Randall Collins – Dünya Felsefe Tarihinin Oluşumu (2021)

Dünya felsefesinin iki bin yılı aşkın tarihi üzerine, tam 1168 sayfalık eşsiz bir çalışma.

Randall Collins, Doğu ve Batı felsefelerinin gelişim süreci hakkında iddialı ve kapsamlı incelemesiyle karşımızda.

Farklı coğrafyalardaki felsefi geleneklerin nasıl ortaya çıktığını ve filozofların birbirini nasıl etkilediğini ortaya koyan Collins, bununla da yetinmeyerek dünyadaki felsefi gelenekler arasındaki çatışma ve ittifakları da çok yönlü bir bakışla ele alıyor.

Uzun yıllara yayılan bir emeğin ürünü olan kitap, yalnızca felsefeye ilgi duyan okurlara değil, entelektüel hayatın gelişimini ve işleyişini izlemek isteyen sosyologlara da hitap eden türden.

  • Künye: Randall Collins – Dünya Felsefe Tarihinin Oluşumu: Filozoflar Birbirlerini Nasıl Etkiledi?, çeviren: Tufan Göbekçin, Alfa Yayınları, felsefe, 1168 sayfa, 2021

 

Paul Elbourne – Anlam: Anlambilime Giriş (2020)

Bir kelimenin anlamı her zaman, her yerde ve herkes için aynı mıdır?

Profesör Paul Elbourne, anlambilimi her seviyeden okurun rahatlıkla anlayabileceği bir şekilde açıkladığı bu rehberde, yukarıdaki soruya ufuk açıcı yanıtlar veriyor.

Dilbilim, mantık, metafizik, bilişsel psikoloji ve sinirbilimin kesiştiği bir yerde duran; anlaşılmaz olmaktan ziyade hayattan seçilmiş ilginç örneklerle zenginleşen çalışma, anlambilimin neredeyse her şeyini aydınlatıyor.

Okurun anlambilimin temel problemleri hakkında düşünmesine vesile olacak çalışma, aynı zamanda anlambilimin sadece bilim insanlarını ilgilendiren bir alan olmadığını, bazen ölüm kalım meselesi denebilecek sonuçlar doğurabilen gündelik bir konu olduğunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Paul Elbourne – Anlam: Anlambilime Giriş, çeviren: Murat Demirtekin, The Kitap Yayınları, dilbilim, 224 sayfa, 2020

Deniz Soysal – İdeler ve Tanrı (2020)

On sekizinci yüzyıldan, düşünme ufkumuzu geliştiren dört filozofun fikirleri üzerine çok güzel bir çalışma.

Daha önce Leibniz, Descartes ve Spinoza bağlamında on yedinci yüzyıl düşüncesini ele aldığı bir kitabı bulunan Deniz Soysal, şimdi de on sekizinci yüzyıl düşüncesini, dönemin belirleyici iki teması olan İdeler ve Tanrı temaları bağlamında ve Locke, Berkeley, Hume ve Kant’ın yaklaşımlarını merkeze alarak açıklıyor.

Bugünün felsefesini daha iyi anlamak isteyenler, on yedinci ve on sekizinci yüzyıl felsefesini temel noktalarıyla ve iyi anlayarak bu konuda sağlam bir alt yapı edinebilir.

Soysal da, her biri birer ekol olan bu düşünürlerin fikirlerini nitelikli bir şekilde özetleyerek hem felsefe öğrencileri, hem de alana yeni başlayan okurlar için sağlam bir giriş çalışmasına imza atmış.

Kitapta, söz konusu düşünürlerin fikirlerinden hareketle “İnsan zihni nasıl ve neyi bilebilir?”, “Töz nedir?”, “Nedensellik sorunu nedir?” ve “Transendental felsefe ne anlama gelir?” gibi büyük felsefi sorular yanıtlanıyor.

  • Künye: Deniz Soysal – İdeler ve Tanrı, Say Yayınları, felsefe, 248 sayfa, 2020

Philippe J. Dubois ve Élise Rousseau – Kuşların Felsefesi (2020)

Kuşlar ne güzeldir.

Örneğin, kendi varlıklarından tatmin olmuş görünürler.

Hayatımızdan onlar kadar doygunluk duysaydık günlük yaşantımız belki daha hafif olurdu.

Yılların kuş gözlemcisi Philippe Dubois ile felsefeci Élise Rousseau da, hayatımızı daha anlamlı ve iyi kılmak için kuşlardan neler öğrenebileceğimizi irdeliyor.

Yazarların, hem son zamanlarda yapılmış araştırmaların verilerine hem de tüm dünyadaki nehirler, tropikal ormanlar ya da çöllerin rüzgârlı kumullarında uzun saatler boyu yaptıkları gözlemler ve kuşlarla kurdukları mahrem yakınlığın sonuçlarına dayanan kitapları, bize kanatlı dünyadan alınacak önemli dersler olduğunu ortaya koyuyor.

Kuşların aslında düşünme ustaları olduğunu gösteren çalışma, kendini dünyanın efendisi olarak algılayan bizlerin biraz zahmete girmesi halinde, örneğin kuşların sosyal yaşamlarından, kur yapma tarzlarından, ebeveynliklerinden ve hatta yıkanma biçimlerinden çok şey öğrenebileceğimizi ortaya koyuyor.

  • Kuşlar aşkı nasıl tasavvur eder?
  • Sadık mıdırlar yoksa çokeşli mi?
  • Dingin midirler yoksa başıboş mu?
  • Neden bazıları iflah olmaz gezginlerken diğerleri tam birer ev kuşudur?
  • Yavruları uzun zaman büyütmek mi iyidir yoksa bir an önce başlarının çaresine bakabilmeleri için onlara yardım eli uzatmak mı?
  • Neden kumrular ev işlerini paylaşmanın şahıyken dövüşken kuşlar korkunç birer maçodur?
  • Kuşlar yağmura, rüzgâra, geceye göğüs gerer, ayın doğmasını ve yıldızların yerlerini alacakaranlığa bırakmasını gözlerken günlük hayatlarını nasıl geçirirler?
  • Ölecekleri zaman saklandıkları doğru mudur?

Kafamıza takılan bu ve bunun gibi pek çok soruya doyurucu yanıtlar veren ‘Kuşların Felsefesi’, hem kuş hem de doğa tutkunu her okurun kitaplığında bulunmayı hak ediyor.

  • Künye: Philippe J. Dubois ve Élise Rousseau – Kuşların Felsefesi, illüstrasyonlar: Joanna Lisowiec, çeviren: Murat Erşen, Domingo Kitap, hayvan, 172 sayfa, 2020

Hans-Georg Gadamer – Hegel’in Diyalektiği (2020)

 

Hans-Georg Gadamer, felsefi hermeneutiğin gelişiminde çok etkili olmuş, felsefede ve felsefe tarihinde diyaloğun önemini vurgulamış, bunu da özellikle Platon ve Aristoteles, ayrıca Hegel ve Heidegger felsefeleri bağlamında göstermiştir.

Gadamer bu kitabında bir araya getirilen makalelerinde ise, Hegel’in özgün diyalektik yöntemini çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

Gadamer, diyalektik kavramının gelişimini Antik Yunan düşüncesinden modern düşünceye kadar izliyor ve bunu yaparken de, hermeneutik yöntemi ustaca kullanıyor.

Kitapta tartışılan kimi konular şöyle:

  • Yabancılaşma kavramının başlatıcısı olarak düşünülebilecek tersyüz edilmiş dünya,
  • Arzunun hareketinin ortaya koyulduğu öz-bilinç diyalektiği,
  • Mantığın en özgün formlarından olan Hegel mantığı,
  • Hegel’in Heidegger’in düşüncesiyle ilişkisi,
  • Kendine yabancılaşmanın belirtisi olarak yalıtılmışlık…

Gadamer’in çalışması, Hegel felsefesini daha iyi kavramak açısından çok özgün bir katkı sunuyor.

  • Künye: Hans-Georg Gadamer – Hegel’in Diyalektiği, derleyen: Güçlü Ateşoğlu, çeviren: Muazzez Uslu, Güçlü Ateşoğlu, Özlem Berk Albachten, Çetin Balanuye, Meryem Uçar, Murat Turan, Emrah Günok, Hasan Ünal Nalbantoğlu ve Deniz Soysal, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 176 sayfa, 2020

Robert Misrahi – Spinoza Sözlüğü (2020)

Spinoza felsefesinin önemli başlıklarını açıklayan usta işi bir sözlük arayanlara, bu çalışmayı öneriyoruz.

Robert Misrahi, yalnızca Spinoza’nın kavramlarını değil, onun felsefe tarihi içindeki yerini ortaya koyan sağlam bir haritalandırma da sunuyor.

Misrahi, Spinoza’nın kelimelerinin ne anlama geldiğini anlatıyor, bu kelimeler arasındaki farklı güzergâhları aydınlatıyor ve buradan da bütün bu kavramların bağlandığı problemleri ortaya koyuyor.

Spinoza’nın felsefi sistemini daha iyi kavramamıza olanak sağlayacak türden bir çalışma olarak şiddetle tavsiye ediyoruz.

  • Künye: Robert Misrahi – Spinoza Sözlüğü, çeviren: Ece Durmuş, Otonom Yayıncılık, sözlük, 296 sayfa, 2019

Patricia Smith Churchland – Nörofelsefe (2020)

Patricia ve Paul Churchland, nörofelsefe alanına önemli katkılarda bulunmuş isimler.

Patricia Smith Churchland’ın kaleme aldığı bu kitap ise, nörofelsefe alanında çok önemli bir çalışma ve konuyla ilgilenenlerin öncelikle okuması gereken eserlerden.

Beyne ilişkin kavrayışımız eskiye nazaran çok daha iyi.

Bugün felsefeciler beynin parçalarının işlevi hakkında daha çok şey bilmeye çalışıyor, öte yandan nörobilimciler de felsefi sorunlarla gitgide daha fazla yüz yüze kalıyor.

Bu iki yaklaşımı da doyurucu bir biçimde açıklayan Churchland, nörofelsefenin beynimizin nasıl çalıştığı ve ne yaptığını irdelerken hangi soru ve sorunlarla karşı karşıya kaldığını kapsamlı bir şekilde açıklıyor.

Kitapta bu bağlamda, temel olarak şu soruların yanıtları aranıyor:

  • Zihinsel durumlar beyin durumlarıyla özdeş midir?
  • Bilinçli yaşantılar fizyolojik olarak anlaşılabilir midir?
  • Temsiller nedir ve bir beyin kendi dışındaki dünyayı nasıl temsil eder?

Patricia Churchland de, nörobilimin bulgularından yola çıkarak bu soruları yanıtlıyor ve zihin-beynin nasıl çalıştığını aydınlatmak için nörofizyolojik, etolojik ve psikolojik olguları bir araya getiriyor.

Bizde şimdi ikinci baskısını yapmış çalışma, Türkçe felsefe literatüründe önemli bir boşluğu dolduracak nitelikte.

  • Künye: Patricia Smith Churchland – Nörofelsefe, çeviren: Özge Yılmaz, Alfa Yayınları, bilim, 592 sayfa, 2020

Kolektif – Politik Felsefe Nedir? (2020)

Politikanın değersizleştiği, oldukça kritik bir dönemden geçiyoruz.

Bu yüzden de hem politikaya hem de felsefeye daha çok sahip çıkmamız gerekiyor.

Bu güzel derleme ise, politik felsefenin ne olduğu ve özellikle politik felsefenin yaşadığımız sorunlara nasıl yanıt verebileceği üzerine ufuk açıcı metinler barındırıyor.

Çalışma, felsefenin temel sorunlarını olduğu kadar, günümüzün sorunlarını da politik felsefe açısından eleştirel bir gözle değerlendiriyor ve politik felsefe nedir sorusunu, tam da olması gerektiği gibi, felsefe nedir sorusunu merkeze alarak cevaplıyor.

Aynı zamanda politik eylemi ve koşullarını filozofla, felsefeyle ilişkisi çerçevesinde anlama çabasıyla da dikkat çeken çalışma, politik eylemin ne tözsel bir hakikatçilik çabasıyla anlaşılabileceğini ne de “her şey olur” ve “her şeye izin vardır” diyen rölativist bir zihniyete kurban edilebileceğini vurguluyor.

Politik felsefe politik şeyler üzerine bir soyutlama pratiğinin de ötesinde, politik şeylerin mantığının kurulmasına ya da bozulmasına ilişkin bir etkinliktir.

Bu çalışmanın asıl üstüne bastığı noktalardan biri de budur.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Ateş Uslu, Cengiz Çakmak, Armağan Öztürk, C. Cengiz Çevik, Funda Günsoy, M. Ertan Kardeş, Eylem Yolsal-Murteza ve Kurtul Gülenç.

  • Künye: Kolektif – Politik Felsefe Nedir?, derleyen: M. Ertan Kardeş, Tekin Yayınevi, siyaset, 280 sayfa, 2020

Kolektif – Epistemoloji (2020)

Kadim felsefe geleneklerinden epistemoloji ile ilgili iyi derleme arayanlara bu çalışmayı öneriyoruz.

Kitapta, Antikçağdan Orta Çağa, erken modern dönemden günümüze dek pek çok filozofun şahsında hayat bulmuş epistemolojiler, yani bilgi ve rasyonel inanç teorileri ele alınıyor.

Kitapta,

  • Epistomolojinin felsefe tarihindeki yeri,
  • Platon ve Aristo’nun epistemolojileri,
  • Eski çağ kuşkuculuğu,
  • Orta Çağ epistemolojisi,
  • Descartes’ın epistemolojisi,
  • Locke, Berkeley ve Hume’da epistemoloji,
  • Kant ve Kantçı epistemoloji,
  • Amerikan pragmatizmi,
  • Wittgenstein’ın epistemolojiye getirdiği katkılar,
  • Quine ve Goldman’da epistemoloji,
  • Gettier’den sonra epistemoloji,
  • Ve epistemolojinin geleceği gibi pek çok konu ele alınıyor.

Kitap, bir bütün olarak epistemoloji üzerine bazı tartışmalarla başlayıp bilme ve türevlerini sorgulamaya devam eden çağdaş epistemologların perspektiflerini bir araya getirmesiyle çok önemli.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Alan Code, Charles Bolyard, Christopher Hookway, Desmond M. Clarke, Gisela Striker, John Turri, Markos Valaris, Melissa McBay Merritt, Nicholas D. Smith, P. J. E. Kail, Paul Snowdon, Ram Neta, Robert Bolton ve Stephen Hetherington.

  • Künye: Kolektif – Epistemoloji, derleyen: Stephen Hetherington, çeviren: Burak Çakır, Cengiz Çakmak, Engin Delice, Filiz Didem Çoban, Halil Rahman Açar ve Hüseyin Deniz Özcan, Fol Kitap, felsefe, 356 sayfa, 2020

Sebastiano Timpanaro – Materyalizm (2020)

Materyalizm üzerine usta işi bir çalışma arayanlara bu kitabı öneriyoruz.

Materyalizm, yapısalcılık ve psikoloji üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen Sebastiano Timpanaro, materyalizm, yapısalcılık, Marksizm ve dil felsefesi arasındaki ilişkiyi derinlemesine irdeliyor.

Timpanaro’nun çalışması, kaba, fiziksel ve biyolojik materyalizm anlayışlarına getirdiği eleştirilerle de dikkat çekiyor.

Kitapta, Saussure’ün dil çalışmalarından Levi-Strauss’un yapısalcığına, Foucault ve Chosmky’nin yapıtlarından kaba materyalizmin canlanışıyla bağlantılı olarak ivme kazanan ırkçılığa pek çok konu ele alınıyor.

  • Künye: Sebastiano Timpanaro – Materyalizm: Saussure, Lévi-Strauss, Chomsky, çeviren: Sibel Kibar, Fol Kitap, felsefe, 304 sayfa, 2020