Steen Eiler Rasmussen – Şehirler ve Yapılar (2020)

Mimarlık literatüründe özel bir yere sahip olan ‘Şehirler ve Yapılar’, yalnızca mimari ve şehircilik alanında değil, kültür tarihi alanında da önemli bir kitaptır.

Pek çok çizimle zenginleşen kitap, bir yapıyı yalnızca kendi başına bir eser olarak değil, aynı zamanda içinde bulunduğu şehirle ilişkisi içinde ele alıyor.

Kentlerin belirli ideallere işaret eden varoluşlara sahip olduğunu belirten Steen Eiler Rasmussen, anıtlar ve yapıları tek tek bir bütünün parçası olarak değerlendiriyor.

Pek çok şehir ve yapıyı inceleyen çalışma, şehirlere ve buralardaki anıtsal yapıtlara farklı bir gözle bakmamızı sağlıyor.

  • Künye: Steen Eiler Rasmussen – Şehirler ve Yapılar, çeviren: Deniz Özden, Arketon Yayıncılık, mimari, 208 sayfa, 2020

Ayşe Derin Öncel – Apartman (2010)

Ayşe Derin Öncel, alt başlığı ‘Galata’da Yeni Bir Konut Tipi’ olan ‘Apartman’da, Osmanlı’nın konut kültürünün gelişiminin önemli örnekleri olan Galata’daki apartmanları inceliyor.

Beyoğlu’nun kozmopolit nüfusunun 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren artmasıyla ortaya çıkan konut ihtiyacını karşılamak amacıyla, Osmanlı ve yabancı usta ve mimarlar, yeni bir konut tipinin gelişmesini sağlayacaktı.

İşte Öncel’in elimizdeki çalışmasını nitelikli kılan hususlardan biri, ilk örnekleri Galata’da kısa sürede inşa edilen, ancak daha sonra İstanbul’un diğer mahallelerine de yayılan bir konut tipinin ilk örneklerini incelemesidir diyebiliriz.

Öncel, altı bölümden oluşan kitabında,

  • Tanzimat döneminde kent mekânlarında yaşanan dönüşümü,
  • Apartmanlardan önceki ahşap, taş, tuğla kârgir konutları ve apartmanların ortaya çıkışını hazırlayan koşulları,
  • Apartmanların mimari biçimlenmesini,
  • On dokuzuncu yüzyıl sonlarında Pera’daki sosyal hayatı ve yaşam biçimlerini,
  • Apartman konutlarında kolektif yaşamı,
  • Apartman dairelerinin iç mekân düzeni ve plan tiplerini,
  • Ve daha çok pek ilgi çekici konuyu ele alıyor.

Künye: Ayşe Derin Öncel – Apartman, Kitap Yayınevi, mimari, 421 sayfa

Stephen Graham – Dikey Dünya (2020)

Stephen Graham’ın bu özgün çalışması, sınıf eşitsizliklerine yaşadığımız dikey mimarinin nasıl zemin hazırladığı üzerine derinlemesine bir sorgulama.

Zenginlerin yüksek katlı rezidanslarına ulaştıran asansörler, nasıl oluyor da dünyanın zorlu çalışma koşullarına sahip maden işçilerini yeraltının derinliklerine indirebiliyor?

Gökdelenler, gösteriş ve şiddeti nasıl aynı anda üretebiliyor?

Lüks konutlar, var olan büyük yoksulluğun üstünü hangi yollarla örtmeye çalışıyor?

Kanalizasyonlar bir toplumun sosyolojisine dair bize neler söyleyebilir?

Dünyaya ve kente, üçüncü boyut olarak tanımladığı dikey eksenle bakan, böylece var olan eşitsizlik, siyaset ve coğrafyaya farklı bir perspektiften irdelemeye koyulan Graham, bu sorulara aydınlatıcı yanıtlar veriyor.

Dünyadaki yerimiz üzerine daha derin düşünmek isteyenlerin zevkle okuyacağı bir kitap.

  • Künye: Stephen Graham – Dikey Dünya: Uydulardan Sığınaklara, çeviren: Ali Karatay, Koç Üniversitesi Yayınları, inceleme, 376 sayfa, 2020

Kolektif – Aghtamar (2010)

Türkçe ve İngilizce yayımlanan Aghtamar, Van gölü Ahtamar adasındaki Surp Haç (Kutsal Haç) Ermeni kilisesini ele alıyor.

Kitabın metni Stepan Mnatsakanian’ın, kilise ve bunun duvarlarına kazınmış olan ilginç rölyefleri ortaçağ Ermeni mimarlığı bağlamında ele alan bir araştırmasından oluşuyor. Mnatsakanian’ın 1980’lerde yaptığı bu araştırma, kitapta, Milano’daki Edizioni Ares’den alınma mimari çizimler ve Kadir Çıtak’ın çektiği güncel fotoğraflarla da oldukça zenginleştirilmiş.

Türkçe ve İngilizce yayımlanmış kitabın, Türkiye’deki okurlara, ortaçağ Ermeni sanat ve mimarlığıyla tanışması için iyi bir fırsat sunduğunu söyleyebiliriz.

  • Künye: Kolektif – Aghtamar / Ahtamar: Ortaçağ Ermeni Mimarlığının Mücevheri, derleyen: Ara Sarafian ve Osman Köker, çeviren: Zuhal Bilgin, Gomidas Enstitüsü ve Bir Zamanlar Yayıncılık, mimari, 167 sayfa

Reha Günay – İstanbul Adalarının Yaşayan Ahşap Konutları (2019)

Adaların ahşap konutları üzerine, görselliğiyle olduğu kadar içeriğiyle de göz dolduran şahane bir albüm.

Kitapta, Büyükada, Heybeliada, Burgaz ve Kınalıada’da yer alan çok küçük konutlardan Neo-Klasik ve Art-Nouveau tarzı görkemli köşklere kadar pek çok örnek yer alıyor.

Bunlara, konutların içinde bulundukları sokağın dokusu ve bu yapıların mimari ve sanatsal özelliklerine ilişkin oldukça özgün açıklamalar da eklenmiş.

Günay bunun yanı sıra, Adaların tarihi ve mimarisi, Tanzimat Fermanı’nın azınlıklar ve azınlıkların mimari yapıları üzerindeki etkileri, mimarlık ve batılılaşma gibi konularda aydınlatıcı bilgiler veriyor.

Bu kitapla, kaybolan konutların hüznü yerine yaşamakta olan konutların coşkusunu yaşıyoruz diyebiliriz.

  • Künye: Reha Günay – İstanbul Adalarının Yaşayan Ahşap Konutları, YEM Yayın, mimari, 200 sayfa, 2019

Étienne-Louis Boullée – Mimarlık: Sanat Üzerine Deneme (2019)

Fransız Devrimi’ni de görmüş Étienne-Louis Boullée, çağının çok ilerisinde bir mimardı.

Sanatın eğitici erdemler taşıdığına inanırdı, çağının mimarlığını sık sık eleştirirdi ve devrimci bir mimar olarak cüretkâr ve ilerici çözümler önerirdi.

O’nun mimarı anlayışı, aynı zamanda Devrim’in talep ettiği toplumsal ilerlemeyi sağlayacak kurumları somutlaştırmayı da talep ediyordu.

“Bence binalarımız, özellikle de kamu binalarımız, bir anlamda şiir gibi olmalıdır.” diyen Boullée, bu kitabında hacimler kuramını tartışmaya açıyor.

Yazar hacimler kuramını inceliyor, analiz ediyor, hacimlerin özelliklerini, duyularımız üzerindeki güçlerini ve bizim örgütlenmemizle olan benzerliklerini ortaya koyuyor.

Boullée ayrıca, Vitruvius’un mimarlığı bina etme sanatı tanımını da tartışmaya açıyor.

Boullée, öncelikle bu tanımı çok kaba buluyor.

Gerçekleştirmek için tasarlamak gerektiğini, ilk atalarımızın kulübelerinin önce görüntüsünü tasarladığını, sonra inşa ettiğini ve mimarlığı tam da bunun, yani zihnin bu üretimi olduğunu söyleyen Boullée, mimarlığı herhangi bir binayı üretmek ve mükemmeliyete ulaştırma sanatı olarak tanımlıyor.

Bütün bunları kendine has özgün bakışıyla irdeleyen Boullée, ayrıca mimarlığın kurucu ilkelerini nasıl kesinleştirebileceğimiz ve doğanın incelenmesinin mimarlık için ne kadar vazgeçilmez olduğu gibi ilgi çekici konuları da tartışıyor.

  • Künye: Étienne-Louis Boullée – Mimarlık: Sanat Üzerine Deneme, çeviren: Alp Tümertekin, Janus Yayınları, mimari, 172 sayfa, 2019

Kolektif – Mardin Mimari Anıtlarından Tezyini Yorumlar (2010)

Yapımını A. Süheyl Ünver Sanat Atölyesi Çalışma Grubu’nun üstlendiği ‘Mardin Mimari Anıtlarından Tezyini Yorumlar’, Mardin’in Artuklu ve yakın tarihinin uzantıları olan Müslüman ve Süryani yapılarına ait üsluplar içeren taş oymacılığının çeşitli örneklerini, tezhip, minyatür, katı’ ve ebru gibi tezyini dallarıyla yorumlayarak gün ışığına çıkarıyor.

Mardin’de Akkoyunlu dönemlerinin mimari tezyinatından örneklerin de bulunduğu çalışmada ayrıca, söz konusu medeniyetlere ait taş, ahşap ve maden işçiliği gibi tezyini dallara ait bir koleksiyon da bulunuyor.

Kitap, valiliğin 0482. 212 10 06 veya 212 37 41 numaralı telefonlarından temin edilebilir.

  • Künye: Kolektif – Mardin Mimari Anıtlarından Tezyini Yorumlar, Mardin Valiliği Yayınları, mimari, 254 sayfa

Vitruvius – Mimarlık Üzerine (2019)

Vitruvius’un ‘De Architectura’ adlı bu eseri, mimarlık üzerine yazılmış en eski ve en kapsamlı eserlerdendir.

Roma dönemindeki mimarlık sanatının teorisi ve pratiği konusunda tam bir hazine olan ve Çiğdem Dürüşken’in usta işi çevirisiyle Türkçeye kazandırılmış on kitaplık bu külliyat, yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Batı mimarlık tarihinin antikçağdan günümüze kalan tek kitabı olan ‘Mimarlık Üzerine’, o dönemde mimarlık mühendisliği de içerdiğinden mühendislik tarihinin de tek eseri olarak kabul ediliyor.

Kitapta,

  • Mimarın eğitimi,
  • Mimarlığın temel ilkeleri,
  • Kent arazisinin özellikleri,
  • Kentsel dönüşüm,
  • Kent duvarlarının yapımında dikkat edilmesi gerekenler,
  • Sokakların yönleri,
  • Kamu yapılarının arazileri,
  • Konutun kökeni,
  • Yapıda kullanılacak tuğla, kum, taş ve kereste gibi malzemelerin seçimi,
  • Duvar örme yöntemleri,
  • Tapınaklar, hamamlar ve tersaneler gibi yapıların tasarımı, temelleri ve altyapılarının oluşturulması,
  • Konut yapımında iklimin etkisi,
  • Odaların doğru cephelerinin nasıl bulunacağı,
  • Yağmur sularının doğru şekilde kullanımı,
  • Ve bunun gibi pek çok konu açıklanıyor.

Künye: Vitruvius – Mimarlık Üzerine, çeviren: Çiğdem Dürüşken, Alfa Yayınları, mimari, 456 sayfa, 2019

Michel Ragon – Modern Mimarlık ve Şehircilik Tarihi (2010)

‘Modern Mimarlık ve Şehircilik Tarihi’, kronolojik bir incelemeyle Barcelona, Moskova, Viyana, Chicago, Paris ve Brasilia gibi şehirlerdeki mimarlık ve şehircilik serüvenini sunuyor.

On dokuzuncu yüzyılda modern şehirciliğin doğuşu ve şehirli işçi sınıfının ortaya çıkışıyla yaşanan konut sorunlarıyla çalışmasına başlayan Ragon, Walter Gropius, Mies van der Rohe, Le Corbusier gibi kuramcı mimarlar ile Bauhaus, işlevselcilik ve uluslararası üslup gibi akımları, projeleri ve icraatlarıyla birlikte ele alıyor.

Tarih, teknoloji, sosyoloji ve estetik alanlarından yararlanan çalışma, görsel malzemeleri ve ayrıntıcı yaklaşımıyla da dikkat çekiyor.

  • Künye: Michel Ragon – Modern Mimarlık ve Şehircilik Tarihi, çeviren: Murat Aykaç Erginöz, Kabalcı Yayınları, mimari, 780 sayfa

Bert Bielefeld ve Sebastian El Khouli – Adım Adım Tasarım Fikirleri (2010)

Bert Bielefeld ve Sebastian El Khouli tarafından kaleme alınan ‘Adım Adım Tasarım Fikirleri’nde, tasarımla ilgili parametreler sistemli bir şekilde ortaya konuyor; olası tasarım yaklaşımları ve kavramları dikkate alınarak çözümleniyor.

Kitap, mimari tasarımdaki çeşitli etkin yaklaşımları ve esin kaynaklarını tanımlamakla kalmayıp, aynı zamanda yaratıcılığın nasıl serbest bırakılabileceğine dair ipuçları da sunuyor. Tasarımın temel ilkeleri, bağlam içinde tasarlama, tasarım ve işlev, tasarımın bileşenleri, malzemeler ve strüktürler ve tasarımda özgün fikirlere ulaşma gibi konular, kitabın çerçevesini oluşturuyor.

  • Künye: Bert Bielefeld ve Sebastian El Khouli – Adım Adım Tasarım Fikirleri, çeviren: Volkan Atmaca, YEM Yayın, mimari, 84 sayfa