Oliver Bullough – Paravatan (2020)

 

Paranın dili ve dini yok.

Vatanı da yok.

Bütün dillerin, dinlerin ve ülkelerin üstündedir para.

Oliver Bullough, muhteşem bir araştırmacı gazetecilik ürünü olan ‘Paravatan’da, dünyada kara para aklama trafiğinin nasıl işlediğini gözler önüne seriyor.

Bizi, kanunların işlemediği, devletlerin erişemediği süper zenginler ülkesi Paravatan’a doğru bir yolculuğa çıkaran Bullough, halkının parasını çalan devlet adamlarını, bu paranın aklanıp katlandığı zengin ülkeleri, dolandırıcıları ve onların beyaz yakalı yardakçılarını anlatıyor.

Avrupa ve ABD’nin “saygın” kurumlarının nasıl birer kara para aklama üssüne dönüştüğünü belgeler eşliğinde ortaya koyan çalışma, 21. yüzyılda paranın, gücün ve yozlaşmanın hikâyesi olarak okunabilir.

Kara para aklama sisteminin nasıl işlediğini yakından görmek isteyenlerin kaçırmaması gereken bir çalışma.

  • Künye: Oliver Bullough – Paravatan: Neden Dünyayı Hırsızlar ve Dolandırıcılar Yönetiyor ve Onlardan Nasıl Geri Alırız?, çeviren: Ayşegül Çetin, Domingo Kitap, siyaset, 392 sayfa, 2020

Onur Akhan ve Mesut Demirbilek – Cinayet Sohbetleri (2014)

Emniyetin Merkez Olay Yeri İnceleme Müdürlüğü’nde uzun yıllar yöneticilik yapmış Mesut Demirbilek’ten, Türkiye’nin cinayet profili.

Burada, cinnet ve cinayetlerle örülü pek çok hikâyenin yanı sıra, küçücük bir ipucunun peşine düşüp en gizemli cinayetleri aydınlatanların kahramanların alkışı ziyadesiyle hak eden çabalarına da tanık oluyoruz.

  • Künye: Onur Akhan ve Mesut Demirbilek – Cinayet Sohbetleri, Doğan Kitap

M. Şehmus Güzel – Fransa Mayıs 68 (2010)

Şehmus Güzel ‘Fransa Mayıs 68’de, 1968 gençlik hareketini, toplumsal tarih bakış açısıyla değerlendiriyor.

Pierre Bourdieu Mayıs 68 için, “Düzenin sembolik anlamda sıkı bir silkelenmesidir…” demişti.

Güzel de kitabında, bir hafta gibi kısa sürdüğü halde, toplumu ve düzeni silkeleyen bu hareketi “Uzun saçlıların başkaldırısı” olarak tanımlıyor.

Gelişmeleri adım adım takip eden ve hemen her olay sonrasında yaşananları sunan Güzel’in çalışması, Mayıs 68’in nitelikli bir belgeselini sunuyor diyebiliriz.

Kitapta, Mayıs 68’in özellikleri, öğrenci hareketinin ivme kazanması, isyanın toplumsal tabana yayılması, hareketin başlıca liderleri ve olayların nasıl bir seyir izlediği anlatılıyor.

  • Künye: M. Şehmus Güzel – Fransa Mayıs 68, Kibele Yayınları, tarih, 399 sayfa

M. Şefik Dinç – Kanlı Mavi Marmara (2010)

Gazeteci Şefik Dinç, İsrail’in müdahale ettiği Mavi Marmara gemisinde bulunuyordu.

Dinç, deneyimlerini paylaştığı bu kitap, Mavi Marmara’daki kanlı operasyonu bir muhabirin gözünden aktarmasıyla dikkat çekiyor.

Kitabına, İsrail ve Filistin arasındaki çatışmaların tarihiyle başlayan Dinç, Filistin’e yardım götüren Mavi Marmara’ya nasıl bindiğinden, gemide bulunan farklı aidiyet ve kökenlerden insanlara; yolculuk esnasında yaşananlardan, askerlerin gemiye saldırısına ve cezaevine konmalarından bırakılışlarına uzanan süreci anlatıyor.

Dinç, İsrail’in gemiye saldıracağı belliyken yola devam etme ısrarının da, “bile bile lades” olduğunu savunuyor.

  • Künye: M. Şefik Dinç – Kanlı Mavi Marmara, Kalkedon Yayınları, siyaset, 134 sayfa

Hasan Yazıcı – Bir Aşırma (İntihal) (2020)

Uğur Mumcu 1981 yılında, 12 Eylül cuntasının, kuvvetli ve kudretli YÖK başkanı Prof. İhsan Doğramacı’ya “Sen bir intihalcisin” demişti.

Bundan 19 yıl sonra Hasan Yazıcı, Mumcu’dan öğrendiğini tekrarlayıp bir gazete yazısında Doğramacı için “Bu yüz kızartıcı intihalden dolayı açık özür dilemelidir” dediği için Doğramacı tarafından dava edildi.

Bu dava süreci, adeta Doğramacı’nın intihalini bile gölgede bırakacak, Türkiye’nin yargısı ve aydını hakkında çok sayıda ibret dersi alınacak olaylarla gelişti.

Türkiye’nin yargısı ve aydınının bu süreçte verdiği sınav o kadar belirleyicidir ki, bu sıkıntılı günlere gelmemizin nedenleri arasında büyük paya sahiptir.

İşte bu kitap da, Türkiye’deki yargı süreci yedi yıla yaklaşan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nce karara bağlanması yedi yıl daha süren Doğramacı-Yazıcı intihal davasını baştan sona izliyor.

Yazıcı bunu yaparken, aynı zamanda ülkedeki bilirkişi kurumu sorununu ve ayrıca unvanı ve görevi en üst düzey bir kişinin, yani Doğramacı’nın, yargıyı etkilemek yolunda olabildiğince talihsiz diğer bir girişimini de anlatıyor.

  • Künye: Hasan Yazıcı – Bir Aşırma (İntihal): Doğramacı-Yazıcı Davası Işığında Yargımız-Aydınlarımız, İletişim Yayınları, hukuk, 215 sayfa, 2020

C. Erdal Aykaç – Olmazsa Yeniden Dene (2010)

Erdal Aykaç ‘Olmazsa Yeniden Dene’ adlı bu kitabında, Kırşehir Cezaevi’nden yirmi yılı aşkın bir süre önce bir tünel kazıp kaçışlarını anlatıyor.

Halen Almanya’da yaşayan Aykaç, cezaevinde tutuklu olan on sekiz kişiyle birlikte, 17 Eylül 1988 tarihinde kaçarak firar etmiş, bu olay Türkiye’de yankı uyandırmıştı.

Devrimci Yol Örgütü’ne üye olan Aykaç, 118 metrelik tüneli beş buçuk ayda nasıl kazdıklarını; bu esnada yaşadıkları başarısızlıkları; iyi tünel kazanlara verdikleri “Altın Köstebek Ödülleri”ni; başlarına gelen gülünç ve talihsiz olayları; firardan sonra ne yaptıklarını okurlarıyla paylaşıyor. Kitapta ayrıca, cezaevinde ve tünelde çekilmiş fotoğraflar da yer alıyor.

  • Künye: C. Erdal Aykaç – Olmazsa Yeniden Dene!, Alan Yayıncılık, anı, 247 sayfa

Oktay Sönmez – Güneşi Hüzünlüdür Kutup Denizlerinin (2010)

Bir deniz aşığı olan Oktay Sönmez, yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan ‘Güneşi Hüzünlüdür Kutup Denizlerinin’ başlıklı anılarında, denizlerin gizemli devlerinden balinaları anlatıyor.

Yazar, balinalar ve balinacılık hakkında bilimsel bilgiler sunmasının yanı sıra, okuru, konu üzerine tarihten edebiyata, kutsal kitaplardan güncel olaylara doğru bir yolculuğa da çıkarıyor.

Balinaların türleri, fiziksel ve biyolojik fonksiyonları, denizlerdeki dağılımı, balinacılık çalışmaları, balina avcılığı konusunda alınan uluslararası önlemler, kısacası balinalara ve denizlere dair merak edilen birçok konu, keyifli ve zengin bir anlatımla okurun karşısına çıkıyor.

  • Künye: Oktay Sönmez – Güneşi Hüzünlüdür Kutup Denizlerinin, Varlık Yayınları, belgesel, 391 sayfa