Ryszard Kapuściński – Bu İş Siniklere Göre Değil (2019)

Gazetecilik mesleğinin ilkeleri, yöntemleri, zorlukları, entelektüel ve ahlaki sorumlulukları üstüne harika bir kitap.

Dünyanın zorlu bölgelerinde görev yapmış Polonyalı ünlü gazeteci Ryszard Kapuściński, deneyim ve gözlemlerini samimiyetle paylaşıyor.

Kitap, sadece başlığıyla bile içeriğinin hakkını veriyor.

Çünkü gazetecilik, gerçekten de ‘Bu İş Siniklere Göre Değil’, diyebileceğimiz bir dirayet ister.

Çalışma, okuru Kapuściński’nin eşine az rastlanır deneyimlerinden yararlanma fırsatı sunarken yalnızca gazeteciler ve gazeteci adayları için değil, her dakika, dört bir yandan haberle kuşatılan okurlar için de günümüzde eksikliği hissedilen “dürüst” gazetecilik anlayışının çarpıcı bir özetini sunuyor.

Son olarak belirtelim:

Kitapta, Kapuściński’nin John Berger’la daha önce yayımlanmamış diyalogları da yer alıyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Her şeyden önce, gazetecilik yapabilmek için iyi bir insan olmak gerektiğine inanıyorum. Kötü insanlar iyi gazeteci olamazlar. Bu meslekte iyi bir insan demek, başkalarını anlamak; onların niyetlerini, inançlarını, ilgi alanlarını, sıkıntılarını ve acılarını anlamak demektir. Ve ilk andan itibaren onların kaderlerine ortak olmak demektir.”

  • Künye: Ryszard Kapuściński – Bu İş Siniklere Göre Değil: İyi Gazetecilik Üzerine Konuşmalar, çeviren: Berk Cankurt, Deli Dolu Yayınları, inceleme, 108 sayfa, 2019

Ayşe Gül Toprak – Dijital Medya ve Mekânın Dönüşümü (2021)

Dijital medya teknolojileri, mekân algımızı nasıl dönüştürüyor?

Ayşe Gül Toprak, içinde yaşadığımız fiziksel mekânların dijital dünyada nasıl köklü biçimde değişime uğradığını gözler önüne seriyor.

Dijital iletişim ve medya teknolojileri toplumsal yaşamın en önemli boyutlarından olan mekânı yaşama, algılama ve deneyimleme biçimlerimizi etkiliyor.

‘Dijital Medya ve Mekânın Dönüşümü’ de, dijitalleşme ile gündeme gelen söz konusu mekânsal eğilimler üzerine düşünüyor.

Dijital mekân ve fiziksel mekânın birlikteliği ile oluşan melez mekânların genel anlamda mekânı algılama ve deneyimleme biçimlerimizi nasıl çarpıcı bir biçimde dönüştürdüğünü ele alan Toprak, hem bu dönüşümün yarattığı olanakları hem de ortaya çıkardığı sorunları çok yönlü bir şekilde irdeliyor.

  • Künye: Ayşe Gül Toprak – Dijital Medya ve Mekânın Dönüşümü, Ütopya Yayınları, medya çalışmaları, 288 sayfa, 2021

Werner J. Severin ve James W. Tankard, Jr. – İletişim Teorileri (2021)

1979’da yazılan ve akademik dünyada büyük ses getiren ‘İletişim Teorileri’, alan için eşsiz bir klasik olmaya devam ediyor.

Werner J. Severin ve James W. Tankard Jr.’ın çalışması yepyeni bir çeviriyle raflardaki yerini aldı.

Çalışma özellikle, o zamana kadar sıkça yapıldığı gibi, iletişim kuramlarını daha çok eleştirel kuram ağırlıklı anlatmak yerine, kanıta dayalı kuram ağırlıklı anlatmasıyla büyük önem arz ediyor.

Kitap, yazarların sonradan eklediği dijital dönüşüm, siber iletişim ve internet bağımlılığı gibi bölümlerle de oldukça güncel bir içeriğe kavuşmuş.

  • Künye: Werner J. Severin ve James W. Tankard, Jr. – İletişim Teorileri: Kökenleri, Yöntemleri ve Kitle İletişim Araçlarında Kullanımları, çeviren: Kevser Zeynep Meral ve Ali Atıf Bir, The Kitap Yayınları, medya, 536 sayfa, 2021

Kolektif – Pandemi, Neoliberalizm, Medya (2021)

Covid-19 pandemisi, bize alternatif medyanın ne kadar önemli bir görevi yerine getirdiğini bir kez daha hatırlattı.

Zira halkın yanında olması gereken ana akım medya kurumlarının bu süreçte habercilik yapmaktan ziyade kendilerine verilen bilgileri haberleştirmekle yetindiklerine yakından tanık olduk.

Bu usta işi derleme de, pandeminin ağırlıklı olarak medyaya yansımalarını farklı açılardan irdeliyor.

Kitapta,

  • Pandemi döneminde iletişim ve medyanın nasıl bir işlev üstlendiği,
  • Medyada nasıl bir pandemi anlatısı kurulduğu,
  • Pandemi sürecinde yeni medyanın ve kamusal iletişimin rolü,
  • Pandemide yalan haberin etkileri ve bu süreçte doğru bilgiye erişimin hayati önemi,
  • İzolasyon ve şiddet sarmalında pandemide kadın ve çocuk olmanın ne anlama geldiği,
  • Ve Amerikan medyasının koronavirüs ile nasıl bir sınav verdiği gibi ilgi çekici konular tartışılıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Yasemin İnceoğlu, Savaş Çoban, Faruk Bildirici, Bermal Aydın, Can Ertuna, İsmail H. Polat, Şevket Uyanık, Sarphan Uzunoğlu, Tirşe Erbaysal Filibeli, Elgiz Yılmaz Altuntaş, Tuğçe Duygu Köksal, Gülin Çavuş, Mert Can Yılmaz, Sinan Aşçı, Sevgi Kesim Güven, Menekşe Tokyay ve Aslı Tunç.

  • Künye: Kolektif – Pandemi, Neoliberalizm, Medya, derleyen: Yasemin İnceoğlu ve Savaş Çoban, Ayrıntı Yayınları, medya, 336 sayfa, 2021

Faruk Bildirici – Medyanın Ombudsmanı, Saray’ın Medyası (2021)

Gazeteciliğe 1980 yılında Cumhuriyet’te başlamış Faruk Bildirici’nin, meslek hayatının en zor yılları, 2010 tarihinden Mart 2019 tarihine kadar yürüttüğü Hürriyet gazetesinin Okur Temsilciliği (Ombudsman) göreviydi.

Zira bu dönemde iktidar, basın özgürlüğüne büyük darbe vurmuş, ele geçiremediği son kalelerden biri olan Hürriyet de teslim bayrağını çekmiş, gazetede Bildirici gibi birkaç isim dışında, iktidara muhalefet eden kimse kalmamıştı.

İşte Bildirici elimizdeki bu kitabında, Hürriyet’teki okur temsilciliği yıllarına dair tanıklığını Enis Berberoğlu’nun genel yayın yönetmenliği döneminden başlayarak Sedat Ergin, Fikret Bila ve Vahap Munyar’ın genel yayın yönetmenliği sürecine uzanarak anlatıyor.

Kitap, Bildirici’nin henüz çocukken gazeteci olmaya karar vermesine vesile olan bir dönüm noktasını ve gazeteci olduktan sonra basın camiasında yıllara yayılan deneyimini anlattığı bir sunuşla açılıyor.

Türkiye basının yakın tarihi hakkında bir başvuru kaynağı niteliğindeki çalışma, gazeteciliğin içinin nasıl yavaş yavaş boşaltıldığının, gerçek gazetecilerin nasıl öcüleştirildiğinin ve bunun sonucunda gazetelerin adeta iktidarın basın bülteni haline getirilişinin trajik ve kesinlikle çok öğretici hikâyesi olarak okunabilir.

Bildirici anılarını anlatırken, bir yandan da “ombudsmanlık” mesleğinin Türk medyası içindeki yerine ve gelişim sürecine, Hürriyet gazetesinin Doğan Grubu’ndan Demirören Grubu’na geçiş sürecine ve bu süreçte yaşananlara, siyaset ve medya ilişkisine, Türk siyasetinin medya üzerindeki baskısına haber, örnek ve belgeler sunarak eğiliyor.

Bildirici’nin gazetecilik yaşamı, yazışmaları, anı, tecrübe ve gözlemlerinden hareketle Türk gazeteciliğinin 1980’lerden 2020’lere uzanan serüveni eleştirel bir bakışla yeniden değerlendiriliyor bu kitapta.

  • Künye: Faruk Bildirici – Medyanın Ombudsmanı, Saray’ın Medyası: Hürriyet’teki Etik Kavgasının Bilinmeyenleri, Ayrıntı Yayınları, anı, 352 sayfa, 2021

Kolektif – Hakikat Sonrası (2021)

Bizim asıl bahtsızlığımız, hakikatin yürürlükten kaldırıldığı bir dönemde yaşıyor olmamız.

Zira tarihin hiçbir döneminde, yalan ve manipülasyon böylesi uzun süreli kendine yer bulamamıştı.

Bu özenli derleme de, hakikat ve “hakikat sonrası”nı siyaset, felsefe, medya ve uluslararası ilişkiler bağlamında tartışmaya açıyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar,

  • Hakikat sonrası çağda siyasetin izlediği seyri,
  • Hakikat sonrası çağda felsefede yeni bir etiko-politiğin imkânlarını,
  • Göçmenler ve hakikatin yeniden kuruluşunu,
  • İnsan hakları ve hakikat sonrası çağın bireyini,
  • Siyaseten doğruculuk nedeniyle siyasetin kökten yıkımını,
  • Hakikat sonrası dönemde dinin yaşanışını,
  • Post hakikat çağında yalan haberin önlenemez yükselişini,
  • Popülizme suç ortaklığı yapan medyanın hali pür melalini,
  • Popülist söylem olarak komplo teorilerinin yaygın hale gelişini,
  • Ve bunun gibi dikkat çekici konuları tartışıyor.

Kitap, hakikat ve hakikat sonrasının sağlam bir resmini çekmekle yetinmiyor, aynı zamanda bu karanlık çağdan nasıl çıkabileceğimizi de irdeliyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Filiz Zabcı, Çetin Balanuye, Can Ulusoy, Özgün Bulut, Deniz Gürsoy, Durdu Baran Çiftci, Berk İlke Dündar, Bülent Özçelik, Hüseyin Köse, Merve Özdemir, Nil Çokluk, Esra İlkay Keloğlu İşler, Burak Özçetin, Ayşegül Akaydın Aydın, Sümeyra Demiralp, Koray Kaplıca, Bülent Özçelik, Gülin Çavuş, Umut Yukaruç, Rasim Özgür Dönmez, Hikmet Kuran ve Halil Burak Sakal.

  • Künye: Kolektif – Hakikat Sonrası, derleyen: Bülent Özçelik, Nika Yayınevi, siyaset, 448 sayfa, 2021

Umberto Eco – Ertelenmiş Kıyamet (2020)

Farklı alanlarda yazdığı pek çok eseri bulunan Umberto Eco, kitle kültürü üzerine de derinlemesine düşünmüş ve çalışmıştı.

İşte ‘Ertelenmiş Kıyamet’ de, Eco’nun kitle kültürü üzerine yazdığı makaleleri bir araya getiriyor.

1960’lı ve 80’li yıllarda kaleme aldığı bu makalelerinde Eco, kıyametçiler olarak tanımlanan kitle kültürüne tümüyle karşı çıkanlar ile bütünleşmişler olarak tanımlanan ve çoğu zaman farkında olmadan kitle kültürüne hizmet eden çağdaş entelektüellerin tezlerini karşılaştırıyor ve bunları kendine has ayrıntıcı tarzıyla tartışıyor.

Eco bunu yaparken de, çizgi romandan televizyona ve müziğe, popüler kültürün pek çok ürününden yararlanıyor.

  • Künye: Umberto Eco – Ertelenmiş Kıyamet, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Nora Kitap, kültür, 424 sayfa, 2020

Natalie Fenton – Yeni Medya Eski Haber (2020)

Medya, bugün kan kaybediyor ve bunun, demokrasi üzerinde trajik sonuçları oluyor.

Başka bir deyişle, medyanın geleceği ile demokrasinin geleceği arasında çok sıkı bir bağ vardır.

Natalie Fenton, yeni medya çağında haber gazeteciliğinin içinde bulunduğu krizi çok yönlü bir bakışla saptıyor ve bu krizin üstesinden gelmek için neler yapılabileceğini açıklıyor.

İnternet ve sosyal medyanın belirsiz ve sorumluluk taşımayan doğasının haberin içeriği ve sunumu üzerinde nasıl olumsuz etkiler yarattığını gözler önüne seren Fenton, haber gazeteciliğinin şimdi neden her zamankinden daha önemli olduğu konusunda okurunu yeniden düşünmeye davet ediyor.

İletişim, sosyal bilimler ve medya sektöründe çalışanlar için çok önemli bir kaynak.

  • Künye: Natalie Fenton – Yeni Medya Eski Haber: Dijital Çağda Gazetecilik ve Demokrasi, çeviren: Ahmet Faruk Çeçen, Serkan Bulut, Hülya Çeçen, Begüm Erginbay, Burcu Kaya Erdem, Taybe Topsakal ve Gizem Orçin, Doruk Yayınları, medya, 338 sayfa, 2020

 

Henry Jenkins – “Cesur Yeni Medya” (2016)

Yeni medya kültürünü şekillendiren koşulları ortaya koyan sağlam bir çalışma.

Yeni teknolojiler ve hayran kültürü, siyaset ve popüler kültür arasındaki ilişki, Youtube çağındaki dijital demokrasinin olumsuz yönleri ve yeni medyanın toplumsal, dini, eğitsel ve hukuki alandaki yansımaları, kitapta tartışılan kimi konular.

  • Künye: Henry Jenkins – “Cesur Yeni Medya”, çeviren: Nihan Yeğengil, İletişim Yayınları

A. Raşit Kaya – İktidar Yumağı (2016)

Medya-Sermaye-Devlet üçgeni ekseninde, medyanın günümüz dünyasındaki yerini, niteliğini, gelişme dinamikleriyle birlikte tarihsel bir perspektifle irdeleyen sağlam bir inceleme.

Kamu yayıncılığının dinamikleri, sermayenin medya dünyasına girme sebepleri ve editoryal bağımsızlığın önündeki temel engelleri daha iyi kavramak isteyenler için iyi bir fırsat.

  • Künye: A. Raşit Kaya – İktidar Yumağı, İmge Kitabevi