Manuel Castells – Başka Bir Ekonomi Mümkün (2021)

2008 finansal krizi, neoliberal kapitalizmin iflasını kanıtladı.

Sosyolog Manuel Castells de, tüm ekonomilerin kültürel biçimler olduğu gerçeğinden hareketle, paylaşım ve dayanışmaya dayalı alternatif bir ekonomiyi örgütlemenin imkânları üzerine düşünüyor.

Dünya ekonomisi 2008 finansal kriziyle birlikte bir çöküşün eşiğine gelmişti.

Aradan geçen sürede merkez bankalarının ve hükümetlerin milyarlarca dolarlık müdahaleleriyle çöküş engellense de dünya ekonomisinin büyüme oranları düşük seyretmeye, istihdam yaratma kapasitesi daralmaya ve eşitsizlikler artmaya devam etti.

Bu arada da kapitalizmden başka bir ekonominin mümkün olup olmadığına dair tartışmalar da yaygınlaşmaya başladı.

Bu bağlamda dünyaca ünlü sosyolog Manuel Castells’in bir grup araştırmacı ile birlikte yaptığı çalışmaları derlediği bu kitapta sunulan teorik argümanlarla istatistiki bulgular ve vaka çalışmaları, okuru bir yandan bugünkü sistemin arızaları üzerine düşünmeye bir yandan başka bir ekonomiye dair hayaller kurmaya kışkırtıyor.

  • Çevresel felaketlere yol açan ekonomik büyümenin olmadığı bir sistem tahayyül edebilir miyiz?
  • Piyasaların dışında süregiden armağan ekonomilerinden, bakım emeğinden neler öğrenebiliriz?
  • Blockchain bize ne vaat ediyor?
  • Bitcoin gerçekten geleceğin parası olabilir mi?
  • Finansal hizmetleri bankalar dışında organize edebilir miyiz?
  • Kapitalizmin içerisinde filizlenen alternatif ekonomi pratikleri kalıcı olabilir mi?
  • Yavaş Kent hareketlerinin dirençliliği geleceğe yönelik neler anlatıyor?

Bu ve bunun gibi önemli soruları tartışan çalışma, sosyoloji, ekonomi ve genel anlamda sosyal bilimler alanlarındaki öğrencilere, bilim insanlarına ve toplumların ve ekonomilerin günümüzde nasıl değiştiğini kavramak isteyen her okura hitap edecek nitelikte.

  • Künye: Manuel Castells – Başka Bir Ekonomi Mümkün: Ekonomik Sistem Alternatiflerine Dair Tartışmalar, çeviren: Onur Orhangazi, Ütopya Yayınları, iktisat, 304 sayfa, 2021

Adam Tooze – Çöküş (2021)

1929’daki Büyük Buhran’dan sonra dünyanın yaşadığı en büyük kriz olan 2008 ekonomik krizi, küresel finansal sistemi darmadağın etti.

Ekonomi profesörü Adam Tooze’un bu ödüllü çalışması ise, 2008 küresel ekonomik krizini tarihsel bağlamına oturtan çok önemli bir eser.

Krizin başta Amerika olmak üzere Çin, Rusya ve Avrupa üzerindeki etkilerini inceleyen çalışma, küresel-siyasi gelişmeleri, finans piyasalarında olup bitenlerle ilişkilendirip 2008 krizini tarihsel bağlamına oturtuyor.

Krizlerin nasıl oluştuğu ve küresel boyutta nasıl yayıldığının bilinmesinin, yaşanabilecek yeni krizlere karşı alınması gereken önlemler açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Tooze’un nitelikli çalışması, sermaye akışları, kamu borçları, bilançolar, tahvil-bono getirileri ve daha pek çok verinin istatiksel analinizi içeren tablo ve grafiklerle zenginleştirilmiş.

Kitabın, 2019 yılında Lionel Gelber Ödülü’ne layık görüldüğünü de ayrıca belirtelim.

  • Künye: Adam Tooze – Çöküş: Finansal Krizlerle Dolu Bir On Yıl Dünyayı Nasıl Değiştirdi?, çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Vakıfbank Kültür Yayınları, iktisat, 576 sayfa, 2021

Kolektif – Çevrimiçi Dünya (2021)

Bütün dünyayı felç eden pandemi, küreselleşmenin geleceği üzerine bize neler söyleyebilir?

Bu usta işi derleme, bu süreçte yeni bir boyut kazanan kapitalist küreselleşmeyi ve bunun insanın geleceği üzerindeki etkilerini tartışıyor.

Covid-19 pandemisi alışkanlıkları, ihtiyaçları ve zorunlulukları değiştirerek yepyeni bir hayat tarzını beraberinde getirdi.

Böylece, teknolojik gelişmelerle birlikte dijital ve çevrimiçi bir kurguyla küreselleşme yeni bir boyut kazanmış oldu.

Bu kitap da, 21. yüzyılın yeni meydan okumalarını da merkeze alarak, yaşadığımız süreci farklı boyutlarıyla değerlendirmesiyle önemli.

Derlemeye katılan yazarlar,

  • Küreselleşmenin emek ve sermaye üzerinde yarattığı dönüşümler,
  • Su ve enerji politikalarının geleceği ve bunların dünya üzerindeki etkileri,
  • Çağımızın dönüşen güvenlik algısı,
  • Pandemi sürecinde küresel tedarik zincirleri ve uluslararası ticaret,
  • Küreselleşme karşıtı toplumsal hareketler,
  • Küreselleşme sürecinde gözetimin küreselleşmesi,
  • Ve iletişim ağlarının eğitim sistemi üzerindeki yansımaları gibi ilgi çekici konuları tartışıyorlar.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Ahmet Alpay Dikmen, Celalettin Sencer İmer, Cem Karadeli, Elif Gözdaşoğlu Küçükalioğlu, Güner Koç Aytekin, Mehmet Furkan Yılmaz, Mehmet Gökhan Uzuner, Mesut Ünlü, Muhittin Şahin, Nezahat Demiray, Nurgül Bekar, Rabia Burçin Yavuz ve Ulaş Taştekin.

  • Künye: Kolektif – Çevrimiçi Dünya: Küreselleşmenin Geleceği, derleyen: Nurgül Bekar, Nika Yayınevi, siyaset, 456 sayfa, 2021

Wolfgang Streeck – Kapitalizm Nasıl Sona Erecek? (2021)

Pandeminin de açıkça ortaya koyduğu gibi, kapitalizm büyük bir krizin içinde debelenip duruyor.

Siyaset bilimci ve ekonomist Wolfgang Streeck, bu krizin dört dörtlük bir fotoğrafını çekiyor, kapitalizmin bir patlamayla mı, yoksa sessiz bir iniltiyle mi sonlanacağı sorusunun yanıtını veriyor.

Streeck’e göre dünya büyük bir değişim geçiriyor.

Zira İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde bir araya gelen demokrasi ile kapitalizm yavaş yavaş ayrılıyor.

Bir zamanlar finans sektörünün aşırılıklarını kısıtlayan düzenleyici kurumlar çökmüş durumda ve Soğuk Savaş sonrası kapitalizmin nihai zaferinin ardından, piyasaların liberalleşmesini geri alabilecek hiçbir siyasi kurum yok.

Streeck, büyümenin yerini durgunluğa bıraktığı, eşitsizliğin istikrarsızlığa yol açtığı, para ekonomisine olan güvenin neredeyse tamamen ortadan kalktığı, büyümenin azaldığı, oligarşik yönetimlerin arttığı, kamusal alanın küçüldüğü, kurumsal yozlaşma ve uluslararası anarşinin tavan yaptığı bugünün kapsamlı bir fotoğrafını çekerek kitabına başlıyor.

Yazar, devamında da, bu çok yönlü hastalığın nasıl neticeleneceği, başka bir deyişle kapitalizmin nasıl sonuçlanacağı konusunda çarpıcı öngörülerde bulunuyor.

  • Künye: Wolfgang Streeck – Kapitalizm Nasıl Sona Erecek?: Aksayan Bir Sistem Üzerine Yazılar, çeviren: Bülent Doğan, Tellekt Kitap, siyaset, 352 sayfa, 2021

 

Ali Rıza Güngen – Borçlandırma Siyaseti (2021)

Bugün herkes borçlu.

Çünkü insanları borçlandırmak, onları sisteme bağımlı kılmanın en iyi yoludur.

Borç yönetimi ve bağımlı finansallaşma gibi alanlarda çalışan değerli iktisatçılarımızdan Ali Rıza Güngen de, Türkiye’nin hangi yollar ve aşamaları kat ederek bir borçlular ülkesine dönüştüğünü gözler önüne seriyor.

Çalışma bu bağlamda, Türkiye’de finans sisteminin, herkese birden fazla kredi kartı vermek, borç ve kredi temin etmek için adeta çırpınmasının ardındaki etkenleri ortaya koyuyor.

Güngen’in kitabı şu önemli gerçekliği bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor: Türkiye’de piyasaya daha fazla içerilmiş, banka hesabı bulunan, kredi kullanan, faiz hesabı yapan, birikimini finansal piyasada değerlendiren yurttaş yaratma uğraşı bir projeye dönüşerek 2010’lar başında devlet kademesinde hâkim oldu.

Bu projenin uygulamaları ve sonuçlarının, Türkiye’de 1980’lerde başlayan finansallaşmanın bir veçhesini oluşturduğunu savunan Güngen, incelediği dönemi politika yapımına odaklanarak ve borç siyasetinin çelişkilerine dikkat çekerek aktarıyor.

Kitap, Türkiye’de borçlu devletine dönüşümü (borç refahı devleti inşasını) daha geniş finansallaşma tartışması içine yerleştirmesiyle büyük önem arz ediyor.

  • Künye: Ali Rıza Güngen – Borçlandırma Siyaseti: Türkiye’de Finansal İçerilme, İletişim Yayınları, iktisat, 206 sayfa, 2021

Serdar Şahinkaya – Cumhuriyet İktisadında Makas Değişimi (2019)

Cumhuriyeti kuran kadronun sanayileşmeye verdiği öncelik üzerine çok önemli bir çalışma.

Serdar Şahinkaya, 1930 Sanayi Kongresi’nin 1930’ların sanayi hareketi içindeki yerini analiz ederek bizi o hayati süreç üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor.

Cumhuriyeti kuranların ilk hedefi, ekonomideki “mecburiyeti” bir sanayi hareketi yaratmaya dönüştürmekti, zira 1920’lerin sanayi fotoğrafı Cumhuriyet için yetersizdi.

Bu amaçla sanayiyi ekonominin ağırlık merkezi yapmayı amaçlayan iktidar, 1930 yılında Sanayi Kongresi düzenlemiş, aynı yılın başlarında Türk Parasını Koruma Kanunu’nu çıkarmış, bunu izleyen Haziran ayında Merkez Bankası kurulmuştu ve yine 1929’da yasalaşan yeni Gümrük Kanunu ile Cumhuriyet’in dış ticarette bağımsızlığı elde edilmişti.

İşte Şahinkaya’nın çalışması da, Sanayi Kongresi’ni merkeze alarak, Cumhuriyet’in sanayi hareketinin nasıl bir süreç içerisinde filizlenip doğduğunu çok yönlü bir biçimde ortaya koyuyor.

  • Künye: Serdar Şahinkaya – Cumhuriyet İktisadında Makas Değişimi: Sömürge Ekonomisinden Halkçı Ekonomiye, Telgrafhane Yayınları, iktisat, 192 sayfa, 2019

Kolektif – Türkiye’nin Yerli Üretimi ve Politik Ekonomisi (2021)

Türkiye’nin kırk yıllık sanayileşme, teknolojik gelişme, yerli üretim ve devletin bu konulardaki politikaları üzerine muazzam bir derleme.

Özellikle Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri olan sanayileşememe konusunu çok yönlü bir biçimde ortaya koymasıyla büyük önem arz eden çalışma, Türkiye’de sanayileşme sürecinin nasıl geliştiğini, nelerin başarıldığını, hangi fırsatların kaçırıldığını, başarıların ve başarısızlıkların nedenlerini, hangi politikaların neden ve nasıl uygulandığını veya uygulanamadığını ve çok yönlü bir bakışla tartışıyor.

Kitap, yurtiçinde üretilen mal ve hizmetlerin pek çoğunun üretiminde on yıllardır ithal girdi bağımlılığı yüksek bir ülke olarak bilinen Türkiye’de, girdi/ürün tedarik zinciri ağlarının uluslararasılaştığı ve karmaşıklaştığı ekonomik küreselleşme ortamında acaba mal ve hizmetlerin üretiminin yerli ve milli hale getirilmesi gerekli midir, mümkün müdür, hangi politikalar ile mümkün hale getirilebilir ve bunun Türkiye ekonomisi açısından ne gibi olumlu etkileri olabilir gibi hayati bir sorunun yanıtlarını vermesiyle de önemli.

Yalnızca iktisatçıların veya akademisyenlerin değil, ülkenin hayati sorunları ile ilgilenen herkesin okuması gereken çalışma, küreselleşme, dış ticaret, sanayileşme, kalkınma ve teknoloji politikaları ilişkisi hakkında aydınlanmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’nin Yerli Üretimi ve Politik Ekonomisi, derleyen: Murad Tiryakioğlu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, iktisat, 598 sayfa, 2021

Oktar Türel – Küresel İktisadi Tarihçe, 1980-2009 (2021)

“Neoliberal Çağ” olarak adlandırabileceğimiz 1980-2009 dönemindeki küresel iktisadi gelişmeleri ustaca betimleyen ve analiz eden bir çalışma.

Oktar Türel’in daha önce yayımlanan ve burada da yer verdiğimiz ‘Küresel Tarihçe, 1945-79’un devamı olan kitap, neoliberal çağın küresel iktisadi yönetişim mekanizmasını, iktisat politikalarını ve bunların uygulanmasını adım adım izliyor.

Kitap, üç kısımdan oluşuyor.

Türel burada, neoliberal dönüşümün dönüm noktalarından uluslararası para ve finans sisteminin değişimine, dünya ticaretinde kurumsallaşmalardan kaynak tahsisi sorunları ve politikalarına, talep yönetimi ve bölüşüm politikalarından çağdaş kapitalizmin finansal krizlerine pek çok konuyu aydınlatıyor.

  • Künye: Oktar Türel – Küresel İktisadi Tarihçe, 1980-2009, Yordam Kitap, iktisat, 480 sayfa, 2021

Ellen Meiksins Wood – Kapitalizmin Kökeni (2021)

Kapitalizme alternatif düşünebilmek için kapitalizmin geçmişine ilişkin alternatif anlayışları tartmak gerekir.

İşte çağdaş Marksist düşüncenin büyük isimlerinden Ellen Meiksins Wood’un bu çalışması da, kapitalizmin kökeni ve buna ilişkin tarihsel-teorik tartışmalar üzerine eşsiz bir eser.

Wood öncelikle, konuya ilişkin başlıca tarihsel açıklamaları ve tartışmaları özetliyor, özellikle en yaygın kapitalist gelişme modeli olan “ticarileşme modeli”ni ele alarak bu modele yapılan başlıca itirazları inceliyor.

Yazar, devam eden sayfalarda da, basmakalıp görüşlere karşı çıkan alternatif bir tarihsel anlatı taslağı çiziyor ve bu bağlamda, kapitalist olmayan ticaret, kapitalist emperyalizmin kökeni, kapitalizm ile ulus devlet arasındaki ilişki üzerine özgün tezler geliştiriyor.

“Kapitalizm olarak bildiğimiz bu dinamik iktisadi sistem, nasıl oldu da feodal Avrupa’nın köylüleri ve derebeyleri arasından çıkıp gelişebildi?” sorusunun yanıtını arayan çalışma, kapitalizmin, son derece özgün tarihsel koşulların geç kalmış ve belli bir yere sıkışmış bir ürünü olduğunu ortaya koyuyor.

  • Künye: Ellen Meiksins Wood – Kapitalizmin Kökeni: Geniş Bir Bakış, çeviren: A. Cevdet Aşkın, Yordam Kitap, tarih, 224 sayfa, 2021

Adem Yavuz Elveren – Askerî Harcamalar ve Ekonomi (2021)

Askeri harcamaların iktisadi etkilerine Marksist, liberal ve neoklasik perspektiflerden bakan önemli bir inceleme.

Adem Yavuz Elveren, kapitalist devletin şiddet aygıtlarının başında gelen ordunun kapitalizmin hayatiyeti ile ilişkisine yoğunlaşıyor, askerî harcamanın büyümedeki rolü hakkında sıkı bir analize girişiyor.

Kitapta, askeri harcamaların tarihi, askeri harcamaların iktisadi etkileri, Marksist kuramlarda askeri harcamaların kârlılık üzerindeki etkileri, askeri harcamalar ve kâr oranı bağıntısı, Türkiye’de askeri harcamaların ekonomiye etkileri askeri harcamalar ile gelir eşitsizliği arasındaki ilişki gibi önemli konular tartışılıyor.

Kapitalizm savaşlara, savaşlar düşmanlara ve düşmanlar (hep daha üstün) silahlara ihtiyaç duyar.

Bu kitap da, bu eski önermeye odaklanması, ampirik bir yaklaşımla bunu yeniden sorgulamasıyla dikkat çekici.

  • Künye: Adem Yavuz Elveren – Askerî Harcamalar ve Ekonomi: Eleştirel Bir Yaklaşım, çeviren: Çağdaş Sümer, İletişim Yayınları, iktisat, 277 sayfa, 2021