt 1-2 (2020)

Lawrence Neuman’ın bu kitabı, sosyal bilimler alanında klasik olmaya aday.

İlk olarak 2006’da yayınlanan iki ciltlik bu devasa çalışma, o günden bu yana dünyanın pek çok ülkesinde sosyal bilimlerle ilgilenen akademisyenlerin, öğretmenlerin, öğrencilerin ve araştırmacıların başucu kaynaklarından biri haline geldi.

Kitabın son baskısından yapılan elimizdeki çeviri de, Türkiye’de sosyal bilimler alanında çalışan araştırmacılar ve öğrenciler için çok önemli bir kılavuz.

Kitap, nitel ve nicel toplumsal araştırma yöntemlerini, farklı bilimsel paradigmaların ontolojik, epistemolojik ve metodolojik öngörülerini dikkate alarak açıklıyor.

Bir araştırmanın ilk aşamasından son aşamasına bütün ayrıntılarıyla vakıf olmak açısından kitabı edinmekte fayda var.

  • Künye: W. Lawrence Neuman – Toplumsal Araştırma Yöntemleri, Cilt 1-2, çeviren: Özlem Akkaya, Siyasal Kitabevi, sosyoloji, 1024 sayfa, 2020

Kolektif – Çocuklukta Sosyal ve Duygusal Öğrenme (2021)

Okullarda sosyal ve duygusal öğrenmenin yer alabilmesi, çocuğun sağlıklı gelişimi açısından hayati öneme sahiptir.

Bu önemli derleme ise, bunun nasıl olacağı konusunda, eğitimin bütün bileşenlerine seslenen benzersiz rehber.

Kitapta makaleleri bulunan yazarlar,

  • Sosyal ve duygusal öğrenmenin kavramsal çerçevesi,
  • Okullar için rehber nitelikte sosyal ve duygusal öğrenme programları,
  • Sosyal ve duygusal öğrenme sürecine ailelerin katkıları,
  • Sosyal ve duygusal öğrenmede öğretmenler ile okul yöneticilerinin rolü,
  • Ve sosyal ve duygusal becerilerinin ölçülmesi gibi pek çok konuyu ele alıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle:  Beyhan Ataş, Büşra Gündeş, Elif Kevser Dereli Özengen, Elif Zeynep Özbey, Esra Özkara, Fetiye Erbil, Feyza Yeliz Bayındır, Gülen Şahin, Hatice Kılavuz Doğan, Hatice Sapmaz, Kevser Çeliker Cengiz, Leman İşbitiren ve Merve Özgünlü.

  • Künye: Kolektif – Çocuklukta Sosyal ve Duygusal Öğrenme, editör: Mine Göl-Güven, Yeni İnsan Yayınevi, eğitim, 488 sayfa, 2021

Kolektif – Bomonti (2021)

İstanbul’un en eski sanayi bölgelerinden olan Bomonti’nin geçmişini, bugününü ve geleceğini bizzat sakinlerinin gözünden anlatan, kent çalışmaları alanında çok önemli bir eser.

Kitap, semtin hızlı yapısal dönüşümünü, Bomontiada’nın yeni bir kamusal tüketim alanı oluşunu ve sınıfsal profilin değişimini, semtin apartmanları ve yerleşik sakinleriyle yeni orta sınıfın mekânı olmaya başlayışını sosyolojik bir bakışla izliyor.

Çalışma, semtin sosyal yapısındaki tarihsel dönüşüme paralel olarak Bomonti’nin çokkatmanlı belleğini, bir sanayi semti olarak gelişimini, “Teneke Mahallesi”ni ve kentsel dönüşüm mekânı olarak yaşadıklarını, bir orta sınıf mahallesi olarak görünümünü, nihayet rezidanslaşma sürecini beş eksende ele alıyor.

Derya Fırat, semtin çokkatmanlı belleğini, kozmopolit yapısını, bohem burjuvalarını ve soylulaştırma sürecinde semt belleğinin nasıl metalaştırıldığını irdeliyor.

Egemen Yılgür, teneke mahallesinin oluşumunu ve kentsel dönüşüm karşısında mahallelinin düşüncelerini aktarıyor.

Şükrü Aslan, Bomonti’nin bir sanayi mahallesi olarak ortaya çıkıp gelişmesini, bir dönem çok yoğun olan semtteki işçi eylemliliklerini ve politik mücadeleleri izliyor.

Aylın Dikmen Özarslan, Bomonti’nin kozmopolit bir orta sınıf semti olarak kapsamlı bir portresini çekiyor.

Çağlayan Kovanlıkaya ise, soylulaştırmadan sonra Bomonti’deki rezidans hayatını, rezidans sakinini ve lüks, güvenlikli konut olgusunu tartışıyor.

  • Künye: Çağlayan Kovanlıkaya, Derya Fırat, Egemen Yılgür, Şükrü Aslan ve Aylın Dikmen Özarslan – Bomonti: Kentsel Dönüşüm ve Mekânın Belleği, İletişim Yayınları, kent çalışmaları, 288 sayfa, 2021

Süreyya Su – Her Görüşte Aşk (2021)

Nitelikli bir aşk felsefesi metni olarak okunabilecek ‘Her Görüşte Aşk’, aynı zamanda hem cinsellik tarihinde gezinmesi hem de toplumsal cinsiyet üzerine radikal görüşler ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.

Hurafeler ve Mitler’ ve ‘Güzelin ve Çirkinin Ötesinde’ gibi kitaplarıyla bildiğimiz Süreyya Su, şimdi de Merleau-Ponty’den Irigaray’a, Freud’dan Lacan’a, Foucault’dan Nancy’ye, Bataille’dan Badiou’ya kadar geniş bir yelpazede gezinerek aşkın felsefesi üzerine düşünüyor.

Yazar, çağdaş filozof ve teorisyenlerin aşk ve cinsellik üzerine düşüncelerinden hareketle, günümüzde aşkın, cinselliğin ve toplumsal cinsiyetin durumunu yorumluyor, bu yorumlar da, kısa ve parçalı bir yazı üslubuyla kaleme alınmış.

Diğer yandan çalışma, kavramlar ve görsel imgelerle örülmüş bir metin olarak da öne çıkıyor.

Su kitabını, kavramsal başlıklar altında yaptığı yorumları okurun tamamlamasına davet eden fragmenter bir tarzda kaleme almış.

Çalışma, trans-feminizm ve radikal feminizm arasındaki tartışmaya odaklanarak kadın kimliğini neyin belirlediğini ve postmodern toplumda cinsel kimliği sorunsallaştırmak gibi bu aralar bayağı güncel bir tartışmaya da katkıda bulunuyor.

  • Künye: Süreyya Su – Her Görüşte Aşk: Aşk ve Cinsellik Üzerine Değinmeler, Oğlak Yayınları, felsefe, 128 sayfa, 2021

Beyza Üstün – Doğayı, Emeği, Yaşamı Korumak (2021)

Beyza Üstün hocamız, su havzalarının kirlilikten etkilenmesi, kirliliğin suda ve canlılarda yarattığı etkiler, su havzalarının korunması konularında muazzam çalışmaları bulunan bir isimdir.

Kendisi aynı zamanda, suyun ve su havzalarının ticarileştirilmesine karşı Anadolu’da yürütülen mücadelelerin, akademik özgürlük mücadelelerinin içinde de yer alıyor.

Üstün, 2020 yılının Ekim ayından bu yana tutuklu ve bu tutuklulukla da, ekoloji hareketine ve politik sözcülerine gözdağı vermek amaçlanıyor.

Bu kitap ise, politik bir ekoloji hareketinin kurulmasının çok farklı evrelerini kişisel serüveni ile bütünleştirmeyi başarmış Üstün’ün ekoloji-politik yazılarını bir araya getiriyor.

Büyük bir ekolojik krizin içinde debelendiğimiz bugün, Üstün’ün buradaki yazıları, yaşanan uygarlık krizine yanıt üretmesi açısından eşsizdir.

  • Künye: Beyza Üstün – Doğayı, Emeği, Yaşamı Korumak: Ekoloji Politik Yazılar, İletişim Yayınları, ekoloji, 240 sayfa, 2021

Susan Wise Bauer ve Jessie Wise – Evde Klasik Eğitim (2021)

Bu kitap, evde klasik eğitim almak isteyenler için harika bir başvuru kaynağı.

Tarihçi Susan Wise Bauer ile eğitimci Jessie Wise, klasik bir eğitimin temellerini özetliyor, ayrıca klasik eğitimin evde nasıl öğretilebileceğini açıklıyor.

Kitap, okulöncesinden başlayarak adım adım tarih, coğrafya, bilim, Latince, sanat, müzik ve mantık gibi pek çok dersin evde nasıl işleneceğini anlatıyor.

İster müfredat ister ek kaynak olarak bu çalışma, evde klasik bir öğretim ortamı sağlamak isteyen her ebeveyn için çok iyi bir çözüm.

  • Künye: Susan Wise Bauer ve Jessie Wise – Evde Klasik Eğitim, çeviren: Mehmet Moralı, Alfa Yayınları, eğitim, 662 sayfa, 2021

Stefano Mancuso – Bitki Devrimi (2021)

İnsanlar, 31 binden fazla bitki türünü kendi ihtiyaçları için kullanıyor.

Bunlar tıbbi amaçlı olduğu kadar besin, tekstil ve yapı malzemeleri, enerji üretimi, hayvan yemi yahut sosyal amaçlarla da kullanılıyor.

Ünlü botanikçi Stefano Mancuso da, bitkilere sadece bize verdikleri bunun gibi faydalardan ziyade, onlardan nasıl ilham alabileceğimizi anlatıyor.

Mancuso, bitkilerin, hayvanlar gibi merkezi bir sisteme sahip olmadıkları halde, etraflarındaki ortamı çok daha yüksek bir hassasiyetle algıladıklarını, koşulları net şekilde değerlendirdiklerini, çok yönlü fayda zarar analizleri yaptıklarını, çevresel uyaranlara karşı uygun eylemler üstlendiklerini gözler önüne seriyor.

Yazar, bu ve bunun gibi bitkilere dair pek çok şaşırtıcı, ilginç bilgi sunarak bizim de bu bilgilerden yola çıkarak bitkilerden neler öğrenebileceğimizi anlatıyor.

Dünyanın büyük bir hızla sona yaklaştığı bir dönemde, doğayla uyumlu bir şekilde hayatta kalmak için bitkilerin bize sunacağı çıkış yoluna ihtiyacımız var.

‘Bitki Devrimi’, tam da bu sorunu merkeze alıp çözümler sunmasıyla da dikkat çekiyor.

  • Künye: Stefano Mancuso – Bitki Devrimi, çeviren: Merve Öke Fidan, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 224 sayfa, 2021

Michel Balivet – Şeyh Bedreddin: Tasavvuf ve İsyan (2021)

Şeyh Bedreddin ve hareketi üzerine muhteşem bir çalışma.

Michel Balivet, yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan kitabında, Şeyh Bedreddin’in yaşadığı dönemi, beslendiği kaynakları ve mirasını çok yönlü bir bakışla ortaya koyuyor.

Kitap, Bedreddin hareketinin manevi kökenlerini oluşturan 13. yüzyıl Anadolu Selçuklu Sultanlığı’ndaki tasavvuf ve evrenselcilik ideallerini irdeleyerek açılıyor.

Burada İbn Arabi, Mevlana, Hacı Bektaş ve Yunus Emre gibi, Şeyh Bedreddin’i derinden etkilemiş isimlerin katkıları aydınlatılıyor.

İkinci bölüm, Şeyh Bedreddin’in Ortaçağ Osmanlı Sultanlığı’ndaki hayatını ve çalışmalarını izliyor.

Bedreddin’in Rumeli’deki çocukluk yılları, Kahire’deki eğitim dönemi, Hüseyin Ahlatî’yle tanışması, fikir hayatındaki dönüşümler, Rumeli’ye dönüş ve burada Osmanlı Devleti’nin hizmetine girişi, Osmanlı’ya başkaldırışı ve idam edilişi, burada kapsamlı bir şekilde ele alınıyor.

Balivet kitabının son bölümünde ise, Şeyh Bedreddin’in manevi mirası ve düşüncelerinin Osmanlı dünyasındaki önlenemez yayılışını ele alıyor.

Balivet’in, Bedreddin’in torunu Hafız Halil’in kaleme aldığı Menakıbnâme’nin ve dönemin diğer kaynaklarının karşılaştırmalı incelemesine dayanan eseri, Şeyh Bedreddin’in siyasal ve toplumsal gerilimlerin kesişme noktasında yer aldığını bir kez daha hatırlatıyor.

  • Künye: Michel Balivet – Şeyh Bedreddin: Tasavvuf ve İsyan, çeviren: Ela Güntekin, Alfa Yayınları, tarih, 212 sayfa, 2021

Mona DeKoven Fishbane – İlişkilerin Nörobiyolojisi (2021)

Nihayet kadın erkek ilişkilerine kişisel gelişim değil de bilimsel bir gözle bakan bir kitapla karşı karşıyayız.

Çift ilişkileri hakkında bilimsel olarak bilinenlerle beynin işleyişine dair öğrendiklerimizi birleştiren Mona DeKoven Fishbane, çiftlerin psikolojik ve nörobiyolojik serüvenleri konusunda bizi aydınlatıyor.

Güncel nörobilimsel araştırma bulguları barındırmasıyla büyük önem arz eden çalışma, beynin ilişkilerimizi nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor.

Bunu yaparken pratik uygulama önerileri ve canlı vaka örnekleriyle de kitabını zenginleştiren Fishbane, özellikle çift terapisi alanında çalışan uzmanlara, uygulamalarını derinleştirip zenginleştirme olanağı sunuyor.

  • Künye: Mona DeKoven Fishbane – İlişkilerin Nörobiyolojisi; Beyni Bilerek Sevmek, çeviren: Fatma Arıcı Şahin, İbrahim Keklik, Duygu Dinçer ve Ahmet Abakay, İmge Kitabevi, bilim, 414 sayfa, 2021