Aybars Yanık, ‘Zalimin Zulmü Varsa’ adlı çalışmasında popülizmi yalnızca seçimler, partiler ya da liderler üzerinden açıklayan yaklaşımların yetersiz kaldığını savunuyor. Yazara göre popülizm, sadece siyasal kurumlarda değil, gündelik hayatta, dizilerde, filmlerde ve dijital kültürde de üretiliyor. Bu nedenle kitabın odağında “hissedilen popülizm” yer alıyor. Yanık, insanların siyasal dünyayı nasıl algıladığını anlamak için popüler kültürde dolaşıma giren kahraman, anti-kahraman ve kurtarıcı figürlerine bakmanın gerekli olduğunu gösteriyor.
Kitap ilk olarak popülizm kavramının etrafındaki tartışmaları ele alıyor. Popülizmin çoğu zaman yalnızca olumsuz bir siyasal sapma gibi değerlendirildiğini, bu yüzden toplumsal karşılığının yeterince anlaşılamadığını ileri sürüyor. Kavramın tanımı üzerindeki anlaşmazlıkları inceleyen yazar, popülizmi yalnızca siyasal elitlerin diliyle değil, toplumun duygusal ve kültürel deneyimleriyle birlikte düşünmek gerektiğini söylüyor. Böylece popülizmin neden geniş kitlelerde karşılık bulduğunu açıklamaya çalışıyor.
Eserin merkezinde popüler kültür ile siyaset arasındaki ilişki yer alıyor. Yanık, özellikle çatışma üzerine kurulu antagonist siyasal mantığın popüler anlatılarda nasıl görünür hâle geldiğini inceliyor. Bu mantıkta toplum “biz” ve “onlar” şeklinde iki karşıt kampa ayrılıyor. Adalet talebi ise çoğu zaman hukuki süreçlerden çok intikam duygusuyla birleşiyor. Dizilerde ve filmlerde ortaya çıkan anti-kahraman figürleri, tam da bu noktada önem kazanıyor. Sistem tarafından dışlanmış ya da mağdur edilmiş karakterler, kuralları ihlal ederek adalet dağıtan kişiler olarak sunuluyor. Böylece seyirci, kurumsal çözümler yerine bireysel hesaplaşmalara yönelen bir adalet anlayışıyla karşılaşıyor.
Yazar, Şahsiyet ve Joker gibi örnekler üzerinden toplumun vicdanı rolüne soyunan karakterleri değerlendiriyor. Bu figürler, mevcut düzene yönelik öfkeyi temsil ediyor ve geniş kitlelerin biriken memnuniyetsizliğini görünür kılıyor. Onların cazibesi, yalnızca isyan etmelerinden değil, susturulmuş ya da dikkate alınmamış kesimlerin sesi olarak algılanmalarından kaynaklanıyor. Kitap, popüler kültürdeki bu anlatıların siyasal alandaki eğilimlerle güçlü bağlar kurduğunu ortaya koyuyor.
Son bölümde Aybars Yanık, bu tartışmayı Türkiye bağlamına taşıyor. Özellikle Sedat Peker fenomeni üzerinden, toplumun neden kurtarıcı ya da kahraman figürlere yöneldiğini sorguluyor. Siyasal temsil mekanizmalarına duyulan güvensizliğin arttığı dönemlerde, bazı kişiler baskı altında kaldığını düşünen toplumsal kesimlerin sözcüsü olarak görülüyor. Kitaba göre bu durum, modern siyasetin giderek daha fazla semboller, performanslar ve duygular üzerinden işlediğini gösteriyor.
‘Zalimin Zulmü Varsa’, popülizmi yalnızca siyaset biliminin sınırları içinde ele almak yerine kültürel imgeler, anlatılar ve duygular üzerinden yorumlayan özgün bir çalışma olarak öne çıkıyor. Aybars Yanık, adalet arayışı ile intikam arzusu arasındaki gerilimi görünür kılarken, günümüz toplumlarının neden sürekli yeni kahramanlar üretmeye ihtiyaç duyduğunu da tartışıyor. Bu yönüyle kitap, popüler kültürün siyasal hayatı nasıl şekillendirdiğini anlamak isteyenler için önemli bir kaynak niteliği taşıyor.
Aybars Yanık — Zalimin Zulmü Varsa: Popüler Kültür ve Siyaset
• İletişim Yayınları
Siyaset • 159 sayfa • 2026










