Jean Lafitte – Eylemciler (2021)

Fransa’daki Nazi işgali sürecini sıcağı sıcağına izleyen efsanevi bir roman.

Eşi Madeleine’i ve birçok yoldaşını Nazı toplama kamplarında kaybetmiş Jean Lafitte, çarpıcı bir anı-romanla karşımızda.

İşgalin tam ortasından yazdığı romanında Lafitte, her koşul altında çalışmasını ve direncini sürdüren emekçilerin, gençlerin, yeraltında mücadele veren militanların, yurtseverlerin, komünistlerin, neferlerin ve önderlerin hikâyelerini anlatıyor.

Okuru yakın tarihin karanlık sokaklarında dolaştıran ‘Eylemciler’, dehşet dolu zindanlara atılan insanların yaşadıklarını, taş ocaklarında ölesiye çalıştırılmanın ve aç bırakılmanın gerçekliğini bütün çıplaklığıyla tasvir ediyor.

Roman, gözden geçirilmiş yepyeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Kitaptan bir alıntı:

“Cesaret korkmamak değil, önce korkuyu yenmektir. Yalnızca budalalar korkmadığını söyler. Onlara da ihtiyacımız yok. Sonucu bilerek savaşmayı kabul eden insanlar gerek bize. Onlar da bizde var. Böylelikle güven içinde ilerleyebiliriz, zafer bu yolun sonundadır…”

  • Künye: Jean Lafitte – Eylemciler, çeviren: Okay Gönensin, Yordam Kitap, roman, 320 sayfa, 2021

Luis Martín-Santos – Sessizlik Zamanı (2021)

‘Sessizlik Zamanı’, Franco diktatörlüğü sonrası İspanyası üzerine çarpıcı bir roman.

Kimilerinin İspanyol edebiyatının ‘Ulysses’i olarak tanımladığı Luis Martín-Santos’un romanı, yıllarca sansürlenip yasaklanmıştı.

Dili bir ustaca kullanan Martín-Santos, romanında doğrusal bir anlatım yerine, şehrin tüm katmanlarının rejim tarafından bastırılmış sesine bilinç akışı tekniğiyle aracılık ediyor.

Roman, kanser gibi yayılan falanjist rejimi, faşist rejimin altında sıkışmış ve yalnızca elindeki değerlere tutunan halkı, aile ve evlilik kurumunu, entelektüalite ve bilimi, geleneksel rolleri, ideal toplumu, lümpen orta sınıfı ve altkültürünü, faşizmin tekdüzeleştirip sunileştirdiği her toplumsal nüveyi bu insanlık trajedisinin ortasında yeniden yoğurarak sunuyor.

Roman, uzun bir aradan sonra yeniden Türkçede.

  • Künye: Luis Martín-Santos – Sessizlik Zamanı, çeviren: Yıldız Ersoy Canpolat, Sel Yayıncılık, roman, 256 sayfa, 2021

Evangelinos Misailidis – Tamaşa-yi Dünyâ ve Cefakâr u Cefakeş (2021)

Her şeyden önce eşsiz bir dil hazinesi olan ‘Tamaşa-yi Dünyâ ve Cefakâr u Cefakeş’, Türkçenin ilk romanlarından.

Daha da önemlisi, Karamanlı Türkçesinin en büyük abidelerinden biri olan roman, aynı zamanda yazıldığı dönemin kozmopolit hayatını çarpıcı bir şekilde yansıtıyor.

Evangelinos Misailidis’in 1872 yılında yayımladığı romanı, başkahramanı Aleko Favini’nin İstanbul’da başlayıp Romanya, Rusya, İtalya, İngiltere ve Fransa’da devam ettikten sonra Yunanistan’da son bulan ve yıllar boyu bin bir türlü macera ile oradan oraya savrulmakla geçen fırtınalı hayatını kendine has üslubuyla anlatıyor.

Roman, geçtiği ülkelerin o devirdeki halleri, türlü türlü âdetleri, bazıları hâlâ yaşayan önyargıları ve boş inançları hakkında barındırdığı birbirinden ilginç bilgilerle de nadide bir kaynak.

Latin alfabesiyle ilk defa 1987 yılında Robert Anhegger ve Vedat Günyol tarafından kısmen sadeleştirilmiş ve bazı kısımları çıkarılmış halde yayımlanan roman, Peri Efe’nin titiz çalışması sonucu bugün açıklamalı tam metin olarak okurla yeniden buluşuyor.

  • Künye: Evangelinos Misailidis – Tamaşa-yi Dünyâ ve Cefakâr u Cefakeş, hazırlayan: Robert Anhegger, Vedat Günyol ve Peri Efe, Yapı Kredi Yayınları, roman, 808 sayfa, 2021

Ben Bova – Hititli (2021)

Ben Bova’nın bu romanı, Troya Efsanesi’nin özgün bir yeniden anlatımı.

Roman, babası öldürülmüş, karısı ve iki küçük oğlu köle tacirleri tarafından kaçırılmış Hititli asker Lukka’nın, Hektor ve Akhilleus’un amansız bir savaşa giriştiği Troya’ya yaptığı yolculuk etrafında gelişiyor.

Lukka, Asurlulara karşı yapılan uzun ve meşakkatli bir seferden ülkesine dönmüştür.

Fakat yaşadığı görkemli imparatorluk Hatti, şimdi büyük bir karmaşa içindedir.

Kent alevlere ve yağmacı çetelere teslim olmuştur.

Üstelik ailesi de büyük bir trajedi yaşamıştır.

Lukka şimdi, eşini ve iki oğlunu kaçıran köle tacirlerinin izini sürmeye başlayacaktır.

Bu yolculuk onu, savaşın kasıp kavurduğu Troya’ya götürür.

Lukka Troya’da, kahraman Hektor ve çevik Akhilleus ile aynı düzeyde bir savaşçı olduğunu kanıtlar.

‘Hititli’, özellikle tarihi roman sevenlerin kaçırmak istemeyeceği türden bir kitap.

  • Künye: Ben Bova – Hititli, çeviren: Ebru İzre, Sümer Yayıncılık, roman, 296 sayfa, 2021

John Williams – Augustus (2020)

‘Stoner’ romanıyla büyük beğeni toplayan John Williams, şimdi de bir tarihsel roman şaheseriyle karşımızda.

Williams, tamamladığı son romanı olan ‘Augustus’, Roma İmparatorluğu’nun kurucusu Octavius Sezar’ın, yani Augustus’un gençlikten yaşlılığa uzanan hikâyesini mektuplar ve başka belgeler aracılığıyla anlatıyor.

Roman yalnızca “dünya imparatoru” Augustus’un değil, aynı zamanda Roma’nın sürgün devlet adamlarının, komplocuların, askerlerin, şairlerin, kölelerin, kadınların, kısacası o dönemde yaşamış pek çok kişi ve kesimin hikâyesi olarak okunabilir.

Roman, hem karakter zenginliği, hem de gündelik hayata dair ayrıntılarıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: John Williams – Augustus, çeviren: Özlem Yüksel, Yapı Kredi Yayınları, roman, 296 sayfa, 2020

Italo Svevo – Yaşlılık (2020)

İtalyan edebiyatının büyük isimlerinden Italo Svevo’dan, 20. yüzyılın kıskanç, ihtiras ve umutsuzluk dolu bireyi üzerine usta işi bir karakomedi.

Romanın başkahramanı Emilio, kırklarına yaklaşmaktadır.

Kısa süre öncesine kadar umut vaat eden bir yazarken, şimdilerde bir masa başı çalışanı olmuştur.

Emilio’nun bu sıkıcı hayatı, genç ve güzel Angiolina’yla tanışınca değişir.

İkilinin, başta gönül eğlendirme gibi başlayan ilişkileri zaman geçtikçe Emilio’yu birbirinden zorlu sınavlardan geçirecektir.

Bu umutsuz aşk, kahramanımız Emilio’nun hayatını altüst edecek, onu arkadaşlarından ve ailesinden uzaklaştıracaktır.

Buna, Emilio’nun akıl almaz beceriksizlikleri de eklenince, iş iyice içinden çıkılmaz hale gelecektir.

  • Künye: Italo Svevo – Yaşlılık, çeviren: Fuat Sevimay, İthaki Yayınları, roman, 256 sayfa, 2020

Francesca Haig – Ateş Vaazı (2016)

Büyük bir patlama, dünyanın kaderini değiştirmiştir.

İnsanoğlu mutasyona uğramış, artık tüm bebekler ikiz doğmaktadır.

İkizlerden Omega olanları fiziksel bir engelle, sağlıklı olanları ise Alfa olarak adlandırılmıştır ve bu durum, büyük bir ayrımcılığa neden olmuştur.

Bu korkunç durumu değiştirebilecek tek kişi ise, bir Omega olan Cass’tır.

  • Künye: Francesca Haig – Ateş Vaazı, çeviren: Aslı Konaç, Yapı Kredi Yayınları

Ursula K. Le Guin – Başlama Yeri (2016)

 

Sıkıcı bir hayat süren Hugh Rogers, yıllardır peşinde olduğu, cennetten farksız Tembreabrezi’ye giden bir kapı bulmuştur.

Fakat bu cenneti cehenneme çevirecek devasa bir gölge, tam da şimdi kapıda beklemektedir.

Rogers, burada tanıştığı Irena Pannis ile gölgeyi kovmak için kolları sıvar.

İkili bu esnada, birbirine âşık olacaktır.

  • Künye: Ursula K. Le Guin – Başlama Yeri, çeviren: Can Eryümlü, Ayrıntı Yayınları

Alâ el Asvani – Yakupyan Apartmanı (2016)

Her sınıftan insanın yaşadığı Yakupyan Apartmanı üzerinden Kahire’nin ve genel olarak Mısır’ın geçirdiği dönüşümü görkemli bir şekilde ortaya koyan bir roman.

90’lı yıllarda geçen roman, dolandırıcısından siyasetçisine modern Mısır’ı temsil eden farklı karakterler bağlamında, ülkenin yakın tarihinde yaşananları gerçekçi bir üslupla tasvir ediyor.

  • Künye: Alâ el Asvani – Yakupyan Apartmanı, çeviren: Avi Pardo, Maya Kitap

Jordi Sierra i Fabra – Oysa Aşk (2016)

Aşkı ve kıskançlığı cesaretle sorgulayan bir roman.

Jordi Sierra i Fabra’nın, kadına yönelik şiddeti gençlerin gözünden anlattığı ünlü yapıtı, nihayet Türkçede!

Genç kadın Marga, sevgilisi Ramiro ile sıkıntılı bir aşk yaşamaktadır.

Bir süre sonra Maria, kendisi için çileye dönüşen bu ilişkiyi sorgulamaya başlayacak ve ardından, acımasız gerçeklerle yüzleşecektir.

  • Künye: Jordi Sierra i Fabra – Oysa Aşk, çeviren: Pınar Savaş, ON8 Kitap