Fred Engst – Mao Döneminde Çin’de Sınıf Mücadelesi (2020)

Çin Devrimi’ni doğuran dinamikler nelerdi ve devrim hangi yönde gelişti?

Çin’in başkenti Pekin doğumlu olan ve Maoist Çin’in büyük kitle kampanyalarına tanıklık etmiş, bu hareketlerde bizzat yer almış Fred Engst, Çin Devrimi’ni ana hatlarıyla açıklayarak bu soruya yanıt veriyor.

Çin Devrimi üzerine iyi kotarılmış bir kılavuz olarak okunabilecek çalışma, özellikle Mao döneminde yaşanan sınıf mücadelesini aydınlatmasıyla çok önemli.

Kitap, Çin Devrimi’nin “Toprak Reformu”, “Büyük İleri Atılım”, “Lushan Konferansı”, “Büyük Proleter Kültür Devrimi”, “Düzeltme Hareketi” ve “Sosyalist Eğitim Hareketi” gibi tarihsel uğraklarına uğraması, ülkede farklı çizgiler arasında yaşanan kıyasıya mücadeleyi derli toplu aktarmasıyla da ayrıca dikkat çekiyor.

Kitap, iki bölümden oluşuyor.

İlk bölümde, Mao döneminde sınıf mücadelesinin çeşitli aşamaları ele alınıyor.

İkinci bölümdeyse, Çin’de sosyalizme geçildikten sonra yaşanan sınıf mücadelesi üzerine teorik değerlendirmeler yer alıyor.

  • Künye: Fred Engst – Mao Döneminde Çin’de Sınıf Mücadelesi, çeviren: Onurcan Ülker, Patika Kitap, tarih, 112 sayfa, 2020

Kolektif – Reformasyon Dünyası (2021)

On altıncı yüzyılda başlayıp Avrupa tarihini kökten dönüştürmüş, Reformasyon veya Yenilikçi Devrim üzerine çok önemli bir derleme.

716 sayfalık kitaba, dünya çapında alanında uzman yazarlar katkıda bulunmuş.

Reformasyon hareketinin gelişimini Avrupa coğrafyasında İngiltere’den Fransa’ya, İsviçre’den İspanya’ya ve Hollanda’ya ülke ülke izleyen çalışma, erken dönem modern Avrupa’yı daha iyi anlamak açısından altın değerinde bir kaynak.

Kitapta, Reformasyonun ortaya çıkışı ve gelişimi, Reformasyon öncesi kilise, Avrupa’da geç ortaçağda konsilcilik, Luther’in katolik rahipleri, Alman köylüler savaşı ve kırsal reformasyonun dinamikleri, reformasyonun toplum, kadınlar ve aile üzerindeki etkileri ve reformasyonun mimari, sanat, müzik, halk kültürü, bilim ve tıp, eğitim ve okuryazarlık üzerindeki etkileri gibi pek çok ilgi çekici konu yer alıyor.

  • Künye: Kolektif – Reformasyon Dünyası, editör: Andrew Pettegree, çeviren: Mehmet Doğan, Alfa Yayınları, tarih, 716 sayfa, 2021

Derya Bengi ve Erdir Zat – 100. Yılında Cumhuriyet’in Popüler Kültür Haritası – 1 (2020)

Üç cilt halinde tasarlanmış, Cumhuriyet’in yüz yıllık popüler kültür haritasını çıkaran eşsiz bir çalışma.

Derya Bengi ve Erdir Zat’ın muazzam çabalarıyla hayat bulan kitabın elimizdeki ilk cildi ise, Cumhuriyet’in 1923-1950 zaman aralığına odaklanıyor ve tek partili dönemden, Atatürk’lü, İnönü’lü yıllardan hikâyeler ve hatıralarla zenginleşiyor.

Bir nevi yakın tarihin kültürel belleğinin kaydını tutan çalışma, bu dönemde toplumsal yaşamda gözlemlenen büyük değişimi ve bu değişimin popüler kültürdeki, folklordaki yansımalarını kayıt altına alıyor.

Kitabı önemli kılan hususlardan biri de, bütün bu kültürel zenginliği ortaya koyduğu gibi, Cumhuriyet tarihinde siyasetin ana istasyonlarına uğramayı da ihmal etmemesi.

Her kitaplıkta bulunması gereken, arşivlik bir eser.

  • Künye: Derya Bengi ve Erdir Zat – 100. Yılında Cumhuriyet’in Popüler Kültür Haritası – 1 (1923 – 1950): “Her Savaştan Bir Yara”, Yapı Kredi Yayınları, kültür, 400 sayfa, 2020

Kolektif – İktisat Tarihinin Dönüşü (2021)

İktisat tarihi, 1960’lar ve 1970’ler boyunca sosyal bilimler gündeminin en iddialı araştırma alanlarındandı.

Daha sonra bu ilgi azalsa da, özellikle son yıllarda Daron Acemoğlu, James Robinson, Thomas Piketty, Niall Ferguson, Kenneth Pomeranz, Barry Eichengreen ve David Graeber gibi çok farklı ekollerden araştırmacıların yayımladıkları kitaplarla iktisat tarihine yönelik artan ilgide büyük artış görüldü.

Bu usta işi derleme ise, iktisat tarihinin sosyal bilimlerde yeniden ön plana geldiği bu dönemde hem dünya literatürünü hem Osmanlı ve Türkiye iktisat tarihi literatüründeki gelişmeleri bir arada tartışan ve değerlendiren makaleleri bir araya getiriyor.

“Türkiye’de iktisat tarihi çalışmalarının neresindeyiz?” sorusunu yanıtlayan kitap, bizde iktisat tarihçiliğinin geldiği aşamayı ortaya koyuyor.

Kitapta, tarım rejimleri, emek ilişkileri, gelir dağılımı, dünyada ve Türkiye’de geç sanayileşme, Türkiye ekonomisinde mesleki yapısal dönüşüm, mülkiyet, piyasa ve kurumlar, Osmanlı hukuk tarihi gibi konularda, tarihsel malzemeyi iktisadi bakış açısından analiz eden makaleler yer alıyor.

Türkiye’de iktisat çalışmaları alanında önde gelen isimlerden olan Şevket Pamuk ile yapılan bir söyleşinin de yer aldığı kitaba katkıda bulunan isimler şöyle: Ulaş Karakoç, Alp Yücel Kaya, Seven Ağır, Hülya Canbakal, Pınar Ceylan, Boğaç Ergene, Özgür Burçak Gürsoy, M. Erdem Kabadayı, Eyüp Özveren, Özdeniz Pektaş, Yücel Terzibaşoğlu ve Onur Yıldırım.

  • Künye: Kolektif – İktisat Tarihinin Dönüşü: Yeni Yaklaşımlar ve Tartışmalar, derleyen: Ulaş Karakoç ve Alp Yücel Kaya, İletişim Yayınları, iktisat, 424 sayfa, 2021

Arnold Toynbee – İnsan Soyu ve Toprak Ana (2021)

‘A Study of History’ adlı on iki ciltlik şaheseriyle bildiğimiz Arnold Toynbee, şimdi de insanoğlunun macerasını anlattığı 800 sayfalık bir başyapıtla karşımızda.

Toynbee, dünya tarihini kronolojik bir sırayla bir bütün olarak gözler önüne sererek insan soyunun tarihinin etraflı bir kuşbakışı görünümünü öyküsel bir dille aktarıyor.

Kitap, Dicle-Fırat Havzası’ndaki alüvyonlu arazinin açılması ve bunun neticesinde Sümer uygarlığının ortaya çıkışından Doğu Roma İmparatorluğu’nun çöküşüne ve 1973 yılına kadar uzanarak dünya tarihinin sağlam bir özetini çıkarıyor.

Toynbee burada, insan türünün maddi gelişimini izlemekle yetinmiyor, aynı zamanda insanın manevi bakımdan gelişimini ve onu doğuran “biyosfer” ile, başka bir deyişle insan soyuyla Toprak Ana’nın ilişkisine de odaklanıyor.

Yazara göre, insan soyu sonunda evrende bildiğimiz yegâne biyosferi mahvedebilecek ölçüde “şeytani” bir güce ulaşmıştır ve şayet insan soyu Toprak Ana’nın canına kıyarsa, kendini de imha edecektir.

  • Künye: Arnold Toynbee – İnsan Soyu ve Toprak Ana: Dünyanın Öyküsel Bir Tarihi, çeviren: Ahmet Aybars Çağlayan, Ayrıntı Yayınları, tarih, 800 sayfa, 2021

Esra Yakut – Osmanlı Devleti’nin Son Yıllarında Meşihat, Adliye, Maarif ve Hilafet (2021)

Osmanlı’nın son dört yılı, öyle derin çelişkiler barındırır ki, araştırmacılar için hazine değerindedir.

Örneğin Sultan Vahdeddin’in iktidarda olduğu bu dönemde, bir yandan dini değerler güçlendirilip, dini kurumlar yeniden kamusal yaşamda ön plana çıkartılmaya çalışılmış, öte yandan da fen liselerinin açılmaya çalışılması gibi modernleşme yönünde adımlar atılmaya çalışılmıştı.

İşte Esra Yakut, Mondros Mütarekesinin imzalanmasıyla başlayıp, saltanatın kaldırılmasına kadar geçen (30 Ekim 1918 – 1 Kasım 1922) bu ilginç dönemde olup bitenler üzerine derinlemesine düşünüyor.

Osmanlı Devleti’nin son dört yılında kurumlarıyla gösterdiği var oluş çabasına, ağırlıklı olarak dönemin basınına ve birinci elden kaynaklarına dayanarak tanıklık eden çalışma, bugüne kadar sadece siyasi tarih yönüyle incelenen bu döneme farklı bir açıdan bakıyor.

Kitap, özellikle İslamiyet’le sıkı bağı olan meşihat, evkaf, adliye, maarif ve hilafet gibi kurumları ele alıyor.

Çalışma ayrıca, yönetimin monarşik karakterini daha da kuvvetlendiren Sultan Vahdeddin’in muhafazakâr bir siyaseti nasıl benimsediğini ve padişahın çizdiği yoldan ilerleyen fikir adamlarının, İttihat ve Terakki’nin dini kamusal yaşamdan uzaklaştırma yolunda attığı adımları değiştirecek görüşler ortaya atma girişimlerini de yakından izliyor.

  • Künye: Esra Yakut – Osmanlı Devleti’nin Son Yıllarında Meşihat, Adliye, Maarif ve Hilafet 1918-1922, Kitap Yayınevi, tarih, 312 sayfa, 2021

Gustave Le Bon – Devrimin Psikolojisi (2020)

1789 Fransız Devrimi’ni merkeze alarak devrim sürecindeki kitle psikolojisi üzerine derinlemesine düşünen bir çalışma.

Gustave Le Bon, devrimlerin genel özelliklerini ve devrim sürecinde etkin olan rasyonel, duygusal, mistik ve kolektif öğeleri ortaya koyuyor.

Le Bon kitabına, dini devrimlerden ulusal ve bilimsel devrimlere, devrimlerin ortak özelliklerini açıklayarak başlıyor ve devamında da,

  • Devrimlerde egemen olan zihniyet biçimlerini,
  • Devrim sırasında görülen bireysel kişilik değişikliklerini,
  • Fransız Devrimi sırasında filozofların etkilerini,
  • Devrim sırasında monarşiyle ilgili duyguların geçirdiği değişimi,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konuları irdeliyor.

İnsanın her durumda rasyonel bir hayvan olmadığını, duygulara dönüştürülmedikçe aklın kitleleri etkilemediğini çoğu zaman unuttuğumuzu savunan Le Bon, insanın hâlâ inançlarıyla yaşadığını, inançlarını akla dayanarak şekillendirse bile, görüş gücünün, hâlâ onu yönlendiren birçok dürtüye karşı koymasına olanak tanımadığını iddia ediyor.

Kitap bu yönüyle, devrimci yığınların psikolojisine daha yakından bakmak için iyi fırsat.

  • Künye: Gustave Le Bon – Devrimin Psikolojisi: Kitle Zihni Üzerine Tarihin Gözden Geçirilmesi, çeviren: Ayten Gündoğdu, Scala Yayıncılık, tarih, 336 sayfa, 2020

Randall Collins – Dünya Felsefe Tarihinin Oluşumu (2021)

Dünya felsefesinin iki bin yılı aşkın tarihi üzerine, tam 1168 sayfalık eşsiz bir çalışma.

Randall Collins, Doğu ve Batı felsefelerinin gelişim süreci hakkında iddialı ve kapsamlı incelemesiyle karşımızda.

Farklı coğrafyalardaki felsefi geleneklerin nasıl ortaya çıktığını ve filozofların birbirini nasıl etkilediğini ortaya koyan Collins, bununla da yetinmeyerek dünyadaki felsefi gelenekler arasındaki çatışma ve ittifakları da çok yönlü bir bakışla ele alıyor.

Uzun yıllara yayılan bir emeğin ürünü olan kitap, yalnızca felsefeye ilgi duyan okurlara değil, entelektüel hayatın gelişimini ve işleyişini izlemek isteyen sosyologlara da hitap eden türden.

  • Künye: Randall Collins – Dünya Felsefe Tarihinin Oluşumu: Filozoflar Birbirlerini Nasıl Etkiledi?, çeviren: Tufan Göbekçin, Alfa Yayınları, felsefe, 1168 sayfa, 2021

 

Taylan Esin – Osmanlı Savaşının İktisadi Aktörleri (2020)

Birinci Dünya Savaşı sürecinde Osmanlı’nın dışarıya bağımlı iktisadi durumu ve bu durumun dünyanın diğer güçleriyle arasındaki ilişkilere nasıl yön verdiği üzerine sağlam bir çalışma.

Taylan Esin, savaş sürecinde imparatorluğun müttefikleriyle olan ticari ilişkilerini zengin belgelerden yola çıkarak aydınlatıyor.

Bu dönemde “milli iktisat” olarak adlandırılan sermaye birikim modelini de ayrıntılı bir bakışla irdeleyen Esin, Cihan Harbi’nde bağımlılığa konu olan emtia ticaretini yapan kuruluşlara odaklanarak Osmanlı savaş iktisadının farklılıklarını belirliyor.

  • Künye: Taylan Esin – Osmanlı Savaşının İktisadi Aktörleri (1914-1919), Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 508 sayfa, 2020

Cem Doğan – Osmanlı’da Cinselliğin Saklı Kıyısı (2020)

1878-1922 arasında İstanbul’da cinsellik ve frengi ile iktidar arasındaki girift ilişkiler üzerine çok önemli bir çalışma.

Osmanlı’da fahişeliğin devletin gözünde bir meslek olarak kabul ediliş süreci üzerine derinlemesine düşünen Cem Doğan, buna olanak sağlayan toplumsal dinamikleri aydınlatıyor.

Doğan, söz konusu zaman aralığını hem İstanbul’da fahişelerle iktidar pratikleri arasındaki ilişkiler üzerinden hem de fuhuş sektörünün kadın-erkek isimsiz aktörlerinin davranışları üzerinden izliyor.

Kitap, Osmanlı Devleti’nde modernleşme hareketlerinin hız kazanmasıyla birlikte daha önce görmezden gelinen fahişelerin hem toplumsal alanda hem de devlet nezdinde artık daha görünür hale geldiğini gösteriyor.

Ayrıca tam da bu süreçte, frenginin yayılmasını durdurmak amacıyla Batılı ülkelerde yürürlüğe konulan kanun ve uygulamaların Osmanlı’da da uygulanmaya başlandığı görülüyor.

İktidar, özellikle hastalık söylemi üzerinden bir kontrol mekanizmasının yaratılabileceği fikrinden hareketle medikal kontrollerle kadın bedeninin en mahrem ayrıntısına kadar incelenmesine olanak tanıyan çifte standartlara dayanan bir tıp anlayışını uygulamaya başlıyor.

İşte ‘Osmanlı’da Cinselliğin Saklı Kıyısı’, bütün bu süreçte yaşanan dönüşümleri adım adım izliyor.

  • Künye: Cem Doğan – Osmanlı’da Cinselliğin Saklı Kıyısı: II. Abdülhamid Dönemi ve Sonrası İstanbul’da Fuhuş, Frengi ve İktidar (1878-1922), Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 572 sayfa, 2020