James C. Scott – Devlet Gibi Görmek (2020)

Uzun bir tarihi olan devletçi planlama, neden başarısız oldu?

Anarşist düşünür James Scott, dünyanın farklı bölgelerindeki devlet merkezli kent ve köy planlaması deneyimlerini irdeleyerek, devletçi planlama ve benzeri toplum mühendisliklerinin neden felaketle sonuçlandığını tartışıyor.

Bir anlamda modern devletin gelişiminin eleştirel bir analizi olarak okunabilecek kitabında Scott, Fransa’dan Brezilya’ya, Sovyetler Birliği’nden Tanzanya’ya uzanarak hakikati kendi vizyonlarına uydurmaya çalışan tek adamları ve masa başında plan yapıp plana uymayan her şeyi yok sayan memurların sebep olduğu olumsuzlukları aydınlatıyor.

Gerçekliği şekillendirecek bir nesne olarak gören despotluğun otoriter modernizmin ayrılmaz bir parçası olduğunu düşünen Scott, devletten gelen “planlama”nın neden gerçek toplumsal dokuyla uyuşmaz olduğunu gözler önüne seriyor.

Devlet projelerinin doğası ve uzamı, yüksek modernist şehir vizyonlarının yarattığı hayal kırıklıkları, kırsal yerleşim ve üretimin toplum mühendisliğine tabi tutulması, Sovyet kolektivizasyonunda kapitalist hayaller, Tanzanya’da zorunlu köylüleştirme girişimleri ve doğayı ehlileştirme çalışmaları, kitapta karşımıza çıkan ilgi çekici konular.

  • Künye: James C. Scott – Devlet Gibi Görmek: Bazı Toplumsal Kalkınma Planlarının Başarısızlık Hikâyeleri, çeviren: Ozan Karakaş, Koç Üniversitesi Yayınları, siyaset, 424 sayfa, 2020

David Harvey – Kent Deneyimi (2016)

Kentin tarihsel örgütlenmesini eleştirel bir bakışla irdeleyen bir eser.

David Harvey, kapitalist gelişme tarihinde kent süreçlerinin rolünü, emek fazlalarının nasıl üretilip fiziksel ve sosyal altyapı üretiminde kullanıldığını, kentteki yerel emek piyasaları meselesini, kentin sınıfsal sınırlarını ve kentin politik stratejilerini tartışıyor.

  • Künye: David Harvey – Kent Deneyimi, çeviren: Esin Soğancılar, Sel Yayınları

Don Mitchell – Kent Hakkı (2020)

Kamusal alan konusu, 20. yüzyılın akışı boyunca alevlenen bir tartışma, daha doğrusu, süregiden bir sosyal mücadele alanıdır.

Bu kitap ise, kamusallık, kent ve sosyal adalet üzerine yeniden düşünmek için çok iyi fırsat.

Don Mitchell, 20. yüzyılın başındaki işçi hareketlerinden 1968 isyanı ve People’s Park mücadelesine, oradan yetkililerin evsizleri kamusal alandan uzaklaştırma hamlelerinden 11 Eylül sonrası şehirleri rehin alan güvenlikçi yaklaşımlara kadar uzanıyor.

Yazar bunu yaparken, kent hakkına ve kentin kamusal alanlarına kimin sahip olduğu sorusu başta olmak üzere şu hayati soruların yanıtlarını arıyor.

  • Bu hak hem yasalar karşısında hem de sokakların ta kendisinde nasıl belirleniyor?
  • Bu hakkın güvenliği nasıl sağlanıyor, nasıl meşru kılınıyor veya baltalanıyor?
  • Ve bu hak -ki genelde sınırlıdır, doğası gereği tartışmaya açıktır– kentteki sosyal adalete (veya adaletsizliğe) nasıl biçim veriyor?

Mitchell bu soruların yanıtlarını ararken, kent hakkı kavramına sosyal adalet perspektifinden yeni katkılar sunuyor ve bu kavramı toplumun en dezavantajlılarının lehine, onların anlatısına ve hislerine yer vererek yeniden yorumluyor.

  • Künye: Don Mitchell – Kent Hakkı: Sosyal Adalet ve Kamusal Alan Mücadelesi, çeviren: Aydın Çavdar, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 368 sayfa, 2020

Stavros Stavrides – Kentsel Heterotopya (2016)

Kent mekânlarının özgürleşme potansiyellerini irdeleyen ufuk açıcı bir kitap.

Stavros Stavrides, hem kentlerin yapılanışından Foucault’nun iktidar çözümlemesine sağlam bir teorik çerçeve sunuyor hem de Zapatistalar ve Atina’daki Aralık ayaklanması gibi oluşumların kapitalist kent anlayışına nasıl alternatifler sunabileceğini tartışıyor.

  • Künye: Stavros Stavrides – Kentsel Heterotopya, çeviren: Ali Karatay, Sel Yayıncılık

Kolektif – Otoriter Neoliberalizmin Gölgesinde (2020)

Dünyada ve Türkiye’de son yıllarda muazzam dönüşüm geçiren iktidarı artık neoliberal kelimesiyle tanımlamak kifayetsiz.

Bu iktidar, yaşam alanlarını sömürgeleştirmekte her geçen gün daha bir pervasız hale geliyor, üstüne üstlük bunu yaparken, oldukları haliyle bile ihtiyaca yanıt veremeyen mevcut yasaları da ihlal etmekten çekinmiyor.

İşte bu derlemede bir araya gelen yazarlar, en hafif tabirle otoriter neoliberalizm olarak tanımlayabileceğimiz bugünkü iktidarın müştereklerimizde nasıl büyük yıkımlara neden olduğunu Türkiye özelinde ortaya koyuyor.

Otoriter neoliberalizmi, adeta en yıkıcı örneklerine tanık olduğumuz kent politikalarını merkeze alarak ve ayrıca birçok örnek üzerinden izleyen çalışma, kentsel toplumsal-mekânsal ilişkilerde piyasalaşmanın yanı sıra, derin kültürel/ideolojik dönüşümleri de amaçlayan bu yeni ekonomi-politiğin kent siyasalarını, farklı alanlar ve ölçekler arasında dolaşarak tartışıyor.

Zengin saha araştırmalarından da yararlanan kitap, sermaye birikim süreçleriyle siyasetin, mekânın, toplumsallığın ve öznelliğin ne denli iç içe geçtiğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyan, muhakkak okunması gereken bir çalışma.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Deniz Ay, Ulaş Bayraktar, Ayşe Çavdar, Didem Danış, Neslihan Demirtaş-Milz, Şerife Geniş, Esra Kaya Erdoğan, Tuna Kuyucu, Faranak Miraftab, Mehmet Penpecioğlu, Tuna Taşan-Kok ve Candan Türkkan.

  • Künye: Kolektif – Otoriter Neoliberalizmin Gölgesinde: Kent, Mekân, İnsan, Nika Yayınevi, siyaset, 400 sayfa, 2020

Çiğdem Aksu Çam – Türkiye’de Konut Siyaseti (2020)

Adana’da 1984-2010 yılları arasında belediye başkanlığı yapmış Aytaç Durak, daha önce de kentte uzun yıllar konut müteahhitliği yapmıştı.

Dolayısıyla kendisi, belediye başkanlığıyla birlikte, şehrin bugünkü halini doğuran kentleşme dinamiklerini belirleyen bir isim oldu.

Çiğdem Aksu Çam, Durak’ın başkanlık pratiğini merkeze alarak onun belirlediği ve yönlendirdiği konut siyasetini çok yönlü bir bakışla ortaya koyuyor.

Kitap her şeyden önce, Türkiye’de konut politikalarının yerele nasıl yansıdığı hakkında çok iyi bir çalışma olarak okunabilir.

Durak’ın kente dair vizyonu, tasavvuru ve bu yöndeki tasarruflarının hem kentte konut ve yerleşim yapısının aldığı fiziksel biçim hem de kentsel mekânın üretimi etrafında geliştirilen siyaset ve iş yapma pratikleri bağlamlarında günümüzdeki Adana’yı nasıl ortaya çıkardığını irdeleyen Çam, Durak dönemi Adana’sının, Türkiye’de kentsel siyasetin işleyişini anlamak açısından ne kadar önemli bir örnek olduğunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Çiğdem Aksu Çam – Türkiye’de Konut Siyaseti: Adana Konut Alanında Yapı ve Aktörler, Siyasal Kitabevi, siyaset, 208 sayfa, 2020

Fuat Keyman ve Berrin Koyuncu-Lorasdağı – Sekiz Kentin Hikâyesi (2020)

2014 yılında yürürlüğe giren bir kanun ile on dört il büyükşehir statüsüne çıkarılmıştı.

Bu kanuna göre bugün Türkiye nüfusunun % 92.5’i kentlerde yaşıyor.

Durum böyle olunca bu kentlerin iyi, adil, demokratik yönetimi, sadece kendilerinin geleceği için değil, kendilerine komşu kentlerin ve Türkiye’nin ekonomisinin, siyasi istikrarının ve kültürel birlikte yaşamasının geleceği için de kritik önem taşıyor.

İşte Fuat Keyman ve Berrin Koyuncu-Lorasdağı imzalı ‘Sekiz Kentin Hikâyesi’ adlı bu önemli çalışma da, Türkiye’de sermaye-mekân diyalektiğinin kentlerdeki yansımasının nasıl yönetileceği sorusuna cevap arayarak kentleşme ve kent olgusunu eleştirel bir biçimde ele alıyor.

Başka bir deyişle yazarlar, 2000’li yılların başından itibaren Türkiye’de ekonomik neoliberalleşmeden nemalanarak yükselen İslami / mütedeyyin burjuvazinin neden olduğu büyük yıkımın sosyal, kültürel ve siyasal anlamdaki yansımalarını irdeliyor.

Yazarlar, neoliberal hegemonyanın hâkimiyetini sınırlamanın, başka bir deyişle “kâr için değil, insanlar için kentler” anlayışının benimsenmesi için de “yeni yerellik” olarak kavramsallaştırdıkları bir yaklaşımdan hareket ediyor.

Burada tanımlandığı şekliyle “yeni yerellik”, kâr yerine toplumsal ihtiyaçları gözeten ve yerelden demokratik katılımı mümkün kılan bir kent siyaseti ve böylece kentlerin adalet, demokrasi ve farklılık siyasetine dair mücadele için taşıdıkları önemi ifade ediyor.

Yazarlar bu tartışmayı da Kayseri, Konya, Gaziantep, İzmir, Denizli, Eskişehir, Diyarbakır ve Şanlıurfa kentlerini merkeze alarak yapıyor.

Türkiye’de kentler, kent çalışmaları, kentler ve rant, yerel yönetim ve yerellik gibi konularda düşünen ve çalışan herkesin okuması gereken bir kitap.

  • Künye: Fuat Keyman ve Berrin Koyuncu-Lorasdağı – Sekiz Kentin Hikâyesi: Türkiye’de Yeni Yerellik ve Yeni Orta Sınıflar, Metis Yayınları, kent çalışmaları, 312 sayfa, 2020

Kolektif – Mekân Varyasyonları (2020)

Toplumsal mekân meselesini felsefe ve sosyal bilimlerin penceresinden irdeleyen güzel bir derleme.

Çalışmayı, insanın mekânla kurduğu ilişkiye eleştirel bir perspektiften bakmak isteyen okurların özellikle seveceğini özellikle belirtelim.

Mekâna dair farklı teorileştirme pratiklerini barındırmasıyla büyük önem arz eden kitaba katılan yazarlar,

  • Marksizm ve toplumsal mekân meselesi,
  • Henri Lefebvre’nin gündelik hayat ve toplumsal mekâna dair yaklaşımı,
  • Edward Said’in mekânsal praksisi,
  • Immanuel Wallerstein düşüncesinin mekân, epistemoloji ve sosyal bilim bağlamında yorumu,
  • Mekânın tahakkümü,
  • Gaston Bachelard’ın poetik mekânı,
  • Heidegger’de mekânsallık ve zamansallık,
  • Jean Paul Sartre’da zamansal oluş ve no-place,
  • Merleau Ponty düşüncesinde mekânın teni ve deneyimin ontolojisi,
  • Ve Ahmet Hamdi Tanpınar’da yer ve eşya ilişkisi konularını tartışıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: A. Kadir Gülen, Senem Kurtar, Pınar Yurdadön, Ömer Faik Anlı, Nehir Durna, Kaan H. Ökten, Çağatay Şahin, Dilan Alataş ve Özgür Taburoğlu.

  • Künye: Kolektif – Mekân Varyasyonları, editör: Senem Kurtar, Nota Bene Yayınları, kent çalışmaları, 312 sayfa, 2020

Kolektif – Mülk, Mahal, İnsan (2014)

Nitelikli kent çalışması ‘Mülk, Mahal, İnsan’, İstanbul’daki kentsel dönüşüm proje ve uygulamalarının hangi gerekçelere dayandığı ve ne tür bir kentsel politikanın uzantısı olduğunu tartışıyor.

Kapsamıyla dikkat çeken ve çok sayıda tablo, grafik, harita ve fotoğraf barındıran kitapta, neoliberal kentsel dönüşümün kentsel alanlardaki sınıfsal tahliye ve mülksüzleşme pratikleri ve 1923-1980 arası ile 1980’lerden bugüne kentsel politikalar konuları ele alınıyor; ayrıca İstanbul’da deneyimlenen kentsel dönüşüm çalışmalarının Başıbüyük, Derbent, Aydınlı, Tarlabaşı ve Tozkoparan gibi önemli duraklarından tanıklıklar sunuluyor.

Kitaba katılan yazarlar bununla da yetinmeyerek daha demokratik ve gerçekçi bir konut politikası için neler yapılması gerektiğini de ayrıntılı bir şekilde açıklıyor.

Kent çalışmaları alanında dört dörtlük bir başvuru kaynağı.

  • Künye: Kolektif – Mülk, Mahal, İnsan: İstanbul’da Kentsel Dönüşüm, derleyen: Asuman Türkün, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, kent çalışmaları, 443 sayfa

Kolektif – Şehir ve Hayvan (2020)

Kentte yaşayanlarımızın çoğu, yanımızda, yöremizdeki hayvanlardan bihaberiz.

Oysa onlar, en az bizim kadar şehir üzerinde hak sahibidirler.

İşte bu güzel derleme de, hayvanların şehirdeki mevcudiyetini çok yönlü şekilde izleyen makaleler sunuyor.

Şehirlerimizin hayvanların penceresinden nasıl görebileceğimizi, daha da önemlisi şehir kavrayışını hayvanları merkeze alarak nasıl gözden geçirebileceğimize irdeleyen kitap, şehir haritasının merkezine hayvanları yerleştirerek bunu yapıyor.

Kitapta,

  • Hayvanları dâhil eden bir şehir kuramının zorunluluğu,
  • Amerikalı seyyahların gözünden 19. yüzyıl Osmanlı şehirlerinde insan-hayvan karşılaşmaları,
  • Atatürk Orman Çiftliği Hayvanat Bahçesi’nin hafızası,
  • Zonguldak’taki emekçi katırlar,
  • Hayvan emeği ve direnişi,
  • Ve sınırlı kamusallık içinde hayvanlar gibi, pek çok önemli konu ele alınıyor.

Gelirinin Hayvan Hakları ve Etiği Derneği’ne bağışlanacağı kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Hüyla Yalçın, Cansu Özge Özmen, Kimberly Hart, Özlem Güçlü, Derya Acuner, Figen Uzar Özdemir, Ezgi Burgan ve Pınar Karababa.

  • Künye: Kolektif – Şehir ve Hayvan, derleyen: Ayten Alkan, Patika Kitap, hayvan, 280 sayfa, 2020