Elena Ferrante – Belalı Aşk (2016)

Annesinin ölüm haberini alan Delia, doğup büyüdüğü şehre, Napoli’ye geri döner.

Burada ailesiyle ilgili sarsıcı gerçeklerle yüzleşmeye başlayan Delia, annesi Amelia’yı ölüme götüren son günleri araştırmaya başlar.

Delia bir süre sonra, annesinin hiç bildiği gibi olmadığını, onun hayatının yalanlarla örüldüğünü acıyla deneyimleyecektir.

  • Künye: Elena Ferrante – Belalı Aşk, çeviren: Meryem Mine Çilingiroğlu, Everest Yayınları

Günter Grass – Yengeç Yürüyüşü (2016)

İkinci Dünya Savaşı’nda mülteci taşıyan bir gemi, bir Sovyet denizaltısı tarafından batırılır.

Tulla adında bir kadın, bu esnada bir erkek çocuk dünyaya getirir.

Bu kıyametten tam 50 yıl sonra, Tulla’nın o zaman doğurduğu Paul, bu felaketle yüzleşmeye başlayacak, ülkesinin trajik tarihi ve parçalanmış geleceğiyle yüzleşecektir.

  • Künye: Günter Grass – Yengeç Yürüyüşü, çeviren: İlknur Özdemir, Kırmızı Kedi Yayınevi

Mark Twain – Ahmak Wilson’ın Trajedisi (2016)

Korkunç bir cinayetin izini sürerken ırkçılık ve kölelik kavramlarını öne çıkaran, Mark Twain’in gölgede kalmış bir romanı.

Yazarın diğer kitaplarında olduğu gibi Mississipi’de geçen roman, genç bir köle kadının, siyahi olan çocuğunu köle olmaktan kurtarmak için efendisinin çocuğuyla değiştirmesiyle açılır.

Türkçede ilk defa!

  • Künye: Mark Twain – Ahmak Wilson’ın Trajedisi, çeviren: Macidegül Batmaz, Maya Kitap

Günhan Kuşkanat – Aşk Bir Kar Tanesi (2020)

Günhan Kuşkanat, ödüllü ‘Kış Leylekleri’ ile başladığı yazarlık serüvenine altıncı kitabıyla kaldığı yerden devam ediyor.

Kuşkanat, burada, bir önceki romanı ‘Hiçkimse’nin Anısı’yla yeniden iletişime geçiyor ve orada bıraktığı hikâyeye yeni boyutlar ekliyor.

Romanın merkezinde ise, Lucien ve onun delicesine âşık olduğu mavi gözlü kızı yer alıyor.

  • Künye: Günhan Kuşkanat – Aşk Bir Kar Tanesi, Doğan Kitap, roman, 288 sayfa, 2020

Lütfiye Aydın – Dehanın Sesi (2016)

Osmanlı’nın son dönemlerinde yaşamış tanbur üstadı Tanburi Cemil Bey’in hayatının romanı.

Lütfiye Aydın, oldukça çalkantılı bir zamanda yaşamış Cemil Bey’in yaşamı üzerinden hem Osmanlı’nın son yılları ile Cumhuriyet’in ilk dönemlerini tasvir ediyor hem de Cemil Bey’in hayatında yer etmiş Şehzade Seyfettin, Tevfik Fikret ve Şair Nigar gibi isimlere de yer veriyor.

  • Künye: Lütfiye Aydın – Dehanın Sesi, Remzi Kitabevi

Alessandro Manzoni – Nişanlılar (2016)

İlkin 1827’de yayımlanmış, İtalya’nın “Risorgimento” öncesi döneminde geçen, bilhassa İtalyan ruhunu çok boyutlu bir biçimde ortaya koymasıyla öne çıkan bir roman.

Âşıklar Renzo ve Lucia ile Lucia’ya âşık despot Don Rodrigo arasında yaşananları işleyen roman, iki aşığın göçler, hapisler ve hastalıklarla sınanan aşkını anlatıyor.

  • Künye: Alessandro Manzoni – Nişanlılar, çeviren: Necdet Adabağ, İletişim Yayınları

Petina Gappah – Hafıza Defteri (2016)

Zimbabveli albino kadın Memory, kendisine küçük yaşta kol kanat geren adamı öldürmekle suçlanmış ve şimdi de idam edilmeyi beklemektedir.

Memory’nin avukatı, ondan, olayları hatırladığı kadarıyla yazıya dökmesini ister.

Kahramanımız anılarını yazmaya başlar ve bu da kısa süre içinde, ülkesinin yozlaşmış üst tabakasıyla hesaplaştığı bir sürece doğru evrilir.

  • Künye: Petina Gappah – Hafıza Defteri, çeviren: Filiz Sarıalioğlu, Altın Kitaplar

Guy de Maupassant – Aşklarımız (2016)

Guy de Maupassant, daha çok kendine has öykü tarzıyla bilinir.

Oysa yazarın, yayımlanmış altı romanı da bulunuyor.

Maupassant’ın ölmeden önce tamamladığı ❛Aşklarımız❜ da, bunlardan biri.

Kadın-erkek ilişkilerindeki ezeli ve ebedi çatışmayla örülen roman, aynı zamanda Paris’in sanatçı ve sosyete ortamlarının nitelikli bir tasvirini de sunuyor.

  • Künye: Guy de Maupassant – Aşklarımız, çeviren: Yaşar Avunç, Sel Yayınları

İlhami Bekir Tez – Taşlıtarla’daki Ev (2016)

Nâzım Hikmet ile birlikte toplumcu şiirin önemli temsilcilerinden biri olan Bekir Tez’in bu kitabı ile ‘Herhangi Bir Roman Kitabıdır’ adlı eseri uzun zamandır yayımlanmayı bekliyordu.

Bu iki unutulmuş roman, şimdi yeni önsözlerle birlikte yayımlandı.

Dönemine göre oldukça yenilikçi olan romanlar, siyasal içerikleri ve şiirsel üsluplarıyla öne çıkıyor.

  • Künye: İlhami Bekir Tez – Taşlıtarla’daki Ev, Yapı Kredi Yayınları

Franz Kafka – Dönüşüm (2016)

Edebiyat tarihinin en muhteşem girişlerinden biriyle açılan ve yabancılaşma denince ilk akla gelen öykülerden biri.

Romanın başkahramanı Gregor Samsa, bir sabah huzursuz uykularından uyanınca kendini dev bir böceğe dönüşmüş olarak bulur.

Bu durum, kendisinin hayatıyla, ailesiyle ve toplumla derin ve trajik bir hesaplaşmaya girişmesine vesile olur.

  • Künye: Franz Kafka – Dönüşüm, çeviren: Semih Uçar, Nora Kitap