Yağmur Özgür Güven ve Oğuzcan Kınıkoğlu – Hayvan Deneyleri (2020)

Hayvan sömürüsü hayatımızın her alanında var.

Fakat türcülük, öylesine gözümüzü kör etmiş ki, şiddete, adaletsizliğe ve yaşam hakkı ihlaline maruz kalan hayvanları sürekli görmezden geliyoruz.

Yağmur Özgür Güven ve Oğuzcan Kınıkoğlu imzalı bu nitelikli çalışma ise, hayvanların vahşice sömürüldüğü ve çoğunlukla ses etmediğimiz başka bir sorunu, bilim dünyasındaki hayvan deneylerini tartışmaya açıyor.

Hayvan deneyleri, çoğunlukla farkında olmasak da, hayatımızın her alanında var.

Hastayken kullandığımız ilaçlarda, bindiğimiz aracın yakıtında, çantamızdaki kozmetik ürünlerde, ofisimizdeki kalemin mürekkebinde, elimizdeki cep telefonunda, kısacası yaşamımızın her saniyesinde var.

Tüm dünyada bilim insanları hayvan deneylerine karşı dernekler ve organizasyonlar kuruyor, fakat Türkiye’de bu mücadelede bilim insanlarının oldukça geride durduğu görülüyor.

Daha da vahimi, bu kadar önemli bir konuyla ilgili Türkçede şu ana kadar yazılmış herhangi bir kaynak da yok.

İşte bu konuda bir ilk olan kitap, günümüz bilim dünyasının hayvan deneylerine karşı oluşundaki bilimsel ve ahlaki gerekçeleri ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor, böylece bizde de benzer bir girişime öncülük edecek teorik zemini kuruyor.

Kitap, yakın zamanda vakitsiz bir şekilde aramızdan ayrılan hayvan hakları savunucusu ve vicdani retçi Burak Özgüner’in anısına ithaf edilmiş.

  • Künye: Yağmur Özgür Güven ve Oğuzcan Kınıkoğlu – Hayvan Deneyleri: Hayvanlar Bizim İçin mi Var?, Yeni İnsan Yayınevi, hayvan, 240 sayfa, 2020

Byron Reese – Yapay Zekâ Çağı (2020)

Yapay zekâ; ateş, tarım, tekerlek ve yazı gibi tarihin yönünü tümüyle değiştirecek icatlardan biri midir, yoksa insanlığın sonunu getirecek bir felaket midir?

Kimilerine göre bugün, dördüncü bir çağın, yapay zekâ çağının başlangıcındayız ve bu günler, geleceğimizi kökten dönüştürecek nitelikte potansiyellere sahip.

Byron Reese’in bu rehber kitabı da, yapay zekâ çağına dair akla gelen bütün sorulara yanıt veriyor.

Kitap, günümüze kadar gelen süreçte insanlığın nasıl bir gelişim kat ettiğini inceleyerek açılıyor.

Reese burada, insanlığın hem doğaya hem de otoritelere karşı verdiği bin yılları bulan mücadelenin bugüne, yani bilgisayarların ve makinelerin yüzyılına nasıl ulaştığını adım adım izliyor.

Ardından yapay zekânın günümüz insanlığı için ne anlama geldiğini irdeleyen Reese, felsefeden sinemaya, tarihten mühendisliğe uzanarak yapay zekânın ne gibi dönüşümlere vesile olabileceğini anlatıyor, aynı zamanda insanları da konu hakkındaki önyargılarıyla hesaplaşmaya çağırıyor.

“Bilgisayarlar herhangi bir şey hissedebilir mi?”, “Bilinç kazanmaları mümkün mü?”, “Eğer bilinçlenirlerse, bu bizi bir insan-robot savaşına yönlendirir mi?” ve “Etiğin bütün bunlar üzerindeki etkisi nedir?” gibi soruların yanıtlarını veren ayrıca bu konudaki kimi hurafelerle de hesaplaşan kitap, okurunu yapay zekâ üzerine daha derinlemesine düşünmeye sevk edecek türden.

  • Künye: Byron Reese – Yapay Zekâ Çağı, çeviren: Mihriban Doğan, Say Yayınları, bilim, 360 sayfa, 2020

Richard P. Feynman – Keşfetmenin Hazzı (2016)

Büyük fizikçi Richard Feynman’ın derslerinde kaydedilen seslerinin ve yazılarının bir koleksiyonu.

Feynman’ın düşünceleri ve yaşamı konusunda önemli ipuçları veren kitapta Feynman, bilimin ne olduğundan keşfetmenin sihirli dünyasına ve bilim ile din arasındaki ilişkiye pek çok konuyu, kendine has tarzıyla yorumluyor.

  • Künye: Richard P. Feynman – Keşfetmenin Hazzı, çeviren: Murat Metehan Türkoğlu, Alfa Yayınları

François Savatier ve Silvana Condemi – Homo Sapiens (2020)

Şimdiye kadar, modern insan ve yakın atalarının atası Homo Sapiens’in, 200 bin yıl önce Doğu Afrika’da ortaya çıktığı düşünülüyordu.

Peki, ya bu doğru değilse?

Ya bu tuhaf tür, bu tarihten çok daha önce de yaşıyorsa?

Son bulgular, onun söz konusu tarihten çok önce, kıtanın her yerinde zaten yaşamakta olduğuna işaret ediyor.

François Savatier ve Silvana Condemi, bilim dünyasında Homo Sapiens’le ilgili son bulguları, gelişmeleri bizimle paylaşıyor.

Kitaptan öğrendiğimize göre, Çin’de çok daha eski fosiller keşfedilene dek, Homo Sapiens’in Afrika’dan 80 bin yıl önce ayrılıp dünyaya yayıldığı düşünülüyordu.

Fakat genetik bilimi, çok da uzun olmayan bir süre öncesine kadar bu gezegeni başka insan türleriyle paylaştığımızı, onlarla gen alışverişi yaptığımızı ortaya koydu.

İşte elimizdeki kitap, bu ve bunun gibi, Homo Sapiens’e ilişkin son haberler konusunda bizi aydınlatıyor ve bunu yaparken de, insanın evriminin Australopithecus’tan Neolitik Çağ’a kadar uzanan etkileyici öyküsünü sunuyor.

  • Künye: François Savatier ve Silvana Condemi – Homo Sapiens, çeviren: Fatmagül Ezici, Say Yayınları, bilim, 160 sayfa, 2020

Taner Akpınar – Pedagojik Tahakküm (2020)

Barış imzacılarının başına gelenlere baktığımızda da gördüğümüz gibi, üniversiteler, tarihsel süreçte büyük ölçüde egemen sınıfların tahakkümü altında güç ve iktidar ilişkilerinin yeniden üretimine katkı sunan bir işlev gördü.

Bugünkü üniversiteler de, neredeyse tümüyle egemen konumdaki yeni liberal ideolojinin tahakkümü altındadır.

Taner Akpınar’ın bu önemli çalışması ise, bu tahakkümü sosyal bilimlerdeki öğretim süreçlerini merkeze alarak inceliyor.

Akpınar, sosyal bilimlerdeki öğretim süreçlerinin, pedagojik olarak, tümüyle egemen ideolojiye göre kurgulandığını gözler önüne seriyor.

Çok değerli bir ifşa olarak okunabilecek kitap, sosyal bilim öğretimi görenlere, egemen ideolojinin hangi araçlar ve yollara başvurarak tümüyle taraflı yaklaşımını, nesnel bilimsel gerçekliğin kendisiymiş gibi aşıladığını gösteriyor.

  • Künye: Taner Akpınar – Pedagojik Tahakküm: Sosyal Bilim Öğretiminde Pedagojik Sorunlar, Nika Yayınevi, bilim, 135 sayfa, 2020

Ayfer Veziroğlu – Hidrojen Romantiği (2016)

Hidrojen enerjisi alanında yıllarca çalışmış; hayatını, dünyanın daha yaşanılır bir yer haline gelmesine adamış ve başarılarıyla dünya çapında üne kavuşmuş Prof. Turhan Nejat Veziroğlu’nun hayatı ve çalışmaları.

Veziroğlu, hidrojen enerjisinin petrolün kullanıldığı her yerde kullanılabileceğini belirterek alternatif enerjiler hakkında bizi aydınlatıyor.

  • Künye: Ayfer Veziroğlu – Hidrojen Romantiği, kendi yayını

Carolyn Collins Petersen – Evren 101 (2016)

Güneş sisteminden kara deliklere evren hakkında bilinmesi gereken hemen her şey, bu kitapta.

Carolyn Collins Peterson, hem bu konuda merak edilenleri açıklıyor, hem de kendi evimizin balkonundan evreni nasıl keşfedebileceğimizi ve bütün gökyüzü gözlemcilerinin başının belası olan ışık kirliliğini azaltmak için neler yapabileceğimizi anlatıyor.

  • Künye: Carolyn Collins Petersen – Evren 101, çeviren: Özlem Özarpacı, Say Yayınları

Marcia Bjornerud – Yeryüzünün Zamanı (2020)

Dünyanın kendine has bir temposu, zaman ölçeği vardır.

Fakat insanoğlu, çoğunlukla şimdi odaklı yaşar, o yüzden de dünya ile ilişkisinde herhangi bir zaman bilincine sahip değildir.

İşte ‘Yeryüzünün Zamanı’, tam da bu konuyla ilgili güzel bir çalışma.

Jeolog Marcia Bjornerud, dünyanın bizden önceki zamanları hakkındaki çocukça ilgisizliğimizi ve cahilliğimizi çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor, bugün yaşadığımız sorunların asıl sebebinin doğa yasalarına aldırış etmediğimiz için yaşandığını gözler önüne seriyor.

Yeryüzünün görkemli hikâyesi olarak okunabilecek kitap, durum saptaması yapmakla yetinmeyerek bu sakat ilişkiyi nasıl onarabileceğimiz üzerine de düşünüyor.

Bjornerud bizi, yeryüzünü tanımaya, onun ritimlerini öğrenmeye, kaynaklarının ne kadar zorlu süreçlerden sonra oluştuğuna, geçmişte yaşanan büyük çevre felaketleri ve toplu yok oluşların sebeplerinin neler olduğuna daha yakından bakmaya davet ediyor.

2019 yılında Amerikan Yayıncılar Birliği’nin PROSE Ödülü’ne layık görülen ‘Yeryüzünün Zamanı’, basitleştirilmiş bir jeolojik zaman çizelgesi ve dünyadaki fenomenlerin süre ve hızlarına dair aydınlatıcı ek metinler de barındırıyor.

  • Künye: Marcia Bjornerud – Yeryüzünün Zamanı: Bir Jeolog Gibi Düşünerek Dünyayı Kurtarabilir miyiz?, çeviren: Raşit Gürdilek, Metis Yayınları, bilim, 216 sayfa, 2020

Kolektif – Paylaşımlar (2016)

Bilimsel özerkliğe atfedilen gerçeklikler günümüzde nasıl bir bağlamsal süzgeçten geçerek sorunsallaştırılmaktadır?

Alanında uzman pek çok ismin bu soruya yanıt aradığı eldeki derleme, üniversitelerdeki bilimsel üretimin nasıl gerçekleştiğini, devlet ve piyasaların bu üretimdeki rolünü tartışıyor.

  • Künye: Kolektif – Paylaşımlar, derleyen: Barış Mücen, Çağatay Topal ve Erdoğan Yıldırım, İletişim Yayınları

Steve Jones – Dâhilere Gerek Yok (2020)

Fransız devrimi, bilimsel alanda da büyük devrim ve dönüşümlerin kaydedildiği olağanüstü bir dönemdi.

Steve Jones da bu dikkat çekici çalışmasında, modern fiziğin, kimyanın ve biyolojinin temellerinin bu dönemde nasıl atıldığını ve bunlarda katkısı olmuş bilim insanlarının bilimsel ve politik duruşlarını çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor.

Bilim insanı siyasetle uğraşmaz tezini alaşağı eden kitap, devrim günlerinde Fransız bilim insanlarının salt Paris’i dünyanın dönemin bilim merkezine dönüştüren yeniliklere imza atmakla kalmayıp aynı zamanda içinde bulundukları toplumu dönüştürecek politik aktivitelerde de ne denli aktif olduklarını gözler önüne seriyor.

Kitap, modern bilimin öncüleri olan Lavoisier, Bailly, Marat ve daha pek çok ismin bu dönemdeki çalışmaları ve daha da önemlisi politik aktiviteleri üzerine referans niteliğinde bir çalışma.

Uçan balonların ilk keşfinden patlayıcıların kitlesel imha araçları olarak kullanılmalarına; patatesin Eski Dünya’daki açlığa çare oluşundan kimya bilimiyle atletizmin evliliğine kadar; dönemin bilimsel gelişmelerini ve Fransız Devrimi’ni sıra dışı bir açıdan incelemek isteyenler için keyifle okunabilecek bir çalışma.

  • Künye: Steve Jones – Dâhilere Gerek Yok: Giyotin Çağında Devrimci Bilim, çeviren: Onur Orhangazi ve Ogül Büber, Ayrıntı Yayınları, tarih, 304 sayfa, 2020