Ali Rıza Türker – Şöhret Dediğin: Ferdi Özbeğen (2021)

Ferdi Özbeğen, özellikle ‘Bir Başkadır’ adlı diziyle yeniden ülke gündeme girdi.

Ali Rıza Türker, yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan bu kitabında, sekiz yıl önce aramızdan ayrılan dostu Özbeğen’in iniş çıkışlarla dolu hayatını anlatıyor.

‘Şöhret Dediğin’, Özbeğen’in doğduğu çevreyi, ailesini, henüz küçük yaşlarda başlayan müzik ve özellikle de piyano tutkusunu, diplomat olma hayallerini, babasının ölümünün ardından pavyonda başlayan müzik kariyerini, İzmir’den İstanbul’a göç edişini, kendi orkestrasıyla İstanbul’un en güzide yerlerinde başladığı müzik serüvenini, Şan Tiyatrosu’nda verdiği meşhur halk konserlerini ve bunun gibi daha nice ilgi çekici konuyu okurla paylaşıyor.

Kitap, bir dönemin önde gelen bu kültürel ikonunun hayatından bilinmeyen bazı bilgileri okurlara sunmasıyla da önemli.

  • Künye: Ali Rıza Türker – Şöhret Dediğin: Ferdi Özbeğen, h2O Kitap, biyografi, 192 sayfa, 2021

Ted Gioia – Caz Standartları (2020)

Caz tarihine yön vermiş ünlü besteler üzerine usta işi bir repertuar çalışması.

Caz tarihçisi Ted Gioia ‘Caz Standartları’nda, iki yüz elliden fazla caz bestesini karşımıza çıkarıyor.

Yazar, bu besteleri tanıtmakla yetinmiyor, her bir bestenin söz yazarını, kimlerin kaydettiğini ve caz tarihindeki yerini ayrıntılı bir şekilde açıklıyor.

Özellikle caz tutkunlarının severek okuyacağı çalışma, anekdotlar ve uzman yorumlarıyla da zenginleşmiş.

  • Künye: Ted Gioia – Caz Standartları: Bir Repertuar Rehberi, çeviren: Meltem Kılıçcı, Alfa Yayınları, müzik, 648 sayfa, 2020

Sylvia Angelique Alajaji – Sılaya Giden Yol (2019)

1915’in yarattığı büyük yıkım, Ermenileri doğup büyüdükleri bu topraklardan koparmakla kalmadı, kültürel dünyalarını da muazzam şekilde dönüştürdü.

Ermeni kültürünün en zengin taşıyıcılarından olan müzik de bundan nasibini aldı.

Sylvia Angelique Alajaji’nin bu harika çalışması, Ermeni diasporasında müziğin nasıl dönüştüğünü Amerika’dan Lübnan’a uzanarak izliyor.

Alajaji, soykırımdan sağ kalanlar ve onların torunlarının, fiziksel ve ideolojik sürgünlerinde, soykırımın faili olarak gördükleriyle tüm ortaklıkları reddederken, müziğin de bu reddedişten nasibini aldığını belirtiyor.

Böylece zamanla ortak şarkılar siyasi ve toplumsal baskılarla diaspora cemaatlerinin kamusal alanından silinmeye başlar.

Fakat Alajaji, yeni Ermeni kimliği milliyetçi bir tahayyülle belirlenirken, öte yandan da insanların “Şeker Oğlan”ı, “Ada Sahillerinde Bekliyorum”u, “Telgrafın Telleri”ni dinlemeye gizlice devam ettiklerini de belirtiyor.

Böylece Ermeni müziğinin ve kimliğinin sürekli yeniden çizilen sınırlarında gezinen yazar, Osmanlı coğrafyasındaki Ermeni müzisyenlere ve soykırım sonrasında Amerika ve Lübnan’da gelişen diaspora cemaatlerine bakarak “Ermeni müziği nedir?” sorusunun yanıtını arıyor.

Kitaptan da öğrendiğimiz gibi, New York’un Sekizinci Caddesi’nde icra edilen Anadolu müziği yerini zamanla, Lübnan’dan dünyaya yayılan milliyetçi temalara bırakırken, çeşitli Ermeni gruplarına ev sahipliği yapan Kaliforniya’daki en son müzik ve siyaset tartışmaları Ermeniliğe dair farklı algıları ortaya koyuyor.

Alajaji, müziğin, sürgündeki toplulukların kimliğini oluşturan çokkatmanlı etkilerine dair eleştirel bir yaklaşımla, salt Ermeni müziğinin ne olduğu sorusunu yanıtlamıyor, Ermenilerin “kim” olduğu meselesini de irdeliyor.

  • Künye: Sylvia Angelique Alajaji – Sılaya Giden Yol: Ermeni Diasporasında Müzik, çeviren: Ayşe Çavdar, Aras Yayıncılık, müzik, 174 sayfa, 2019

Ulaş Özdemir – Kimlik, Ritüel, Müzik İcrası (2016)

Etnomüzikoloji özelinde İstanbul Cemevlerindeki zakirlik hizmetinde bulunanların müzik icrasının dinamiklerini ele alan değerli bir inceleme.

Çalışma, Alevi cemlerinde hizmette bulunan zakirlerin, özellikle 2000’li yıllardan itibaren görünürlüklerinin nasıl arttığını ve zakirliğin Alevi kimliğiyle nasıl bir ilişki içinde olduğunu ortaya koymasıyla önemli.

  • Künye: Ulaş Özdemir – Kimlik, Ritüel, Müzik İcrası, Kolektif Kitap

Kolektif – İllüzyon (2016)

Cumhuriyet’in klasik Batı müziğiyle macerasını serimleyen makaleler.

Çağdaşlık ve geleneksellik ikileminde gidip gelen Cumhuriyet’in “milli müzik” politikaları, müzik politikalarının kitlesel uygulama alanı olarak Halkevleri, Türkiye’de müzik yazarlığının ideolojik boyutu ve müzik icrasında kültürel seçkincilik, çalışmanın dikkat çekici konuları arasında.

  • Künye: Kolektif – İllüzyon, derleyen: Fırat Kutluk, h2O Kitap

Claude Lévi-Strauss – Bakmak, Dinlemek, Okumak (2016)

Ünlü antropolog Claude Lévi-Strauss’tan resim, opera, dil ve şiir üzerine düşünceler.

Yazar burada, Poussin ve Ingres’in resimleri, Rameau’nun operası, Diderot ve Rousseau’nun dil ve güzel sanatlar konusundaki düşünceleri ve Amerikan yerlilerinin elişleri gibi konular üzerine derinlikli değerlendirmelerde bulunuyor.

  • Künye: Claude Lévi-Strauss – Bakmak, Dinlemek, Okumak, çeviren: Ömer B. Albayrak, Yapı Kredi Yayınları

Joe Fullman – i-Müzik (2016)

Çocuklar için hazırlanmış bir temel müzik rehberi.

Okur burada, büyük bestecilerden klasik müziğin gelişimine, modern müzikten ses kayıt teknolojilerine müzik dünyasına dair bilmesi gereken pek çok bilgiyi edinecek, bunun yanı sıra indirdiği ücretsiz uygulama ile istediği müzik aletini çalabilecek.

  • Künye: Joe Fullman – i-Müzik, çeviren: Ali Berktay, İş Kültür Yayınları

Meliha Doğuduyal – Müzikten Söze (2016)

Okuyucusunu müzik dünyasında çok sesli bir yolculuğa çıkaran bir kitap.

Besteci ve dinleyici karakteristiklerinden çağdaş Türk müziğinde bestecinin durumuna ve Osmanlı’da yenileşme hareketlerinin müzik yaşamına etkilerine pek çok konunun ele alındığı kitap, yalnızca müzikle uğraşanlara değil, entelektüel anlamda sanata meraklı her okura da hitap ediyor.

  • Künye: Meliha Doğuduyal – Müzikten Söze, Bağlam Yayınları

Kenny Werner – Zahmetsiz Ustalık (2016)

İçindeki usta müzisyeni ortaya çıkarmak isteyenler için pratik öneriler sunan bir çalışma.

Kenny Werner, her müzisyen adayını bekleyen muhtelif psikolojik tehditlerin neler olduğunu ve bu tuzakların nasıl atlatılabileceğini adım adım anlatıyor.

Kitabını, büyük müzik üstatlarının nasıl başarılı olduklarına dair öykülerle harmanlayarak.

  • Künye: Kenny Werner – Zahmetsiz Ustalık, çeviren: Selma Öğünç, Pan Yayıncılık

Güneş Ayas – Musiki İnkılabı’nın Sosyolojisi (2020)

Klasik Türk müziği, özellikle Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren Osmanlı-şark kimliğiyle özdeşleştirilerek dışlandı.

Örneğin 1926’da eğitimi, 1934-36’da ise radyolarda icra edilmesi yasaklanmıştı.

Tüm bu aşağılamalara rağmen klasik Türk müziği varlığını sürdürmeyi başardı, daha da önemlisi toplumsal tabanını da genişletti.

İşte, Güneş Ayas’ın yeni bir baskıyla yayımlanan eldeki çalışması, klasik Türk müziğinin, tüm bu baskılara karşı ayakta kalmayı nasıl başardığının izini sürüyor.

Türün, ülkenin çağdaşlaşma programına nasıl direnç geliştirdiğini ve en önemlisi de bu çağdaşlaşma sürecine nasıl uyum sağlayarak muazzam bir dönüşüm geliştirdiğini ortaya koyan çalışmanın, 2015 yılında “Yılın Türk Müziği Yazarı ve Kitabı” dalında Itri Ödülü kazandığını da belirtelim.

  • Künye: Güneş Ayas – Musiki İnkılabı’nın Sosyolojisi: Klasik Türk Müziği Geleneğinde Süreklilik ve Değişim, İthaki Yayınları, müzik, 408 sayfa, 2020