Güneş Ayas – Musiki İnkılabı’nın Sosyolojisi (2020)

Klasik Türk müziği, özellikle Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren Osmanlı-şark kimliğiyle özdeşleştirilerek dışlandı.

Örneğin 1926’da eğitimi, 1934-36’da ise radyolarda icra edilmesi yasaklanmıştı.

Tüm bu aşağılamalara rağmen klasik Türk müziği varlığını sürdürmeyi başardı, daha da önemlisi toplumsal tabanını da genişletti.

İşte, Güneş Ayas’ın yeni bir baskıyla yayımlanan eldeki çalışması, klasik Türk müziğinin, tüm bu baskılara karşı ayakta kalmayı nasıl başardığının izini sürüyor.

Türün, ülkenin çağdaşlaşma programına nasıl direnç geliştirdiğini ve en önemlisi de bu çağdaşlaşma sürecine nasıl uyum sağlayarak muazzam bir dönüşüm geliştirdiğini ortaya koyan çalışmanın, 2015 yılında “Yılın Türk Müziği Yazarı ve Kitabı” dalında Itri Ödülü kazandığını da belirtelim.

  • Künye: Güneş Ayas – Musiki İnkılabı’nın Sosyolojisi: Klasik Türk Müziği Geleneğinde Süreklilik ve Değişim, İthaki Yayınları, müzik, 408 sayfa, 2020

Nilüfer Taşkın – Bu Bir İsyan Şarkısı Değil! (2016)

Laz toplumu üzerinden müzik ile etnisite bağlantısını toplumsal eksenine oturtarak inceleyen nitelikli bir çalışma.

Kimliğin içinde bulunduğu şartlara göre sürekli olarak yeniden ve yeniden tanımlandığını gözler önüne seren kitap, çağdaş Laz kimliğinin arka planını, Laz müziğinin geleneksel bağlamını ve popüler temsilini irdeliyor.

  • Künye: Nilüfer Taşkın – Bu Bir İsyan Şarkısı Değil!, İletişim Yayınları

Besime Şen – Devlet, Piyasa, Parti (2016)

Kürt müziğinde kendine has tarzıyla öne çıkan Nizamettin Ariç, siyasi tartışmaların da öznesi olageldi.

Bu ilgi çekici çalışma da, Kürt siyasallığının tarihsel ve ekonomi-politik bir okuması ekseninde Ariç’in müzikal ve politik serüvenini tartışıyor.

Kitabın önemli bir katkısı da, Kürt siyasal hareketinin 1990’lardan başlayarak Kürt müziğinde nasıl büyük bir dönüşüm yarattığını ayrıntılı bir şekilde gözler önüne sermesi.

  • Künye: Besime Şen – Devlet, Piyasa, Parti, Avesta Yayınları

Gülfam Göknar – Müzik ve Yemek (2016)

Mozart, Beethoven, Chopin ve Liszt gibi önemli müzisyenlerin sofralarında neler yenirdi?

Bu kitapta, müzisyenlerin bizzat yarattıkları ya da en sevdikleri yemeklerin tarifleri bulunuyor.

Verdi’den şampanyalı Trabzon hurması, Maria Callas’tan patlıcan köftesi, Mozart’tan Bavyera usulü lahana, Brahms’tan kahve çöreği ve Liszt’ten konyaklı karpuz, bunlardan birkaçı.

  • Künye: Gülfam Göknar – Müzik ve Yemek, Okuyan Us Yayınları

Selçuk Alimdar – Osmanlı’da Batı Müziği (2016)

Osmanlı’da Batı müziğinin serüveni, II. Mahmud döneminde Batılı tarzda askeri bir bandonun kurulmasıyla başladı.

Ardından bunun devamı da geldi: Sultanlar besteler yaptılar, tiyatro yaptırıp konser ve opera izlediler, yabancı müzisyenleri ağırladılar.

İşte Selçuk Alimdar’ın bu harika çalışması, Osmanlı’nın Batı müziği serüveninin kapsamlı bir hikâyesini sunuyor.

Çok sayıda Osmanlıca belge ve gazete haberine dayanmasıyla göz dolduran çalışma, Batı müziğinin; eğitim, icra, nota, yayıncılık ve bestecilik gibi birçok alanda alaturka müziği nasıl etkilediğine daha yakından bakmak için iyi bir fırsat.

  • Künye: Selçuk Alimdar – Osmanlı’da Batı Müziği, İş Kültür Yayınları, müzik, 744 sayfa, 2016

Philip Morris Glass – Müziksiz Sözler (2016)

Philip Morris Glass, yaptığı opera ve senfoni besteleriyle dünya çapında haklı bir üne kavuşmuş; yirminci yüzyılın en önemli bestecilerinden biri olarak kabul edilen bir isim.

Glass’ın bu otobiyografisi, hem müzisyenin yetiştiği çevre hem ailesi hem de müzik kariyeri ve kaynakları konularında önemli ayrıntılar sunmakta.

  • Künye: Philip Morris Glass – Müziksiz Sözler, çeviren: Volkan Atmaca, Alfa Yayınları

Kolektif – Klasik Müzik Kitabı (2019)

Her ne kadar trajik bir dönem geçiriyor olsak da, bahar geliyor bütün neşesiyle.

Bizi müzik neşelendirir ve kuşkusuz bunun en asil yollarından biri de klasik müziktir.

Bu rehber kitap, ilk operanın yazılışından nota sisteminin nasıl ortaya çıktığına, klasik müzik hakkında bilinmesi gereken pek çok önemli ayrıntıyı bize sunuyor.

Pek çok ismin katkılarıyla ortaya çıkan, görsel zenginliğiyle de göz dolduran kitap, Batı klasik müziğinin gelişimi ve bu süreçte rol oynamış türler ve aktörleri derinlemesine analiz ediyor.

Efsanevi bestecilere ait olanlar kadar pek kimsenin bilmediği bestecilerin doksanı aşkın eserinin incelendiği çalışma, ayrıca klasik müziğin bestelenmesi ve anlaşılmasıyla ilgili temel kavramları da açıklıyor.

Klasik müziğe iyi bir giriş yapmak isteyenler kadar, bu alanda çalışanların da keyifle okuyacakları bir eser.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Steve Collisson, Levon Chilingirian, Matthew O’Donovan, George Hall, Malcolm Hayes, Michael Lankester, Karl Lutchmayer, Keith McGowan, Kumi Ogano, Sophie Rashbrook, Christina L. Reitz, Tim Rutherford-Johnson, Hugo Shirley ve Katie Derham-Foreword.

  • Künye: Kolektif – Klasik Müzik Kitabı, çeviren: Tufan Göbekçin, Alfa Yayınları, müzik, 352 sayfa, 2019

Orhan Kâhyaoğlu – Grup Yorum (2010)

Türkiye’de sol/protest müziğin önde gelen grubu Grup Yorum’un, 25. kuruluş yıldönümü dolayısıyla İnönü Stadyumu’nda 55 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği konser büyük yankı uyandırmıştı.

Yirmi beş yılda pek çok müzisyen yetiştirmesiyle adeta bir okul olan grup, aynı zamanda Anadolu müzik geleneğini de sol/protest tarzıyla harmanlıyor.

İşte ‘Grup Yorum: 25 Yıl Hiç Durmadan’, Orhan Kâhyaoğlu’nun 2003 yılında çıkmış olan kitabının gözden geçirilmiş ve güncellenmiş hali.

Kitap, grubun dünü ve bugünü ile birlikte Türkiye’nin yakın tarihine uzanıyor.

Üç bölüme ayrılan çalışmanın ilk bölümünde, Grup Yorum’un öyküsü, müziği ve mücadelesi ayrıntılı bir bakışla ele alınıyor.

İkinci bölümde, gruptan ayrılarak müzik kariyerlerine devam eden isimler anlatılıyor; üçüncü bölümde ise kapsamlı bir Grup Yorum diskografisi sunuluyor.

  • Künye: Orhan Kâhyaoğlu – Grup Yorum: 25 Yıl Hiç Durmadan, Can Yayınları, müzik, 247 sayfa

Şefik Kahramankaptan – Mehter’den Alaturka’ya (2010)

Şefik Kahramankaptan Türkçe ve İngilizce yayımlanan ‘Mehter’den Alaturka’ya’ başlıklı bu eserinde, mehterin kökeni, gelişimi ve Batı’ya etkilerini ele alıyor.

Bir popüler müzik tarihi olarak tasarlanan çalışma, anlaşılır diliyle dikkat çekiyor.

Kaliteli bir baskıyla yayımlanan kitapta, özgün Türk çalgıları, 12 katlı padişah mehteri, mehtere özel besteler, mehter takımının yerleşme biçimi, özel yürüyüş düzeni, biçim, makam ve usuller, Genelkurmay mehteran bölüğü ve mehterin yerini alan bando gibi konular işleniyor.

Kitabının ikinci bölümünde, Türk kültürünün Avrupa’ya etkilerini anlatan Kahramankaptan, çalışmasını bir CD’yle de zenginleştirmiş.

  • Künye: Şefik Kahramankaptan – Mehter’den Alaturka’ya: Tarihi Türk Müziği, Ark Yayınları, müzik, 104 sayfa

Mehmet Emin Şen – Süryani Ortodokslarda Kilise Müziği (2020)

Dünya üzerindeki nüfusu yaklaşık 4,5 milyon olan Süryaniler, köklü bir tarihsel geçmişe, kültüre ve kendilerine özgü inançsal ve dünyevi müzik kültürüne sahip.

Mehmet Emin Şen’in dört yılı bulan doktora tezine dayanan bu çalışma da, Süryani kilise müziği üzerine bizde yapılan ilk kapsamlı incelemelerden biri.

Süryani inanç müziğini kültürel, tarihsel ve sosyolojik boyutlarıyla ele alan Şen, bu müziğin dinamikleri ve kökenleri üzerine önemli ayrıntılar paylaşıyor.

Kitaptan, Süryani Ortodoks Kilisesi’nin yıllık takvimsel ritüellerinin her birinin, kilise teolojisince ifade edilen anlam ile sekiz makam üzerinden gerçekleştirildiğini öğreniyoruz.

Öte yandan, dinsel müziklerin kaynağını Eski Ahit (Tevrat ve Zebur), Yeni Ahit (İncil) ve Süryani Kilisesi azizlerinin yazdıkları metinler oluşturuyor.

Yine Kilise dinsel müziklerinin her biri Türk müziğinde bir makama karşılık gelen sekiz Süryani Kilisesi makamı kullanılarak “ölçülü”, “serbest” ve “tecvitli” müzikal formlarla “Aramice” ve “Türkçe” icra ediliyor.

Ayrıca makamlara yüklenen anlamların, Orta Doğu’ya özgü köklü bir kültürel geçmişinin olduğunu ve bu makamların icra sırasının da ritmik bir tabloyla ve sayı mistisizminin hâkim olduğu kurallarla gerçekleştirildiğini de yine buradan öğreniyoruz.

Taş işçiliğinden gümüş işçiliğine (telkâri), dericilikten ayakkabıcılığa, kalaycılıktan Marangozluğa, semercilikten çömlekçiliğe, hattatlıktan oymacılığa, bugün için tedavülden kalkan ya da sürmekte olan birçok meslek erbaplığı, asırlarca Süryanilerden soruldu.

Şen’in çalışması ise, bu kadim halkın kilise müziği alanındaki ustalığını gözler önüne sermesiyle önemli.

  • Künye: Mehmet Emin Şen – Süryani Ortodokslarda Kilise Müziği: İlahi Mesajın Makamla Tebliği, Siyasal Kitabevi, müzik, 176 sayfa, 2020