Alper Tüydeş – Türkiye’nin Göçmen Kuşları (2022)

Bu coğrafyanın birbirinden görkemli kuşları hakkında aydınlatıcı bilgiler barındıran, her kitaplıkta bulunması gereken bir eser.

Alper Tüydeş’in albümünde, Sarı Kuyruksallayan, Küçük Halkalı Cılıbıt, Boyunçeviren, Arıkuşu, Kocagöz ve Gökkuzgun’a Türkiye’nin neredeyse bütün göçmen kuşları arz-ı endam ediyor.

Hayatımıza renk katan göçmen kuşlarının ülkemizin birçok yerinde gözlemlenebileceğinden haberiniz var mıydı?

Göçmen kuşlar aslında her yerdeler.

Göç ediyorlar ama göç ederek ülkemizi terk eden bir türün yerini, her zaman başka bir tür dolduruyor.

Yılın belli zamanlarında, yaşamını devam ettirmek için yaşadığı yerden uzak diyarlara uçmak zorunda olan kuşlara “göçmen kuş” diyoruz.

Bu yer değiştirmenin sebepleri arasında besin bulma, üreme, sıcaklık durumu gibi çeşitli etkenler var. Kuş türlerine göre göç hareketinin zamanı da değişiyor.

Mesela bazı kuşlar ülkemize yazın gelirken bazıları ise sadece kışı bizimle geçiriyor.

Bunun dışında, bahar ve sonbahar aylarındaki göçleri sırasında kısa bir mola vermek için ülkemize uğrayan göçmen kuş türleri de var.

Göç genellikle bir yerden başka bir yere yapılan tek yönlü bir yolculuk anlamına gelse de bu kitapta yer alan kuşlar için göç, yaşamları boyunca farklı zaman dilimlerinde tekrarlanan bir döngü ve Türkiye, onlar için bu döngünün tamamlanmasında önemli bir durak.

Bu kitap, göç rotalarına ülkemizi de katan kuş türlerinden birkaçının en temel özelliklerini öğrenip onları yakından görebilmemize olanak sağlıyor.

  • Künye: Alper Tüydeş – Türkiye’nin Göçmen Kuşları, Vakıfbank Kültür Yayınları, doğal yaşam, 92 sayfa, 2022

Tristan Gooley – Yıldız Patikaları ve Yabani İşaretler (2022)

Atalarımız, doğadaki işaretleri okumada mahirdi.

Bugün ise, kadim yeteneklerimizi yitirdik.

Triston Gooley, doğal navigasyonumuzu yeniden kazanmamızı sağlayacak egzersizler sunuyor.

Her doğaseverin kitaplığında bulunmalı.

  • “Doğa”yı sezgisel olarak algılama yeteneğimiz hâlâ var mı?
  • Yıldızlara bakarak yön bulabilir miyiz?
  • Yaban hayat düşmanımız mıdır?
  • Sincabın bir sonraki hamlesini öngörebilir miyiz?

Avcı-toplayıcı atalarımızın, yaşamlarını sürdürebilmek için doğadaki işaretleri okumaya ihtiyaçları vardı, dahası buna mecburlardı.

Bizim alarm kodlarımız ise çok daha farklı işliyor.

Modern kodlarımız, kadim yeteneklerimizi yitirdiğimiz anlamına mı geliyor?

Gooley, bu yeteneğin hala içimizde olduğunu, sadece “altıncı his” olmadığını ve birçok deneme ile yeniden kazanılabileceğini söylüyor.

Her bir bölümde kendi deneyimlerinden çıkardığı “ipuçları”nı paylaşarak bizleri pratik bir yol arkadaşlığına davet ediyor; iz sürmenin ve kaplan güreşinin derin, zorlu dostluğuna.

Bu tür yetenekleri insanüstü algılamamızın tek nedeni, bu farkındalığı, yani doğada bizden gizlenen ayrıntılara duyduğumuz sevgiyi kaybetmiş olmamızdır.

Kitapta, doğanın işaretlerini okuyabilmek, sesini yeniden duyabilmek, unuttuklarımızı hatırlamak ve geliştirmek için 52 egzersiz yer alıyor.

  • Künye: Tristan Gooley – Yıldız Patikaları ve Yabani İşaretler: “Kayıp Altıncı Hissimizin Anahtarları”, çeviren: İlke Önelge, Avantür Yayınları, coğrafya, 416 sayfa, 2022

Robin Wall Kimmerer – Bitkilerin Ruhu (2022)

Doğa düşmanlarının pervasızca arttığı bir dönemde yaşıyoruz.

Botanikçi Robin Wall Kimmerer, modern bilimle yerlilerin kadim öğretilerini buluşturarak canlılarla olan ilişkimizin neden karşılıklı olması gerektiğini gösteriyor.

Dünyanın evimiz olduğunu unuttuk.

Kimmerer, Potawatomi halkının bir üyesi ve bir botanikçi olarak doğayla birden fazla dilde konuşabilen bir araştırmacı: Bir yandan çocukluğundan itibaren bitki ve hayvanlarla kurduğu ilişki ona doğanın en eski öğretmenimiz olduğunu göstermiş, öbür yandan ise botanik eğitimi ona bütünün parçalarını görmeyi öğretmiş.

Halkının öğretilerini ve bilimin sesini kendinde birleştiren Kimmerer, ‘Bitkilerin Ruhu’nda bu iki farklı bilgi merceğinden bakarak edindiği tecrübeleri bir araya getiriyor ve canlıların dünyasıyla kurduğumuz ilişkinin karşılıklı olması gerektiğini hatırlatıyor.

Çünkü ancak diğer canlıların dillerini anlayabildiğimiz zaman dünyanın cömertliğini anlayabilir, bu cömertliğe karşılık kendi hediyelerimizi vermeyi öğrenebiliriz.

Gezegenimizin sesini duymak bizim sorumluluğumuz…

Kanıtlara dayalı, objektif bir bilim anlayışının, yerlilerin kadim öğretileriyle nasıl zenginleşebileceğini gösteren kitap, boylu mazıların, yabani çileklerin, yağmurun eksik olmadığı ormanların, mis gibi kokan kutsal ot dolu çayırların manzarasını sunuyor.

  • Künye: Robin Wall Kimmerer – Bitkilerin Ruhu: Modern Bilimden Kadim Bilgiye Şifa, çeviren: Ayşe Başcı, Mundi Kitap, doğabilim, 424 sayfa, 2022

Harrod Buhner – Bitkilerin Gizli Öğretileri (2022)

“Doğa’nın bilgi sisteminde, büyük bir bilgelik şehri kurmaya yetecek kadar çok bina olduğunu da gördüm.”

Doğayla kuracağımız sağlıklı bağ, manevi açıdan bizi besler, dünyaya bakışımızı köklü biçimde dönüştürür.

Harrod Buhner bu kitabında, doğanın bilgisini, bitkilerin tıbbi kullanımları ve dünyayla daha derin bir ilişki içinde olmanın meziyetlerini anlatıyor.

Yazar burada, Doğa’nın mekanik bir yapısı olduğuna dair ısrarıyla tanımlanan, çok belirgin bir kavrama ve algı biçiminin içine gömülmüş Batı kültürünün karşısına, bütüncül, sezgisel ve derinlemesine algı olarak tanımlanabilecek başka bir düşünme ve duygulanma biçimine dayalı kadim bilgeliği koyuyor.

‘Bitkilerin Gizli Öğretileri’, bu kadim bilgi toplama biçiminin nasıl ortaya çıktığını ve hem genel hem de spesifik alanlarda nasıl kullanılabileceğini anlatıyor.

Buhner’e göre bu yöntem, bitkilerin tıbbi kullanımlarının keşfedilmesinden hasar görmüş bir organ sisteminin canlı gerçekliğine, çiftçilik faaliyetlerinden mantar miselleri ağaçlar arasındaki karşılıklı ilişkiye, balinaların zekâsından ekosistemlerin, her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğu yapısına kadar her şeye uygulanabilir.

  • Künye: Harrod Buhner – Bitkilerin Gizli Öğretileri: Doğanın Doğrudan Algılanmasında Kalbin Zekâsı, çeviren: Özge Onan, Doğan Kitap, inceleme, 408 sayfa, 2022

Kolektif – Trakus: Türkiye’nin Kuşları (2021)

Türkiye’de bulunan kuş türlerini gerçek fotoğraflarıyla gösteren, her kitaplıkta bulunması gereken bir çalışma.

Bu enfes albümde ülkemizdeki 491 kuş türünün 2800 fotoğrafı yer alıyor.

Eşsiz doğa güzelliği ve canlı çeşitliliğine sahip Türkiye’nin tüm kuş türlerini içerisinde barındıran, metinlerinden görsel malzemesine kadar tümüyle özgün olması açısından “ilk” kuş tanım kitabı niteliğindeki bu kitap, doğa ve kuşlara olan ilgisini geliştirmek isteyenlere rehberlik etmek için hazırlanmış.

7 gram ağırlığı ile Çalıkuşu’ndan 3 metre kanat açıklığına sahip Kara Akbaba’ya, dünyanın en hızlısı Gök Doğan’dan en güçlüsü Kaya Kartalı’na ülkemizde görülen kuş türleri, her türe ait dağılım haritası, tanım bilgisi ve karşılaştırma tablolarıyla bu kitapta yer alıyor.

Bu muazzam çalışma, 2007 yılında, kuş fotoğrafçıları ve kuş gözlemcileri için bir paylaşım platformu olarak kurulan http://www.trakus.org internet sitesi üyelerinin katkılarıyla, 25 kişilik gönüllü bir ekibin yıllarca süren çalışmasıyla tamamlanmış.

  • Künye: Kolektif – Trakus: Türkiye’nin Kuşları, İş Kültür Yayınları, doğal yaşam, 416 sayfa, 2021

Kolektif – Türkiye’nin Bütün Ağaçları ve Çalıları (2021)

Tam 813 tür barındıran, ayrıca renkli fotoğraflarla zenginleştirilmiş, Türkiye’nin ağaçları ve çalıları üzerine muazzam bir kaynak.

Ciltli olarak basılan çalışma, Türkiye’deki odunsu bitkilerin adlarını, türlerini ve nerelerde bulunduklarını açıklıyor, ayrıca onları nasıl tanıyacağımız konusunda anahtar bilgiler veriyor.

Editörlüğünü Türkiye’nin önde gelen orman botanikçilerinden olan Profesör Ünal Akkemik’in yaptığı ve şimdiye kadar bu alanda yapılmış en kapsamlı çalışma niteliğinde olan kitap, TEMA Vakfı’nın katkılarıyla ortaya çıkmış.

Her doğaseverin kitaplığında bulunması gereken bir eser.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’nin Bütün Ağaçları ve Çalıları, editör: Ünal Akkemik, İş Kültür Yayınları, doğal yaşam, 1368 sayfa, 2021

Vedat Abayoğlu – Balık Profesörünün Av Güncesi (2010)

‘Balık Profesörünün Av Güncesi’, doğa ve balık tutkunu Vedat Abayoğlu’nun balık avcılığına dair anılarından oluşuyor.

Baştan söylemekte fayda var: Abayoğlu, genellikle, balıkları yakalıyor, seviyor, resmini çekiyor ve ardından serbest bırakıyor.

Kuşkusuz bu durum, kendisinin doğayla ne denli dostça bir ilişki kurduğunun da göstergesi.

Otuzlu yaşlarındayken kariyerine sırt çevirip yüzünü doğaya dönen Abayoğlu, kendini avcılığa vermiş, aynı zamanda otostopla tüm Türkiye’yi ve Avrupa’yı gezmiş.

Yazar elimizdeki kitabında, güncel ve geçmiş balık avlarını, keyifli bir üslupla kaleme getirmesinin yanı sıra, avcılıkta kullanılan yöntemlerden olan Vertical Jigging’i de açıklıyor.

  • Künye: Vedat Abayoğlu – Balık Profesörünün Av Güncesi, Say Yayınları, anı, 204 sayfa

Lise Soto – Karbonatın Yaşamınızdaki Mucizeleri (2009)

‘Karbonatın Yaşamınızdaki Mucizeleri’, halk arasında “soda” olarak da tabir edilen sodyum bikarbonatın, nerede ve nasıl kullanılacağını anlatıyor.

Soto, karbonatın ayak banyosu, diş beyazlatıcısı, deodorant, el temizliği, ağız gargarası, saç yıkama, anti-asit, kaşıntı pomadı, traş öncesi ve sonrası losyon, deterjan ve kötü kokuları yok etmek gibi, birçok işlevi bulunduğunu belirtiyor.

Başka bir deyişle, karbonatın kullanılmadığı neredeyse hiçbir alan bulunmuyor.

Ekolojik bir kaygıyla kaleme alınmış kitap, karbonatın kişisel temizlik, ilaç, genel temizlik ve yiyeceklerin yapılması gibi alanlarda nasıl kullanılacağının ipuçlarını sunuyor.

  • Künye: Lise Soto – Karbonatın Yaşamınızdaki Mucizeleri, çeviren: Halil Gökhan, Dharma Yayınları, kişisel bakım, 64 sayfa

Elvan Uysal Bottoni – Üzümler ve İnsanlar (2015)

Birbirine çok benzeyen üzüm ve insana dair bilmek istediğimiz her şey…

İtalya’nın kuzeyinden güneyine birçok yere giden Elvan Uysal Bottoni, sirke olmak isteyen üzümle, onu şarap yapan insanın aşkını keyifli bir üslupla anlatıyor.

Gidilen yerlere ait çok sayıda fotoğraf ile günün birinde oralara yolu düşecek olanlar için “ne yenir, ne içilir”in bilgileri de bu anlatıma dâhil.

  • Künye: Elvan Uysal Bottoni – Üzümler ve İnsanlar: Toprak Ana, Bağban Baba, Yapı Kredi Yayınları

Kerim Alpınar – Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi (2015)

2005 yılında açılan Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi, Türkiye’de tıbbi bitkiler için kurulmuş ilk botanik bahçesi olarak biliniyor.

Bu kitap ise, bahçede ekili 700’ü aşkın bitkiden 200’ünü sunan arşivlik bir eser.

Albümdeki her bir bitkinin botanik bilgileri ve tıbbi özellikleri, ayrıntılı bir şekilde sunuluyor.

Kitap, pek çok fotoğrafla da zenginleştirilmiş.

  • Künye: Kerim Alpınar – Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi, Zeytinburnu Belediyesi Yayınları