Hoimar von Ditfurth – Bilinç Gökten Düşmedi (2021)

Beynimiz, bize altın tepside sunulmadı.

Hoimar von Ditfurth, yaklaşık bir milyon yıl önce kendi varlığının bilincine varmış beynimizin olağanüstü evrimini anlatıyor.

Beynimizin hazır bir şekilde gökten düşmediğini söyleyen Ditfurth, beynimizin kendi varlığının bilincine varmaya başladığında en azından bir milyar yaşında olduğunu belirtiyor.

Ditfurth, devamında şöyle diyor:

“Öznenin yaşantısında ilk kez dünyanın bir tür izdüşümü, bir tür kopyası ya da imgesi ortaya çıktığında, bu imgenin neye benzeyeceği konusundaki kararlar evrimce çoktan alınmıştı… Her halükârda bunlar biyolojik kararlardı.”

  • Künye: Hoimar von Ditfurth – Bilinç Gökten Düşmedi: Bilincimizin Evrimi, çeviren: Veysel Atayman, Alfa Yayınları, bilim, 428 sayfa, 2021

Kolektif – Beyin Nasıl Çalışır? (2021)

İnsan beyninin karmaşık süreçlerini çözümleyen güzel bir rehber.

Farklı yazarların katkıda bulunduğu çalışma, zengin görseller eşliğinde beynin gizemlerini basit ve anlaşılabilir bir üslupla açıklıyor.

Kitapta,

  • “Erkeklerle kadınların beyni gerçekten farklı mı?”
  • “Ergenler neden sabırsız ve isyankâr?”
  • Ve “Yakında Bulut bağlantısı aracılığıyla beyinlerimizi birbirine bağlamak mümkün olacak mı?” gibi ilgi çekici soruların yanıtları aranıyor.

Son araştırmalardan yola çıkmasıyla da dikkat çeken kitap, motor korteksi ile ayna nöronları arasındaki farkı öğrettiği gibi, hafıza ve kişilikten başlayarak duygulara ve iletişime dek tam bir rehber olarak tasarlanmış.

  • Künye: Kolektif – Beyin Nasıl Çalışır?, çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Alfa Yayınları, bilim, 223 sayfa, 2021

Jilber Barutçiyan – Makro Mantarlar (2021)

Türkiye’nin önde gelen mantar uzmanlarından Jilber Barutçiyan, yirmi yılı aşkın bir süre boyunca mantarlar konusunda çeşitli kurs, seminer ve arazi faaliyetlerine katıldı.

Bu kitap ise, mantar toplamanın nasıl bir tutku olduğunu, doğayla iç içe olmanın en iyi yollarından biri olduğunu bizimle paylaşıyor.

Mantarlara ilgisi önce merakla başlayan, sonra hobisi haline gelen, nihayetinde de İsviçre’de uzmanlığa dönüşen Barutçiyan, özel bir tasarımla hazırladığı çalışmasında, mantar tutkusunu ve doğa ile iç içe olma halini okuyuculara da bulaştırıyor.

  • Künye: Jilber Barutçiyan – Makro Mantarlar, Ginko Bilim Yayınları, bilim, 328 sayfa, 2021

Brenda Maddox – Rosalind Franklin (2021)

İngiliz biyofizikçi ve kimyager Rosalind Franklin, DNA, RNA, virüs, kömür ve grafitin yapılarının anlaşılmasında büyük katkılarda bulundu.

Brenda Maddox da, 20. yüzyılın en büyük bilimsel keşfine giden yolu açmış bu kadının sağlam bir biyografisini sunuyor.

Maddox çalışmasında, henüz on beş yaşındayken bilim insanı olmaya karar vermiş Franklin’in öyküsünü çarpıcı bir şekilde anlatıyor.

Hayatı, parçalarının toplamından daha büyük olan bir kadına karşı duyarlı, sempatik bir bakış sunan çalışma, Franklin’in son yıllarına ve erken ölümüne ilişkin dokunaklı anlatımıyla da bilhassa dikkat çekiyor.

  • Künye: Brenda Maddox – Rosalind Franklin: DNA’nın Kara Leydisi, çeviren: Sibel Sevinç, Ginko Bilim Yayınları, bilim, 296 sayfa, 2021

Hoimar von Ditfurth – Biz, Bu Evrenin Çocukları (2021)

‘Biz, Bu Evrenin Çocukları’, sonsuz evren hakkında pek çok bilgi barındıran, konu hakkında arşivlik bir yapıt.

Hoimar von Ditfurth, yepyeni bir astronomi ve kozmos tablosu çiziyor.

Ditfurth, dizinin bu son kitabında 20. yüzyılın sonundaki evrene ilişkin standart bilgi ve verilerle, her türlü metafizikten uzak, kendi içinde bütünlüklü, kapalı, algılarımızın ve düşünme alışkanlıklarımızın sınırlarını genişleten bir yapıt oluşturmuş.

Ditfurth, hâlihazırda benimsenmiş olan bir evren tablosunun, sonsuz büyüklükteki evrenin milyarlarca galaksisinden birinin (Samanyolu) kenarına rastlayan bir Güneş sisteminin hayata elverişli üçüncü sıradaki gezegeni unutulmuş ve terk edilmiş, yapayalnız dolanıp durduğu anlayışına dayalı tablonun yanıltıcılığını gözler önüne seriyor.

Ditfurth, bir “uzay gemisine” benzettiği Dünya’nın ve gezegenleriyle birlikte Güneş sisteminin, hayata düşman, yaşamaya izin vermeyen, soğuk ve ürpertici bir kozmosun karanlığında sahipsiz olmadığını vurguluyor.

Bu çalışma, evrende en uzak ile en yakın, en büyük ile en küçük arasında kopmaz bağ olduğunu, “dış uzayın” ve ötesinin burada hayatın var olması ve sürmesi için vazgeçilmez katkılar sunduğunu gösteren bir başyapıt olarak muhakkak okunmalı.

  • Künye: Hoimar von Ditfurth – Biz, Bu Evrenin Çocukları, çeviren: Veysel Atayman, Alfa Yayınları, bilim, 392 sayfa, 2021

Abraham Pais – Albert Einstein’ın Bilimi ve Hayatı (2021)

Sürükleyici bir roman gibi okunacak, Albert Einstein’ın tüm zamanların en eksiksiz bilimsel biyografisi.

Abraham Pais, Einstein’ın bütün yazdıklarını ayrıntılı bir biçimde ele alıyor ve bunu geniş bir kaynakçayla tamamlıyor.

Pais, Einstein’ı hayatının son yıllarında hem profesyonel hem de kişisel olarak tanıyan seçkin bir fizikçi ve tarihçiydi.

Einstein’ı tanıdığı yıllara dair kişisel hatıraları ile bilimsel düşüncesinin gelişimini iç içe geçirmesi eserini benzersiz kılmış.

Aynı zamanda Einstein’ın görelilik teorilerinin formülasyonunu, Brown hareketi üzerine yaptığı çalışmaları ve kuantum teorisine olan tepkisini ayrıntılı bir biçimde irdeleyen kitap, Einstein’ın fikirlerinin fizik üzerinde yarattığı derin etkiyi ortaya koyuyor.

Çalışma, Einstein’ın felsefeye olan düşkünlüğü, Yahudilerin kaderine dair endişesi ve Newton’dan Freud’a kadar büyük şahsiyetler hakkındaki görüşleri gibi pek çok konuda boşluğu dolduruyor.

  • Künye: Abraham Pais – Albert Einstein’ın Bilimi ve Hayatı: “Kurnazdır Tanrı…”, çeviren: Alper Hayreter, Alfa Yayınları, biyografi, 576 sayfa, 2021

Beno Kuryel – Bilme Arzusu (2021)

Beno Kuryel hocamızın kaleminden aşktan futbola, bilimden teknolojiye, matematik kaygısından bilimsel devrimlere uzanan ufuk açıcı makaleler.

‘Bilme Arzusu’, insanın iç dünyasına ve çevrenin bunun üzerindeki muazzam etkilerine yakından bakmak için iyi fırsat.

Kıskançlık, özgüvenli olma, motive etme, başarılı olma kavramlarını sorgulayan Kuryel, “doğrusal” bir önerme olan “özgüven” yerine, “doğrusal olmayan” bir başka önermeye, başka bir deyişle “farkındalığa”, yer vermeye, matematiğin yüceltilmesinin kültürel arka planına ve matematik kaygısına bakmaya davet ediyor bizi.

Doğa evrenin sonsuz bileşenlerinden yalnızca biridir.

İnsan da doğanın bir bileşenidir.

Uçsuz bucaksız bir varoluşa kafa yormaya çalışırız.

Doğayla ilişkimiz nasıldır?

Doğal mıdır?

Toplumsal mıdır?

Toplumsalın deviniminde yaşarız.

Toplumsallık, bireyi yaratır.

Birey de toplumu yapılandırır.

Toplumla birey arasında karşılıklı bir etkileşim vardır ama simetrik değildir.

İnsanın iç dünyası da benzer örnekler barındırır.

Örneğin en tanıdık duygulardan olan kıskançlık kıskacında yaşanan narsisizm ve eksiklenme duyguları zıt ama simetrik değildir.

Çünkü simetrik olsaydı aralarında çatışma olmazdı.

Asimetrik yapılanma, çatışmayı doğurur.

Bu duygu çatışmasında da mizaç örülür.

Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği bölümünde farklı ders işleyiş teknikleri, bilim ve felsefe üzerine sohbetleri ile öğrencilerin en sevdiği ve merak duyduğu hocalardan biri olmuş, dekanlık yaptığı dönemde Mühendislik Fakültesi’ne dönüşüm getirmiş Beno Kuryel’in çalışması, bu ve bunun gibi ilgi çekici konuları tartışıyor.

Matematik ve bilim tarihiyle felsefesi ve de psikanaliz üzerine sayısız seminer vermiş Kurley’in çalışması, aşktan futbola, bilimden teknolojiye, matematik kaygısından bilimsel devrimlere dek yaşamın içerden dışarıya pek çok farklı konularını çizgisel olmayan dinamik bir bakış açısıyla bir araya getirerek okuyucuya sonsuzluğun, farkındalığın ve bilme arzusunun kapılarını aralıyor.

Künye: Beno Kuryel – Bilme Arzusu, Doruk Yayınları, bilim, 320 sayfa, 2021

David Wells – Matematik ve Oyun (2021)

Matematik bilmeceleri ve problemlerine ilgi duyanların severek okuyacağı bir çalışma.

David Wells, matematik ve oyunlar arasındaki büyüleyici bağları gözler önüne seriyor.

Oyunların ve bilmecelerin çekiciliği zamansızdır ve her yerde sevilirler.

Özgün çalışmasında Wells, oyunlar ve matematiğin büyüleyici bağlarını ortaya çıkarırken, matematiğin tekdüze hesap yapmaktan ötesi, hayal gücü, içgörü ve kavrayış olduğunu kanıtlıyor.

Kitabın ilk kısmı oyunları tanıtıyor, bilmecelerden matematik oyunlarına, satrançta at hamlelerine değin konulara giriyor.

İkinci kısımda ise oyun oynarken bilimsel sorgulama, taktikler, strateji ve keskin bir gözlemle matematikçinin nasıl düşündüğünü inceliyor.

Yazar oyunsu özelliklerin insan davranışlarında yaygın şekilde bulunduğunu düşünüyor.

Matematiğin buradaki rolünü aydınlatırken bu olgunun nedenlerini anlatmak için de matematikten yararlanıyor.

Düşünceleri harekete geçiren bu kitap, matematiğe ve onun gizli güzelliğine tutkun herkes için harika bir okuma, lise matematik temeli kitabı kavramak için yeterli, bilmeceler ve oyunlar da lise çağına gelenler ve sonrası için uygun.

  • Künye: David Wells – Matematik ve Oyun, çeviren: Selin Yılmaz, Doruk Yayınları, bilim, 336 sayfa, 2021

Ürün Dirier – Gözün Serüveni (2021)

Görmek ve beynin görmeyi nasıl olağanüstü bir biçimde algıladığı hakkında enfes bir çalışma.

Ürün Dirier, bilimsel bir bakışla görme duyusunu açıklıyor.

Her ne kadar görmek denince ilk olarak aklımıza göz gelse de, bilimsel tanımıyla görmek, gözümüzle algılayabildiğimizden çok daha fazlasını barındıran bir âlemin giriş biletidir.

Algılayamadığımız dalga boylarının, farklılığını seçemediğimiz frekansların ve beynimizin görme verilerine dair geliştirdiği filtrelerin sınırladığı bir alanda evren hakkında bilgi edinmeye çalışıyoruz.

Bir duyu olarak değil sadece, aynı zamanda bir yetenek olarak da görmek, onu algılayan beyne, beynin gelişim aşamasındaki yapılanmasına ve öğrendiklerimize bağlı olarak bize bambaşka görüşler sunar.

Dirier de çalışmasında, gözün tüm bu kabiliyetlerini, farklı perspektiflerden ele alıyor ve göz ile görmek arasındaki ilişkiyi kademelendirip çözümlüyor.

  • Künye: Ürün Dirier – Gözün Serüveni: Görme Sanrısı Üzerine Bilimsel Bir Anlatı, Kanon Kitap, bilim, 128 sayfa, 2021

Hans-Joachim Blome ve Harald Zaun – Büyük Patlama (2021)

Saniyenin milyarda biri kadar kısa sürede, sonsuz küçüklükte şiddetli bir patlama gerçekleşti.

Hans-Joachim Blome ve Harald Zaun, Büyük Patlama’ya (Big Bang) dair merak edilen her şeyi açıklıyor.

Bundan 15 milyar yıl önce, uzayın derinliklerinde akıl almayacak derecede yüksek bir enerji ve ısı yoğunluğuna sahip, şiddetli bir “patlama” olarak betimlenen Büyük Patlama gerçekleşti.

Bunun sonucunda oluşan yapılar, günümüzde gaz ve toz bulutları, galaksiler ve galaksi kümeleri şeklinde görülebiliyor.

Bunlar evrende ortaya çıkmış ve çıkacak her şeyin kökeninin, Büyük Patlama’ya dayandığına yönelik fiziki kanıtlar sunuyor.

Büyük Patlama Teorisi’nde zayıflıklar ve belirsizlikler olsa da, bu teori hâlâ evrenin oluşumuna ilişkin en iyi açıklama sayılıyor.

Bu kitapta iki uzman yazar, astrofizikçi Hans-Joachim Blome ve bilim gazetecisi Harald Zaun, teorinin en önemli ayrıntılarıyla birlikte halen cevaplanamamış sorulara yönelik bilgiler de sunarak bunların dünyaya ve evrene bakışımız üzerindeki etkilerini açıklıyor.

Künye: Hans-Joachim Blome ve Harald Zaun – Büyük Patlama: Evrenin Başlangıcı ve Geleceği, çeviren: Necip Cihan Akün, Runik Kitap, bilim, 126 sayfa, 2021