Robert A. Norman ve Sharad P. Paul – Son Doğal İnsan (2020)

Protezler ve lazer cerrahisi gibi teknolojiler, çok daha sağlıklı hayatlar yaşamamıza vesile oldu.

Geleceğin insanı ise, daha da gelişkin teknolojiler sayesinde, bunun gibi pek çok yapay fakat çok cazip özelliğe sahip olacak.

Robert Norman ve Sharad Paul de bu kitaplarında, kapıda bizi bekleyen büyük buluşlar ve olağanüstü değişimlerin yaratacağı geleceğin insanının nasıl bir şey olacağı, neye benzeyeceği üzerine bilimsel bir tartışma yürütüyorlar.

‘Son Doğal İnsan’, bizi bekleyen geleceğe şüpheli bakmayı da ihmal etmeden,

  • Doğal ve yapay bağlamında gelecekte insan olmanın ne ifade edeceğini,
  • Bizi bekleyen asıl tıbbi ve sosyal sorunların neler olduğunu,
  • Başarıya giden en iyi yolu seçerken odaklanmamız gereken öncelikli hedeflerin hangileri olduğunu,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konuları tartışmaya açıyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Bir gün Son Doğal İnsan’ı çok özleyebiliriz, ne var ki belki de türümüzü devam ettirmek ve daha da ileriye gitmek için gereken niteliklere ancak geleceğin değiştirilmiş insanı sahip olabilir.”

  • Künye: Robert A. Norman ve Sharad P. Paul – Son Doğal İnsan: Nereden Geldik Nereye Gidiyoruz?, çeviren: Yonca Aşçı Dalar, İş Kültür Yayınları, bilim, 200 sayfa, 2020

Lucy Cooke – Hayvanlar Âleminden Uygunsuz Gerçekler (2020)

Az enerjiyle yaşamanın kusursuz bir örneği olan tembel hayvanların olağanüstü dayanıklılığının sırrı, uyuşuk doğalarında saklı.

Bu sayede Orta ve Güney Amerika’nın son derece rekabet dolu cangıllarında hayatta kalabilmişlerdir.

Yarasa, kuş olmak isteyen bir memelidir.

Penguen, balık olmak isteyen bir kuştur.

Yılanbalığı, esrarengiz yaşam döngüsü yüzünden iki bin yıldır aranan kayıp eşey organlarıyla insanoğlunu şaşırtmaya devam ediyor.

Suaygırı, salgıladığı kızıl salgı ile kendi kendini tedavi etme yeteneğine sahiptir.

Dünyanın en büyük kuşu olan devekuşu, genel beslenmesi sindirimi zor otlarla çalılardan oluşan gayet sıra dışı bir otlak hayvanına evrilmiştir.

Göründüğü gibi evrim, akla sığmayan yaratıklar tasarlayarak bize muazzam eşek şakaları yapmış.

İşte Lucy Cooke’un ‘Hayvanlar Âleminden Uygunsuz Gerçekler’i de, hayvanların sıra dışı dünyasına açılan aydınlatıcı bir pencere.

Hayvanlar hakkındaki en büyük mitlerimize neşter vuran çalışma, onlar hakkında yanlış bilinen gerçekleri açıklıyor.

Hayvanları anlamaya çalışmanın kilit noktasının, bağlam olduğunu belirten Cooke, kitabında yukarıda saydığımıza benzer pek çok sıra dışı örnek gösteriyor.

Kitap ayrıca, tarihten günümüze, hayvanlarla ilgili gerçekleri ararken tuhaf ve genellikle yanlış yöntemlerin peşinden gitmeyi seçen bilim insanlarını anlatmasıyla da dikkat çekiyor.

Mesela, on yedinci yüzyılda gübre yığınının üzerine ördek koyarak kendiliğinden kurbağa üretmeye çalışan bir hekim vardı.

İtalyan Katolik rahip Lazzaro Spallanzani, bilim uğruna eline aldığı zalim makasıyla ya hayvan deneklerinin üzerine uygun minicik donlar kesip biçiyor ya da kulaklarını koparıyordu.

Daha yakın zamanlarda ise, örneğin yirminci yüzyılda yaşayan ve merakına uyup bir sürü fili zil zurna sarhoş ederek çılgın sonuçlar alan Amerikalı bir psikofarmakolog, bunlara verilebilecek birkaç örnek.

  • Künye: Lucy Cooke – Hayvanlar Âleminden Uygunsuz Gerçekler, çeviren: Ezgi Başer Akgürgen, Domingo Kitap, inceleme, 456 sayfa, 2020

Scott O. Lilienfeld, Steven Jay Lynn, John Ruscio ve Barry L. Beyerstein – Popüler Psikolojide 50 Büyük Mit (2020)

Psikoloji gündelik yaşamımızı tümüyle doldurduğu halde, onunla ilgili bize aktarılanların pek çok safsatadan ibarettir.

Dört yazarın ortak katkılarıyla ortaya çıkan bu çalışma da, bu safsata ve mitlerden en bilinen 50 tanesini otopsi masasına yatırıyor.

Kitap, psikoloji söz konusu olduğunda, bilimle uyuşmayan inançların ne denli yaygın olduğunu ortaya koyduğu gibi, doğru gibi görünen birçok mite karşı tartışılmaz kanıtlar sunuyor.

Bunu yaparken, insanların böyle yalan yanlış bilgilerin pençesine düşmelerinin nedenlerini de açıklayan yazarlar, insan zihni ile davranışı hakkında, özellikle bu mitleri sorgusuz sualsiz eden kişileri rahatsız edecek gerçekleri ortaya koyuyor.

‘Popüler Psikolojide 50 Büyük Mit’, yalnızca uydurma bilgilere ve yanlış inanışlara toplu bir eleştiri getirmesiyle değil, aynı zamanda insan zihni ve işleyişiyle ilgili gerçeklerin ne kadar büyülü olabileceğini göstermesiyle de çok önemli.

  • Künye: Scott O. Lilienfeld, Steven Jay Lynn, John Ruscio ve Barry L. Beyerstein – Popüler Psikolojide 50 Büyük Mit: İnsan Davranışı Hakkındaki Yerleşik Yanılgıları Yıkmak, çeviren: Zehra Cunillera, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, bilim, 349 sayfa, 2020

Thor Hanson – Arıların Bildikleri ve Dünyamızdaki Yaşam İçin Önemleri (2020)

Her üç lokmamızdan birini arılara borçluyuz.

Onlar olmasaydı, onların taşıdığı polenler sayesinde yetişen meyve, sebze ve tahılların birçoğu da olmazdı.

Doğabilimci Thor Hanson’un bu değerli çalışması, bizi bu olağanüstü varlıkların dünyasına daha yakından bakmaya çağırıyor.

‘Arıların Bildikleri ve Dünyamızdaki Yaşam İçin Önemleri’, okuruna arıların büyüleyici mikrokozmosundan birçok aydınlatıcı bilgi veriyor.

Bizim kategorileştirmemizde daha çok bal arıları, eşekarıları ve yabanarıları öne çıkar.

Oysa Hanson’un da ortaya koyduğu gibi, kazıcılar, madenciler, duvarcılar, yaprak kesenler ve hatta üçkâğıtçı guguk arıları gibi, birbirinden ilginç özelliklere sahip pek çok arı çeşidi bulunuyor.

Kitapta, arıların nasıl ortaya çıkıp farklılaştığı, çiçeklerle birlikte nasıl evrim geçirdikleri, insanın evrimindeki hayati rolleri, bugün arıları tehdit eden faktörleri, arıların azalmasının insanlar ve dünya ekosistemi açısından ne gibi büyük felaketlere sebep olacağı ve nihayet, arıları korumamız için neler yapmamız gerektiği gibi pek çok konu ele alınıyor.

Varlığımızda hayati bir rol üstlenen bu canlıların tarihini ve biyolojik yapısını öğrenmek için harika bir fırsat.

  • Künye: Thor Hanson – Arıların Bildikleri ve Dünyamızdaki Yaşam İçin Önemleri, çeviren: Kemal Güleç, Metis Yayınları, bilim, 296 sayfa, 2020

Lewis Dartnell – Kökenler (2020)

Hep insanlığın dünyaya nasıl yön verdiği söylenegelir, oysa yeryüzünün bizzat kendisi kaderimizle kelimenin tam anlamıyla iç içedir.

Lewis Dartnell bu jeoloji harikasında, yeryüzünün insan uygarlığına nasıl yön verdiğini çarpıcı şekilde açıklıyor.

‘Kökenler’de,

  • Gezegenimizdeki ani iklim değişikliklerinin göçebe toplumdan tarım toplumuna geçişi nasıl tetiklediği,
  • Dağlık arazi özelliğinin Yunanistan’da demokrasinin gelişmesine nasıl yol açtığı,
  • Atmosfer dolaşımının yapısının coğrafi keşiflere, sömürgeleştirmeye ve ticaretin ilerlemesine nasıl yön verdiği,
  • Bugün bile ABD’nin güneydoğusunun siyasi haritasının nihayetinde antik bir denizin 75 milyon yıllık tortuları tarafından biçimlendirilmeye nasıl devam ettiği,
  • Ve bunun gibi birbirinden ilginç konuları ele alınıyor.

Kitap, her yerde gezegenin insan üzerindeki derin izlerini görünür kılıyor ve bunu da ilk ekinlerin yetiştirilmesinden modern devletlerin kuruluşuna kadar uzanan geniş bir zaman diliminde izliyor.

  • Künye: Lewis Dartnell – Kökenler, çeviren: Cüneyt Kural, Tellekt Yayın, jeoloji, 352 sayfa, 2020

Robert A. Burton – Şüphecinin Zihin Rehberi (2020)

‘Şüphecinin Zihin Rehberi’, zihnin nasıl çalıştığı hakkında bizi bilgilendirdiği kadar zihin üzerine yanlış bilinenler ve efsanelerle de hesaplaşıyor.

Robert Burton, sinirbilim alanında gerçek gelişmeler yaşanmasına rağmen, bu alanda öne sürülen tezlerin önemli bir kısmının da aşırıya kaçtığını, saçma olduğunu ve kimi zaman da felaketle sonuçlandığını belirtiyor.

Yazar, klinik gözlemler, pratik düşünce deneyleri ve kişisel anekdotlarla zenginleşen ‘Şüphecinin Zihin Rehberi’nde ise, nörobilimin bize neler söylediğini ve neler söylemediğini açıklıyor, böylece okurunu beynin gizemlerine ve bizi insan yapan şaşırtıcı şeylere kapsamlı bir yolculuğa davet ediyor.

  • Künye: Robert A. Burton – Şüphecinin Zihin Rehberi, çeviren: Enes Toplanır, Say Yayınları, bilim, 288 sayfa, 2020

Ian Marshall ve Danah Zohar – Kim Korkar Schrödinger’in Kedisinden? (2020)

Kuantum mekaniğinin kaos ve karmaşa teorisi, görelilik, yeni zihin teorileri ve kozmoloji gibi konular hakkında rahat okunabilir kitap arayanlar bu çalışmayı beğenecektir.

Ian Marshall ve Danah Zohar, ‘Kim Korkar Schrödinger’in Kedisinden?’ adlı bu kitaplarında, izafiyet teoremi ve kuantum teoreminin ne olduğu; onların ana kavramları ve ortak noktalarının neler olduğu; kaos ve karmaşıklık teoremleriyle paylaştıkları hususları; yeni zihin bilimi, yeni biyoloji, yeni kozmolojinin ne anlama geldiği ve bunun gibi sorulara aydınlatıcı yanıtlar verirken, bununla da yetinmeyerek yeni bilimsel düşünceyi ve ondan doğan başlıca fikirleri de ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Yazarlar kitaplarının ilk bölümünde, varlık türlerinden kozmik kubbeye uzanarak yeni bilimlerin bir özetini sunuyor.

Kitabın devamında ise, açık sistemlerden akan zamana, bozonlardan kuasarlara, termodinamikten zamanda yolculuğa ve zihin-beden sorununa, bilim dünyasında ele alınan pek çok meseleyi alfabetik bir tarzda açıklanıyor.

  • Künye: Ian Marshall ve Danah Zohar – Kim Korkar Schrödinger’in Kedisinden?: A’dan Z’ye Yeni Bilimin Rehberi, çeviren: Orhan Düz, Ayrıntı Yayınları, bilim, 400 sayfa, 2020

Jennifer A. Doudna ve Samuel H. Sternberg – Yaratılıştaki Çatlak (2020)

CRISPR-Cas9 Gen Düzenleme yöntemi, biyoloji tarihinin dönüm noktası niteliğindeki teknolojilerdendir.

“Yaşamın kodunu yeniden düzenlemek” olarak nitelendirilen bu teknik, kâşifleri Jennifer A. Doudna ve Emmanuelle Charpentier 2020 Nobel kimya ödülünü kazandırdı.

Charpentier ve Doudna, çalışmalarında bakterinin “genetik makası” işlevi gören molekülü laboratuvar ortamında yeniden yaratmayı başardı.

Devrim niteliğindeki bu deneyi ardından bilim insanları bu genetik makası yeniden programlamak üzere çalışmalar yürüttü.

Molekül, virüs DNA’larını, hücre DNA’sından keserek ayırabiliyordu fakat Charpentier ve Doudna, molekülün DNA zincirini herhangi bir noktasına da aynı şekilde müdahale edebileceğini ispatladı.

Bu keşfin ardından, CRISPR-Cas9 sistemi dünya çapında genetik araştırmalarda kullanılmaya başladı.

İşte bu kitap da, CRISPR-Cas9 sistemini, bizzat bunun kâşiflerinden biri olan Jennifer Doudna’nın kaleminden anlatmasıyla önemli.

‘Yaratılıştaki Çatlak’, Doudna’yı ve çalışma arkadaşlarını bu biyoteknolojiye taşıyan upuzun, dolambaçlı ve zahmetli yol aynı zamanda bilimde yeni bilgilere ulaşmanın ancak kolektif çalışma ve dayanışmayla mümkün olduğunu gösteren göz kamaştırıcı bir hikâye olarak okunmalı.

  • Künye: Jennifer A. Doudna ve Samuel H. Sternberg – Yaratılıştaki Çatlak: Gen Düzenlemenin Evrime Hükmeden İnanılmaz Gücü, çeviren: Mehmet Doğan, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 248 sayfa, 2020

Chiara Pastorini ile Frédéric Morlot – Galileo ve Mevleviler (2020)

Felsefe, en temelde çevremizdeki dünya hakkında nasıl düşüneceğimizi öğrenmekle ilgilidir.

Bu tanıma tam hakkını vermiş isimlerden biri de, kuşkusuz Galileo Galilei’dir.

Galileo, dünyanın evrenin merkezi olmadığını, her şeyin güneşin etrafında döndüğünü ortaya koyarak, gerici Ortaçağ düşüncesini alaşağı etti.

İşte küçük filozoflar için kaleme alınan bu kitaplarında Chiara Pastorini ve Frédéric Morlot, Galileo’nun düşüncesini güzel bir hikâyeyle harmanlayarak anlatıyor.

‘Galileo ile Mevleviler’, Galileo’nun semazen bir dervişle karşılaştıktan sonra yaşadığı büyük aydınlanmayı merkeze alarak çağının çok ilerisinde bir zihne sahip bu bilim insanının bilim tarihine ve felsefesine yaptığı katkıları duru bir üslupla aktarıyor.

Junli Song’un çizimleri de kitaba ayrı bir güzellik katmış.

  • Künye: Chiara Pastorini ve Frédéric Morlot – Galileo ile Mevleviler, resimleyen: Junli Song, çeviren: Orçun Türkay, Metis Yayınları, felsefe, 64 sayfa, 2020

Joe Boaler – Sınırsız Zihin (2020)

Egemen ve yanlış anlayışa göre, beyin sabittir; başka bir deyişle, genetik olarak belirlenmiş sabit bir yapıdır.

Eğitim profesörü Joe Boaler ise, nörobilim alanında yaşanan güncel gelişmelerden ve eğitim alanında yapılmış çalışmalara dayanarak “sabit beyin” fikrini çürütüyor.

Boaler bunu yapmakla da kalmıyor, aynı zamanda en güncel bilimsel bulgular ışığında, öğrenme potansiyelimizi nasıl geliştirebileceğimizi de açıklıyor.

Beynimizin “sabit” değil; her an değişim, büyüme, adaptasyon ve yenilenme içinde olduğunu ortaya koyan ‘Sınırsız Zihin’, her birimizin sınırsız potansiyele sahip olduğunu kanıtlaması ve daha da önemlisi bunu nasıl başarabileceğimize dair stratejiler sunmasıyla önemli.

  • Künye: Joe Boaler – Sınırsız Zihin: Sınırları Aşarak Öğren, Yönet ve Yaşa, çeviren: Zeynep Nur Ayanoğlu, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 208 sayfa, 2020