Robin Wall Kimmerer – Bitkilerin Ruhu (2022)

Doğa düşmanlarının pervasızca arttığı bir dönemde yaşıyoruz.

Botanikçi Robin Wall Kimmerer, modern bilimle yerlilerin kadim öğretilerini buluşturarak canlılarla olan ilişkimizin neden karşılıklı olması gerektiğini gösteriyor.

Dünyanın evimiz olduğunu unuttuk.

Kimmerer, Potawatomi halkının bir üyesi ve bir botanikçi olarak doğayla birden fazla dilde konuşabilen bir araştırmacı: Bir yandan çocukluğundan itibaren bitki ve hayvanlarla kurduğu ilişki ona doğanın en eski öğretmenimiz olduğunu göstermiş, öbür yandan ise botanik eğitimi ona bütünün parçalarını görmeyi öğretmiş.

Halkının öğretilerini ve bilimin sesini kendinde birleştiren Kimmerer, ‘Bitkilerin Ruhu’nda bu iki farklı bilgi merceğinden bakarak edindiği tecrübeleri bir araya getiriyor ve canlıların dünyasıyla kurduğumuz ilişkinin karşılıklı olması gerektiğini hatırlatıyor.

Çünkü ancak diğer canlıların dillerini anlayabildiğimiz zaman dünyanın cömertliğini anlayabilir, bu cömertliğe karşılık kendi hediyelerimizi vermeyi öğrenebiliriz.

Gezegenimizin sesini duymak bizim sorumluluğumuz…

Kanıtlara dayalı, objektif bir bilim anlayışının, yerlilerin kadim öğretileriyle nasıl zenginleşebileceğini gösteren kitap, boylu mazıların, yabani çileklerin, yağmurun eksik olmadığı ormanların, mis gibi kokan kutsal ot dolu çayırların manzarasını sunuyor.

  • Künye: Robin Wall Kimmerer – Bitkilerin Ruhu: Modern Bilimden Kadim Bilgiye Şifa, çeviren: Ayşe Başcı, Mundi Kitap, doğabilim, 424 sayfa, 2022

Stefano Mancuso – Bitki Ulusu (2022)

Bitkiler anne babalarımız gibidir, biz ortalığı kasıp kavursak da yaşamamızı sağlamaya devam eder.

Bitki nörobiyolojisi alanında dünyanın önde gelen otoritelerinden olan Stefano Mancuso, insan olmayan her şeyi nesnelere indirgeyen insanmerkezciliğe sıkı eleştiriler yöneltiyor.

Ekonomik modelimiz ve teknolojimiz için gereken başlıca kaynaklar tükenmek üzere.

Yeniden üretilemeyecek kaynakların tüketilmesi, küresel ısınmanın yerküre üzerindeki olumsuz sonuçları, biz insanları geri dönüşü olmayan bir noktaya taşıyor.

Kendini evrenin merkezi olarak gören insanın gerçeklerle yüzleşmesi gerekiyor.

Bitkilerin korunması, alınacak önlemlerin daha ciddi bir şekilde uygulanması ve doğanın sesine, Bitki Ulusuna kulak vermenin zamanı geldi.

Kural çok basit: Sürdürülebilir bir dünya için etrafımızı göz alabildiğine yeşillendirmeliyiz.

Bitki Ulusunu yok etmek insanlığı yok etmektir.

İşte Mancuso da bu enfes çalışmasında, sadece insanın değil, esasında bitkilerin ve dolayısıyla da insanların yaşamının esas dayanağını oluşturduğu güçlü bir manifesto sunuyor.

  • Künye: Stefano Mancuso – Bitki Ulusu, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Alfa Yayınları, bilim, 120 sayfa, 2022

Tamer Kaya – Evrimin Kısa Tarihi (2022)

Evrimi sağlayan şey, insanoğlunun bitmek bilmeyen merakı ve araştırma ruhuydu.

Tamer Kaya burada, insanın kökeninin aydınlatan görkemli bilimsel atılımın kapsamlı bir fotoğrafını çekiyor.

“Nereden geldik?” sorusu birçok düşünürün kafasını meşgul etti.

İnsanlık tarihi boyunca bunu açıklamak için farklı fikirler üretildi, ancak kabul edilebilir tutarlı bir kuramın ortaya konulması oldukça uzun bir zaman aldı.

Bu kitapta yaşamlarından ve çalışmalarından kesitler sunulan düşünürler, insanlığın evrimi anlama çabasında katkı sağlamış isimler.

Gerçeğin ışığıyla aydınlanmak için yola çıkan ve bilim aşkıyla yanıp tutuşan bu düşünürlerin amaçları, doğanın gerçek yasasının ne olduğunu ortaya koymaktı.

Evrim fikrine bir inanç gibi sarılmadılar.

Bilim yolunu seçtiler.

Birçok düşünür, kendi zamanlarında yeterince olgunlaşmamış olan evrim olgusunun farkında olmadığı halde modern evrim kuramının ortaya çıkmasına katkıda bulundu.

Bilimin yolu insanlığı gerçek sonuca ulaştırdı. Burada kaleme alınan hikâye, insanın kökenini araştırırken, bitmek tükenmek bilmeyen bir merak ve araştırma ruhu ile düşünürlerin geliştirdiği her yeni bilginin bilim yoluyla şekillendirilerek sonraki kuşaklara aktarılmasıyla, ortak bir zekâyla gerçekleştirilen “insanlığın ortaya koyduğu en büyük düşünsel devrim”in, insanın kendi evrimini çözmesinin hikâyesidir.

  • Künye: Tamer Kaya – Evrimin Kısa Tarihi: İnsanın Kendi Evrimini Çözmesinin Hikâyesi, Alfa Yayınları, bilim, 428 sayfa, 2022

Ahu Gökçe ve Ümit Akırmak – Psikoloji ve Açık Bilim (2022)

Açık bilim, özetle, bilimsel bilginin ücretsiz, patentsiz şekilde ulaşıma açılmasını amaçlar.

Bu rehber kitap ise, yaklaşık son on yıldır var olan, üzerinde daha fazla düşünülerek evrilmiş ve gelişen teknolojinin desteğini de alarak daha önce var olmayan birçok imkan sunan açık bilim pratiklerini net bir şekilde açıklıyor.

Açık bilim ve pratikleri birçok araştırmacı tarafından biliniyor ve tecrübeli araştırmacılara dahi yabancı bir kavram olabiliyor.

Açık bilim prensiplerini teorik olarak bilen ama nasıl uygulanacağı konusunda tereddütte olan araştırmacılar da vardır ki çok kısa bir geçmişi olan bir kavram olduğu düşünüldüğünde bu pek şaşırtıcı değil.

Bu kitap, açık bilim prensip ve uygulamalarını hem teorik hem de pratik olarak tanıtıyor ve bu sayede araştırmacıların kendi bilimsel araştırmalarında bu pratiklerden faydalanmasını sağlıyor.

Kitaptan yüksek lisans ve üzeri eğitim almış tüm araştırmacılar faydalanabilir.

Kitap, şu linkten ücretsiz temin edilebilir: https://bit.ly/3MWO51C

  • Künye: Ahu Gökçe ve Ümit Akırmak – Psikoloji ve Açık Bilim, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, psikoloji, 90 sayfa, 2022

Martin Plimmer ve Brian King – Tesadüfün Ötesi (2022)

Telefonumuz çaldığında sıklıkla düşündüğümüz kişinin bizi aradığını düşünürüz.

Oysa telefon çaldığında hiç de düşünmediğimiz kişilerin aradığı zamanlar sayıca daha çoktur.

Martin Plimmer ve Brian King, yüzlerce şaşırtıcı, gizemli tesadüfleri ve bunların arkasındaki olağanüstü matematiği ortaya çıkarıyor.

Tesadüflere karşı uyanık olan insanlar, evreni dost canlısı, düzenli, duyarlı bir yer olarak görme ve sonuç olarak genel bir refah duygusu geliştirme eğilimindedir.

Kötü tesadüflere denk gelince, en azından kader tarafından özel bir ilgi amacıyla seçilmiş olduğumuzu hissederiz.

Bununla birlikte tesadüfler, çoğunlukla mütevazıdır, tehdit oluşturmaz ve neşelendirir.

Telefonunuz çaldığında sıklıkla düşündüğünüz kişi sizi mi arıyor?

Bu sizde sıcak ve belirsiz bir his yaratıyor değil mi?

Bu tür şeyler olduğunda, doğuştan gelen duyudışı algılama yeteneğiyle kutsanmış olduğumuz ya da bir tür psişik bağlantıya taraf olduğumuz sonucuna varma eğiliminde oluruz.

Telefon çaldığında hiç de düşünmediğimiz kişilerin aradığı zamanların sayıca daha çok olduğunu kendimize hatırlatmak istemeyiz.

Bu kitap tesadüf olgusunu bütün yönleriyle masaya yatırıyor ve içinde birbirinden eğlenceli örnekler barındırıyor.

  • Künye: Martin Plimmer ve Brian King – Tesadüfün Ötesi: Şaşırtıcı Tesadüflerin Hikayeleri ve Arkalarında Yatan Gizem ve Matematik, çeviren: Özlem Korkmaz, Alfa Yayınları, bilim, 296 sayfa, 2022

Nessa Carey – Epigenetik Devrimi (2022)

Bu kitap, epigenetiğin büyülü dünyasına daha yakından bakmak için harika fırsat.

Nessa Carey, yokuş yukarı çıkmayı nasıl öğrendiğimizden obezitenin epigenetiğine, cinsiyetlerin savaşından kanserdeki epigenetiğe, konuyu geniş bir pencereden izliyor.

Epigenetik, dünyadaki biyolojik yaşamın yapısı ve davranışını kavrayışımızda devrim yaratma potansiyeline sahip.

Bir organizmanın genetik kodunun haritasını çıkarmanın, onun nasıl geliştiğini veya hareket ettiğini belirlemek için neden yeterli olmadığını açıklarken, doğuştan gelen özelliklerle çevrenin etkileşiminin biyolojik çeşitliliği nasıl tasarladığını gösterir.

Carey, ‘Epigenetik Devrimi’nde alanın argümanlarını karıncaların ve kraliçe arıların kolonilerini nasıl kontrol ettiği, belli renklerdeki kedilerin neden hep dişi olduğu, bazı bitkilerin çiçek açmadan önce neden soğuk havaya ihtiyaç duyduğu ve vücudumuzun nasıl yaşlanıp hastalandığı gibi çeşitli olgularla ilişkilendiriyor.

Carey, alanın gelecekteki yönelimleriyle beraber insan sağlığını ve hayatını iyileştirme kabiliyetlerini de tartışıyor.

Biyolojinin ötesine geçen epigenetik, uyuşturucu bağımlılığı, kıtlığın uzun vadeli etkileri ve çocukluk çağı travmalarının fiziksel ve psikolojik sonuçları üzerine yapılan güncel çalışmalara yön veriyor.

Alanın yirmi yıllık tarihini incelerken aynı zamanda en son bulguları ve yenilikleri ele alan kitap, epigenetiğin temellerine bir giriş niteliğinde.

  • Künye: Nessa Carey – Epigenetik Devrimi, çeviren: Dilara Gostolüpçe, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, bilim, 308 sayfa, 2022

Thor Hanson – Tohumların Zaferi (2022)

Gezegenimizi tepeden tırnağa değiştiren tohumlar olağanüstüdür.

Thor Hanson da bu harika çalışmasında, tohumların evrimini, önemini ve doğa tarihi ile insan kültüründeki yolculuğunu çarpıcı biçimde ortaya koyuyor.

Hem bir keşif yolculuğu hem de bir davet olarak okunabilecek ‘Tohumların Zaferi’, Hanson’ın araştırma yaptığı ormanlar ve laboratuvarlardan başlayıp yol boyunca tanıştığı bahçıvanların, botanikçilerin, kâşiflerin, çiftçilerin, tarihçilerin, keşişlerin –ve elbette harikulade bitkilerin, onlara bağımlı olan hayvanların, kuşların, böceklerin– kılavuzluğunda ortaya çıkmış.

“Tohumların ortak özelliklerinden biri onları bulmak için uzaklara bakmamıza gerek olmamasıdır, çünkü tohumlar dünyamızın ayrılmaz bir parçasıdır.” diyen Hanson, bir tohumlar dünyasında yaşadığımızı; sabah kahvemizden, onun yanında yediğimiz çörekten tutun da kıyafetlerimizin dokunduğu pamuğa, yatmadan önce içtiğimiz bir fincan kakaolu süte kadar tohumların gün boyu bizimle olduğunu söylüyor.

Tohumlardan yiyecekler, alkollü içkiler, yağlar, baharatlar, zehirler, yakıtlar, iplikler, boyalar elde ediyoruz.

Bu kitabın da ortaya koyduğu gibi, tohumlar dünyadaki hayatın temel yapıtaşlarıdır; farklı beslenme alışkanlıklarının, ekonomilerin ve yaşam tarzlarının temelini onlar oluşturur. Keza, vahşi doğadaki yaşama dayanak oluşturanlar da yine onlardır.

Kitaptan bir alıntı:

“Peki tohumlar nasıl bu kadar başarılı oldu? Tohumların ve onları taşıyan bitkilerin gezegenimizi tepeden tırnağa değiştirmelerine imkân tanıyan özellikleri, alışkanlıkları nelerdi? Bu sorunun cevabı, elinizdeki kitabın anlatısını kuruyor ve sadece tohumların doğada nasıl serpildiklerini değil, insanlar için neden bu kadar elzem olduklarını da açıklığa kavuşturuyor.”

  • Künye: Thor Hanson – Tohumların Zaferi: Tahıllar, Kabuklu Yemişler, Çekirdekler ve Taneler Bitkiler Âlemini Nasıl Fethetti, İnsanlık Tarihini Nasıl Biçimlendirdi?, çeviren: Kemal Genç, Metis Yayınları, bilim, 312 sayfa, 2022

John Waller – Mikrobun Keşfi (2022)

Şu dünyada ne çok mikrop var!

John Waller, 1880-1900 yılları arasında mikropların keşfedilmesinin hayatımızda yarattığı olağanüstü devrimi çarpıcı şekilde ortaya koyuyor.

Gerçek devrimler dünyamızın çehresini ve ona bakışımızı değiştirir.

1880-1900 yılları arasında gerçekleşen olağanüstü bilimsel devrim, sadece yirmi yıl içinde bizim dünyaya bakışımızı sonsuza dek değiştirdi.

Batılı hekimler, mikropların varlığını kanıtlayıp hastalıkların nedenleri ve doğası hakkında binlerce yıldır süregelen yanlış fikirleri ve eski tedavi yöntemlerini birer birer terk etti.

Bu kitap, tıp tarihindeki en büyük ilerlemelerden biri olan mikrobun keşfinin soluk kesici hikâyesini anlatıyor.

Bilimsel gayret, düşünsel cesaret, sayısız kişisel ve siyasi çekişme, fedakârlıklar ve alınan büyük risklerin nasıl meyve verdiğini gösteriyor.

Bu büyük devrimin güvenli ameliyatlara, geniş çaplı aşı seferberliklerine, hijyen ve sanitasyon alanında çarpıcı iyileştirmelere ve bugün çoğumuzun hayatını borçlu olduğu antibiyotik ilaçların ortaya çıkışına nasıl zemin hazırladığını çarpıcı bir dille gözler önüne seriyor.

‘Mikrobun Keşfi’, mikrop kuramının nasıl, neden ve kim sayesinde son derece tartışmalı bir kuram olmaktan çıkıp modern tıbbın ana ilkelerinden biri hâline geldiğinin izini sürüyor.

  • Künye: John Waller – Mikrobun Keşfi: Dünyayı Değiştiren Devrimin Kısa Tarihi, çeviren: Fahri Öz, Fol Kitap, bilim, 176 sayfa, 2022

John Gribbin – Bilimin Yedi Dayanağı (2022)

Varlığımızın temelini oluşturan yedi temel bilimsel gerçek üzerine aydınlatıcı bir yolculuk.

John Gribbin, bilimin temelini oluşturan ilkelere iniyor ve bilimin nasıl işlediğini gözler önüne seriyor.

Bilim tarihine ve bilimin süregelen gelişimine baktıkça, bir zamanlar inanılmaz gelen fikirlerin nasıl doğru olarak kabul edildiğini görmek ve örneğin dünyanın düz olduğunu düşünen o basit fikirlilere karşı bir üstünlük duymak kolaydır.

Bilimin nasıl işlediği bilimin kendisi kadar ilgi çekicidir.

Bu kitapta bilimsel bilginin dayanağı olmuş ya da olmakta olan yedi örnek ele alınmakta.

Örnekler, evrenin kendi varoluşumuzla ve başka yerlerdeki yaşam olasılığıyla ilgili özelliklerden seçilmiş.

Örneğin katı şeyler çoğunlukla boşluktur, peki nasıl bir arada dururlar?

Görünüşe göre özel bir “yaşam gücü” yok, peki canlıları cansız nesnelerden nasıl ayırt edeceğiz?

Ve çoğu katı madde yüzemezken buz neden su üzerinde yüzer?

Bu sorunun sorulması gerektiğini düşünebilirsiniz, ancak buz yüzmeseydi dünyada yaşam asla olmazdı.

Tüm bu soruların cevapları o zamanlar sansasyoneldi ve bazıları hâlâ öyle.

  • Künye: John Gribbin – Bilimin Yedi Dayanağı: Buzun İnanılmaz Hafifliği ve Bilimin Diğer Sürprizleri, çeviren: Onur Çelik, Alfa Yayınları, bilim, 128 sayfa, 2022

Keith Cooper – Dünya Dışı Zekâ Arayışı (2022)

İnsanlar 60 yıldır dünya dışındaki uygarlıkları arıyor, fakat şimdilik ses seda yok.

Keith Cooper, dünya dışı yaşamı araştırmamızın tarihini anlatıyor, daha da önemlisi, uzaylılarla temasın olası sonuçları üzerine derinlemesine düşünüyor.

1974 yılında Porto Riko’daki dev Areciboradyoteleskobundan yıldızlara bir mesaj gönderildi.

Amaç, dünya dışı uygarlıkları varlığımızdan haberdar etmekti.

Böyle uygarlıkların var olup olmadığını elbette bilmiyoruz.

SETI (Dünya Dışı Zekâ Arayışı) Programı altmış yıldır bunu öğrenmeye çalışıyor, ama şimdiye kadar dünya dışı zekânın varlığına dair herhangi bir kanıt bulamadı.

Yıldızlar sessizliğini koruduğu için bazı araştırmacılar uzaya daha çok mesaj gönderiyor.

Orada bulunuyor olabilecek uygarlıkları kışkırtmak istiyorlar.

Ancak, “uzaylılar” ile temas ve bunun olası sonuçlarıyla ilgili yanıtlanması zor sorular var.

SETI Programı bizi bu zor sorulara yanıt bulmanın yanı sıra kendi tabiatımızla yüzleşmeye zorluyor:

Nereden geldik, nereye gidiyoruz ve kozmik bağlamda biz kimiz?

Bu kitap, dünya dışı yaşamı araştırırken yaptığımız varsayımlar üzerinde duruyor ve bu varsayımların bize kendimiz hakkında neler öğretebileceğine ışık tutuyor.

  • Künye: Keith Cooper – Dünya Dışı Zekâ Arayışı: Temas mı Kurmalıyız Yoksa Kamufle mi Olmalıyız?, çeviren: Volkan Yazman, Say Yayınları, bilim, 384 sayfa, 2022