Ömer Durmaz ve İskender Dereli – Ressam Boğos Tatikyan (2021)

İzmirli ressam Boğos Tatikyan, on dokuzuncu yüzyıl Osmanlı İzmir’inin folkloru ve tarihi hakkında renkli görsel kaynaklara erişilmesinde muazzam rol üstlendi.

Bu arşivlik çalışma da, Tatikyan’ın İzmir’e gelenlerin bu şehirden bir hatıra olarak yanlarında götürmeleri için taşbaskı tekniği ile yaptığı resimlerin tıpkıbasımını ve bu resimlerin hikâyesini bizimle paylaşıyor.

Tatikyan Osmanlı sultanlarını, İzmir şehir ve civarında gördüğü halktan kimseleri, özellikle de farklı cemaatlerden ilgi çekici kişileri resimlemiş, bunları taşbaskı (litografi) tekniği ile kendi matbaasında çoğaltarak satışa sunmuştu.

Tek renk ve tek yaprak basılan litografiler fırça kullanılarak suluboya ile elle renklendirilmiş, taşınabilir ve saklanabilir boyutlarda basılmıştı.

Tatikyan ve kurucusu olduğu matbaayla ilgili albüm kitap sayesinde günümüzde orijinalleri fevkalade nadir ve kıymetli olan “B. Tatikyan” imzalı taşbaskılar, yaklaşık iki asır sonra yeniden gün yüzüne çıkmıştır.

On dokuzuncu yüzyıl İzmir’inin gündelik hayatını, sosyo-kültürel açıdan görsel bir şölen halinde okurun gözünde canlandırmaya çalışan bu albüm kitap, efsanevi güzelliğe sahip bir kentin geçmişinin, büyüleyici ve aynı zamanda karmaşık hikâyesinin görsel anlatısıdır.

  • Künye: Ömer Durmaz ve İskender Dereli – 19. Yüzyıl İzmir’inde Ressam Boğos Tatikyan ve Tatikyan Matbaası, İzmir Kalkınma Ajansı Yayınları, resim, 2021

Elif Dastarlı – Yan Kapıdan Girenler (2021)

Modern Türk sanatının serüveni üzerine yetkin bir sosyolojik inceleme.

Sanat tarihçisi ve akademisyen Elif Dastarlı, özellikle resim sanatını merkeze alarak Türkiye’nin modernleşme sürecini sanat yoluyla izliyor.

‘Yanı Kapıdan Girenler’, evdeki ve sokaktaki hayatın, kadının yaşamının ve özgürlüğünün, sanatçının bir kimlik olarak ispatının, sanayinin gelişiminin, mimarinin hatta sporun modernleşme sürecinde kat ettiği yolu Türk resim sanatının penceresinden sosyolojik bir perspektifle ele alıyor.

Dastarlı, modernleşmenin Batılılaşma ile özdeş tutulmasına dair bakışın eksik-fazla yönlerine değinerek, resim sanatı üzerinden kapsamlı bir okuma yapıyor.

‘Yan Kapıdan Girenler’, doğru yöntemle doğru bilgiyi vermeye ve disiplinin elverdiği ölçüde mesafeyi koruyarak eseri yorumlamaya çalışırken, hem akademik alana bağlı kalıyor hem de herkesin Türk sanatı tarihinin belirli bir dönemini rahatlıkla okuyabilmesini amaçlıyor.

Rafaello’yu, Monet’yi, van Gogh’u tanırken Halil Paşa’yı, Müfide Kadri’yi, Ali Avni Çelebi’yi tanımamanın artık Türkiye’deki okuryazar herkesin aşması gereken bir sorun olduğunu iddia ediyor.

  • Künye: Elif Dastarlı – Yan Kapıdan Girenler: Modern Türk Resminin Analizi, Hayalperest Kitap, resim, 348 sayfa, 2021

James Elkins – Nedir Resim (2021)

İyi bir ressam, aynı zamanda çok iyi bir simyacıdır.

Zira kokular, karmaşa ve boyaların karışımı gibi tümüyle özel bilgilerle renklerini oluşturur.

James Elkins de bu klasikleşmiş yapıtında, simyanın resmetme deneyimindeki yerini irdeliyor.

Elkins, resim yapma deneyimini, sanat tarihinin geleneksel sözcük dağarcığının ötesinde anlatıyor.

Bir ressamın atölyesinde gerçekten ne yaptığını keşfetmek konusunda simya garip bir dil sunar; kokular, karmaşa, kontrol edilemeyeni kontrol altında tutmak için verilen mücadele, boyaların nasıl karışacağına ve nasıl görüneceğine dair sadece ressamların sahip olduğu özel bilgi.

Ressamlıktan sanat tarihçiliğine geçmiş birinin bakış açısından yazılan kitabın yirminci yıldönümü baskısı, Elkins’in resmetme deneyimi ve bunun günümüz sanat çalışmalarındaki rolü üzerine düşüncelerini detaylandıran yeni bir giriş ve önsöz de içeriyor.

  • Künye: James Elkins – Nedir Resim: Yağlıboya Resmi Simya Terimleriyle Anlamak, çeviren: Evren Erlevent Kence, Hayalperest Kitap, sanat, 288 sayfa, 2021

Vasili Kandinski – Nokta ve Çizgiden Düzleme (2021)

Modernist resmin öncülerinden Vasili Kandinski’den sanatta biçimler üzerine derinlemesine bir sorgulama.

Kandinski burada, nokta, çizgi, düzlem gibi resmin ana öğelerini çözümlüyor, bu öğeler arasındaki ilişkileri irdeliyor.

Daha önce burada da yer verdiğimiz, Kandinski’nin ‘Sanatta Manevilik Üzerine’ adlı yapıtı, bilindiği gibi renkler kuramı üzerineydi.

Sanatçının bu eseri ise sanatta biçimler kuramı hakkında.

Soyut resmin grammaire’ini tanımlayan kuramını geliştirmesiyle dikkat çeken çalışmanın en önemli özelliği son derece yenilikçi ve yaratıcı olması.

Kandinski’nin biçimler kuramı, modernist sanatı kavramak için önemli ipuçlarını barındırıyor.

  • Künye: Vasili Kandinski – Nokta ve Çizgiden Düzleme, çeviren: Hüseyin Tüzün, Arketon Yayıncılık, sanat, 172 sayfa, 2021

Gilles Deleuze – Spinoza: Düşüncenin Hızları (2021)

Gilles Deleuze’ün Spinoza üzerine verdiği 15 derslik seminerleri, bu kitapta.

Deleuze, Aralık 1980’den Mart 1981’e kadar verdiği bu seminerlerinde, ilk olarak, Spinoza üzerine daha önceki seminerlerde değindiği meseleleri derinleştirdiği gibi farklı sorunları da gündeme getiriyor.

Düşünür, “kesinlik durumları”, “üçüncü tür bilgi”, “eyleme ve bilinç gücü”, gibi kavramlar üzerinden kendi Spinoza alımlamasını ayrıntılandırıyor.

Aynı zamanda bu seminer, Deleuze’ün resim üzerine düşüncelerini göstermesi bakımından da çok önemli.

“İmgesiz bir düşünme” olarak ifade ettiği resim, kendi estetik alımlamasının, dahası estetik yazgısının önemli sacayaklarından biri.

Bu bağlamda mevcut oturumda “felaketin ve rengin doğuşu”, “resimde mekân ve zaman”, “gri nokta” gibi pek çok kavram, Cezanne, Paul Klee, Turner, Van Gogh, Bacon, şair Paul Claudel ve Joachim Gasquet, Lucretius ve Kant gibi felsefe ve sanatın önemli figürleri üzerinden tartışılıyor.

  • Künye: Gilles Deleuze – Spinoza: Düşüncenin Hızları (Resim ve Kavramlar Sorunu), çeviren: Sadık Erol Er ve Celal Gürbüz, Çizgi Kitabevi, felsefe, 111 sayfa, 2021

Tarkan Okçuoğlu – Hayal ve Gerçek Arasında (2020)

Osmanlı resminde kadim kent İstanbul nasıl resmedildi?

Tarkan Okçuoğlu 18. ve 19. yüzyıllarda Osmanlı’nın duvar resimlerinde İstanbul’un nasıl betimlendiğini inceliyor.

Bu betimlemede şehrin hangi üslup özelliklerine, ne tür söylemlere ve biçim çeşitliliğine göre resmedildiğini izleyen çalışma, bir anlamda Osmanlı modernleşme sürecinin resim sanatına nasıl yansıdığını da ortaya koyuyor.

Okçuoğlu, sadece İstanbul’da değil, Anadolu, Balkanlar ve Ortadoğu gibi çok geniş bir coğrafyada izini sürebildiğimiz İstanbul imgesinin, figür yasağının olduğu bir coğrafyada, bir anlamda “portre”nin yerine geçtiğini ve bu “kent portreleri”yle Osmanlı’nın siyasi gücünün de simgelendiğini ve somutlaştırıldığını belirtiyor.

Tasvir edilen resimlerin hangi bağlamlar çerçevesinde görselleştirildiğini zengin örnekler eşliğinde anlatan Okçuoğlu, bununla da yetinmeyerek, düşünsel ve kültürel iklime göre değişen ifade dilinin çözümlemelerini de yapıyor.

Çalışma, geleneksel minyatür sanatının sonundan güzel sanatlar disiplininin kurumsallaştığı döneme dek geniş bir zaman aralığını kapsamasıyla konu hakkında bir başvuru kaynağı niteliğinde.

  • Künye: Tarkan Okçuoğlu – Hayal ve Gerçek Arasında: Osmanlı Resminde İstanbul İmgesi, 18. ve 19. Yüzyıllar, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü Yayınları, sanat, 250 sayfa, 2020

Christopher Masters – Dalí (2016)

Resim sanatında çığır açmış Salvador Dalí’nin hayatını ve yapıtlarını, 48’i renkli 86 resim eşliğinde açıklayan bir rehber.

Kitap hem Dalí’nin yaşamının ve çalışmalarını kapsamlı bir biçimde anlatıyor hem de sanatçının Cadaques, Venüs ve Denizci, Ayışığında Ölüdoğa, Baharın İlk Günleri, Büyük Mastürbatör ve Belleğin Direnci gibi önemli yapıtlarını analiz ediyor.

  • Künye: Christopher Masters – Dalí, çeviren: Karen Arditi, Remzi Kitabevi, 128 sayfa, 2016

Necmi Sönmez – Selim Turan: Tez-Antitez-Sentez (2016)

Ressam Selim Turan’ın altmış yıla yayılan sanat serüvenini sunan zengin bir albüm.

Turan’ın öğrencilik yıllarından Paris’e gidişine, Fransız sanat ortamıyla ilişkilerinden, sanat felsefesine ve Albert Marchais ile dostluğuna, sanatçının hayatını ve eserlerini aydınlatan kitap, Turan’ın çalışmalarından pek çok örnek de barındırıyor.

  • Künye: Necmi Sönmez – Selim Turan: Tez-Antitez-Sentez, Yapı Kredi Yayınları

András Szunyoghy – Herkes İçin Büyük Çizim Kitabı (2016)

Çizim, insanoğlunun en büyük becerilerinden biri.

Grafik tasarımcı ve ressam András Szunyoghy’nin, manzaralardan portrelere, perspektiflerden vücuda binden fazla çizim barındıran, adım adım yönergeler sunan, ayrıca çizim yapmak isteyen herkese hitap eden kitabı, çizimi geliştirmeye yarayacak kural ve kaideleri anlatıyor.

  • Künye: András Szunyoghy – Herkes İçin Büyük Çizim Kitabı, çeviren: Manolya Aşık Öztürk, Hayalperest Kitap

Ernst H. Gombrich – Gölgeler (2020)

Resim sanatında gölgenin kullanımı, sanat tarihinde dönüm noktasıdır.

Ünlü sanat tarihçisi Ernst Gombrich de bu kısa ama çarpıcı kitabında, Batı sanatında gölgenin izini sürüyor.

Sanatta gölgelere ışığın etkisini artırmak ve objelerin biçimlerini belirginleştirmek amacıyla sık sık başvuruldu.

Gölgeler öyle etkilidir ki, hem betimlenen sahnenin atmosferini belirlemeye yardımcı olabilir hem de resmedilen alanın dışında kalan öğelerin varlığını açığa çıkarabilir.

Gombrich de burada, mitler, efsaneler ve felsefede gölge kavramının muğlak doğasına değiniyor, aynı zamanda ışığın kaynağının yeri, aydınlanan objenin biçimi, gölgenin düştüğü yüzey ve izleyicinin pozisyonu gibi belirleyici unsurları da ayrıntılı biçimde inceliyor.

Gombrich Rönesans’tan 17. yüzyıla kadar sanatçıların gölgeleri nasıl betimlediğini Caravaggio, Rembrandt ve da Vinci gibi ressamların eserleriyle örneklendiriyor.

Yazar ayrıca, takip eden yıllarda Romantik, İzlenimci ve Gerçeküstücü sanatçıların resimlerinde gölgeleri gerçekçilik ya da dramatiklik illüzyonu yaratmak amacıyla nasıl kullandıklarını da açıklıyor.

Kitabın, renkli illüstrasyonlar içeren özel bir baskıyla yayımlandığını da özellikle belirtelim.

  • Künye: Ernst H. Gombrich – Gölgeler: Düşen Gölgenin Batı Sanatında Tasviri, çeviren: Merve Yalçın, Everest Yayınları, sanat, 96 sayfa, 2020