Hilmi Yavuz, Ercan Yılmaz ve Aydın Afacan – Yaz Sohbetleri (2016)

Hilmi Yavuz, “Ben şiiri bir yaz gününden öğrendim” demişti.

İşte bu kitap da, bu sözün izini sürerek, üç şairin Halikarnasssos’ta iki yaz boyunca süren diyaloglarının bir kısmını sunuyor.

Söyleşiyi benzerlerinden ayıran başlıca husus ise, şiirin yanı sıra sanat, felsefe, hayat, estetik gibi farklı konulara da yoğunlaşması.

  • Künye: Hilmi Yavuz, Ercan Yılmaz ve Aydın Afacan – Yaz Sohbetleri, Timaş Yayınları

Stuart Hall – Tarihin İronileri (2016)

Kültürel kuramcı ve sosyolog Stuart Hall kıymetlimizdir.

Zira Richard Hoggart ve Raymond Williams ile birlikte İngiliz Kültürel Çalışmaları ekolünün kurucularındandır.

Daha da önemlisi Hall, siyahi bir adam olarak klişe bir atlet ya da komedyen rolü dışında kamusal bir entelektüel rolünü işgal etmeyi tercih edişiyle, kendisinden sonra gelenler için rol model oldu.

‘Tarihin İronileri’ başlıklı elimizdeki kitap ise, Hall ile yapılmış ufuk açıcı bir söyleşi.

Annie Paul’un gerçekleştirdiği söyleşi, Hall’un entelektüel gelişimi, beslendiği kaynaklar, sistemi ve katkıları hakkında çok önemli ipuçları barındırıyor.

  • Künye: Stuart Hall – Tarihin İronileri, söyleşi: Annie Paul, çeviren: Utku Özmakas, Zoom Kitap, söyleşi, 88 sayfa, 2020

André Comte-Sponville – Hayat Yaşamaya Değer (2020)

Kült yapıtı ‘Büyük Erdemler Risalesi’ ile bildiğimiz André Comte-Sponville, şimdi de söyleşileri ile karşımızda.

André Comte-Sponville ile François L’Yvonnet’nin son yirmi yıl içinde yaptığı söyleşileri bir araya getiren kitap, düşünürün entelektüel gelişimi, okumaları, üstatları ve düşüncesinin büyük eksenleri hakkında harika bir bilanço çıkarıyor.

Burada, kendisini felsefeye iten etkenlerin neler olduğu sorusuna “Yaşamdaki zorluklar, düşünme tutkusu” yanıtını veren André Comte-Sponville, filozof olmanın ne anlama geldiğinden felsefenin ne olduğuna, kendisine yol gösteren düşünürlerden mutluluğa, siyasetten sanata, ahlaktan etiğe ve bugün felsefe yapmanın ne anlama geldiğine kadar pek çok konu üzerine fikirlerini bizimle paylaşıyor.

‘Hayat Yaşamaya Değer’ kitabının da gösterdiği gibi, herkes fikir sahibi olabilir ama bir düşünce geliştirmek tamamen farklı bir iştir ve bu bağlamda André Comte-Sponville de kesinlikle en derin düşünürlerden biridir.

  • Künye: André Comte-Sponville – Hayat Yaşamaya Değer, söyleşi: François L’Yvonnet, çeviren: Ercüment Tezcan, İletişim Yayınları, söyleşi, 408 sayfa, 2020

Ursula K. Le Guin – Yazma Üzerine Sohbetler (2020)

Ursula K. Le Guin, kelimenin tam anlamıyla büyücüdür.

‘Yerdeniz Öyküleri’nin sıra dışı dünyası buna verilecek en iyi örneklerdendir.

‘Karanlığın Sol Eli’nin müphem cinsiyetli gezegeni Gethen’i veya ‘Mülksüzler’in anarko-sendikalist toplumu Anarres de öyledir.

Le Guin, daha nice âlemi yoktan var eden çok özgün bir yazardır.

Şöyle diyor Le Guin: “Çocuklar tek boynuzlu atların gerçek olmadığını tabii ki bilir. Ama öte yandan tek boynuzlu atlar üzerine yazılan bir kitabın, eğer yeterince iyiyse, hakiki bir kitap olduğunu da bilir.”

Peki, Le Guin için yazmak ne anlama gelir?

Yazarın David Naimon’la söyleşilerinin ürünü olan elimizdeki kitap, bu konuyu aydınlatmasıyla çok önemli.

Kurmaca, şiir ve kurmacadışına odaklanan üç ayrı söyleşinin yer aldığı bu kitapta Le Guin, yazmanın kendisi açısından ne ifade ettiğini anlattığı gibi, yazmanın zorlukları ve inceliklerini tartışıyor, ayrıca meraklısı için yazmanın kimi püf noktalarını da veriyor.

Kitap kısa olmakla birlikte, yazma tekniği, dil ve ahlak, yazının ritmi, şiirin müziği, yayıncılık piyasasından kadın yazarların maruz kaldığı eşitsizlikler, öteki, siyaset, bilim ve doğa gibi pek çok ilgi çekici konu üzerine derinlemesine düşünüyor.

  • Künye: Ursula K. Le Guin – Yazma Üzerine Sohbetler, söyleşi: David Naimon, çeviren: Özde Duygu Gürkan, Metis Yayınları, söyleşi, 128 sayfa, 2020

Ferit Edgü – Sözlü / Yazılı (2016)

Ferit Edgü külliyatına önemli bir katkı sunan, yazarın söyleşi ve deneme yazıları bu kitapta…

Edgü, modern Türk romanının gelişiminden yazarın kurmaca dünyasına ve kendi yazma deneyimine birçok konuyu irdelerken, Melih Cevdet, Oktay Rifat, Ahmet Oktay ve Orhan Duru gibi, Türkiye edebiyatının önde gelen simalarına dair değerlendirmelerde de bulunuyor.

  • Künye: Ferit Edgü – Sözlü / Yazılı, Yapı Kredi Yayınları

Erol Mütercimler – Hayat Bir Tesadüf (2016)

Deniz subayı olarak başladığı yolculuğuna yazar ve akademisyen olarak devam eden Erol Mütercimler’le yapılmış bir nehir söyleşi.

Mütercimler burada, Osmanlı padişahlarından Lale devrine, Çanakkale Savaşı’ndan Kurtuluş Savaşı’na, Milli Mücadele’den Atatürk’ün tarihi kişiliğine, ülke tarihinin dönüm noktalarına dair saptamalar yapıyor.

  • Künye: Erol Mütercimler – Hayat Bir Tesadüf, söyleşi: Gürkan Hacır, Asi Kitap

Hulki Aktunç – Yoldaşım Kırk Yıl (2014)

Şair, öykücü, romancı ve sözlük yazarı Hulki Aktunç’un hayatı ve sanatına dair derinlikli bir anlatı.

Söyleşilerle oluşan bu kitap, bir yazarın çocukluğundan yetişkinliğine uzanarak hayatındaki dönüm noktalarını sergilemekle kalmıyor, aynı zamanda 68’li yıllar, TİP deneyimi, 12 Eylül darbesi gibi Türkiye yakın tarihindeki önemli olaylara dair tanıklığını da sunuyor.

  • Künye: Hulki Aktunç – Yoldaşım Kırk Yıl, söyleşi: Rıza Kıraç, Yapı Kredi Yayınları

Imre Kertész – Dosya K. (2010)

Macar yazar Imre Kertész’le yapılmış söyleşilerden oluşan ‘Dosya K.’, yazarın derli toplu bir biyografisi olarak da düşünülebilir.

2002 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Kertész’i, bilhassa başyapıtı sayılan ‘Kadersizlik’ ile biliriz.

Bu romanını on yılda yazmış olan yazarın diğer ünlü yapıtları da, ağırlıklı olarak Yahudi soykırımını konu edinir.

Kertész’in dostu ve editörü Zoltan Hafner’la 2003-2004 yılları arasında yaptığı konuşmalardan oluşan elimizdeki kitap, yazarın çocukluğu ve gençliğine dair anekdotları, Yahudi kimliği yüzünden çektiği acıları, toplama kampı deneyimlerini ve yazarlık yaklaşımını okurlara sunmasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Imre Kertész – Dosya K., çeviren: Gün Benderli, Can Yayınları, söyleşi, 183 sayfa

Donna J. Haraway – Tıpkı Bir Yaprak Gibi (2020)

İnsan-hayvan-makine arasındaki ilişkilenme tarzlarının insanlık durumu nasıl dönüştürdüğünü irdelemiş Donna J. Haraway, Siborg Manifestosu ile teknolojinin kadının kurtuluşuna nasıl katkıda bulunabileceğini irdelemiş ve özcülük karşıtı eleştirinin ilk örneklerini vermişti.

Bu kitap ise, Haraway ile yapılmış uzun soluklu ve ufuk açıcı bir söyleşi barındırıyor.

Kitap, Haraway’in doğup büyüdüğü çevreden başlayarak onun feminist yaklaşıma getirdiği kendine has yorumlara uzanıyor.

Kitapta, tarihten eleştirel teori olarak organikçiliğe, formdan primatolojiye, siborglar ve kadınlardan eleştirel bilinç olarak kırınıma, dünyevi pratikten bilinçdışına, vampir kültüründen telepatik öğrenmeye ve tutkudan ironiye pek çok ilgi çekici konu ele alınıyor.

Teknobilim, antropoloji, feminizm, felsefe, zooloji gibi apayrı disiplinleri bir arada düşünebilmiş Haraway’in bu söyleşisi, hem alanla ilgilenenler hem de farklı disiplinlerin bir arada nasıl ustaca kullanılabildiğine daha yakından bakmak isteyenlerin ilgisini çekebilecek nitelikte.

  • Künye: Donna J. Haraway – Tıpkı Bir Yaprak Gibi: Donna J. Haraway ile Söyleşi, söyleşi: Thyrza Nichols Goodeve, çeviren: Aksu Bora, İletişim Yayınları, feminizm, 189 sayfa, 2020

Korkut Boratav – Aydınlık Bir Adam (2010)

Korkut Boratav, Türkiye’deki iktisat çalışmalarında çok önemli bir isim.

Kapitalizm, sosyalizm, devletçilik, gelir dağılımı, KİT’ler, tarım politikaları ve iktisat tarihi; öğretim üyesi, araştırmacı ve bilim insanı Boratav’ın çalışma yürüttüğü, okurlarını ve öğrencilerini aydınlattığı alanlardan birkaçı.

Elimizdeki uzun soluklu söyleşi, Boratav’ın Türkiye’nin sancılı yakın döneminde geçen yaşamöyküsü üzerinden ilerlerken, onun görüşlerini kapsamlı bir şekilde okurlarına sunuyor.

Dolasıyla eser, Boratav iktisatçılığının yapı taşlarını göstermesinin yanı sıra, Boratav’ın, Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasî yapısına dair fikirlerinden ve yorumlarından bir demet de sunuyor.

  • Künye: Korkut Boratav – Aydınlık Bir Adam: Korkut Boratav, söyleşi: Hakan Güldağ ve İbrahim Ekinci, İmge Kitabevi, söyleşi, 375 sayfa