Hasan Aksakal – Dünyayı Yeniden Büyülemek (2021)

Alman, İngiliz, Fransız, İskoç, İtalyan, Polonya ve Rus romantiklerini buluşturan özenli bir çalışma.

Hasan Aksakal, büyüsü bozulmuş bir dünyayı yeniden büyülemeye çalışmış romantikleri ve Batı tarihinde çarpıcı izler bırakmış Romantik Devrimi derinlemesine inceliyor.

Çalışma, Novalis, Friedrich Schlegel, Caspar David Friedrich, Friedrich Hölderlin gibi Alman Romantizminin temsilcileriyle William Blake, William Wordsworth, Samuel Taylor Coleridge, Lord Byron, Percy Shelley gibi İngiliz; Chateaubriand, Eugéne Delacroix, Victor Hugo ve Gérard de Nerval gibi Fransız Romantikleri bir araya getiriyor. Bir yandan da Walter Scott üzerinden İskoç Romantizmine, Ugo Foscolo aracılığıyla İtalyan Romantizmine, Adam Mickiewicz etrafında Polonya Romantizmine ve Aleksandr Puşkin’in şekillendirdiği Rus Romantizmine yeni kapılar aralıyor.

‘Dünyayı Yeniden Büyülemek’, 1789-1848 arası Avrupa entelektüel tarihine dair hem kültürlerarası, hem disiplinlerarası yaklaşımlar sunmasıyla dikkat çeken, aynı zamanda konu hakkında ilginç bilgiler barındıran sağlam bir çalışma.

  • Künye: Hasan Aksakal – Dünyayı Yeniden Büyülemek: Avrupa Romantizminden Portreler, Beyoğlu Kitabevi, inceleme, 236 sayfa, 2021

Murray McCain ve John Alcorn – Kitap! (2021)

Bir kitap, gerçekten ve tam olarak nedir?

Murray McCain’in yazıp John Alcorn’un çizdiği bu klasik yapıt, cildinden mürekkebine, yazı karakterinden noktalama işaretlerine kitapla ilgili her şeyi açıklıyor.

Yazarlar, kitabın gerçekten ne olduğunu ve içeriğinde neler yer aldığını bulmak üzere yola çıkmış ve ortaya bu güzel çalışma çıkmış.

İlk olarak 1962’de yayımlanan ve kısa sürede çok sevilerek klasik çocuk kitapları arasında gösterilen ‘Kitap!’, hiçbir dijital teknik kullanılmadan, tamamen elle çizilip renklendirilmiş büyüleyici resimleri ve yaratıcı tipografisiyle tam bir görsel şölen.

  • Künye: Murray McCain ve John Alcorn – Kitap!, çeviren: Itır Arda, Koç Üniversitesi Yayınları, inceleme, 56 sayfa, 2021

Manuel Castells – İnternet Galaksisi (2021)

Manuel Castells’in “ağ toplumu” kuramı, iletişim teknolojilerinin toplumsal yapı üzerindeki etkilerini anlamak açısından çok değerlidir.

❛İnternet Galaksisi❜ ise, Castells’in bu ünlü kuramını en derinlikli şekilde ele aldığı kitaplarından.

Uzun süredir bir internet galaksisinde yaşadığımızı söyleyen Castells, çalışmasında, bu galaksinin uçsuz bucaksızlığını, imkânlarını ve zorluklarını çok yönlü bir bakışla tartışıyor.

Düşünür, internet dolayımıyla kurulan bu ağın, kültürden siyasete, ekonomiden uluslararası ilişkilere farklı yüzlerine bakıyor ve bu bağlamda, siber uzayda mahremiyet ve özgürlük, e-ticaret ve yeşil ekonomi, internet teknolojilerinin sivil toplum ve devlet üzerindeki etkileri, küresel toplumda dijital bölünme ve ağ toplumunun zorlu yanları gibi  konuları irdeliyor.

Kitaptan iki alıntı:

“Eğer ağlar sizin umurunuzda değilse bile, siz ağların umurundasınız. Şimdi ve burada, bir toplum içinde yaşamak istediğiniz sürece, ağ toplumu ile başa çıkmak durumundasınız.”

“Bugün yalnızca ağlar etrafında örgütlenmiş değiliz, enformasyon teknolojisinin iktidarda olduğu ağlar etrafında örgütlenmiş durumdayız”

  • Künye: Manuel Castells – İnternet Galaksisi: İnternet, İş Dünyası ve Topluım Üzerine Düşünceler, yayına hazırlayan: Tuğba Asrak Hasdemir, çeviren: : Özkan Avcı, Esra Öztürk, Bayram Şamil Demirkan, İlknur Patan, Hilal Berge, Uğur Evcim, Mustafa Gültepe, Mehmet Keskin ve Sayinur Şakı, Phoenix Yayınları, inceleme, 384 sayfa, 2021

Luc De Brabandere – Homo İnformatiks (2021)

Matematik, bilişim ve mantık disiplinlerini bir araya getiren ‘Homo İnformatiks’, yeni çağın insan türünü ve onun sınırlarını tartışıyor.

Luc De Brabandere, 12 düşünürün fikirlerinden yola çıkarak teknolojinin yakın gelecekte bizim için neleri mümkün kılabileceğini irdeliyor.

Kitabın ilk bölümü, matematik ve mantığın kökenlerine iniyor; bunların neden ve nasıl doğduklarını, evrimleri sırasında hangi önemli aşamalardan geçtiklerini ve çok doğal görünen birleşimlerinin neden olanaksız olduğunu ele alıyor.

İkinci bölümde, bilişim öncesi (pré-informatique) tarihin çok az bilinen ya da hiç bilinmeyen üç dev düşünürüyle tanışıyoruz: Thomas Bayes, Claude Shannon ve Norbert Wiener.

Yazara göre, bu üç düşünürün kuramları bilişimle ilgili fikirlerin ortaya çıkışında, Alan Touring ve Georges Boole’un kuramları kadar önem taşıyor.

Kitabın üçüncü bölümü ise, bizi gelecek hakkında düşünmeye davet ediyor ve sadece teknolojinin bizim için daha neleri mümkün kılacağını değil, aynı zamanda bütün bir toplum için bağrında ne tür zorlukları taşıdığını tartışıyor.

Kitap, yukarıdaki isimlerin yanı sıra, Aristoteles’ten Hârizmî’ye ve Leibniz’den Bertrand Russell’a pek çok önemli ismi bir araya getiriyor.

‘Homo İnformatiks’, internet ve bilgisayarların hızla değişen yenilikçi dünyalarının matematik, mantık ve felsefeye dayanan temellerini tarihsel gelişim süreci içinde ele alan, güzel bir çalışma.

  • Künye: Luc De Brabandere – Homo İnformatiks, çeviren: İlhan Burak Tüzün, Vakıfbank Kültür Yayınları, inceleme, 112 sayfa, 2021

James K. Lyon – Paul Celan & Martin Heidegger: Tedirgin Sohbet (2021)

Bir şair celladıyla hesaplaşıyor…

‘Tedirgin Sohbet’, büyük şair Paul Celan ile onun ailesini ve akrabalarını katleden Nazi iktidarına uşaklık etmiş büyük filozof Martin Heidegger arasındaki çarpıcı yüzleşmeyi aktarıyor.

1945 sonrası Avrupa edebiyatının, özellikle de Alman dilinin en sarp ve son büyük şairi olan Paul Celan, hayatını Seine Nehri sularında noktaladığı 1970 Mayısı’nın son anına dek, ailesini ve akrabalarını katledenlerle paylaştığı bir anadilde yazıyor olmanın travmasıyla yaşamıştı.

Kendisini “dünyaya fırlatılmış biri” diye niteleyen şair, Naziler eliyle kirletilmiş bir dilin Almanya’da savaştan sonra da hükmünü yürüttüğü inancıyla gönüllü ve bilinçli bir sürgün olarak Paris’te ömür sürdü.

Yazın seyri boyunca Martin Heidegger’in sanat ontolojisinden yoğun etkiler devşiren Celan, yirmi yıl boyunca bilhassa dil tasavvuruna büyük bir hayranlık beslediği düşünürü Nazi geçmişinden ötürü kamusal bir özre teşvik edebilme arzusunu taşıdı.

Hölderlin, Rilke, Trakl gibi ‘sezinç’ sahibi şairlere kuşatıcı bir bakışla eğilip felsefesinin de özünün “şiirde ve şiirle mukim” olduğunu ortaya koyan bir düşünür olarak Heidegger ise, Celan’ın şiirine on yılı aşkın bir süre boyunca büyük bir ilgi ve beğeniyle yaklaşmıştı.

Bu zaman dilimi içerisinde mektuplaşmalar ve aracılarla süren diyalog, nihayet 1967 yılında yüz yüze görüşmeye evrildi.

Paul Celan ile fenomenolojik yaklaşımıyla modern düşünceyi köklü bir biçimde etkileyip dönüştüren, Nasyonel Sosyalist Parti üyesi ve taraftarı Martin Heidegger arasında 24-25 Temmuz 1967 tarihinde Todtnauberg’te gerçekleşen buluşma, 20. yüzyıl entelektüel tarihinin dönüm noktalarından biri kabul edilmektedir.

İşte James Lyon’un çalışması, ikili arasındaki bu tarihi diyalogu adım adım izlemesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: James K. Lyon – Paul Celan & Martin Heidegger: Tedirgin Sohbet 1951 -1970, çeviren: Cem Yavuz, Everest Yayınları, inceleme, 392 sayfa, 2021

Brian Dillon – Denemecilik (2021)

Deneme türünün kapsamı ve olanakları üzerine çok iyi bir çalışma.

Brian Dillon, türün öncüleri ve çağdaş ustalarından denemecilik konusunda bilinmeyenlere pek çok konuyu ele alıyor.

Ödüllü çalışması ‘In the Dark Room’ ile bildiğimiz Dillon, bu sefer de bir tür olarak denemeciliği; kökenler, listeler, dağılma, üslup, savurganlık, ayrıntı, tutarlılık, merak ve avunma gibi çeşitli başlıklarda irdelediği, hatta parçalara ayırdığı bu kitabıyla karşımızda.

Kitap, deneme teriminin etimolojik kökenlerinden, Montaigne’den başlayarak günümüz yazarlarına, W. G. Sebald, Georges Perec ve Elizabeth Hardwick gibi isimlere uzanıyor.

Dillon, deneme hakkında şöyle diyor:

“Deneme, konusunun özünü yani püf noktasını ifade etmeyi, dolayısıyla bir tür cila ve bütünlüğü amaçlar, aynı zamanda da sahip olduğu bakış açısının kısmi olduğu, eksik olmanın da kendi içinde bir değer olduğu, çünkü yazan zihnin cesur ve meraklı ama tutuk doğasını daha iyi yansıttığı konusunda ısrar etmek ister.”

  • Künye: Brian Dillon – Denemecilik: Biçim, Duygu ve Kurmacadışı Üstüne, çeviren: Selahattin Özpalabıyıklar, Everest Yayınları, inceleme, 174 sayfa, 2021

Josh Cohen – Çalış(ma)mak: Daha Ciddi Bir Mesai (2021)

Çalışmanın ve köleliğin yüceltildiği günümüzde, hiçbir şey yapmamak en devrimci tutumdur.

Psikanalist ve edebiyat kuramcısı Josh Cohen de, hiçbir şey yapmama sanatının inceliklerine ışık tutuyor, alternatif bir yaşamın olanaklarını tartışıyor.

Cohen’e göre, kendimizi daima çok fazla şey yapma dürtüsü ve hiçbir şey yapmama arzusu arasında sıkışmış olarak buluruz.

Suçluluk duyarız, zira arzularımızı bünyemizin utanç verici ya da fuzuli bir arızası olarak görmeye meyleden varlıklarız.

İşte ‘Çalış(ma)mak’, Orson Welles’ten Emily Dickinson’a, David Foster Wallace’tan Andy Warhol’a pek çok ismi karşımıza çıkararak ve aynı zamanda edebiyat, kültürel çalışmalar ile psikanaliz gibi farklı disiplinlerden yararlanarak bizi çalışmak, arzular, tembellik, can sıkıntısı ve hiçbir şey yapmamak gibi konular üzerine daha kışkırtıcı bir perspektifle bakmaya davet ediyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Peki ya duygusuz sırıtışıyla saat yönünde hareket eden Duracell Tavşanına ne demeli? Sinir bozucu olmakla birlikte dikkat çeken bu tavşan, yaşamlarımızın sürüklenebileceği otomatikleşmiş durumu hissettirir. Duracell Tavşanı gücünü kişisel bir amaç ya da arzudan değil bitmez tükenmez gayrişahsi bir enerjiden alarak yoluna devam edip durur. Yüzüne yapışmış sırıtışın ardında apokaliptik pop kültürümüzün her yerde karşımıza çıkan simgesi, körlemesine ilerlemenin arafının pençesine düşmüş o zombinin aşikâr figürü saklanır.”

  • Künye: Josh Cohen – Çalış(ma)mak: Daha Ciddi Bir Mesai, çeviren: Burcu Halaç, Sel Yayıncılık, inceleme, 264 sayfa, 2021

James Ball – Sistem (2021)

İnternetin özgür, karmaşık, tehlikeli ve rahatsız edici tüm yönleri üzerine harika bir çalışma.

Pulitzer ödüllü gazeteci-yazar James Ball, eleştirel bir bakışla, bir zamanlar demokrasinin yenilikçi bir uzantısı olarak coşkuyla karşılanan internetin insanları güçlendirdiği kadar onları aynı zamanda zayıflattığını da ortaya koyuyor.

İnternet denen bu karmaşık ağın sahiplerinin, finansörlerinin ve denetleyicilerinin kimler olduğunu derinlemesine araştıran Ball, bu devasa sistemin nasıl geliştiğini, ekonomi ve politikayı kullanarak toplumu nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seriyor.

Ball, bilgisayar bilimcilerden kablolu yayıncılara, milyarder yatırımcılardan reklamcılara, aktivistlerden istihbarat kurumlarına kadar pek çok kişiyle röportaj yaparak internetin keşfedildiği ilk günden günümüze kadarki dönüşümünün kısa tarihini yazıyor.

Facebook, Google, Amazon, Apple gibi şirketlerin iç işleyişini çözümleyerek buzdağının görünmeyen yüzüne dikkat çekiyor.

Silikon Vadisi’nin karizmatik CEO’ları Mark Zuckerberg, Jeff Bezos, Larry Page gibi isimleri masaya yatırarak internetin özgür, karmaşık, tehlikeli ve rahatsız edici tüm yönlerini ortaya koyuyor.

  • Künye: James Ball – Sistem, çeviren: Yasin Konyalı, Timaş Yayınları, inceleme, 252 sayfa, 2021

Elias Canetti – Davalar: Franz Kafka Hakkında (2021)

Büyük yazar Elias Canetti, Kafka’yı kendisine o kadar yakın görüyordu ki, Stockholm’e Nobel ödülünü almaya giderken, aslında “Kafka’ya eşlik ettiğini” belirtmişti.

Bu kitap ise, Canetti’nin Kafka üzerine notlarını, yazılarını ve konuşmalarını bir araya getirmesiyle çok değerli.

Canetti Vakfı’nın görevlendirmesiyle Susanne Lüdemann ve Kristian Wachinger tarafından yayıma hazırlanan çalışma, Canetti’nin “Öteki Dava” denemesinin yanı sıra, denemenin yazılmasından önceki 1946–1966 yıllarında, deneme üzerinde çalıştığı 1967–68 yıllarında ve daha sonraki 1969–1994 yıllarında yazdığı notlar yer alıyor.

Kitapta ayrıca Canetti’nin 1948 yılında Bryanston Summer School’da verdiği “Proust, Kafka Konferansı” ve 10 Mayıs 1980’de, kendisine verilen Johann Peter Hebel Ödülünün töreninde yaptığı “Hebel ve Kafka” başlıklı konuşma da yer alıyor.

Canetti, Kafka ile ilk kez, 1930/31 kışında, tek romanı ‘Körleşme’ üzerinde çalışırken, Viyana’daki Lanyi kitabevinde karşılaştığı ‘Dönüşüm’ ve ‘Açlık Sanatçısı’nı okuyarak tanıştı.

Canetti’nin, ‘Körleşme’nin sonraki akışı üzerinde etkili olduklarını itiraf ettiği bu iki öyküyü okuması, Kafka’yla ömür boyu süren ve izleri bu kitapta toplanan tartışmasının başlangıcına işaret ediyor.

Kitap, Canetti’nin Kafka’ya ilişkin düşüncelerini sunduğu gibi, kendi hayatından ilginç ayrıntılar da barındırıyor.

  • Künye: Elias Canetti – Davalar: Franz Kafka Hakkında, çeviren: Mustafa Tüzel, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 384 sayfa, 2021

Nicolai Hartmann – Romantikler (2021)

Dört büyük romantik üzerine kısa ama etkileyici bir metin.

Alman filozof Nicolai Hartmann’ın enfes çalışması, romantik yaşam ve düşünceye giriş niteliğinde.

Ağırlıklı olarak romantik akımın ünlü simaları Schlegel, Hölderlin, Novalis, Schleiermacher’i, ayrıca akımın öncüsü Hemsterhuis’un düşüncelerini de irdeleyen Hartmann, romantizmi kendine has kılan belli başlı yönlerini ve kavramsal temellerini açıklıyor.

Kitap, yukarıdaki isimlerin her birinin kendi katkılarını duru bir şekilde aydınlattığı gibi, aynı zamanda romantizmin hem şiire ve hem de felsefeye yönelen kollarını da saptıyor.

  • Künye: Nicolai Hartmann – Romantikler: Schlegel, Hölderlin, Novalis, Schleiermacher, çeviren: Saygın Günenç, Fol Kitap, inceleme, 128 sayfa, 2021