Süreyya Su – Her Görüşte Aşk (2021)

Nitelikli bir aşk felsefesi metni olarak okunabilecek ‘Her Görüşte Aşk’, aynı zamanda hem cinsellik tarihinde gezinmesi hem de toplumsal cinsiyet üzerine radikal görüşler ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.

Hurafeler ve Mitler’ ve ‘Güzelin ve Çirkinin Ötesinde’ gibi kitaplarıyla bildiğimiz Süreyya Su, şimdi de Merleau-Ponty’den Irigaray’a, Freud’dan Lacan’a, Foucault’dan Nancy’ye, Bataille’dan Badiou’ya kadar geniş bir yelpazede gezinerek aşkın felsefesi üzerine düşünüyor.

Yazar, çağdaş filozof ve teorisyenlerin aşk ve cinsellik üzerine düşüncelerinden hareketle, günümüzde aşkın, cinselliğin ve toplumsal cinsiyetin durumunu yorumluyor, bu yorumlar da, kısa ve parçalı bir yazı üslubuyla kaleme alınmış.

Diğer yandan çalışma, kavramlar ve görsel imgelerle örülmüş bir metin olarak da öne çıkıyor.

Su kitabını, kavramsal başlıklar altında yaptığı yorumları okurun tamamlamasına davet eden fragmenter bir tarzda kaleme almış.

Çalışma, trans-feminizm ve radikal feminizm arasındaki tartışmaya odaklanarak kadın kimliğini neyin belirlediğini ve postmodern toplumda cinsel kimliği sorunsallaştırmak gibi bu aralar bayağı güncel bir tartışmaya da katkıda bulunuyor.

  • Künye: Süreyya Su – Her Görüşte Aşk: Aşk ve Cinsellik Üzerine Değinmeler, Oğlak Yayınları, felsefe, 128 sayfa, 2021

Gilles Deleuze – Nietzsche (2021)

Gilles Deleuze’ün bu muazzam çalışması, Nietzsche felsefesini tekrar keşfetmek için harika bir vesile.

Yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan kitap, Deleuze’ün yeni bir düşünce imgesi yaratma idealinin, Spinoza ve Bergson’la birlikte temel dayanaklarından olmasıyla çok önemli.

İlk olarak 1965’te yayımlanmış çalışma, anlaşılır diliyle hem Nietzsche’nin delilik ve ihanet tarafından gölgelenen felsefesini tekrar keşfetmeye olanak tanıması, hem de Deleuzecü yeni düşünce imgesine ilişkin ipuçları sunmasıyla dikkat çekiyor.

Kitap, Nietzsche’nin temel kavramlarına ilişkin yanılsamaları eleştirel bir okumayla gideriyor.

Deleuze’e göre, Bengi dönüş aynının tekrarı değil, olumlananın geri dönüşüdür, güç istencinin gücü istemekle bir ilgisi yoktur, o etkin kuvvetleri tepkisel kuvvetlerden ayırmaya yarayan bir seçim ilkesidir, üstinsan tarihsel bir momenti değil, tarihüstü bir dönüşüm figürünü ifade eder.

Deleuze, Nietzsche’nin felsefesinden çıkarabileceğimiz en önemli dersin, düşünürün, üstün değerlerin taşıyıcısı olmadığı, bir yaratıcı, yasa koyucu olduğudur.

  • Künye: Gilles Deleuze – Nietzsche, çeviren: İlke Karadağ, Alfa Yayınları, felsefe, 2021

Fırat Kargıoğlu – Giyotine Karşı (2021)

Postmodernizmin Aydınlanma’ya ve bu bağlamda Fransız Devrimi’ne yönelik eleştirisinin muhafazakâr siyaset felsefesindeki kökenleri üzerine nitelikli bir analiz.

Fırat Kargıoğlu, bir anlamda postmodern eleştiriyi muhafazakâr eleştiriyle ilişkilendiriyor, bunu yaparken de postmodernizm öncesine ışık tutuyor.

Kitap üç bölümden oluşuyor.

İlk bölümde, Aydınlanma felsefesi, muhafazakârlık ve postmodernizmin ne olduğu ayrıntılı bir şekilde açıklanıyor.

İkinci bölüm, Fransız Aydınlanmacılığının belirleyici yönü olan kurucu akılcılığın siyasal anlamını aydınlatıyor ve buna yönelik siyasal eleştiriyi analiz ediyor.

Kitabın son bölümünde ise, kimi muhafazakâr ve postmodern düşünürlerin Aydınlanma ve Fransız Devrimi’ne yönelik eleştirileri ele alınıyor.

Kargıoğlu burada, Edmund Burke, David Hume, Adam Smith, Michel Foucault, Richard Rorty ve Chantal Mouffe’un fikirlerini bu bağlamda değerlendiriyor.

  • Künye: Fırat Kargıoğlu – Giyotine Karşı: Aydınlanmacılığa Yönelik Postmodern Eleştirinin Muhafazakârlıktaki Gizil Temelleri, Runik Kitap, inceleme, 211 sayfa, 2021

Mustafa Demirtaş – Dostluk (2021)

Antik Yunan’ın kişisel dostluklarından neoliberal çağın faydacı dostluklarına, dostluk üzerine sağlam bir tarihsel, felsefi ve toplumsal sorgulama.

Mustafa Demirtaş, dayanışmacı ve özgürleştirici bir dostluğun insanlar kadar dünyaya da ne denli yararlı olabileceğini gözler önüne seriyor.

Dostluk nedir ve nasıl yaşanır, hangi güç ilişkilerini kurar ve işletir gibi soruların yanıtını arayan çalışma, dostluk kavramının tarihselliği ve uğradığı dönüşümleri izliyor.

Dostluk kavramına atfedilen çeşitli felsefi anlamları sorgulayan Demirtaş, dostluk kavramının tarihselliği ile felsefi anlamlarının kesiştiği alana kavramın politik tezahürlerini yerleştiriyor.

Antik Yunan’ın kişisel dostluklarını, erken modern ve modern yaklaşımların dost-düşman ikiliğine dayandırdığı dostluk fikrini, neoliberal çağın faydacı dostluk tanımını boydan boya kat eden çalışma, dostluk kavramını duygu, çıkar, vefa, güven, ortak yaşam, yeni toplumsal biçimler gibi kavramlarla ilişkilendirip hem dostluğun güç ilişkilerinde açtığı imkânları hem de bu güç ilişkilerinin dostluğu kapattığı imkânsızlıkları tartışıyor.

Demirtaş, sadece insanlarla değil tüm dünyayla kurulacak dostlukların, dayanışmacı, güçlendirici, kurucu ve özgürlükçü ilişkileri yeşertip çoğaltacak toplumsallıkların oluşumu için vazgeçilmez olduğunu gösteriyor.

  • Künye: Mustafa Demirtaş – Dostluk: Felsefi, Politik ve Toplumsal Tezahürler, Otonom Yayıncılık, felsefe, 128 sayfa, 2021

Allan Megill – Aşırılığın Peygamberleri (2021)

Batı düşüncesine yön vermiş dört büyük düşünür üzerine harikulade bir inceleme.

Allan Megill, yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan ‘Aşırılığın Peygamberleri’nde Nietzsche, Heidegger, Foucault ve Derrida’nın vizyonlarıyla sıkı bir hesaplaşmaya girişiyor.

Megill burada, Nietzsche ve estetik, Nietzsche ve mit, Nietzsche’ye göre sanat ve yorum, Heidegger ve nostalji idealizmi, Heidegger’in estetizmi, Foucault ve söylemin eylemciliği, Foucault ve yapısalcılık, Derrida düşüncesi bağlamında krizin yapıbozumu gibi konuları tartışıyor.

Megill bu dört düşünürün yanı sıra Levinas’ta “Başka” sorunu ve Freud’un katkıları ışığında modernizm ve postmodernizm gibi konuları da irdeliyor.

Megill’in, bunu yaparken kapsamlı bir modernizm ve postmodernizm tartışması ortaya koyması ise, kitabı nitelikli kılan en önemli hususlardan biri.

  • Künye: Allan Megill – Aşırılığın Peygamberleri: Nietzsche, Heidegger, Foucault, Derrida, çeviren: Tuncay Birkan, Metis Yayınları, felsefe, 448 sayfa, 2021

Pierre Bourdieu – Homo Academicus (2021)

Büyük sosyolog Pierre Bourdieu’nün, günümüzde üniversitelerin dönüşümünü anlamak için kilit önemde olan eseri ‘Homo Academicus’, artık Türkçede.

Bourdieu burada, özellikle 68 Krizi’ni merkeze alarak akademik alanın dönüşümünü, otonomisini ve heteronomisini ustaca tartışıyor.

‘Homo Academicus’un en önemli katkılarından biri de, bilgi üretim sürecini ve bilgi üreticilerini tarihsel ve toplumsal koşullardan azade ele alan büyüyü bir daha telafi edilemeyecek şekilde bozması.

Bourdieu, genel olarak bilgi üretimini ve özel olarak da akademide bilgi üretiminin faillerini bizzat kendi toplumsal konumlarından yola çıkarak inceliyor.

Akademik alandaki geçmiş ve bugün olan tüm tartışmaları göz önüne aldığımızda, kitap güncelliğini her daim koruyacak türden.

  • Künye: Pierre Bourdieu – Homo Academicus, çeviren: Nazlı Ökten, Arzu Nilay Kocasu ve Eren Gülbey, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, felsefe, 300 sayfa, 2021

Émile Boutroux – William James Kimdir? (2021)

William James, yalnızca Amerikan felsefesinin klasik döneminin en önemli figürlerinden biri değil, aynı zamanda ilk özgün Amerikan felsefesi diye tarif edilen pragmatizmin de önemli temsilcilerindendir.

Modern felsefe alanında uzun yıllar çalışmış Émile Boutroux’nun bu özenli incelemesi ise, fizyoloji, anatomi, psikoloji ve felsefe alanlarında dersler vermiş bu önemli ismin fikirlerine çok iyi bir giriş.

Boutroux çalışmasına, James’in yaşamı ve kişiliğini kısaca anlatarak başlıyor ve devamında da, William James’in felsefe, psikoloji, dini psikoloji, pragmatizm, metafizik ve pedagoji alanlarındaki çalışmalarını ayrıntılı bir şekilde açıklıyor.

Temel kavramları üzerinden James’in mirasının sistematik bir envanterini okura sunan iyi bir kitap.

  • Künye: Émile Boutroux – William James Kimdir?, çeviren: Sadık Altan, Fol Kitap, inceleme, 88 sayfa, 2021

Michael Stolleis – Yasanın Gözü (2021)

İnsan gözü herhalde tüm kültürlerin zihninde dinî, felsefi, sosyal ve nihayet hukuki bağlamları olan mucizevi bir şeydir.

Örneğin nazarlıklarda kullanılan göz simgesi Eski Mısır’ın adaleti temsil eden hem Tanrı hem Kral Osiris’in asasındaki gözdür, ama aynı zamanda ve hatta enteresan bir şekilde Fransız Devrimi’nin de adalet simgesi olmuştu.

İşte hukuk tarihçisi Michael Stolleis’ın yeniden basılan bu güzel çalışması da, yasaların egemenliğinin simgesi “her şeyi gören göz”ün tarih içinde taşıdığı anlamları hukuk açısından inceliyor.

Stolleis burada, tarihten güçlü ve çarpıcı alıntılarla en eski çağlardan bugünkü hukuk devletine kadar “yasa” kavramının temelinde görmek, gözlemek ve denetim düşüncesinin yattığını gözler önüne seriyor ve bunun geçirdiği evreleri canlı bir şekilde ortaya koyuyor.

Kitap, “yasanın gözü”nün tarih içinde nasıl bir dönüşüm geçirdiğine yakından bakmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Michael Stolleis – Yasanın Gözü: Bir Metaforun Tarihi, çeviren: Arif Çağlar, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 112 sayfa, 2021

John Seed – Kafası Karışmışlar İçin Marx (2021)

Karl Marx’ın karmaşık düşüncesi üzerine derli toplu bir kılavuz arayanlara bu özlü kitabı öneriyoruz.

John Seed, temel Marksist kavramları ve temaları açıklıyor ve bunların felsefi ve siyasal düşünceyi daha iyi kavramada bize nasıl yol gösterebileceğini anlatıyor.

Kitapta, siyaset, felsefe ve devrim, Engels ve ekonomi politik, Alman ideolojisi, Komünist Manifesto, devrim ve karşı-devrim, siyaset ve sınıflar, sanayi devrimi, kapitalizm, ekonomik kriz, emek siyaseti, uluslararası işçi derneği, sendikalar, fabrika siyaseti, reform ve devrim, entelektüeller ve siyaset, parlamenter politika ve devrim, Marx’ın fikirlerinin Rus devrimi üzerindeki etkileri gibi pek çok konu ele alınıyor.

Çalışma, Marx’ın düşünsel mirasını kafa karışıklığına düşmeyecek şekilde anlama ihtiyacı duyan öğrencilere ve okurlara yönelik olarak hazırlanmış.

  • Künye: John Seed – Kafası Karışmışlar İçin Marx, çeviren: Sami Oğuz, Dipnot Yayınları, siyaset, 238 sayfa, 2021

Iain MacKenzie – Siyaset Nedir? (2021)

Temel siyasi kavramları öğrenmek, alandaki güncel tartışmaları yakından görmek ve en önemlisi de siyasete dair daha iyi sorular sormak isteyenlerin kaçırmak istemeyeceği bir çalışma.

Kent Üniversitesi’nde çağdaş siyaset felsefesi ve eleştirel düşünce geleneği üzerine dersler veren Iain MacKenzie, belli başlı kavramları merkeze alarak siyasetin ne olduğunu ayrıntılı bir bakışla açıklıyor.

MacKenzie çalışmasında siyaseti, otorite ve özgürlük, devlet ve iktidar, toplumsal adalet ve eşitlik, demokrasi ve siyasi düzen, kültür ve eleştiri, kimlik ve farklılık gibi pek çok kavramı, çeşitli siyaset kuramları çerçevesinde tartışıyor.

Yazar ayrıca, postyapısalcı felsefe ve feminist kuramın katkıları ışığında kimlik ve farklılık meselesine de eğiliyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Siyaset felsefesinde sorduğumuz sorulara kesin bir cevap vermekle uğraşırız daima, ancak bu uğraşı kıymetli yapan esas şey, sayesinde kendimiz ve içinde bulunduğumuz siyasi dünya hakkında daha iyi soru sorar hale gelmemizdir.”

  • Künye: Iain MacKenzie – Siyaset Nedir?: Temel Kavramlar ve Güncel Tartışmalar, çeviren: Uğur Gezen, Metropolis Kitap, siyaset, 224 sayfa, 2021