Geraldine A. Johnson – Rönesans Sanatı (2020)

Oxford Üniversitesi’nde sanat tarihi dersleri veren Geraldine A. Johnson, Rönesans sanatı ve Barok sanat üzerine yaptığı çalışmalarla biliniyor.

Johnson, bu alandan edindiği tecrübeleriyle kaleme aldığı elimizdeki kitabında, Rönesans sanatını önemli isimleri ve karakteristik özellikleriyle, ayrıca dönemin bir panoramasını da çizerek okurlarına tanıtıyor.

Johnson, bir yandan Leonardo da Vinci, Albrecht Dürer, Hans Holbein ve Michelangelo gibi dönemin önemli sanatçılarının eserlerini kapsamlı bir yoruma tabi tutarken, öte yandan o dönemin dünyasında bu yapıtların nasıl algılandığı ve kabul gördüğüyle ilgili özgün analizler de sunuyor.

Rönesans sanatına tarihsel, toplumsal, ekonomik ve kültürel arkaplanından hareketle bakan yazar, dönemin ünlü isim ve eserleri kadar Avrupa’nın farklı bölgelerinden daha az bilinen örnekleri de masaya yatırıyor, bunları birbirleriyle karşılaştırıyor.

Dönemin eser, sanatçı, teknik veya üslup gibi yönlerinin yanı sıra Rönesans sanatının “gözden kaçan” yönlerini de dikkate alarak o zamanın gündelik nesnelerine neden ve nasıl sorularıyla yaklaşıyor.

Yeni çevirisi ve sanat tarihçisi, küratör Necmi Sönmez’in kapsamlı önsözüyle yeniden yayımlanan kitap, konu hakkında kaçırılmaması gereken bir yapıt.

  • Künye: Geraldine A. Johnson – Rönesans Sanatı: Çok Kısa Bir Başlangıç, çeviren: Tuncay Birkan, İstanbul Kültür Üniversitesi Yayınları, sanat tarihi, 184 sayfa, 2020

Svetlana Boym – Başka Bir Özgürlük (2016)

‘Başka Bir Özgürlük’, Yunan tragedyasından günümüz kültürüne, siyasi ve sanatsal özgürlük anlayışlarının iç içe girdiği anların sağlam bir resmini sunuyor.

Svetlana Boym bunu yaparken de Aiskhylos, Tocqueville, Dostoyevski, Kafka, Kierkegaard, Heidegger ve Arendt gibi pek çok yazar ve düşünürün özgürlük anlayışlarındaki evrimin sıkı bir analizini de yapıyor.

Kitapta, özgürlüğün kutsallıkla ilişkisi, özgürlük ile özgürleşme arasındaki fark, totaliter rejimlerde baskı ve sansür, özgürlüğün vatansızlığı, aşkta özgürlük, en katı hapis koşullarında bireysel muhakeme ve hayal gücü gibi pek çok ilgi çekici konu tartışılıyor.

  • Künye: Svetlana Boym – Başka Bir Özgürlük, çeviren: Cemal Yardımcı, Metis Yayınları, inceleme, 440 sayfa, 2016

Ernst H. Gombrich – Gölgeler (2020)

Resim sanatında gölgenin kullanımı, sanat tarihinde dönüm noktasıdır.

Ünlü sanat tarihçisi Ernst Gombrich de bu kısa ama çarpıcı kitabında, Batı sanatında gölgenin izini sürüyor.

Sanatta gölgelere ışığın etkisini artırmak ve objelerin biçimlerini belirginleştirmek amacıyla sık sık başvuruldu.

Gölgeler öyle etkilidir ki, hem betimlenen sahnenin atmosferini belirlemeye yardımcı olabilir hem de resmedilen alanın dışında kalan öğelerin varlığını açığa çıkarabilir.

Gombrich de burada, mitler, efsaneler ve felsefede gölge kavramının muğlak doğasına değiniyor, aynı zamanda ışığın kaynağının yeri, aydınlanan objenin biçimi, gölgenin düştüğü yüzey ve izleyicinin pozisyonu gibi belirleyici unsurları da ayrıntılı biçimde inceliyor.

Gombrich Rönesans’tan 17. yüzyıla kadar sanatçıların gölgeleri nasıl betimlediğini Caravaggio, Rembrandt ve da Vinci gibi ressamların eserleriyle örneklendiriyor.

Yazar ayrıca, takip eden yıllarda Romantik, İzlenimci ve Gerçeküstücü sanatçıların resimlerinde gölgeleri gerçekçilik ya da dramatiklik illüzyonu yaratmak amacıyla nasıl kullandıklarını da açıklıyor.

Kitabın, renkli illüstrasyonlar içeren özel bir baskıyla yayımlandığını da özellikle belirtelim.

  • Künye: Ernst H. Gombrich – Gölgeler: Düşen Gölgenin Batı Sanatında Tasviri, çeviren: Merve Yalçın, Everest Yayınları, sanat, 96 sayfa, 2020

Özkan Eroğlu – Soyutlama ve Duyumsama (2016)

Sanat tarihçilerinin sık sık referansta bulunduğu Wilhelm Worringer’in ‘Soyutlama ve Duyumsama’ isimli eserinin derinlemesine bir analizi.

Zor okunan bir eser olarak bilinen söz konusu çalışmanın barındırdığı sanat terminolojisini açıklamasıyla da önemli bir boşluğu dolduran kitap, konuyla ilgili pek çok görseli de okurlarıyla paylaşıyor.

  • Künye: Özkan Eroğlu – Soyutlama ve Duyumsama: Wilhelm Worringer, Tekhne Yayınları

Nia Gould – 21 Kedide Sanat Tarihi (2020)

Sevdiğimiz ev kedileri olarak bilinen felis catus, tarih boyunca insanların yoldaşı olarak değer gördü, kültürün ve zarifliğin simgesi olageldi.

Kediler kendilerine en yüksek payeyi veren Antik Mısırlıların hayal gücünü fethetmiş; Pablo Picasso, Claude Monet ve Georgia O’Keeffe gibi sanatçıların atölyelerinin en zarif süsü olarak yerlerini almıştır.

İşte bu güzel kitap da, dünyada bilinen 21 farklı sanat akımını 21 kediyle anlatan harika bir eser.

Diana Vowles ve Jocelyn Norbury’nin yazarlığını yaptığı, Nia Gould’un usta işi illüstrasyonlarıyla zenginleşen kitap, Antik Mısır ve Bizans sanatından Genç Britanyalı Sanatçıların uçuk dünyasına kadar en önemli sanat hareketlerini ve bunlara öncülük eden sanatçıları keşfetmemize olanak sağlıyor.

Kedigillerin 21 temsilcisinin rol aldığı kitaptaki kedileri oluşturan unsurlara, bunların sanatçıların yapıtlarını ya da bir sanat akımının bakış açısını nasıl yansıttığına dair birer açıklama eşlik ediyor.

Kitabın sonunda ise, kitapta yer alan sanatçıları ve akımları bir bakışta özetleyen, rehber niteliğinde bir zaman çizelgesi de yer alıyor.

  • Künye: Diana Vowles ve Jocelyn Norbury – 21 Kedide Sanat Tarihi, illüstrasyon: Nia Gould, çeviren: Ebru Berrin Alpay, Vakıfbank Kültür Yayınları, sanat, 96 sayfa, 2020

John Berger ve Yves Berger – Top Sende (2020)

“Kokoschka için ışık bir veda dokunuşuydu. Londra’da Thames’in tepeden resmini yaparken bulunduğu çatıda ona bir süre eşlik ettim. 1959 yılıydı. Bakışı oradan ayrılmak üzere olan göçmen bir kuşu andırıyordu.”

Bu kitap, John Berger ile ressam, şair, yazar ve toprak işçisi oğlu Yves Berger arasında yapılan sanat konulu yazışmaları bir araya getiriyor.

Baba-oğul bu yazışmalarında, Max Beckmann’dan Albrecht Dürer’e, Georges Rouault’dan Antoine Watteau’ya, Chaïm Soutine’den Francisco Goya’ya ve Van Gogh’tan Rogier Van Der Weyden’e pek sanatçının eserlerine dair ilgi çekici saptamalarda bulunuyor.

Sanat, sanat tarihi ve resim sanatına ilgi duyanların severek okuyacağı bir çalışma.

  • Künye: John Berger ve Yves Berger – Top Sende: Sanat Üzerine Yazışmalar,  çeviren: Oğuz Tecimen, Metis Yayınları, sanat, 104 sayfa, 2020

Richard Leppert – Nü (2020)

Richard Leppert’in bu eseri, tarihsel olarak Rönesans döneminin başlarından günümüze kadar uzanan ve modernite olarak değerlendirilmiş geniş zaman diliminde üretilmiş kıyafetsiz vücutlar, yani nü resim üzerine zengin bir inceleme.

Batı Dünyasına, Avrupa ve Kıta Amerikası’na ait, en erken tarihli olanı yaklaşık 1427 yılında, en yenisi de 1992 yılında üretilmiş nü resmi izleyen Leppert, bu eserleri, görmek ve sosyal bir uygulama olarak anlam çıkarmaktan kadın bedeninin sömürgeleştirilmesine uzanan geniş bir bağlamda irdeliyor.

Kitap, sadece kadınları temsil eden nü resimlerini değil, her iki cinsiyetten, her yaştan, farklı ırklardan ve farklı sosyal sınıflardan pek çok nü resmi konu ediniyor.

Leppert’in incelemesi, çıplak insan resimlerinin, herhangi bir sosyal oluşum içinde işlerlik gösteren, özellikle sınıf, cinsiyet ve ırk farklılıklarını çevreleyen güç alanları çerçevesinde nasıl işlev gösterdiğini gözler önüne sermesiyle önemli.

Çalışmanın dikkat çeken bir diğer yanı da, nü resimler bağlamında sanatın, mutluluk, arzu, korku ve endişe gibi duyguların oluşturduğu soyut dünyalarla ilişkisini sorgulaması.

Sanatın yapılışı ve görülüşü, toplumsal pratiklerdir.

Bu kitap da, her şeyin olduğu gibi resimlerin anlamlarının da, sürekli değişim içindeki toplumsal pratikler sonucunda ortaya çıktığını ve daha farklı, genellikle toplumla çelişen yönelimleri olan insanlarca bu anlamlara karşı meydan okunuyor oluşunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Richard Leppert – Nü: Batı Dünyası Modernite Dönemi Sanatında Bedenin Kültürel Retoriği, çeviren: Aydın Çavdar, Ayrıntı Yayınları, sanat, 304 sayfa, 2020