Saffet Murat Tura – Freud’dan Lacan’a Psikanaliz (2021)

Saffet Murat Tura’nın ilk olarak 1989 yılında yayımlanan bu çalışması, psikanaliz ve bunun iki dev ismi olan Freud ve Lacan konusunda bugün klasikleşmiş bir yapıttır.

Tura burada, psikanalizin serüvenini ustaca izlediği gibi, Freud, Lacan ve diğer büyük isimlerin psikanalize getirdiği katkıları da derinlemesine ele alıyor.

Kitapta bunun yanı sıra, psikanalitik teorinin kavramları, terapist ve hasta ilişkisi, Lacan’ın Avrupa düşüncesindeki yeri ve dilbilim ve yapısal antropoloji gibi ilgi çekici başka konular da tartışılıyor.

  • Künye: Saffet Murat Tura – Freud’dan Lacan’a Psikanaliz, Metis Yayınları, psikanaliz, 152 sayfa, 2021

Kolektif – Kadınlar Kadınları Analiz Ediyor (2021)

Kadın, kadının düşmanı değil, dermanıdır.

Bu derlemede bir araya gelen metinler de, kuramsal ve klinik psikanaliz ışığında kadının toplumsal sorunlarına ve ruhsal dünyasına daha yakından bakıyor.

Kitapta bir araya getirilen makaleler, kadın cinselliği, toplumsal cinsiyet, psikanalistin cinsiyeti ve bunun aktarımdaki rolü gibi konulara odaklanıyor.

Kitapta, toplumsal cinsiyet sorunlarıyla bağlantılı olarak kadınların maruz kaldığı aile içi şiddet, ensest ve cinsel taciz gibi sorunların yanı sıra, ruhsal düzlemde kadınsı cinsellik, annelik, kadınsı ve erkeksi, eşcinsellikler gibi konular ele alınıyor.

Kuramsal ve klinik psikanaliz düşüncesiyle toplumsal alanda yaşanan meseleler arasında bağlar kuran bu metinler, psikanaliz kavramlarının gelişmesine ve güncellenmesine büyük katkıda bulunacak türden.

Çalışma, İstanbul Psikanaliz Derneği ile Psike İstanbul’un 19-20 Ekim 2019 tarihlerinde Yapı Kredi Kültür Sanat’ta gerçekleştirdikleri Kadınlar ve Psikanaliz Komitesi (COWAP) konferansındaki sunumların bir derlemesini ve 18 Ekim 2019’da İstanbul Psikanaliz Derneği ile Psike İstanbul Uluslararası Psikanaliz Çalışmaları Örgütü (IPSO) komitelerinin ortaklaşa düzenledikleri COWAP IPSO etkinliğinde sunuların yazıların bir kısmını içeriyor.

  • Künye: Kolektif – Kadınlar Kadınları Analiz Ediyor, derleyen: Elda Abrevaya ve Melis Tanık Sivri, Yapı Kredi Yayınları, psikanaliz, 136 sayfa, 2021

Lorenzo Chiesa – Çiftleşmeden Bütünleşmeye (2021)

Lacan’ın “cinsel ilişki yoktur!” tezi üzerine çok iyi bir analiz.

Lorenzo Chiesa, Lacan’ın cinsel farkı bir eksiklik biçiminde savunma çabasını ve bunun felsefi gerçekçilik ve materyalizm üzerindeki etkilerini tartışıyor.

Lacan’a göre, sevdiğimiz için seks yaparız ancak bu sevgi aslında “Bir olma” arzusundan kaynaklanır.

Aşk, gerçek bir “bütünleşme” durumudur.

Cinsel ilişkiler de, bu imkânsızlığın üstesinden gelmeye çalışan ve fallik işlev olarak adlandırılan aşkın bir mantıkla sürdürülür.

Chiesa da, bu “Cinsel ilişki yoktur!” düsturunun Lacan adına deneysel ve tarihsel olarak psikanaliz tarafından sınırlandırıldığını ancak günlük yaşamlarımızda bu gerçeğin kendini kanıtladığını savunuyor.

Kitap ayrıca, Lacan’ın Tanrı ve mantık iddialarını da çok yönlü bir bakışla tartışmasıyla da dikkat çekiyor.

Bu yönüyle ‘Çiftleşmeden Bütünleşmeye’, hem Lacancı çalışmalara hem de çağdaş metafiziğe önemli katkılar sunmasıyla dikkat çekici.

  • Künye: Lorenzo Chiesa – Çiftleşmeden Bütünleşmeye: Lacan’ın Tanrı, Mantık ve Cinsellik İddiaları Üzerine, çeviren: Defne Yazıcıoğlu, Sola Unitas Yayınları, psikanaliz, 320 sayfa, 2019

Aaron Schuster – Haz Sorunu (2020)

 

İnsanoğlunun hazla ilişkisi tuhaf ve zahmetlidir.

Aaron Schuster, psikanalizde yoğun bir şekilde analiz edilen hazzı, aynı zamanda uzun zamandır tartışılmakta olan haz sorununu, Deleuze ve Lacan’ın perspektiflerinin sistematik ve karşılaştırılabilir bir analizini sunarak irdeliyor.

Güdüye, arzuya ve onların insanları hareket ettiren güçlerle tuhaf sarmal ilişkisine yani haz sorununa çok yönlü bir şekilde odaklanan Schuster’in çalışması, Deleuze ve Lacan’ın katkılarını ortaya koymakla yetinmiyor, aynı zamanda kurduğu ilgi çekici bağlantılarla da dikkat çekiyor.

‘Saf Yakınmanın Eleştirisi’nde Freud’un kurduğu nevroz teorisi, Spinoza’nın Tanrı’dan entelektüel yakınması, Deleuzecü büyük yakınma, yakınma felsefesi, “Karşılıklı uyumlu semptomlar” olarak bir aşk teorisi, hazzın kuramsal Heideggerci tezi ve 1920’lerin “ölüm güdüsü edebiyatı” söz konusu ilgi çekici konulardan birkaçı.

Kitabın önsözünün de Slavoj Žižek’in kaleminden çıktığını da belirtelim.

  • Künye: Aaron Schuster – Haz Sorunu: Deleuze ve Psikanaliz, çeviren: Cumhur Özkaya, Sander Yayınları, psikanaliz, 320 sayfa, 2020

Thomas H. Ogden – Yaratıcı Okumalar (2020)

Günümüzün en yaratıcı analitik düşünür ve yazarlarından olan Thomas Ogden, özgün bir bakışla, temel analitik çalışmaların yakından okumasını gerçekleştirerek özgün analitik fikirlere hayat veriyor.

Ogden burada, Sigmund Freud’un ‘Yas ve Melankoli’sinden Wilfred Bion’un klinik seminerlerine, Susan Isaacs’tan Donald Winnicott’ın ‘İlksel Duygusal Gelişimi’ne, W. R. D. Fairbairn’den Harold Searles’ün ‘Karşı Aktarımda Ödipal Aşk’ına pek çok eseri yeniden yorumluyor.

Yazar, ele aldığı her makalede yazarın bildiği ama bildiğinin farkında olmadığı hususları kaydederek tartışmayı sürdürüyor ve daha da önemlisi, bizim bu tarz metinleri aktif olarak anlamak ve buradaki fikirleri kendimize ait kılmak için söz konusu eserleri nasıl bir yöntemle okuyabileceğimizi de gösteriyor.

  • Künye: Thomas H. Ogden – Yaratıcı Okumalar: Ufuk Açan Analitik Eserler Üzerine Denemeler, çeviren: Elif Okan Gezmiş, Burçak Erdal, Aslı Erkan Gülcan Akırmak, Cansu Tosun ve Ülker Seren, Bağlam Yayınları, psikanaliz, 320 sayfa, 2020

Josh Cohen – Freud’u Nasıl Okumalıyız? (2020)

Sigmund Freud’un zengin ve bu yönüyle de karmaşık sistemini daha iyi kavramak için çok iyi bir giriş.

Josh Cohen burada, Freud’un bilinçdışı, nevrozlar, ölüm, kompleksler, sapkınlıklar, dil sürçmeleri ve cinsiyet gibi pek çok kavramını açıklığa kavuşturuyor.

Freud’un çalışmalarından kısa alıntılarla zenginleşen çalışma, psikanalitik düşüncenin özünü ortaya çıkarıyor.

Cohen’in kitabı, öncelikle Freud’un keskin bakışları altında iç yaşamın ne kadar zengin, karmaşık ve ilginç hale geldiğini göstermesiyle dikkat çekiyor.

Dolayısıyla çalışma, rüyalarımız, hatalarımız, şakalarımız, kısacası günlük yaşamlarımız üzerine bizi daha sıkı düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Josh Cohen – Freud’u Nasıl Okumalıyız?, çeviren: Ersun Çıplak, Runik Kitap, 120 sayfa, 2020

James Hollis – Yaşamın İkinci Yarısında Anlam Arayışı (2020)

Bazen bir başkasının hayatını yaşadığımızı, seçimlerimizi onun değerlerinin yönlendirdiğini dehşet içinde fark ederiz.

Psikanalist James Hollis, anlamlı bir hayat sürmek için bizi bakış açımızı kökten dönüştürmeye davet ediyor ve bunu nasıl yapabileceğimizi adım adım açıklıyor.

Ancak orta yaşla birlikte gerçekten kim olduğumuzu bulabileceğimizi belirten Hollis, özellikle bu yaşlarında büyük ikilemlerle karşı karşıya kalmış kişilerin geleceklerine nasıl yön verecekleri konusunda kimi önerilerde bulunuyor.

Yaptığı işi anlamsız bulan, evliliklerinde ve ilişkilerinde yabancılaşma yaşayan, hayatı anlamsız bulan, kısacası yaşamı, kendilerine danışılmaksızın yazılmış bir senaryo gibi yaşayan okurlara, yani aslında pek çoğumuza seslenen Hollis, zorluklarla baş etmemizi sağlayacak yeni bir bakış açısı sunuyor.

  • Künye: James Hollis – Yaşamın İkinci Yarısında Anlam Arayışı: Sonunda Gerçek Anlamda Nasıl Büyürüz?, çeviren: Kerime Dalyan, İletişim Yayınları, kişisel gelişim, 304 sayfa, 2020

Talat Parman – Ergenliğin Tutkusu (2020)

Ergenlik, bireye, ailesine, çevresine ve genelde topluma açık bir biçimde erişkin olmak için ayrılığı kabullenmenin zorunlu olduğunu gösterir.

Talat Parman’ın deyişiyle ergenlik sürecinde, ergenin ailesinin, çevresinin ve toplumun ortaya koyduğu tüm tepkiler, özünde bu çözülme yani ayrılık olgusuna tutkulu bir karşı çıkıştan ibarettir.

İşte bu kitap da, ergenlik dönemini tutku boyutunu merkeze alarak irdeleyen makaleler sunuyor.

Parman burada, ergenliğin mitlerini; öğrenmenin ruhsallıktaki yansımalarını; okulda öğretmen, veli ve öğrencilerin kendi aralarındaki ilişkilerde ortaya çıkanları ve ergenlikte cinsellik, cinselliğin yaşam boyu gelişimini çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

  • Künye: Talat Parman – Ergenliğin Tutkusu, Yapı Kredi Yayınları, psikanaliz, 136 sayfa, 2020

Talat Parman – Freud’un Makara Oyunu (2020)

Sigmund Freud, psikanalitik dürtü kuramını temelden sarsmış ‘Haz İlkesinin Ötesinde’ yapıtını, torunu Ernst’in bir buçuk yaşındayken oynadığı makara oyunundan esinlenerek yazmıştı.

1920’de yazılmış bu kitabıyla Freud, psikanalizde ikinci dürtü kuramını ortaya çıkarmış, aynı zamanda yineleme zorlantısı ve ölüm dürtüsü gibi kavramları psikanaliz kuramına dâhil etmişti.

Öte yandan bu kitap, kimilerine göre Freud’un en kişisel metnidir.

Zira kitabın yazılış süreci Freud için, kızının ani ölümü başta olmak üzere kayıplarla dolu olan bir dönemdi.

İşte Talat Parman da ‘Haz İlkesinin Ötesinde’nin yayımlanışının yüzüncü yılında, eseri yeniden tartışmaya açıyor.

Parman burada, kuramsal önermeleri tartışmak yerine ‘Haz İlkesinin Ötesinde’yi Freud’un özel yaşamıyla koşutluklar kurarak okuyor ve yorumluyor.

Parman bunu yaparken, Freud’un bir kuramcı, bir klinisyen ve bir bilimin kurucusu olmasının ötesinde aynı zamanda bir eş, bir baba ve bir dede, kısaca bir insan olarak da portresini çiziyor.

  • Künye: Talat Parman – Freud’un Makara Oyunu: “Haz İlkesinin Ötesinde” Metninin Çağrıştırdıkları, Yapı Kredi Yayınları, psikanaliz, 64 sayfa, 2020

Kolektif – Klinik Felsefe (2020)

‘Klinik Felsefe’, psikoterapi ile felsefe arasında köprüler kuran, alanında uzman isimlerin katkıda bulunduğu bir çalışma.

Aslında eski çağlarda felsefe, insanın ruhsal sağlığıyla da yakından ilgileniyordu.

Fakat ruh sağlığımız ile ilgili tasarruf hakkı Orta Çağda din adamlarına ve daha sonra da, özellikle 19. yüzyılın sonlarından itibaren de psikoloji ve psikoterapiye geçmeye başladı.

İşte bu derleme, psikoterapi ile felsefe arasındaki derin tarihsel bağı çok yönlü bir bakışla ortaya koyduğu gibi, bu bağın günümüzde insan ruhunun içinde bulunduğu bunalıma nasıl yanıt verebileceğini de tartışıyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar ise şöyle: Alper Hasanoğlu, Bergen Coşkun, Chryssi Sidiripoulu, Çiğdem Dürüşken, Halûk Sunat, Kemal Sayar, M. Bilgin Saydam, Özlem Bayoğlu, Kwm (Bill) Fuldord ve Giovanni Stangellini.

  • Künye: Kolektif – Klinik Felsefe, editör: Alper Hasanoğlu ve Özlem Bayoğlu, Pinhan Yayıncılık, felsefe, 184 sayfa, 2020