Lucy Cooke – Hayvanlar Âleminden Uygunsuz Gerçekler (2020)

Az enerjiyle yaşamanın kusursuz bir örneği olan tembel hayvanların olağanüstü dayanıklılığının sırrı, uyuşuk doğalarında saklı.

Bu sayede Orta ve Güney Amerika’nın son derece rekabet dolu cangıllarında hayatta kalabilmişlerdir.

Yarasa, kuş olmak isteyen bir memelidir.

Penguen, balık olmak isteyen bir kuştur.

Yılanbalığı, esrarengiz yaşam döngüsü yüzünden iki bin yıldır aranan kayıp eşey organlarıyla insanoğlunu şaşırtmaya devam ediyor.

Suaygırı, salgıladığı kızıl salgı ile kendi kendini tedavi etme yeteneğine sahiptir.

Dünyanın en büyük kuşu olan devekuşu, genel beslenmesi sindirimi zor otlarla çalılardan oluşan gayet sıra dışı bir otlak hayvanına evrilmiştir.

Göründüğü gibi evrim, akla sığmayan yaratıklar tasarlayarak bize muazzam eşek şakaları yapmış.

İşte Lucy Cooke’un ‘Hayvanlar Âleminden Uygunsuz Gerçekler’i de, hayvanların sıra dışı dünyasına açılan aydınlatıcı bir pencere.

Hayvanlar hakkındaki en büyük mitlerimize neşter vuran çalışma, onlar hakkında yanlış bilinen gerçekleri açıklıyor.

Hayvanları anlamaya çalışmanın kilit noktasının, bağlam olduğunu belirten Cooke, kitabında yukarıda saydığımıza benzer pek çok sıra dışı örnek gösteriyor.

Kitap ayrıca, tarihten günümüze, hayvanlarla ilgili gerçekleri ararken tuhaf ve genellikle yanlış yöntemlerin peşinden gitmeyi seçen bilim insanlarını anlatmasıyla da dikkat çekiyor.

Mesela, on yedinci yüzyılda gübre yığınının üzerine ördek koyarak kendiliğinden kurbağa üretmeye çalışan bir hekim vardı.

İtalyan Katolik rahip Lazzaro Spallanzani, bilim uğruna eline aldığı zalim makasıyla ya hayvan deneklerinin üzerine uygun minicik donlar kesip biçiyor ya da kulaklarını koparıyordu.

Daha yakın zamanlarda ise, örneğin yirminci yüzyılda yaşayan ve merakına uyup bir sürü fili zil zurna sarhoş ederek çılgın sonuçlar alan Amerikalı bir psikofarmakolog, bunlara verilebilecek birkaç örnek.

  • Künye: Lucy Cooke – Hayvanlar Âleminden Uygunsuz Gerçekler, çeviren: Ezgi Başer Akgürgen, Domingo Kitap, inceleme, 456 sayfa, 2020

Caspar Henderson – Hayal Bile Edemeyeceğimiz Varlıklar Kitabı (2020)

 

Çağımızda artık ejderhalar, Zümrüdüanka kuşu yahut tek boynuzlu atların gerçekte var olmadıklarını biliyoruz.

Caspar Henderson ise, en az onlar kadar ilginç ve büyüleyici olan gerçek hayvanları anlatıyor.

‘Hayal Bile Edemeyeceğimiz Varlıklar Kitabı’, Jorge Luis Borges’in ‘Düşsel Varlıklar Kitabı’ ile ortaçağ hayvannamelerinden esinlenilmiş.

Evrimin yaratıcılığının insanın hayal gücünden hiç de aşağı kalmadığını gözler önüne seren Henderson, sevimli yüzüyle aksolotldan tehditkâr görünümüyle dikenli moloka, dayanıklı su ayısından yanardöner Venüs kuşağına birçok sıra dışı hayvanı daha yakından tanımamıza, aşina olduğumuz bazı hayvanların ise bir o kadar sıra dışı özelliklerini keşfetmemize imkân sağlıyor.

Bilimin yanı sıra edebiyat, sanat, felsefe, mitoloji ve tarihten faydalanarak zengin bir metin ortaya koyan yazar, ele aldığı hayvanları ötekileştirmeden, aksine insanla diğer hayvanlar arasındaki derin evrimsel bağı, farklarımızın yanı sıra benzerliklerimizi vurguluyor ve bazıları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan bu hayvanlara karşı sorumluluklarımızı hatırlatıyor.

Henderson şöyle diyor: “Dünya hayal bile edemeyeceğimiz varlıklarla dolu. Onları koruyabilmek için öncelikle hayal gücümüzü, onların gerçekliklerini daha iyi anlayacak şekilde genişletmemiz lazım.”

  • Künye: Caspar Henderson – Hayal Bile Edemeyeceğimiz Varlıklar Kitabı, çeviren: Deniz Keskin, Metis Yayınları, hayvanlar, 472 sayfa, 2020

Léo Grasset – Zürafa Boynun Neden Uzun? (2016)

Göz alabildiğine uzanan Afrika savanlarında yaşayan hayvanların birbirinden ilginç yaşamları.

Léo  Grasset, çok sayıda görsel barındırmasıyla da zenginleşen çalışmasıyla okurlarını, zebralar, filler, bal porsukları, aslanlar, ceylanlar, mandalar ve tabii ki zürafalar gibi pek çok hayvanın dünyasına inmeye davet ediyor.

  • Künye: Léo Grasset – Zürafa Boynun Neden Uzun?, çeviren: Yonca Aşçı Dalar, İş Kültür Yayınları

Charles Foster – Hayvan Olmak (2016)

Dört hayvanın, porsuk, susamuru, alageyik ve şehir tilkisinin dünyasını uzun uzadıya izlemenin neticesinde ortaya çıkan, bizzat yazarının bir insandan hayvana dönüşmeyi denediği ilginç bir kitap.

Bu dört hayvanı tamamıyla doğal ortamlarında izleyen Charles Foster, iyi gözlem yapmak adına porsukla birlikte toprak altında yaşamayı dahi tecrübe ediyor.

  • Künye: Charles Foster – Hayvan Olmak, çeviren: Ece Bulut, Kolektif Kitap

Sue Donaldson ve Will Kymlicka – Zoopolis (2016)

Hayvan haklarını temel adalet ve insan haklarıyla ilişkilendiren önemli bir tartışma.

Sue Donaldson Donaldson ve Will Kymlicka, hayvan haklarına yeni bir perspektif kazandırma amacıyla, ilkin siyasal topluluğun doğasını açıklıyor, ardından ona içkin vatandaşlık, adalet ve insan hakları fikirlerini hayvan hakları alanına uyarlıyor.

  • Künye: Sue Donaldson ve Will Kymlicka – Zoopolis, çeviren: Mine Yıldırım, Koç Üniversitesi Yayınları

Yağmur Özgür Güven ve Oğuzcan Kınıkoğlu – Hayvan Deneyleri (2020)

Hayvan sömürüsü hayatımızın her alanında var.

Fakat türcülük, öylesine gözümüzü kör etmiş ki, şiddete, adaletsizliğe ve yaşam hakkı ihlaline maruz kalan hayvanları sürekli görmezden geliyoruz.

Yağmur Özgür Güven ve Oğuzcan Kınıkoğlu imzalı bu nitelikli çalışma ise, hayvanların vahşice sömürüldüğü ve çoğunlukla ses etmediğimiz başka bir sorunu, bilim dünyasındaki hayvan deneylerini tartışmaya açıyor.

Hayvan deneyleri, çoğunlukla farkında olmasak da, hayatımızın her alanında var.

Hastayken kullandığımız ilaçlarda, bindiğimiz aracın yakıtında, çantamızdaki kozmetik ürünlerde, ofisimizdeki kalemin mürekkebinde, elimizdeki cep telefonunda, kısacası yaşamımızın her saniyesinde var.

Tüm dünyada bilim insanları hayvan deneylerine karşı dernekler ve organizasyonlar kuruyor, fakat Türkiye’de bu mücadelede bilim insanlarının oldukça geride durduğu görülüyor.

Daha da vahimi, bu kadar önemli bir konuyla ilgili Türkçede şu ana kadar yazılmış herhangi bir kaynak da yok.

İşte bu konuda bir ilk olan kitap, günümüz bilim dünyasının hayvan deneylerine karşı oluşundaki bilimsel ve ahlaki gerekçeleri ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor, böylece bizde de benzer bir girişime öncülük edecek teorik zemini kuruyor.

Kitap, yakın zamanda vakitsiz bir şekilde aramızdan ayrılan hayvan hakları savunucusu ve vicdani retçi Burak Özgüner’in anısına ithaf edilmiş.

  • Künye: Yağmur Özgür Güven ve Oğuzcan Kınıkoğlu – Hayvan Deneyleri: Hayvanlar Bizim İçin mi Var?, Yeni İnsan Yayınevi, hayvan, 240 sayfa, 2020

Peter Wohlleben – Hayvanların Gizli Yaşamı (2020)

Bir hayvanın sesini duyduğumuzda, günümüz birden güzelleşiverir.

Hayvanlar neden önemlidir?

Neden vazgeçilmezdir?

Peter Wohlleben, farkında olsak da olmasak da onlardan etkilendiğimiz ve onları da çokça etkilediğimiz, hatta yaşam alanlarını insafsızca tükettiğimiz hayvanların dünyasına bambaşka bir pencere açıyor.

Bu pencereye dikkatle bakmamız önemli, çünkü yaşayacağımız dünyanın ileride nasıl olacağını bu belirleyecek.

Wohlleben’in harikulade çalışması, hayvanlarla duygu, düşünce ve değerler dünyamızdaki ortaklıkları çarpıcı örneklerle ortaya koymasıyla önemli.

Kitapta, birbirlerine adlarıyla seslenen kuzgunlardan kendi yaptıklarına kafa yorup pişman olan sıçanlara, tavukları kandıran horozlardan sadık domuzlara, utangaç atlardan yas tutan geyiklere ve yavrularını eğiten keçilere kadar, yeryüzünü paylaştığımız türlü çeşit hayvanın hikâyesine yer veriliyor.

Wohlleben’in bilimsel keşiflerle kendi deneyimlerini harmanladığı kitabı, yeryüzünün diğer canlılarının renkli ve zengin yaşamları hakkında bizi bilgilendiren, enfes bir çalışma.

  • Künye: Peter Wohlleben – Hayvanların Gizli Yaşamı, çeviren: Zehra Aksu Yılmazer, Kolektif Kitap, hayvan, 213 sayfa, 2020

Sezai Ozan Zeybek – Türkiye’nin Yakın Tarihinde Hayvanlar (2020)

Türkiye yakın tarihini, hayvan-insan ilişkisi bağlamında ve sosyal bilimler perspektifinden izleyen çok özgün bir çalışma.

Sezai Ozan Zeybek, başıboş köpekleri, ithal edilen inekleri, orman zararlısı ilan edilen keçileri, çalışmayı reddeden arıları ve buna benzer pek çok ilgi çekici konuyu mekân ilişkileri, Türkiye siyaseti ve ekolojiye uzanarak irdeliyor.

Bunun yanı sıra, endüstriyel hayvancılık ve Kürt sorunu arasındaki ilişki, köpek merkezli şehirlerin hayatımıza kattıkları ve bizden eksilttikleri, toprak altı hayatı ile bağışıklığımız arasındaki ilişkiyi de tartışan Zeybek’in çalışması, insan ile hayvan arasındaki sınırın nerede başlayıp nerede bittiğini, hatta böyle bir sınırın var olup olmadığını sorgulamasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Sezai Ozan Zeybek – Türkiye’nin Yakın Tarihinde Hayvanlar: Sosyal Bilimleri İnsan Olmayanlara Açmak, Nota Bene Yayınları, sosyoloji, 208 sayfa, 2020

Kolektif – Şehir ve Hayvan (2020)

Kentte yaşayanlarımızın çoğu, yanımızda, yöremizdeki hayvanlardan bihaberiz.

Oysa onlar, en az bizim kadar şehir üzerinde hak sahibidirler.

İşte bu güzel derleme de, hayvanların şehirdeki mevcudiyetini çok yönlü şekilde izleyen makaleler sunuyor.

Şehirlerimizin hayvanların penceresinden nasıl görebileceğimizi, daha da önemlisi şehir kavrayışını hayvanları merkeze alarak nasıl gözden geçirebileceğimize irdeleyen kitap, şehir haritasının merkezine hayvanları yerleştirerek bunu yapıyor.

Kitapta,

  • Hayvanları dâhil eden bir şehir kuramının zorunluluğu,
  • Amerikalı seyyahların gözünden 19. yüzyıl Osmanlı şehirlerinde insan-hayvan karşılaşmaları,
  • Atatürk Orman Çiftliği Hayvanat Bahçesi’nin hafızası,
  • Zonguldak’taki emekçi katırlar,
  • Hayvan emeği ve direnişi,
  • Ve sınırlı kamusallık içinde hayvanlar gibi, pek çok önemli konu ele alınıyor.

Gelirinin Hayvan Hakları ve Etiği Derneği’ne bağışlanacağı kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Hüyla Yalçın, Cansu Özge Özmen, Kimberly Hart, Özlem Güçlü, Derya Acuner, Figen Uzar Özdemir, Ezgi Burgan ve Pınar Karababa.

  • Künye: Kolektif – Şehir ve Hayvan, derleyen: Ayten Alkan, Patika Kitap, hayvan, 280 sayfa, 2020

Desmond Morris – Kedinizi Nasıl Bilirsiniz? (2010)

Bir zoolog olarak kedi türünün birçok üyesiyle hem hobi hem de profesyonel olarak ilgilenen Desmond Morris ‘Kedinizi Nasıl Bilirsiniz?’de, kedilerin karmaşık sosyal yaşamını, cinsel davranışlarını, saldırganlıklarını ve avlanma becerilerini anlatıyor.

Kitapta, bu tatlı hayvanın niçin mırladığından en beğendiğiniz koltuğu niçin parçaladığına, dışkısını niçin gömdüğünden tüylerinin bakımı için neden fazla zaman harcadığına, kuyruğunu neden salladığından bir haşere öldürücü olarak ne kadar etkili olduğuna ve yiyeceğini nasıl hazırladığına kadar birçok konu yer alıyor.

Kitap bu yönüyle, tüm kedi sahipleri için temel bir başvuru kaynağıdır diyebiliriz.

  • Künye: Desmond Morris – Kedinizi Nasıl Bilirsiniz?, çeviren: Abdullah Ersoy, Dost Kitabevi, hobi, 160 sayfa