Peter Burke – Erken Modern Dünyada Kimlik, Kültür ve İletişim (2021)

Peter Burke, erken dönem modern Avrupa tarihin yanı sıra, sosyal ve kültürel tarih alanlarında da öncü isimlerden biridir.

Bu kitap ise, Burke’ün dilin toplumsal tarihi ile kentlerin kültürel tarihini iletişim teması bağlamında bir araya getirdiği makalelerini sunuyor.

Kitap, ele aldığı pek çok konuyla dikkat çekiyor.

Örneğin burada nezaket kültürünün yanı sıra çevirmenlik, kentlerin duyumsal tarihi ve kentlerdeki şiddet gibi konular, Burke’ün kendine has analitik ve yalın üslubuyla karşımıza çıkıyor.

Kent ve kimlik arasındaki ilişki üzerine ilgi çekici ayrıntılar barındıran çalışma, bilhassa çevirmenlerin de ilgisini çekebilecek muhtevaya sahip.

Zira kitapta, erken modern dünyada çevirmenin kimliği, çevirmenlik mesleğinin kuralları, kültürler arasında köprü işlevi gören çevirmenlerin faaliyetleri gibi önemli konular tartışılıyor.

  • Künye: Peter Burke – Erken Modern Dünyada Kimlik, Kültür ve İletişim, çeviren: Turgay Sivrikaya, Islık Yayınları, tarih, 304 sayfa, 2021

Kolektif – Yunan Diyarında Kurban Mutfağı (2020)

Yunanlıların kurban ritüelleri üzerine çok önemli bir inceleme.

Kitaba katkıda bulunan yazarlardan her biri, şimdiye kadar filozofları ve anıtsal yapılarıyla anlatılagelen, çokça idealleştirilmiş Antik Yunan’ı bu sefer gündelik hayatı ve mutfak kültürü içinde ele alıyor.

Kitapta,

  • Eski Yunan’da mutfak pratikleri ve kurban sunma ritüellerini,
  • Hesiodos’un kurucu kurban mitini,
  • Yunan hayvanları bağlamında yenilebilir bedenlerin topolojisini,
  • Antik Yunan kurban ritüellerinde tören, mekân ve imgenin yerini,
  • Modern Yunanistan’da kutsanmış kurban olgusunu,
  • Ve Yunan kurban mutfağında etin paylaşım kuralları gibi pek çok ilgi çekici konuyu ele alıyor.

Yunan kurban kültü hakkında bir bibliyografyayla da zenginleşen kitaba makaleleriyle katkıda bulunan isimler de şöyle: Jean-Louis Durand, Marcel Detienne, Jean-Pierre Vernant, Stella Georgoudi, François Hartog ve Jesper Svenbro.

  • Künye: Kolektif – Yunan Diyarında Kurban Mutfağı, editör: Marcel Detienne ve Jean-Pierre Vernant, çeviren: Özgüç Orhan, Dergah Yayınları, tarih, 363 sayfa, 2020

Rebecca Spang – Restoranın İcadı (2020)

‘Restoranın İcadı’, muazzam bir kültür tarihi çalışması.

Rebecca Spang, 18. yüzyıl Fransa’sını odağına alarak gastronomi kültürünün nasıl geliştiğini izliyor.

Bugünkü toplumsal adet ve göreneklerin tarih içinde nasıl ortaya çıktığı konusunda aydınlatıcı bir eser olarak okunabilecek kitap, Fransız devrimi öncesinde ortaya çıkan restoranların, Fransa’nın yaşadığı büyük siyasal ve toplumsal dönüşümde nasıl büyük etkilere vesile olduğunu gözler önüne seriyor.

Spang’a göre, Parisliler bu dönemde kendi yeme içme kültürlerini değiştirerek tüm dünyanın gastronomik haritasını biçimleyen bir sosyal dönüşüme zemin hazırladı.

Yeni baskısıyla raflardaki yerini alan kitap, bu dönemde yaşamış öncü şefler hakkındaki genel yargıyı tersine çeviren çarpıcı detaylar da barındırıyor.

  • Künye: Rebecca L. Spang – Restoranın İcadı: Paris ve Modern Gastronomi Kültürü, çeviren: Bahadır Sina Şener, Dost Kitabevi, kültür tarihi, 333 sayfa, 2021

Derya Bengi ve Erdir Zat – 100. Yılında Cumhuriyet’in Popüler Kültür Haritası – 1 (2020)

Üç cilt halinde tasarlanmış, Cumhuriyet’in yüz yıllık popüler kültür haritasını çıkaran eşsiz bir çalışma.

Derya Bengi ve Erdir Zat’ın muazzam çabalarıyla hayat bulan kitabın elimizdeki ilk cildi ise, Cumhuriyet’in 1923-1950 zaman aralığına odaklanıyor ve tek partili dönemden, Atatürk’lü, İnönü’lü yıllardan hikâyeler ve hatıralarla zenginleşiyor.

Bir nevi yakın tarihin kültürel belleğinin kaydını tutan çalışma, bu dönemde toplumsal yaşamda gözlemlenen büyük değişimi ve bu değişimin popüler kültürdeki, folklordaki yansımalarını kayıt altına alıyor.

Kitabı önemli kılan hususlardan biri de, bütün bu kültürel zenginliği ortaya koyduğu gibi, Cumhuriyet tarihinde siyasetin ana istasyonlarına uğramayı da ihmal etmemesi.

Her kitaplıkta bulunması gereken, arşivlik bir eser.

  • Künye: Derya Bengi ve Erdir Zat – 100. Yılında Cumhuriyet’in Popüler Kültür Haritası – 1 (1923 – 1950): “Her Savaştan Bir Yara”, Yapı Kredi Yayınları, kültür, 400 sayfa, 2020

Umberto Eco – Ertelenmiş Kıyamet (2020)

Farklı alanlarda yazdığı pek çok eseri bulunan Umberto Eco, kitle kültürü üzerine de derinlemesine düşünmüş ve çalışmıştı.

İşte ‘Ertelenmiş Kıyamet’ de, Eco’nun kitle kültürü üzerine yazdığı makaleleri bir araya getiriyor.

1960’lı ve 80’li yıllarda kaleme aldığı bu makalelerinde Eco, kıyametçiler olarak tanımlanan kitle kültürüne tümüyle karşı çıkanlar ile bütünleşmişler olarak tanımlanan ve çoğu zaman farkında olmadan kitle kültürüne hizmet eden çağdaş entelektüellerin tezlerini karşılaştırıyor ve bunları kendine has ayrıntıcı tarzıyla tartışıyor.

Eco bunu yaparken de, çizgi romandan televizyona ve müziğe, popüler kültürün pek çok ürününden yararlanıyor.

  • Künye: Umberto Eco – Ertelenmiş Kıyamet, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Nora Kitap, kültür, 424 sayfa, 2020

Meri Çevik Simyonidis – Unutulmaz Hayatların Reçeteleri (2020)

İstanbul mutfağının böylesi zengin oluşunda, Rum lezzetlerinin büyük payı vardır.

Meri Çevik Simyonidis’in bu harikulade eseri de, müziğin hiç dinmediği meyhanelerden, mis kokulu pastanelere, şekerlemecilerden çikolata fabrikalarına, bu lezzetlerin izini sürüyor.

Bizi, İstanbul’un o eski güzel günlerinde yolculuğa çıkaran ‘Unutulmaz Hayatların Reçeteleri’, İnci Pastaneleri, Elit Çikolata, Todori Meyhanesi ve Neşe Taverna gibi, İstanbul’un geçmişi ve kültürel tarihinde silinmez izler bırakmış pek çok mekânın işletmecileriyle yapılan söyleşiler barındırıyor.

Bu söyleşiler de, özel yemek tarifleri, altın değerinde tavsiyeler ve Rum ustaların hayat hikâyelerinden çarpıcı detaylarla zenginleşmiş.

  • Künye: Meri Çevik Simyonidis – Unutulmaz Hayatların Reçeteleri, İnkılap Kitabevi, yemek, 344 sayfa, 2020

Tuna Akçay – Roma Dünyasında Ölüm (2020)

“Ağır gelir ölüm

neredeyse tanıdık olup da herkese

kendini tanımadan ölene.”

Romalı filozof Seneca, ‘Thyestes’te böyle demişti.

Tuna Akçay ise bu özgün incelemesinde, Roma dünyasında ölümün nasıl algılandığını, sosyal yaşama nasıl yansıdığını irdeliyor.

Akçay, birçok görsel malzemeyle de zenginleşen anlatısında, ölümün Romalılara göre nasıl bir olgu olduğunu, yaşayanlarla ölümün ve ölülerin ilişkisinin ne şekilde kurulduğunu ve bu girift ilişkinin hangi ritüellerle somutlaştırıldığını ortaya koyuyor.

Kitabı, Roma arkeolojisi, Roma dini, pagan inançları, Roma mezarları ve ölü kültüyle ilgilenenlere hitap ettiği kadar arkeoloji, dinler tarihi ve eski çağ tarihi alanlarına da dâhil edilebilecek önemli bir çalışma olarak öneriyoruz.

  • Künye: Tuna Akçay – Roma Dünyasında Ölüm: Mezarlar, Ritüeller ve Öteki Dünya, Selenge Yayınları, tarih, 128 sayfa, 2020

Bernd Brunner – Nar Kitabı (2020)

Nar gibi, farklı kültürler, dinler ve yaşam pratikleri içinde bu denli zengin anlam bolluğuna sahip meyve azdır.

Bernd Brunner de, insanın yetiştirdiği kültür bitkileri içinde ilk meyve türlerinden biri olan narın kültür tarihindeki izlerini takip ediyor.

İstanbul’da yaşayan Bruner’in hayatında nar ile ilk karşılaşması da Tarlabaşı semtinde kurulan bir halk pazarında olmuş.

O günden itibaren nara tutkuyla bağlanmış yazar burada, narın doğal ve kültürel tarihinden mitolojisine ve mutfaktaki kullanımlarına kadar uzanarak narla ilgili pek çok ilginç ve pratik bilgiler veriyor.

  • Künye: Bernd Brunner – Nar Kitabı, çeviren: Neylan Eryar, Kırmızı Kedi Yayınevi, tarih, 88 sayfa, 2020

Kolektif – Mazide Kalan Koleksiyonerler (2020)

Kimisi sigara kâğıdı koleksiyoneri, kimisi kese, kimisi çakmak, kimisi köylü çorapları kimisi de kibrit kutusu koleksiyoneri…

Bu güzel derlemede, bir zamanların koleksiyonerleriyle yapılmış söyleşiler yer alıyor.

Kitapta, 1930’lu yıllardan beri koleksiyon tutkularını sürdürmüş, aralarında kaşık koleksiyoneri Refik Halit Karay, müzik aletleri koleksiyoneri Ruşen Kam ve para koleksiyoneri Nüzhet Paşa gibi tanınmış kişilerin de yer aldığı birçok isim, heveslerini bizimle paylaşıyor.

Çalışma, kültür tarihimize çok değerli bir katkı.

  • Künye: Kolektif – Mazide Kalan Koleksiyonerler, derleyen: Rifat N. Bali, Libra Kitap, tarih, 181 sayfa, 2020

Rıza Yıldırım – Menâkıb-ı Evliyâ (2020)

 

Menâkıb-ı Evliyâ (Buyruk), Kızılbaş-Aleviliğin inançları, ritüelleri, toplumsal yapısı ve kurumları için temel kaynak niteliğindedir.

‘Buyruk’, 16. yüzyıldan itibaren Kızılbaş-Alevi toplumunun inancı, kolektif belleği, örgütlenme yapısı, dini-toplumsal kurumları, ritüelleri, Safevi merkezi ile bağlantıları ve Sünni toplumla ilişkileri gibi birçok konuda zengin bir içeriğe sahiptir.

İşte Rıza Yıldırım da bu önemli incelemesinde, ‘Buyruk’un ilk kez bir edisyon-kritik metninin sunmasının yanı sıra, eserin tarihsel ve toplumsal bağlamı, kaynakları, oluşum süreci ve kavramsal dünyası üzerine kapsamlı bir analiz sunuyor.

Alevilik üzerine çalışan araştırmacıların Kızılbaş hareketi ve Kızılbaş-Alevi kaynaklarına ilgisizliğini en bariz şekilde ‘Buyruk’ örneğinde görüyoruz.

Bu nedenle bu önemli eser, Alevilik çalışmalarında hak ettiği öncelikli yere kavuşamadı.

Yıldırım’ın çalışması ise, bu eksikliği bir nebze de olsa gideren çok önemli bir eser.

  • Künye: Rıza Yıldırım – Menâkıb-ı Evliyâ (Buyruk), Yapı Kredi Yayınları, inceleme, 576 sayfa, 2020