Kolektif – Hakikat Sonrası (2021)

Bizim asıl bahtsızlığımız, hakikatin yürürlükten kaldırıldığı bir dönemde yaşıyor olmamız.

Zira tarihin hiçbir döneminde, yalan ve manipülasyon böylesi uzun süreli kendine yer bulamamıştı.

Bu özenli derleme de, hakikat ve “hakikat sonrası”nı siyaset, felsefe, medya ve uluslararası ilişkiler bağlamında tartışmaya açıyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar,

  • Hakikat sonrası çağda siyasetin izlediği seyri,
  • Hakikat sonrası çağda felsefede yeni bir etiko-politiğin imkânlarını,
  • Göçmenler ve hakikatin yeniden kuruluşunu,
  • İnsan hakları ve hakikat sonrası çağın bireyini,
  • Siyaseten doğruculuk nedeniyle siyasetin kökten yıkımını,
  • Hakikat sonrası dönemde dinin yaşanışını,
  • Post hakikat çağında yalan haberin önlenemez yükselişini,
  • Popülizme suç ortaklığı yapan medyanın hali pür melalini,
  • Popülist söylem olarak komplo teorilerinin yaygın hale gelişini,
  • Ve bunun gibi dikkat çekici konuları tartışıyor.

Kitap, hakikat ve hakikat sonrasının sağlam bir resmini çekmekle yetinmiyor, aynı zamanda bu karanlık çağdan nasıl çıkabileceğimizi de irdeliyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Filiz Zabcı, Çetin Balanuye, Can Ulusoy, Özgün Bulut, Deniz Gürsoy, Durdu Baran Çiftci, Berk İlke Dündar, Bülent Özçelik, Hüseyin Köse, Merve Özdemir, Nil Çokluk, Esra İlkay Keloğlu İşler, Burak Özçetin, Ayşegül Akaydın Aydın, Sümeyra Demiralp, Koray Kaplıca, Bülent Özçelik, Gülin Çavuş, Umut Yukaruç, Rasim Özgür Dönmez, Hikmet Kuran ve Halil Burak Sakal.

  • Künye: Kolektif – Hakikat Sonrası, derleyen: Bülent Özçelik, Nika Yayınevi, siyaset, 448 sayfa, 2021

Umberto Eco – Ertelenmiş Kıyamet (2020)

Farklı alanlarda yazdığı pek çok eseri bulunan Umberto Eco, kitle kültürü üzerine de derinlemesine düşünmüş ve çalışmıştı.

İşte ‘Ertelenmiş Kıyamet’ de, Eco’nun kitle kültürü üzerine yazdığı makaleleri bir araya getiriyor.

1960’lı ve 80’li yıllarda kaleme aldığı bu makalelerinde Eco, kıyametçiler olarak tanımlanan kitle kültürüne tümüyle karşı çıkanlar ile bütünleşmişler olarak tanımlanan ve çoğu zaman farkında olmadan kitle kültürüne hizmet eden çağdaş entelektüellerin tezlerini karşılaştırıyor ve bunları kendine has ayrıntıcı tarzıyla tartışıyor.

Eco bunu yaparken de, çizgi romandan televizyona ve müziğe, popüler kültürün pek çok ürününden yararlanıyor.

  • Künye: Umberto Eco – Ertelenmiş Kıyamet, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Nora Kitap, kültür, 424 sayfa, 2020

Natalie Fenton – Yeni Medya Eski Haber (2020)

Medya, bugün kan kaybediyor ve bunun, demokrasi üzerinde trajik sonuçları oluyor.

Başka bir deyişle, medyanın geleceği ile demokrasinin geleceği arasında çok sıkı bir bağ vardır.

Natalie Fenton, yeni medya çağında haber gazeteciliğinin içinde bulunduğu krizi çok yönlü bir bakışla saptıyor ve bu krizin üstesinden gelmek için neler yapılabileceğini açıklıyor.

İnternet ve sosyal medyanın belirsiz ve sorumluluk taşımayan doğasının haberin içeriği ve sunumu üzerinde nasıl olumsuz etkiler yarattığını gözler önüne seren Fenton, haber gazeteciliğinin şimdi neden her zamankinden daha önemli olduğu konusunda okurunu yeniden düşünmeye davet ediyor.

İletişim, sosyal bilimler ve medya sektöründe çalışanlar için çok önemli bir kaynak.

  • Künye: Natalie Fenton – Yeni Medya Eski Haber: Dijital Çağda Gazetecilik ve Demokrasi, çeviren: Ahmet Faruk Çeçen, Serkan Bulut, Hülya Çeçen, Begüm Erginbay, Burcu Kaya Erdem, Taybe Topsakal ve Gizem Orçin, Doruk Yayınları, medya, 338 sayfa, 2020

 

Henry Jenkins – “Cesur Yeni Medya” (2016)

Yeni medya kültürünü şekillendiren koşulları ortaya koyan sağlam bir çalışma.

Yeni teknolojiler ve hayran kültürü, siyaset ve popüler kültür arasındaki ilişki, Youtube çağındaki dijital demokrasinin olumsuz yönleri ve yeni medyanın toplumsal, dini, eğitsel ve hukuki alandaki yansımaları, kitapta tartışılan kimi konular.

  • Künye: Henry Jenkins – “Cesur Yeni Medya”, çeviren: Nihan Yeğengil, İletişim Yayınları

A. Raşit Kaya – İktidar Yumağı (2016)

Medya-Sermaye-Devlet üçgeni ekseninde, medyanın günümüz dünyasındaki yerini, niteliğini, gelişme dinamikleriyle birlikte tarihsel bir perspektifle irdeleyen sağlam bir inceleme.

Kamu yayıncılığının dinamikleri, sermayenin medya dünyasına girme sebepleri ve editoryal bağımsızlığın önündeki temel engelleri daha iyi kavramak isteyenler için iyi bir fırsat.

  • Künye: A. Raşit Kaya – İktidar Yumağı, İmge Kitabevi

Kolektif – Toplumsal Cinsiyet ve Medya Temsilleri (2020)

Medyanın kurgulandığı dünyada erkekler, kadınlar, LGBTİ bireyler nasıl temsil ediliyor?

Bu güzel derleme, toplumsal cinsiyetlerin medyada temsil edilme biçimlerindeki açık sorunları farklı yönleriyle irdeleyerek bu soruya tatmin edici yanıtlar veriyor.

Medya bütün yaşamımızı etkiler, dolayısıyla medyadaki toplumsal cinsiyet temsilleri de bizlere nasıl bir erkek veya nasıl bir kadın olmamız gerektiğini de vaaz eder.

Medya bireylerin düşünceleri, davranışları ve değer yargılarının oluşumu, pekiştirilmesi ve bunların değişiminde de önemli roldedir.

İşte bu derleme de, medyanın etkileme gücünün toplumsal cinsiyet temsillerine ne gibi vurgular yaptığını izlemesiyle çok önemli.

Kitap, rekabetin hızla yayıldığı ve vahşileştiği medya ortamında var olan temsillerin çarpıklığını ve bunların statükoyu nasıl beslediğini ya da bazılarını nasıl ettiğini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Kolektif – Toplumsal Cinsiyet ve Medya Temsilleri, derleyen: Şahinde Yavuz, Heyamola Yayınları, medya, 344 sayfa, 2020

Kolektif – Yeni Gazetecilik (2020)

Bugünün post-endüstriyel, ağlaşmış haber ekosisteminde, içerik profesyonel gazeteciler kadar yurttaş gazeteciler ve robotlar tarafından da oluşturulur.

Peki, böylesi bir zamanda nitelik ve etik standartlardan ödün vermeden, gazeteciliği bu yönde dönüştürmek mümkün mü?

İşte bu şahane derleme, bu soruya tatmin edici yanıtlar veriyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar, bugün haberciliğin nasıl dönüştüğünü kapsamlı bir şekilde ortaya koydukları gibi, nitelikli haber içeriklerinin nasıl oluşturulacağı, dağıtılacağı ve sunulacağını; dijital, ağ tabanlı döneme uygun yeni habercilik yöntem ve tekniklerinin nasıl kullanılacağını; okuyucuların haber süreçlerine ve etkileşime nasıl dâhil edileceğini ve dijital ve mobil ortama uygun yeni yönetsel ve organizasyonel stratejilerin nasıl geliştirilebileceğini ortaya koyuyor.

Yeni gazetecilik uygulamalarıyla ilişkili kuramsal ve ampirik çalışmalar hakkında aydınlanmak isteyen okurların kaçırmak istemeyeceği bir çalışma.

Daha da güzeli kitap, buradan ücretsiz olarak da indirilebiliyor.

  • Künye: Kolektif – Yeni Gazetecilik: Mecralar, Deneyimler, Olanaklar, derleyen: Barış Çoban, Bora Ataman ve Özlem Erkmen, Kafka Kitap, medya, 402 sayfa, 2020

Marshall McLuhan – Yaradanımız Medya (2019)

İletişim kuramcısı Marshall McLuhan, internetin henüz icat edilmediği zamanlarda yaşasa da, yazılı ve görsel basının kitleleri manipüle etmede ne kadar mahir olabildiğine, televizyonun kitlelerin yeni afyonu haline geldiğine yakından tanıklık etti.

“Küresel köy” kavramıyla ilk “medya gurusu” olarak kabul edilen McLuhan, her kültür çağında bilginin kaydedilip aktarıldığı ortamın o kültürün karakterinin belirlenmesinde kesin bir rol oynadığını söyledi.

Bu görüşünü de o ünlü “Ortam mesajdır” deyişiyle özetledi.

McLuhan’ın ilk kez 1967 yılında yayımlanmış, bizde de yeni baskısıyla raflardaki yerini almış ‘Yaradanımız Medya’ adlı bu çalışması ise, medyanın ne denli güçlü bir aygıt olabileceğini, pek çok çarpıcı örnekten yola çıkarak gözler önüne seriyor.

İktidarların medya aracılığıyla propaganda yapmak ve rıza üretmek için trol orduları kurduğu günümüzde, özellikle okunması gereken bir çalışma.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Evrensel, tiranca bir gözetim, hem de ana rahminden mezara kadar gözetim altındayız.”

“Zamanımız neyin nerede başlayıp bittiğinin belirsizleştiği, eski kategorilerin geçersizleştiği – her şeyin yeniden incelenmesinin gerektiği bir zaman.”

“Bugünün gençliği, bugünün yaşam ortamını – yaşadığımız bu elektronik dramayı içgüdüsel bir şekilde anlayabiliyor. Bu drama, mitik ve derinlemesine yaşanan bir drama. Kuşaklar arasındaki bugünkü yoğun yabancılaşmanın nedeni de budur. Yaşadığımız günün savaşları, devrimleri, toplumsal ayaklanmaları da günümüzün elektronik enformasyon araçlarının arabirimleri, kumanda panelleri durumunda.”

“Herkesin herkesin yapıp ettiğiyle bu kadar uğraştığı, hepimizin bir toplumsal değişimin amelesine dönüştüğü günümüz dünyasına nasıl gelip dayandık? Bunu kim programladı? Bu ne iştir?”

“Yeni teknolojiden ‘evli evine, köylü köyüne’ demesini bekleyemeyiz. Artık, günün birinde dönecek yurdunuz, yuvanız kalmadı.”

  • Künye: Marshall McLuhan – Yaradanımız Medya, çeviren: Ünsal Oskay, Nora Kitap, medya, 160 sayfa, 2019

Flora Hajdarmataj Rizanaj – Yeni Medyada Gözetim ve Mahremiyetin Dönüşümü (2020)

Bugün bireysel gizliliğimizi, yani mahremiyetimizi yeteri kadar koruyup koruyamadığımız konusunda hepimiz kaygılıyız.

Nihayetinde teknolojinin dört bir taraftan ve gece gündüz demeden kuşattığı, buna mukabil eski mahremiyet anlayışlarının da yerle yeksan olduğu bir dünyada yaşıyoruz.

İşte Flora Hajdarmataj Rizanaj’ın bu değerli çalışması da, çağımıza özgü mahremiyet anlayışının dönüşümünü kayda alıyor ve gözetim kültürünün yeni medyada nasıl ve hangi biçimlerde yeniden üretildiğini ortaya koyuyor.

Kitap, bununla da yetinmeyerek gelecekte mahremiyetimizi bekleyen olası tehditler hakkında öngörülerde bulunuyor ve bunlara karşı nasıl bir strateji geliştirebileceğimizi tartışıyor.

  • Künye: Flora Hajdarmataj Rizanaj – Yeni Medyada Gözetim ve Mahremiyetin Dönüşümü, Gece Kitaplığı, medya, 226 sayfa, 2020

Kolektif – Eleştirel Medya Çalışmaları (2016)

Akademisyenler ve iletişim alanında çalışma yapan pek çok ismin kaleminden, medya alanında yaşananları eleştirel bir perspektifle analiz eden metinler.

Cumhuriyet gazetesinin Charlie Hebdo seçkisini yayımlamasıyla birlikte artan nefret söylemi, medyada rekabet ihlalleri, neoliberal politikaların medyaya etkileri ve daha fazlası, bu derlemede.

  • Künye: Kolektif – Eleştirel Medya Çalışmaları, editör: Meltem Bostancı, Anahtar Kitaplar