Vasili Kandinski – Nokta ve Çizgiden Düzleme (2021)

Modernist resmin öncülerinden Vasili Kandinski’den sanatta biçimler üzerine derinlemesine bir sorgulama.

Kandinski burada, nokta, çizgi, düzlem gibi resmin ana öğelerini çözümlüyor, bu öğeler arasındaki ilişkileri irdeliyor.

Daha önce burada da yer verdiğimiz, Kandinski’nin ‘Sanatta Manevilik Üzerine’ adlı yapıtı, bilindiği gibi renkler kuramı üzerineydi.

Sanatçının bu eseri ise sanatta biçimler kuramı hakkında.

Soyut resmin grammaire’ini tanımlayan kuramını geliştirmesiyle dikkat çeken çalışmanın en önemli özelliği son derece yenilikçi ve yaratıcı olması.

Kandinski’nin biçimler kuramı, modernist sanatı kavramak için önemli ipuçlarını barındırıyor.

  • Künye: Vasili Kandinski – Nokta ve Çizgiden Düzleme, çeviren: Hüseyin Tüzün, Arketon Yayıncılık, sanat, 172 sayfa, 2021

Gilles Deleuze – Spinoza: Düşüncenin Hızları (2021)

Gilles Deleuze’ün Spinoza üzerine verdiği 15 derslik seminerleri, bu kitapta.

Deleuze, Aralık 1980’den Mart 1981’e kadar verdiği bu seminerlerinde, ilk olarak, Spinoza üzerine daha önceki seminerlerde değindiği meseleleri derinleştirdiği gibi farklı sorunları da gündeme getiriyor.

Düşünür, “kesinlik durumları”, “üçüncü tür bilgi”, “eyleme ve bilinç gücü”, gibi kavramlar üzerinden kendi Spinoza alımlamasını ayrıntılandırıyor.

Aynı zamanda bu seminer, Deleuze’ün resim üzerine düşüncelerini göstermesi bakımından da çok önemli.

“İmgesiz bir düşünme” olarak ifade ettiği resim, kendi estetik alımlamasının, dahası estetik yazgısının önemli sacayaklarından biri.

Bu bağlamda mevcut oturumda “felaketin ve rengin doğuşu”, “resimde mekân ve zaman”, “gri nokta” gibi pek çok kavram, Cezanne, Paul Klee, Turner, Van Gogh, Bacon, şair Paul Claudel ve Joachim Gasquet, Lucretius ve Kant gibi felsefe ve sanatın önemli figürleri üzerinden tartışılıyor.

  • Künye: Gilles Deleuze – Spinoza: Düşüncenin Hızları (Resim ve Kavramlar Sorunu), çeviren: Sadık Erol Er ve Celal Gürbüz, Çizgi Kitabevi, felsefe, 111 sayfa, 2021

Tarkan Okçuoğlu – Hayal ve Gerçek Arasında (2020)

Osmanlı resminde kadim kent İstanbul nasıl resmedildi?

Tarkan Okçuoğlu 18. ve 19. yüzyıllarda Osmanlı’nın duvar resimlerinde İstanbul’un nasıl betimlendiğini inceliyor.

Bu betimlemede şehrin hangi üslup özelliklerine, ne tür söylemlere ve biçim çeşitliliğine göre resmedildiğini izleyen çalışma, bir anlamda Osmanlı modernleşme sürecinin resim sanatına nasıl yansıdığını da ortaya koyuyor.

Okçuoğlu, sadece İstanbul’da değil, Anadolu, Balkanlar ve Ortadoğu gibi çok geniş bir coğrafyada izini sürebildiğimiz İstanbul imgesinin, figür yasağının olduğu bir coğrafyada, bir anlamda “portre”nin yerine geçtiğini ve bu “kent portreleri”yle Osmanlı’nın siyasi gücünün de simgelendiğini ve somutlaştırıldığını belirtiyor.

Tasvir edilen resimlerin hangi bağlamlar çerçevesinde görselleştirildiğini zengin örnekler eşliğinde anlatan Okçuoğlu, bununla da yetinmeyerek, düşünsel ve kültürel iklime göre değişen ifade dilinin çözümlemelerini de yapıyor.

Çalışma, geleneksel minyatür sanatının sonundan güzel sanatlar disiplininin kurumsallaştığı döneme dek geniş bir zaman aralığını kapsamasıyla konu hakkında bir başvuru kaynağı niteliğinde.

  • Künye: Tarkan Okçuoğlu – Hayal ve Gerçek Arasında: Osmanlı Resminde İstanbul İmgesi, 18. ve 19. Yüzyıllar, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Yayınları, sanat, 250 sayfa, 2020

Christopher Masters – Dalí (2016)

Resim sanatında çığır açmış Salvador Dalí’nin hayatını ve yapıtlarını, 48’i renkli 86 resim eşliğinde açıklayan bir rehber.

Kitap hem Dalí’nin yaşamının ve çalışmalarını kapsamlı bir biçimde anlatıyor hem de sanatçının Cadaques, Venüs ve Denizci, Ayışığında Ölüdoğa, Baharın İlk Günleri, Büyük Mastürbatör ve Belleğin Direnci gibi önemli yapıtlarını analiz ediyor.

  • Künye: Christopher Masters – Dalí, çeviren: Karen Arditi, Remzi Kitabevi, 128 sayfa, 2016

Necmi Sönmez – Selim Turan: Tez-Antitez-Sentez (2016)

Ressam Selim Turan’ın altmış yıla yayılan sanat serüvenini sunan zengin bir albüm.

Turan’ın öğrencilik yıllarından Paris’e gidişine, Fransız sanat ortamıyla ilişkilerinden, sanat felsefesine ve Albert Marchais ile dostluğuna, sanatçının hayatını ve eserlerini aydınlatan kitap, Turan’ın çalışmalarından pek çok örnek de barındırıyor.

  • Künye: Necmi Sönmez – Selim Turan: Tez-Antitez-Sentez, Yapı Kredi Yayınları

András Szunyoghy – Herkes İçin Büyük Çizim Kitabı (2016)

Çizim, insanoğlunun en büyük becerilerinden biri.

Grafik tasarımcı ve ressam András Szunyoghy’nin, manzaralardan portrelere, perspektiflerden vücuda binden fazla çizim barındıran, adım adım yönergeler sunan, ayrıca çizim yapmak isteyen herkese hitap eden kitabı, çizimi geliştirmeye yarayacak kural ve kaideleri anlatıyor.

  • Künye: András Szunyoghy – Herkes İçin Büyük Çizim Kitabı, çeviren: Manolya Aşık Öztürk, Hayalperest Kitap

Ernst H. Gombrich – Gölgeler (2020)

Resim sanatında gölgenin kullanımı, sanat tarihinde dönüm noktasıdır.

Ünlü sanat tarihçisi Ernst Gombrich de bu kısa ama çarpıcı kitabında, Batı sanatında gölgenin izini sürüyor.

Sanatta gölgelere ışığın etkisini artırmak ve objelerin biçimlerini belirginleştirmek amacıyla sık sık başvuruldu.

Gölgeler öyle etkilidir ki, hem betimlenen sahnenin atmosferini belirlemeye yardımcı olabilir hem de resmedilen alanın dışında kalan öğelerin varlığını açığa çıkarabilir.

Gombrich de burada, mitler, efsaneler ve felsefede gölge kavramının muğlak doğasına değiniyor, aynı zamanda ışığın kaynağının yeri, aydınlanan objenin biçimi, gölgenin düştüğü yüzey ve izleyicinin pozisyonu gibi belirleyici unsurları da ayrıntılı biçimde inceliyor.

Gombrich Rönesans’tan 17. yüzyıla kadar sanatçıların gölgeleri nasıl betimlediğini Caravaggio, Rembrandt ve da Vinci gibi ressamların eserleriyle örneklendiriyor.

Yazar ayrıca, takip eden yıllarda Romantik, İzlenimci ve Gerçeküstücü sanatçıların resimlerinde gölgeleri gerçekçilik ya da dramatiklik illüzyonu yaratmak amacıyla nasıl kullandıklarını da açıklıyor.

Kitabın, renkli illüstrasyonlar içeren özel bir baskıyla yayımlandığını da özellikle belirtelim.

  • Künye: Ernst H. Gombrich – Gölgeler: Düşen Gölgenin Batı Sanatında Tasviri, çeviren: Merve Yalçın, Everest Yayınları, sanat, 96 sayfa, 2020

Paul Klee – Bauhaus Ders Notları ve Yazılar (2010)

Paul Klee, dışavurumcu, kübist ve gerçeküstücü resimleriyle olduğu kadar, Rus ressam arkadaşı Vassily Kandinsky ile birlikte Bauhaus okulunda yaptığı eğitmenliğiyle de ünlü.

İşte elimizdeki çalışma, Klee’nin 1921’de başladığı eğitmenliğindeki ders notlarından ve sanatçı, sanat ve renk teorisi hakkındaki yazılarından oluşuyor.

Klee, bu yazılarında, yaratıcı inancı, modern sanatı, resimsel öğelerin birbirleriyle ve kompozisyonun bütünüyle nasıl ilişkilendirilebileceği gibi konular ile kendi resim deneyimlerini okurlarıyla paylaşıyor.

Kitabın girişinde de, Nazan İpşiroğlu imzalı, Klee’nin dünya görüşüne ve sanatına odaklanan bir yazı yer alıyor.

  • Künye: Paul Klee – Bauhaus Ders Notları ve Yazılar, çeviren: Uluer Emre Özdil, Hayalbaz Kitap, sanat, 221 sayfa

Aysun Berktay Özmen – Bir Ressamın Bahçe Güncesi (2010)

Aysun Berktay Özmen ‘Bir Ressamın Bahçe Güncesi’nde, 2007 Ekim ayından 2008 Eylül ayına kadar, bahçesinin bir yıllık dönemini resmediyor ve anlatıyor.

Özmen’in İznik Gölü kenarında yaşadığı kır evinin bir yıllık süre içinde geçirdiği değişimleri dört mevsim üzerinden izleyen kitap, kuş, balık, çiçek ve bitkilerden oluşan çok sayıda suluboya resmi bir araya getiriyor.

Doğanın senfonisini dinleyerek bunu yazıya ve resme döken Özmen, canlı ve içten doğa tasvirleriyle okurlarına yaşam sevinci aşılıyor. Bu zenginliğinin yanı sıra kitabın, içerdiği pratik bilgiler ve tavsiyelerle de, kendi bahçesini kurmak isteyenler için yararlı bir kaynak olduğunu söyleyebiliriz.

  • Künye: Aysun Berktay Özmen – Bir Ressamın Bahçe Güncesi, İş Kültür Yayınları, sanat, 300 sayfa

Alexis Gritchenko – İstanbul’da İki Yıl (2020)

Ukraynalı ressam Alexis Gritchenko, bir İtalya gezisinde, İtalyan Rönesans sanatçılarının Bizans Ortodoks sanatını miras alışlarından etkilendi.

Bu öyle bir etkilenmeydi ki, Bizans resim sanatını modern resme uyarlamaya çalışmış ve bu konuda teorik kitaplar kaleme almıştı.

Gritchenko’nun bu merakı, bununla da sınırlı kalmayacak, Bizans sanatını yerinde görmek için Aralık 1919’da İstanbul’a gelecekti.

Gritchenko İstanbul’a o kadar hayran kalacaktı ki, burada tamı tamına iki yıl kalacaktı.

Gritchenko, burada kaldığı süre boyunca, işgal döneminin zorlu şartlarına rağmen elinde not defteri, kalemi ve fırçasıyla sokak sokak gezdiği şehrin canlı limanları, pazarları, ibadethaneleri ve görkemli anıtlarında gözlemlediği hareketi eserlerine yansıttı.

Şehrin tarihi hakkında derin bilgisi olan ressamı cezbeden detaylar; surların burçları arasındaki ince farklar, batan güneşin denize ve kubbelere nasıl yansıdığı ve sokaklarda karşısına çıkan feraceli kadınların zarif ama bir o kadar gizemli yürüyüşleridir.

Tüm özellikleriyle ilgisini çeken bu şehir, kendi deyimiyle bahtsız günlerinde ona teselli kaynağı olur.

İşte bu kitap da, o dönemde tuttuğu, oldukça samimi bir üslupla yazılmış günlüklerini sunuyor.

Buradan anladığımız kadarıyla Gritchenko, Suriçi’ne hayran kalıp Pera’dan nefret etmiş.

Ayrıca kendisi burada, İbrahim Çallı gibi ressamlarla tanışmış, İşgal kuvvetleri askerleriyle karşılaşmış.

Kitaptan bir alıntı:

“Günlüğüme yazmayalı epey oldu. Soğuk ve pislik yüzünden elimdeki yara geçmiyor. Çalışmamı tamamen engelliyor ve fiziksel depresyonumu keskin bir acıyla delip geçiyor. Bütün gün yağmurun altında dolaştım durdum. Çarşıda, köprünün yanı başındaki, Suriçi İstanbul’un girişinde nöbetçi gibi dikilen Yeni Cami’nin avlusunda oyalandım. Tıpkı Moskova’daki Sukhareva Kulesi gibi.”

‘İstanbul’da İki Yıl’, 7 Şubat – 10 Mayıs 2020 tarihleri arasında Meşher’de açılan “Alexis Gritchenko – İstanbul Yılları” sergisi kapsamında yayımlanmış.

Fırsat bulanların bu sergiyi gezmelerinin çok iyi bir fikir olacağını söylemeliyiz.

  • Künye: Alexis Gritchenko – İstanbul’da İki Yıl 1919-1921: Bir Ressamın Günlüğü, çeviren: Ali Berktay, Yapı Kredi Yayınları, anı, 264 sayfa, 2020