Kolektif – Uluslararası Nâzım Hikmet Sempozyumu (2016)

Ocak 2002’de gerçekleşen Nâzım Hikmet sempozyumuna sunulan bildiriler şimdi elimizdeki kitapta bir araya getirildi.

Nâzım Hikmet şiirinin özgünlükleri, Nâzım Hikmet’in yaşamı ve düşünce dünyası, sinema ile ilişkileri, oyun yazarlığı ve Nâzım Hikmet’in sanat ve edebiyat anlayışı, kitabın konuları arasında.

  • Künye: Kolektif – Uluslararası Nâzım Hikmet Sempozyumu, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Yayınları

Aydın Afacan – Şiir ve Mitologya (2020)

Antik Yunan ve Latin mitologyası, Cumhuriyet dönemi şiirini nasıl etkiledi?

Aydın Afacan’ın bu alanda ilk olan elimizdeki çalışması, hem bu etkileri hem de bu etkilerin günümüz şiirine yansımalarını kapsamlı bir bakışla irdeliyor.

Afacan, Nâzım Hikmet’ten Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya, Oktay Rifat’tan Melih Cevdet Anday ve Behçet Necatigil’e kadar pek çok şairimizin eserlerinin izini sürerek Cumhuriyet dönemi şiirinde ve özellikle de 1950’li yıllar ve sonrasında mitologyadan beslenen şiirimizin yetkin yapıtlarını ele alıyor.

Kitap bununla da yetinmeyerek, mitos ve mitologya kavramları ile sanat ve mitos arasındaki bağları çok yönlü bir şekilde inceliyor, ayrıca psikanaliz, arketipçi kuramlar, mythopoetik yöntem, feminist mit eleştirisi gibi mitosa dair felsefi ve psikolojik yaklaşımlar konusunda sağlam bir kuramsal çerçeve sunuyor.

Şiir ve mitologya ilişkisi konusunda çok iyi bir inceleme olarak okunabilir.

  • Künye: Aydın Afacan – Şiir ve Mitologya: Cumhuriyet Dönemi Şiirinde Yunan ve Latin Mitologyası, Everest Yayınları, şiir eleştiri, 376 sayfa, 2020

Füsun Akatlı – Eleştirinin Sesi (2016)

Türkiye’de deneme ve eleştiri türünün gelişmesinde önemli katkısı olan Füsun Akatlı’nın edebiyat yazıları.

Yazarın deneme, roman, öykü ve şiir üzerine yazılarından oluşan kitap, okurunu, edebiyatımızın önde gelen isimleri ile Türk romanında aile, Türk yazınında kadın imgesi ve eleştiri ne olmalı gibi ilgi çekici konular arasında bir yolculuğa çıkarıyor.

  • Künye: Füsun Akatlı – Eleştirinin Sesi, Kırmızı Kedi Yayınevi

Nuran Tezcan – Divan Edebiyatına Yeniden Bakış (2016)

Divan edebiyatını tarihsel, kültürel ve siyasal perspektiflerle irdeleyen nitelikli bir inceleme.

Aşk mesnevilerinin kurgusu, divan edebiyatında kadın kahramanlar ve kadınlarla ilgili düşünceler, mesnevi edebiyatının tarihsel dönüşümü, Anadolu’da Türk edebiyatının oluşumunda hamiliğin rolü, Nuran Tezcan’ın odaklandığı kimi konular.

  • Künye: Nuran Tezcan – Divan Edebiyatına Yeniden Bakış, Yapı Kredi Yayınları

Hüseyin Ferhad – Şark Belleği (2016)

Şair Hüseyin Ferhad’ın şiirin büyülü dünyasında gezinen denemeleri.

Şairin yurdu olarak dil, sözün gücü, şiirde kusursuzluk arayışı ve eleştiri gibi temalar barındıran yazılar, bunun yanı sıra Oktay Rifat’tan Turgut Uyar’a, Hilmi Yavuz’dan Edip Cansever’e pek çok şairimizi de konuk ediyor.

Kitabın bir sürprizi de Ferhad’la yapılmış iki söyleşi barındırması.

  • Künye: Hüseyin Ferhad – Şark Belleği, Yapı Kredi Yayınları

Ahmet Bozkurt – Mum Lekesi (2016)

Şiir, deneme ve eleştiriyi odağına alan metinler.

Ahmet Bozkurt, dil ve şiirsel uzamı; edebiyatta taşra-merkez karşıtlığını; Cumhuriyet döneminde yayınlanan önemli edebiyat dergilerinden olan Şair Çalışıyor’un (Le poète travaille) çıkış öyküsünü ve buna benzer, alanda çalışanlar için önemli sayılabilecek pek çok konuyu, felsefi bir perspektifle tartışıyor.

  • Künye: Ahmet Bozkurt – Mum Lekesi, İnkılap Kitabevi

Svetlana Boym – Tırnak İçinde Ölüm (2010)

Svetlana Boym ‘Tırnak İçinde Ölüm’de, Roland Barthes ve Michel Foucault’nun öne sürdüğü ve yankı uyandıran “yazarın ölümü” tezini irdeliyor.

Yazar, bu tezi sorgularken, çokça dillendirilen yazarın ölümünün, aslında Barthes’ın kullandığı anlamıyla, çağdaş bir efsaneden ibaret olduğunu savunuyor.

Rus Biçimciliği, Amerikan Yeni Eleştirisi ve Fransız Post-yapısalcılığına uzanan geniş bir alana odaklanan Boym, şiir-politika ve şiir-toplumsal cinsiyet ilişkisini de irdeliyor.

Yazar ayrıca, şair veya yazarın “metinde” öldüğü yönündeki yaygın efsanenin, yirminci yüzyılın ikinci yarısında edebiyat eleştirisinde neden bu denli rağbet gördüğünü de araştırıyor.

  • Künye: Svetlana Boym – Tırnak İçinde Ölüm: Modern Şairle İlgili Kültürel Mitler, çeviren: Emine Ayhan, Metis Yayınları, eleştiri, 325 sayfa

Yücel Kayıran – Kritiğin Toprağında (2010)

Yücel Kayıran ‘Kritiğin Toprağında’ başlıklı kitabında, Türk şiirine felsefenin penceresinden bakıyor.

Eleştiri yerine “felsefi kritik” tanımını tercih eden Kayıran, felsefi bilgi aracılığıyla, şiiri ne’liklerine göre analiz etmeye koyuluyor.

Hatırlanacağı gibi Kayıran, daha önce yayımlanan ‘Felsefi Şiir’ isimli çalışmasında, felsefe aracılığıyla kendi şiir anlayışının etrafında dolaşırken, elimizdeki çalışmasında ise, başka şairlerin eserlerini merkeze alarak bunu yapıyor ve konu edindiği şiirin ne’liğini, temel niteliklerini, buluş ve keşiflerini tanımlamaya girişiyor.

  • Künye: Yücel Kayıran – Kritiğin Toprağında, Yapı Kredi Yayınları, eleştiri, 351 sayfa

Cem Dilçin – Fuzulî’nin Şiiri Üzerine İncelemeler (2010)

Cem Dilçin elimizdeki çalışmasında, Fuzulî’nin şiirini, sanatını, dilini, üslubunu ve nazım tekniğini inceliyor.

Kitabın ilgi çeken yanlarından biri, genellikle edebiyat tarihi, biyografi ya da esere yönelik çalışmalarla sınırlı kalan divan şiiri ve şairleri konulu araştırmaların aksine, Fuzulî’nin şiiri üzerinden, divan şiirinin dönemler açısından taşıdığı özellikleri ve şairlerin buna bağlı olarak geliştirdikleri üslupları ortaya koymasıdır diyebiliriz.

Fuzulî’nin şiirlerinde söz tekrarlarına dayanan bir anlatım özelliği; Fuzulî’nin şiirlerinde ikilemelerin oluşturduğu ses, söz ve anlam düzeni ve Fuzulî’nin Farsça şiirlerinde ikileme, Dilçin’in irdelediği konulardan.

  • Künye: Cem Dilçin – Fuzulî’nin Şiiri Üzerine İncelemeler,  Kabalcı Yayınları, inceleme, 383 sayfa

Yalçın Armağan – İmgenin İcadı (2019)

 

Türkiye’de imgenin tarihi üzerine özgün bir eser.

Yalçın Armağan’ın, 1950’lerin başından 1980’lere kadar yaklaşık otuz yılı kapsayan sürece odaklanan çalışması, imge kavramının tarihini izlerken, bu zaman zarfında şiirin tanımının nasıl değiştiğine ve daha da önemlisi İkinci Yeni’nin meşruiyet kazanma ve ardından kanonlaşma sürecinde imge kavramının nasıl bir işlev yüklendiğine odaklanıyor.

“Şiir, imge kurma sanatıdır” önermesini bugün neredeyse herkes bilir.

Armağan’ın kitabı da, bilhassa bu önermenin bizde nasıl kabul gördüğünü ve bunu sağlayan pragmatik dönüşümlerin neler olduğunu ortaya koymasıyla önemli.

‘İmgenin İcadı’, Armağan’ın ilk kitabı ‘İmkânsız Özerklik’in devamı olarak okunabilir.

‘İmkansız Özerklik’, 1950’lerde şiir dilinin özerkliğini savunan bir tarzın, yani İkinci Yeni’nin Türkiye modernleşmesinin “hassasiyetler”i nedeniyle dirençle karşılanmasını ele almıştı.

‘İmgenin İcadı’ ise, bu direncin hâkim fikirler açısından nasıl kırıldığını yorumluyor.

  • Künye: Yalçın Armağan – İmgenin İcadı: İkinci Yeni’nin Meşruiyeti, İletişim Yayınları, inceleme, 224 sayfa, 2019