Kolektif – Toplumsal Cinsiyet ve Hukuk (2021)

Toplumsal cinsiyet ile hukuk arasındaki ilişki üzerine devasa bir külliyat.

İki cilt olarak hazırlanmış bu derleme, deniz hukukundan medeni hukuka, hukuk felsefesinden hukuk tarihine, toplumsal cinsiyet meselesinin hukukta kendine nasıl yer bulduğunu çok yönlü bir şekilde tartışılıyor.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Kamuda emzirme hakkı,
  • Toplumsal cinsiyet ve flört şiddeti,
  • Türk ceza hukuku ve zorla evlilik,
  • Türkiye’de erkekliğin inşasında askerlik hizmetinin rolü,
  • Çocukların cinsel sömürüsü,
  • İleri teknoloji kullanılarak gerçekleştirilen taşıyıcı annelik,
  • Toplumsal cinsiyet ve kadına yönelen şiddet,
  • Cinsiyet değişikliğine ilişkin güncel gelişmeler,
  • Kadının evlendikten sonra devlet karşısında değişen kimliği,
  • Pandemi döneminde merkezi idare ve yerel yönetimler açısından toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile mücadele,
  • Cezaevinde kadın olmak,
  • Pozitif ayrımcılık türü olarak kadın kotası,
  • Toplum sözleşmesi ve modern ataerki anlayışı,
  • Kadın bedeninin denetlenmesi bağlamında kürtaj tartışmalarının tarihi,
  • Kadına yönelik şiddet bağlamında kötü muamele suçu,
  • Uluslararası hukukta kadın ve kadının birey olarak uluslararası hukuk süjeliği,
  • Osmanlı İmparatorluğu’nda Tanzimat sonrası kadının toplumsal konumu,
  • Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye dair Avrupa Konseyi sözleşmesi…

Künye: Kolektif – Toplumsal Cinsiyet ve Hukuk, derleyen: Zeynep Özlem Üskül Engin, Dolunay Çörek ve Göktürk Öcal, On İki Levha Yayınları, toplumsal cinsiyet çalışmaları, 2 Cilt, 801 sayfa, 2021

Michael Stolleis – Yasanın Gözü (2021)

İnsan gözü herhalde tüm kültürlerin zihninde dinî, felsefi, sosyal ve nihayet hukuki bağlamları olan mucizevi bir şeydir.

Örneğin nazarlıklarda kullanılan göz simgesi Eski Mısır’ın adaleti temsil eden hem Tanrı hem Kral Osiris’in asasındaki gözdür, ama aynı zamanda ve hatta enteresan bir şekilde Fransız Devrimi’nin de adalet simgesi olmuştu.

İşte hukuk tarihçisi Michael Stolleis’ın yeniden basılan bu güzel çalışması da, yasaların egemenliğinin simgesi “her şeyi gören göz”ün tarih içinde taşıdığı anlamları hukuk açısından inceliyor.

Stolleis burada, tarihten güçlü ve çarpıcı alıntılarla en eski çağlardan bugünkü hukuk devletine kadar “yasa” kavramının temelinde görmek, gözlemek ve denetim düşüncesinin yattığını gözler önüne seriyor ve bunun geçirdiği evreleri canlı bir şekilde ortaya koyuyor.

Kitap, “yasanın gözü”nün tarih içinde nasıl bir dönüşüm geçirdiğine yakından bakmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Michael Stolleis – Yasanın Gözü: Bir Metaforun Tarihi, çeviren: Arif Çağlar, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 112 sayfa, 2021

Cemal Bâli Akal – Hukuk ya da Kukla Tiyatrosu (2021)

Felsefe ve edebiyattan beslenemeyen bir hukuk, bazı hukukçular bunu bilmese de zayıf, yetersiz bir hukuktur.

Cemal Bâli Akal’ın bu özgün çalışması da, edebiyattaki hukukun izini sürüyor.

Sofokles, Euripides, Shakespeare, Cervantes, Swift, Sade, Büchner, Stendhal, Dostoyevski, Melville, Kafka, Conrad, Barrie, Musil, Camus, Faulkner ve Koestler gibi devlerin eserlerine uğrayan Akal, edebi metinler ile siyasi hukuk kuramı arasındaki ilişkiyi çok yönlü bir şekilde irdeliyor.

Yazar bunu yaparken de, bizi özgür irade ya da zorunluluk, soyut bir hukuk sisteminde hak mücadelesi gibi ilgi çekici konuları üzerine düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Cemal Bâli Akal – Hukuk ya da Kukla Tiyatrosu: Edebiyat ve Hukuk, Zoe Kitap, hukuk, 192 sayfa, 2021

Abdullah Eryiğit – Yasa-Üstü İnsan (2021)

Yalnızca Raskolnikov değil, kurtarıcılar, tiranlar ve diktatörler de yasayı aşmayı arzular.

Abdullah Eryiğit, Batı tarihinde uzun bir yolculuğa çıkarak insanın yasayla kurduğu ilişkide sınırları nasıl ve ne şekilde zorladığını gözler önüne seriyor.

“Platon’dan Agamben’e Yasa ve Hukuk İkileminde İnsan” alt başlığını taşıyan çalışma, yasaların genel, soyut ve kişilik dışı niteliği ile şahsi durumlar, istisnai koşullar ve hayat arasında kalan boşluktan hareket ediyor ve söz konusu yasal boşluğu incelemesinin merkezine oturtuyor.

Kitabın ilk bölümü, Roma’nın kuruluş miti ile başlıyor, ardından Batı medeniyetinin bir diğer mihenk taşı olan Antik Yunan’ın, yasa-üstü insan hakkında kendine özgü yaklaşımına odaklanıyor.

İkinci bölümde yasa-üstü insan kavramının antik dönemden modern döneme kadar nasıl ve ne ölçüde değiştiği inceleniyor ve bu bağlamda Cicero, Machiaevelli, Bodin ve Hobbes gibi düşünürlerin fikirleri bağlamında egemenin kim olduğu, kişiliği ve hukuk karşısındaki pozisyonu konularını tartışılıyor.

Kitabın üçüncü ve son bölümü ise, modern dönemde yasa-üstü insan kavramının nasıl dönüştüğünü odağına alıyor ve bunu yaparken de Hegel, Kierkegaard, Schmitt ve Agamben gibi dönemin öne çıkan filozoflarının konuyla ilgili fikirlerini serimliyor.

  • Künye: Abdullah Eryiğit – Yasa-Üstü İnsan: Platon’dan Agamben’e Yasa ve Hukuk İkileminde İnsan, Runik Kitap, hukuk, 224 sayfa, 2021

Donald Black – Hukukun Hareket Tarzı (2020)

Bugün hukuk sosyolojisinde önemli bir yerde duran Saf Sosyoloji’nin (Pure Sociology) kurucusu Donald Black, yaklaşımını hukuk, sosyoloji, antropoloji ve psikoloji disiplinlerinin kesiştiği yerde kurmuştu.

Black’in kuramı Türkiyeli okurla ilk kez bu kitapla buluşuyor.

Black’in çalıştığı hukuk kuramını yansıtması bakımından büyük önem taşıyan bu çalışma, hukukun sosyal alandaki görünümleriyle ilgili çok sayıda önerme içeriyor.

Burada bilimsel bir hukuk teorisi kurmaya girişen Black, hukukun nasıl işlediğini ve hareket ettiğini gösteriyor; bunun yanı sıra, hukukun niceliğinin nasıl değiştiği sorusunun yanıtını arıyor.

Hukuki çeşitliliğin geniş yapısını ortaya koyan kitap, okurunu, neyin yasadışı olarak tanımlandığı, kimin polisi çağırdığı veya dava açtığı, kimin mahkemeyi kazandığı, kimin temyize gittiği veya bozma aldığı, kimin hangi usulü işlettiği ve sosyal yaşamda hukukun ne derece var olduğu konularında derinlemesine düşünmeye davet ediyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Kanunların evrensel ruhu, tüm ülkelerde, zayıfa karşı güçlünün lehinedir ve malı olmayana karşı malı olanın hizmetindedir. Bu sorun kaçınılmazdır ve istisnası yoktur.”

  • Künye: Donald Black – Hukukun Hareket Tarzı, çeviren: Hasan Basri Çifci, Pinhan Yayıncılık, hukuk, 176 sayfa, 2020

Kolektif – Nazi Almanyası’nda Hukuk (2020)

Nazi döneminde hukuk amacından saptırıldı, yer yer yürürlükten kaldırıldı, olağanüstü hal olağan yönetim biçimi olarak kabul edildi, bir zamanların hukuka âşık hukukçuları hukuku katleden gözü dönmüş işbirlikçilere dönüştü.

İşte bu harika derleme de, Nazi Almanya’sının hukuk düzeninin nasıl işlediğini aydınlatıyor, bundan ne gibi dersler çıkarabileceğimizi irdeliyor ve en önemlisi de, bugün Nazi hukuk pratiklerini sergilemeye hevesli, demokratik görünümlü faşist potansiyelli ülkeler konusunda bizi daha teyakkuzda olmaya davet ediyor.

Kitapta yer alan makalelerde irdelenen ilgi çekici konulardan birkaçı şöyle:

  • Nazi Almanya’sında hukukun holokost sürecine nasıl destek sunduğu,
  • Profesyonel hukukçularının Yahudi soykırımındaki suç ortaklıkları,
  • Wilhelm Stuckart örneği bağlamında kamu görevlisi hukukçuların holokost sürecindeki rolleri,
  • Nazi hukukunda bir tedhiş aracı olarak mahkeme,
  • Nazi hukuku ile Nazi ahlakı arasındaki ilişki,
  • Nazizm döneminde ayrımcılık ve itibarsızlaştırmaya uğrayan Yahudi hukukçular,
  • Nürnberg’te yargılanan eli kanlı hukukçular,
  • Savaş suçlarından yargılanan Alman yargıçlarda geçmişle yüzleşme süreci…

Kitap, yalnızca Nazi hukukunu çok yönlü bir şekilde işlemesiyle değil, bizi hukuk düzenlerine içkin hukuksuzluğa karşı teyakkuz halinde olmaya davet etmesiyle de büyük önem arz ediyor.

Kitaba yazılarıyla katkıda bulunan isimler ise şöyle: Alan E. Steinweis, Douglas G. Morris, Hans-Christian Jasch, Harry Reicher, Kenneth F. Ledford, Konrad H. Jarausch, Raphael Gross ve Robert D. Rachlin.

  • Künye: Kolektif – Nazi Almanyası’nda Hukuk: İdeoloji, Fırsatçılık ve Adaletin Saptırılması, editör: Alan E. Steinweis ve Robert D. Rachlin, çeviren: Kıvılcım Turanlı, Zoe Kitap, hukuk, 232 sayfa, 2020

Harold J. Berman – Hukuk ve Devrim (2020)

 

Batı hukuk geleneğinin sosyal, siyasi ve dini temelleri üzerine muhteşem bir çalışma.

Hukuk kuramcısı ve tarihçisi Harold Berman’ın tam 800 sayfalık bu kitabını benzerlerinden ayıran husus, genellikle modern öncesi döneme ait olduğu düşünülen modern niteliklere atıfta bulunması.

Örneğin Berman, genellikle feodalizm çağı olarak adlandırılan dönemin baskın feodal niteliğini reddediyor ve feodal hukuk ile malikâne hukukunu ticaret hukukunun, kent hukukunun ve krallık hukukunun zıddı olarak değil tamamlayıcısı olarak ele alıyor.

Batı tarihinin geleneksel dönemselleştirmesine itiraz eden ve Batı uygarlığının tarihini tek tek milletlerin tarihi olarak ele almaktansa bir bütün olarak değerlendiren çalışmayı, Batı hukuk geleneği ile ilgilenen herkesin muhakkak okuması gerekiyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Hem Yunan hem de İslam sistemleri Batı Avrupa sistemlerinden daha zengin, daha güçlü ve entelektüel olarak daha karmaşıktır. Batı, Bizans’ın fakir akrabasıdır”

“Kilise’nin tarım uygarlığına tam uyan çileci ideali, onun; önlenemez ve hatta boyun eğmeye zorunlu olduğu ancak asla uzlaşmadığı toplumsal değişimlere şüpheyle yaklaşmasına neden olmuştur.”

“Papalık Devrimi Batı hukuk geleneğini doğuran toptan bir alt üst oluştur.”

“Bir tiranı öldürmek sadece yasal değil, doğru ve adildir de.

Her kim ki, kılıç kuşanırsa kılıçla yok edilmeyi hak eder. Böylece ona kimin kendi küstahlığıyla kılıcı gasp ettiği ve kimin kılıç kullanma yetkisini Tanrı’dan almadığı öğretilir.”

“Kilise’nin yargı yetkisi, bütün büyük Avrupalı ulusal devrimlerin başlıca saldırı nesnelerinden birisiydi; on altıncı yüzyıldaki Alman Reformu’nda, on yedinci yüzyıldaki İngiliz Devrimi, on sekizinci yüzyıldaki Fransız Devrimi ve yirminci yüzyıldaki Rus Devrimi’nde.”

  • Künye: Harold J. Berman – Hukuk ve Devrim: Batı Hukuk Geleneğinin Oluşumu, çeviren: Kıvılcım Turanlı, Pinhan Yayıncılık, hukuk, 800 sayfa, 2020

Roger Cotterrell – Hukuk Sosyolojisi (2020)

Hukuk sosyolojisi alanına geniş bir giriş yapmak isteyenler, bu kitabı kaçırmasın.

Roger Cotterrell’in, hukukun sosyolojik bakımdan çalışılmasına genel bir giriş olarak tasarladığı kitabı, sadece günümüzde Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’da bulunan sanayileşmiş toplumlardaki, yani klasik sosyal teorisyenlerin on dokuzuncu yüzyıl sonu ve yirminci yüzyıl başında ‘modern toplum’ diye adlandırdıklarının ardılı olan toplumlardaki hukukla ilgili teorik ve ampirik araştırmalar oluşturuyor.

Kitap böylece, Batı toplumlarındaki çağdaş hukuka farklı bir bakış açısı sunarken, bu alanla ilgili literatürün incelenebileceği geniş bir analitik çerçeve de sağlıyor.

Cotterrell’in çalışması, hukuk üzerine ampirik çalışmaların yoğunlaşmaya başladığı yirminci yüzyılın sonunda hazırlanmakla birlikte, hukuk sosyolojisi’nin yirmi birinci yüzyıldaki yol haritasına ilişkin sağlam bir temel sunmasıyla çok önemli.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Yasalar yoksulu öğütür, zenginler yasayı buyurur”

“Devlet hiçbir biçimde cebir uygulamayacak olsa bile, toplumun parçalanmayacağından makul biçimde emin olunabilir.”

“Yasalar sıklıkla etkisizdirler, neredeyse doğar doğmaz lüzumsuzluğa mahkûmdurlar; yasakoyucunun ihtirasları ve uygun hazırlık araştırması, iletişim, rıza ve icra mekanizması gibi etkin bir yasa için gerekli hususların yetersizliği onları buna yazgılı kılar.”

  • Künye: Roger Cotterrell – Hukuk Sosyolojisi, çeviren: Saim Üye, Pinhan Yayıncılık, hukuk, 496 sayfa, 2020

Kolektif – Düşmanı Yargılamak (2020)

Yaşadığımız çağda savaş tekrar kutsanan bir değer haline gelmeye başladı ve olağanüstü hal olağanlaştırıldı.

Keyfilik, belirsizlik, kontrolsüzlük, tutarsızlık ve tekinsizlik, hem içe hem dışa yönelik diktatörce uygulamaların hız kazandığı bu dönemin öne çıkan kavramları haline geldi.

Bu kitap ise, şiddet ile yasa, kural ile istisna, savaş, güvenlik ve özgürlük gibi kavramlar üzerine yeniden düşünen makaleler sunuyor.

Bütün canlıları kapsayacak bir politikanın imkânlarını sorgulayan kitapta,

  • İyi ve kötünün yaratılışı olarak istisna halinin sürekliliği,
  • Özgürlük ve egemenliğe dair yanılsamalar,
  • Düşman ceza hukuku,
  • Karanlığa aralanan bir kapı olarak Weimar Cumhuriyeti yargısı,
  • Toplumsal gerçekçi bir diktatörlük tahlili olarak Ernst Fraenkel’in ‘İkili Devlet’ yapıtı,
  • İslami söylemde “Yasa”nın imkânsızlığı,
  • Türkiye’de hukukun şiddetinin etnografik analizi,
  • Olağanüstü muhakemenin anayasallığı,
  • Ve Barbarlık mitosu bağlamında düşmanı yargılamak gibi konular tartışılıyor.

Çalışmaya katkıda bulunan isimler ise şöyle: Abdurrahman Aydın, Boran Ali Mercan, Cansu Muratoğlu, Cemal Bâli Akal, Deniz Yonucu, Fehmiye Ceren Akçabay, Işıl Kurnaz, Mehmet Cemil Ozansü, Ozan Değer, Serdar Tekin ve Zehra Çiğdem Özcan.

  • Künye: Kolektif – Düşmanı Yargılamak, hazırlayan: Ozan Değer, Zoe Kitap, hukuk, 320 sayfa, 2020

Kolektif – İnsan Hakları, İnsan Haysiyeti ve Kozmopolit İdealler (2016)

İnsan haklarını, insan haysiyeti ve kozmopolitlik kavramlarıyla ilişkilendirerek tartışan makaleler.

Etik normlarla ilişkili bir insan hakları anlayışının imkânları, devlet merkezli insan hakları yaklaşımının sıkıntıları, yeni bir insan hakları savunma hattı kurma ve daha fazlası, burada.

  • Künye: Kolektif – İnsan Hakları, İnsan Haysiyeti ve Kozmopolit İdealler, derleyen: Matthias Lutz-Bachmann ve Amos Nascimento, çeviren: Akın Emre Pilgir, Koç Üniversitesi Yayınları