Wolfgang Streeck – Satın Alınan Zaman (2016)

Enflasyon, kamu borçlanması ve finans piyasalarının şişmesi sonucunda kapitalist ülkelerde 1970’lerden bu yana büyümenin gerilediğini, eşitsizliğin arttığını ve borçların katlandığını gözler önüne seren bir kitap.

Wolfgang Streeck, kapitalizmin demokrasiye giderek bağışıklık kazanmasıyla yaşanan demokrasi krizini de tartışıyor.

  • Künye: Wolfgang Streeck – Satın Alınan Zaman: Demokratik Kapitalizmin Gecikmiş Krizi, çeviren: Kerem Kabadayı, Koç Üniversitesi Yayınları

Richard D. Wolff ve Stephen A. Resnick – Çatışan İktisadi Teoriler (2016)

Marksist teoriyi neoklasik ve Keynesçi teoriler ile sistematik bir biçimde, boylu boyunca karşılaştıran bir inceleme.

Kitap, alternatif teorileri karşılaştırarak bir disiplin olarak iktisadı sunuyor ve modern söylem çözümlemesinin ilkeleri, Marksçı, neoklasik ve Keynesçi iktisat teorileri arasındaki meydan okumaları anlamak için uygulanıyor.

Kitap ayrıca, iktisat öğretmenin bir yöntemi olarak, teorileri birbirinden ayıran özellikler yan yana koyarak inceliyor ve başlangıç ilkeleri ile varsayımlarından biçimsel çözümleme araçlarına, oradan da Marksçı iktisada özgü bir toplumsal tahlil uygulamasına kadar uzanan, sistematik ve karşılaştırmalı biçimde Marksist bir teori geliştiriyor.

Her bir kurama objektif yaklaşması ve bu teorileri geniş bir perspektifte ele alması, kitabı hem öğrenciler hem de her seviyeden okur için ilgi çekici kılmakta.

  • Künye: Richard D. Wolff ve Stephen A. Resnick – Çatışan İktisadi Teoriler, çeviren: Can Evren, İletişim Yayınları

Kolektif – Küçülme (2020)

Ekonomik büyüme ve kalkınma, bugün adeta bir din gibi tabu haline gelmiştir.

Oysa hızlı yoksullaşmanın, artan eşitsizliklerin ve toplumsal-ekolojik felaketlerin en büyük nedeni bizzat büyümedir.

Bir grup aktivist ve entelektüelin ilk olarak Fransa’da başlattığı ve ardından tüm dünyaya yayılan küçülme hareketi, tam da bu ihtiyaca yanıt vermesiyle büyük öneme haiz.

Toplumsal bir hedef olarak ekonomik büyümenin terk edilmesi çağrısında bulunan bu hareketin ortaya koyduğu küçülme fikri, hem toplumsal hareketler ve anaakım dışı düşünürler arasında hem de yerleşik yapılar ve kurumlar içerisinde daha fazla ses bulur oldu.

İşte pek çok yazarın katkıda bulunduğu bu zengin derleme de, küçülmeyi, hem daha geniş çevrelerce tartışmaya açıyor, hem de diğer radikal fikir ve pratiklerle eklemleme arzusunu ifade ediyor.

Kitabın bizim açımızdan asıl önemli katkısı da, küçülme tartışmalarını Türkiye bağlamına taşıması.

Zira yakın dönem Türkiyesi’nin büyüme ile istikrarın bu derece doğrudan ilişkilendirildiği ortamında küçülmeyi tartışmak ayrıca önemli.

Özellikle son yirmi yılın Türkiye’sinin ekonomik büyümenin sadece faydalarının değil toplumsal ve ekolojik maliyetlerinin de çok eşitsiz paylaşıldığı, büyüme politikalarına içkin yerinden edilme, mülksüzleşme ve parçalanma süreçlerinin yıkıcı etkilerinin toplumun en kırılgan kesimleri tarafından omuzlandığı bir dönem olduğunu hepimiz sıcağı sıcağına deneyimledik.

  • Künye: Kolektif – Küçülme: Yeni Bir Çağ İçin Kavram Dağarcığı, hazırlayan: Giacomo D’Alisa, Federico Demaria ve Giorgos Kallis, çeviren: Ayşe Ceren Sarı, Berk Öktem, Burag Gürden ve Yaprak Kurtsal, Metis Yayınları, siyaset, 320 sayfa, 2020

Mike Pearl – En Sonunda Oldu (2019)

 

Gelecekte bizi nelerin beklediğini merak edenlerin severek okuyacağı bir kitap.

İnsanlar ölümsüz olsaydı ne olurdu?

Dünyadaki son mezbahanın kapandığı gün ne yapardık?

İnternet tümüyle kesilseydi ne olurdu?

Antibiyotikler işe yaramasaydı ne yapardık?

Suudi Arabistan’da petrol bitseydi ne olurdu?

Bireysel silahlanma yasaklansaydı neler değişirdi?

Bu kitabın yazarı Mike Pearl, bu ve bunun gibi senaryoların gerçekleşmesi durumunda olabilecekleri hem aydınlatıcı hem de eğlenceli bir üslupla bizimle paylaşıyor.

Pearl, modern dünyanın büyük sorunlarının bizi nasıl büyük çıkmazlara doğru sürüklediğini açık bir şekilde ortaya koymakla kalmıyor, aynı zamanda bu sorunların çözümü konusunda kimi somut önerilerde de bulunuyor.

Kitap, çağımızın en yakıcı ekolojik, siyasi ve iktisadi sorunlarına daha iyi kafa yormak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Mike Pearl – En Sonunda Oldu: Dünyanın Gelecek Senaryoları, çeviren: Ahmet Büyükaksoy, Orenda Kitap, iktisat, 264 sayfa, 2019

Quinn Slobodian – Küreselciler (2020)

Yirminci yüzyıldaki liberal iktisatçıların küreselleşme tahayyülleri tam olarak neydi?

Quinn Slobodian, küreselciliğin evrensel tarihini irdelediği bu çalışmasında, Friedrich Hayek, Ludwig von Mises, Wilhelm Röpke ve Michael Heilperin gibi liberal iktisatçıların fikirlerini tarihsel dönüm noktaları eşliğinde yeniden yorumluyor.

Kitabın en ilgi çeken tarafı, küreselciler üzerine bilinegelen pek çok yanlışı düzeltmesi.

Örneğin Slobodian, neoliberallerin, özerk kendilikler olarak kendi kendini düzenleyen piyasalara inanmadığını gösteriyor.

Demokrasi ile kapitalizmi eşanlamlı görmedikleri gibi, insanları yalnızca ekonomik rasyonaliteyle hareket eden kimseler olarak da görmediklerini, ne devletin ne de sınırların ortadan kalkmasını istediklerini ve dünyaya yalnızca bireyin penceresinden de bakmadıklarını ortaya koyuyor.

Yazara göre, neoliberal proje daha ziyade kurumları tasarlamaya odaklanmıştı.

Başka bir deyişle piyasaları serbestleştirmek için değil kılıflamak için, demokrasi tehdidine karşı kapitalizmi aşılamak için, çoğu zaman akıldışı olan insan davranışını sınırlayacak bir çerçeve yaratmak ve imparatorluktan sonra dünyayı, sınırların zorunlu işlev gördüğü bir rakip devletler mekânı olarak yeniden düzenlemek için.

Hem 20. yüzyıl tarihi üzerine farklı bir okuma gerçekleştirmek hem de küreselcilerin yaklaşımlarının tam olarak ne olduğu konusunda aydınlanmak isteyenlerin muhakkak okuması gereken bir çalışma.

  • Künye: Quinn Slobodian – Küreselciler: İmparatorluğun Sonu ve Neoliberalizmin Doğuşu, çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Vakıfbank Kültür Yayınları, iktisat, 532 sayfa, 2020

William Nordhaus – İklim Kumarı (2020)

İklimle ve ekolojiyle yaptığımız sonu gelmez kumar, insanlığı ve dünyayı nereye götürecek?

2018 Nobel Ödülü sahibi William Nordhaus, ateşle oynamaktan vazgeçmememiz halinde dünyayı nasıl bir felaketin beklediğini net bir şekilde açıklıyor ve bununla da yetinmeyerek bu felaketin önüne geçmek için neler yapabileceğimizi irdeliyor.

Nordhaus’un, insanlığın bu sorunla mücadele etmek için nasıl politikalar, ne gibi uygulanabilir çözüm yolları geliştirebileceğini irdelemesiyle büyük önem arz eden çalışması, aynı zamanda Kyoto Protokolü gibi erken dönemde geliştirilen çözümlerin karbondioksit salımını neden istenen düzeye getiremediğini de anlatıyor.

Nordhaus bununla da yetinmeyerek, küresel ısınmanın hızını azaltmada kullanılabilecek iktisat politikaları üzerinde de duruyor.

Sürdürülebilirlik, çevre ekonomisi ve küresel ısınma üzerine yürüttüğü uzun soluklu araştırmalarla bildiğimiz, onlarca kitaba imza atmış olan William Nordhaus’un, iklim değişikliğiyle mücadele politikaları içinde yer alan karbon vergisi ve fiyatı hakkındaki çalışmaları, alanında öncü kabul ediliyor.

Fizik, kimya ve iktisat alanlarındaki teori ve sonuçları harmanlayarak geliştirdiği model, günümüzde iklim ile ekonomi ilişkisini anlamak için yaygın şekilde kullanılıyor.

Nordhaus, 2018 yılında Paul Romer’la beraber ekonomi dalında Nobel Ödülü’ne layık görüldü.

  • Künye: William Nordhaus – İklim Kumarı, çeviren: Cesi Mizrahi, Doğan Kitap, ekoloji, 416 sayfa, 2020

Oliver Bullough – Paravatan (2020)

 

Paranın dili ve dini yok.

Vatanı da yok.

Bütün dillerin, dinlerin ve ülkelerin üstündedir para.

Oliver Bullough, muhteşem bir araştırmacı gazetecilik ürünü olan ‘Paravatan’da, dünyada kara para aklama trafiğinin nasıl işlediğini gözler önüne seriyor.

Bizi, kanunların işlemediği, devletlerin erişemediği süper zenginler ülkesi Paravatan’a doğru bir yolculuğa çıkaran Bullough, halkının parasını çalan devlet adamlarını, bu paranın aklanıp katlandığı zengin ülkeleri, dolandırıcıları ve onların beyaz yakalı yardakçılarını anlatıyor.

Avrupa ve ABD’nin “saygın” kurumlarının nasıl birer kara para aklama üssüne dönüştüğünü belgeler eşliğinde ortaya koyan çalışma, 21. yüzyılda paranın, gücün ve yozlaşmanın hikâyesi olarak okunabilir.

Kara para aklama sisteminin nasıl işlediğini yakından görmek isteyenlerin kaçırmaması gereken bir çalışma.

  • Künye: Oliver Bullough – Paravatan: Neden Dünyayı Hırsızlar ve Dolandırıcılar Yönetiyor ve Onlardan Nasıl Geri Alırız?, çeviren: Ayşegül Çetin, Domingo Kitap, siyaset, 392 sayfa, 2020

Kolektif – John Maynard Keynes (2016)

John Maynard Keynes’in iktisat kuramına ve siyasal iktisadi düşünceye yaptığı katkıları ve bu katkıların güncel önemini irdeleyen, alanında uzman isimlerin makaleleri.

Keynes’in liberal düşünce geleneği içindeki yeri, Keynes’in istikrarsızlık düşüncesinin evrimi gibi, iktisatçıya dair merak edilen pek çok konu, burada tartışılıyor.

  • Künye: Kolektif – John Maynard Keynes…, derleyen: Deniz Taner Kılınçoğlu ve Emre Özçelik, İletişim Yayınları

Marshall Sahlins – Taş Devri Ekonomisi (2010)

Zamanımızın en önemli antropologlarından olan Marshall Sahlins, ilk olarak 1972 yılında yayımlanan ‘Taş Devri Ekonomisi’nde, ilkel toplumların ekonomilerine dair kapsamlı bir analiz yapıyor.

Yazar, ‘Orijinal Bolluk Toplumu’ ve ‘Hane Tipi Üretim Tarzı’ başlıklı yazılarında, taş devrinin üretim boyutunu mercek altına alıyor.

Kitapta yer alan diğer makaleler ise, taş devri ekonomisindeki dağıtım ve mübadele gibi konuları ele alıyor.

Kitabın özgünlüğü, genel kabul gören “ilerleme” ve “kültürel üstünlük” gibi Avrupa-merkezli anlayışlara karşı durmasıdır.

Sahlins’in, özgürlükçü antropolojinin kurucu metinlerinden biri olarak kabul edilen çalışmasında en dikkat çeken tez, ilkel toplumların burjuva iktisat teorisiyle açıklanamayacağıdır.

Sahlins buna alternatif olarak da, antropolojik bir iktisadı hayata geçiriyor.

  • Künye: Marshall Sahlins – Taş Devri Ekonomisi, çeviren: Taylan Doğan ve Şirin Özgün, Bgst Yayınları, antropoloji, 330 sayfa

Metin Aydoğan – Ekonomik Bunalımdan Ulusal Bunalıma (2010)

Metin Aydoğan, ‘Ekonomik Bunalımdan Ulusal Bunalıma’ adlı elimizdeki kitabında, 1999-2002 arasındaki üç yıllık dönemde yaşanan ekonomik darboğazı ve bunun topluma ve siyasete yansımalarını ele alıyor.

Kitap, “Enflasyonu Düşürme Operasyonu” adı verilen 9 Aralık 1999 tarihli IMF programlarından başlayarak, Kasım 2000 ve Şubat 2001 mali bunalımlarını, bu esnada uygulamaya konan kurtarma planlarını, bu programların uygulanış biçimini ve sonuçlarını, siyasî gelişmeler ekseninde ele alıyor.

Ulusal bankacılığın yok edilişi, yanlış tarım politikaları, halka yüklenen vergiler, özelleştirmeler ve KİT satışları, kitapta yer alan ilginç konulardan.

  • Künye: Metin Aydoğan – Ekonomik Bunalımdan Ulusal Bunalıma, Umay Yayınları, ekonomi, 310 sayfa