D. H. Lawrence – Psikanaliz ve Bilinçdışı (2020)

David Herbert Lawrence, cinsellik, bilinçdışı, evlilik, eğitim gibi alanlardaki döneminin ötesinde sayılabilecek aykırı, eleştirel fikirleri yüzünden hayatı boyunca sansürler ve yasaklarla uğraşmak zorunda kalmış yazarlardandı.

O’nun 1921 yılında yayımlanan bu kitabı da, psikanalize getirilen ilk eleştirilerden biri olmasıyla çok önemli.

Lawrence’ın çalışması, hem Freud’un “bilinçdışı” ve “ensest-güdü” mefhumlarına sıkı eleştiriler getiriyor hem de bunlara kimi alternatifler getirmeye çalışıyor.

Lawrence göre bilinçdışı, yaşamdan kovulmuş bir gölge değil, her tekil varlığın analiz edilemez ve tanımlanamaz eşsiz doğasıdır.

Dolayısıyla tüm çabamız da, kendi doğamızı tutkuyla gerçekleştirmektir.

Kitabın yayımlanışının üzerinden uzun yıllar geçse de, tezlerinin güçlü oluşuyla zamana meydan okuyor diyebiliriz.

  • Künye: D. H. Lawrence – Psikanaliz ve Bilinçdışı, çeviren: Nergis Tanç, Otonom Yayıncılık, psikanaliz, 80 sayfa, 2020

Kolektif – Çocuk ve Ergen Cinselliği (2020)

Psikanaliz açısından cinsellik, en erken bebeklik döneminden yetişkinliğe kadar bireyin geçirdiği tüm bedensel ve ruhsal dönüşümlerin merkezindedir.

Çocuk ve ergen psikiyatrisi alanında deneyimli yerli ve yabancı analistlerin makalelerini sunan bu derleme de, çocuk ve ergen cinselliği konusunda merak edilen pek çok konuyu aydınlatıyor.

Kitapta,

  • Freud’un cinsellik kuramının hem çocuk yetiştiren hem de psikanalitik çocuk çalışmasındaki önemi,
  • Dürtü ve içgüdü olarak cinsellik,
  • Çocuksu cinselliğin gelişiminde erişkinin rolü,
  • Psikanaliz ve cinsel kimlik,
  • Kız çocuğunda dürtü ve kadınsılık,
  • Ve ergenlik döneminde yeni cinsel kimlikler gibi, ilgi çekici konular yer alıyor.

Anne-babalar için bir Oedipus rehberiyle de zenginleşen kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Kerime Camadan, Nicole Minazio, Sezai Halifeoğlu, Talat Parman, Oğuzhan Nacak, Neslihan Zabcı, Alper Şahin, Jean Philippe Guéguen, François Richard, Şeyda Postacı, Ebru Baykoca ve Fiona Faraci.

  • Künye: Kolektif – Çocuk ve Ergen Cinselliği (Psikanaliz Defterleri 4, Çocuk ve Ergen Çalışmaları), Yapı Kredi Yayınları, psikanaliz, 132 sayfa, 2020

Didier Anzieu – Beckett (2020)

“Tanrı öldü, biliyoruz, ama gelmesini beklemeye devam ediyoruz.”

Psikanalize getirdiği otoanaliz ve deri-ben konusundaki özgün katkılarıyla bildiğimiz Didier Anzieu, Samuel Beckett’ın ‘Godot’yu Beklerken’ oyununu ilk izlediğini böyle düşünmüş.

Kendisinin Samuel Beckett üzerine kaleme aldığı eldeki kitap da, edebiyat, psikanaliz ve yaratıcılık üzerine derinlemesine bir sorgulamanın bir araya geldiği usta işi bir metin.

Kendini “tutkulu” bir Beckett okuru ve tedavi etmeye çalışan bir psikanalist olarak tanımlayan Anzieu, Beckett’ın henüz pek tanınmayan İrlandalı bir yazarken Londra’da gerçekleştirdiği bir psikanaliz tedavisinin seyrini takip ediyor.

Bu tedavinin seyrini ve girdiği çıkmazı ayrıntılı bir bakışla irdeleyen Anzieu, bu sürecin özelilkle Beckett’ın kişiliği ve edebi yaratıcılığında nasıl bir verimliliğe yol açtığını araştırıyor.

Anzieu’nün metni bir yönüyle de denemeden, klinik gözlemden, seyir defterinden ve biyografiden izler taşıyor.

Kitap, Beckett’ı ve onun dolayımıyla insan olarak sefaletimizi ele alıyor ve bunu da trajediyi mizahla birleştirerek yapmasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Didier Anzieu – Beckett, çeviren: Nesrin Demiryontan, Metis Yayınları, inceleme, 280 sayfa, 2020

Murat Önderman – Utanç (2020)

Utanç duymak, bireye ve topluma dair tam olarak neler söyler?

Murat Önderman’ın, utanç fenomenini öznel, sosyal, öznelerarası ve kolektif yönleriyle inceleyen dikkat çekici çalışması, yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Sosyoloji, siyasal teori, psikolojisi, felsefe ve psikanalitik sosyoloji gibi farklı disiplinlerden yararlanan Önderman’ın çalışması, utancı Türkiye’nin toplumsal ve kültürel yapısı bağlamında ayrıca okumasıyla da önemli.

Utancın toplumsal boyutundan bir toplumsal kontrol aracı olarak utanca, utanç mekanizmalarından utancın psişik boyutlarına pek çok konunun tartışıldığı kitap, sosyo-kültürel etmenlerin duyguları nasıl ürettiklerini ortaya koyuyor ve bununla da sınırlı kalmayarak utancın fenomenolojisiyle ilgili kimi saptamalarda bulunuyor.

  • Künye: Murat Önderman – Utanç: Sosyo-Kültürel Bir Fenomen, Vakıfbank Kültür Yayınları, kültür, 440 sayfa, 2020

Malcolm Bowie – Lacan (2020)

Jacques Lacan’ın temel kavramları ve felsefesi üzerine iyi bir çalışma arayanlar, bu kitabı muhakkak edinsin.

Malcolm Bowie, entelektüel bir şölen eşliğinde, Lacan’ın fikirlerini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Yirminci yüzyılın en etkili düşünürlerinden biri olan Lacan, özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Fransız psikanalizinin en özgün ve en çok tartışılan figürlerinden biri olarak ortaya çıktı.

1950’lerin Paris entelektüel dirilişinin yol göstericisi olarak Freud’un çalışmalarını, dil üzerine yapısalcı kuramlar temelinde yeniden yorumlamak için çalışmaya başlayan Lacan, bu çalışmalar ışığında, dil ve arzu arasındaki ilişkinin ayrıntılı ve sistematik bir analizini geliştirerek, dilsel ve toplumsal açıdan insan öznesine odaklandı.

Bowie’nin kitabı da, Lacan’ın düşüncesini açıklamakla kalmıyor, aynı zamanda onun yaşadığı dönemi ve etkilerini serimliyor; Lacan’ın geleneksel kuramla giriştiği ayrıntılı kavganın bir değerlendirmesini sunuyor.

Bugün de tartışılan bir entelektüel figür olarak Batı düşünce sahnesindeki ağırlığını koruyan Lacan üzerine yayınlanmış özellikli monografilerden biri.

  • Künye: Malcolm Bowie – Lacan, çeviren: Vahide Şener, Alfa Yayınları, psikanaliz, 252 sayfa, 2020

Gilles Deleuze – Anlamın Mantığı (2020)

‘Anlamın Mantığı’, bundan tam 51 yıl önce yayımlandığında büyük etki yaratmış, psikanaliz tartışmalarına çok özgün boyutlar getirmişti.

Gilles Deleuze, bizde yeni baskısı yapılan bu klasikleşmiş yapıtında, ağırlık merkezini yüzey mi derinlik mi tartışmasından yana koyuyor ve bunu da Lewis Carrol ve Antonin Artaud bağlamında yapıyor.

Düşünür burada,

  • Ölçülü şeylerle deli-oluş arasındaki Platoncu ayrım,
  • Cisimler ya da şey durumlarıyla cisimsiz sonuçlar ya da olaylar arasındaki Stoacı ayrım,
  • Nedensel ilişkinin ikiye bölünmesi,
  • Yalıtık olarak tekrar ortaya çıkma,
  • Dizisel biçim ve heterojen diziler,
  • Tekillikler ve olaylar,
  • Sıradan oyunların kuralları,
  • Paradoksal öğenin özellikleri,
  • Sağduyunun doğası ve paradoks,
  • Yemek-konuşmak ve şizofrenik dil,
  • Şizofreni ve yüzeyin çöküşü,
  • Dilin ilksel düzeni ve ikincil örgütlenmesi arasındaki ayrım,
  • Hakiki bir oluşumun koşulları,
  • Ben’in ve bireyleşme merkezinin olmadığı bir aşkınsal alan,
  • Anlam ve önerme,
  • Stoacılık ve Zen,
  • Dilin örgütlenmesi,
  • Yüzeyin kuruluşuyla ilişkisi içinde Oidipusçu girişim,
  • Fantazm ve olay,
  • Cinsellik ve dil,
  • Nevrotik aile romanı bağlamında psikanaliz ve edebiyat,
  • Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konuyu tartışıyor.

O zamanlar Lacan’ın öğrencisi olan Félix Guattari’yi de derinden etkilemiş bu yapıt, Deleuze’un özgün düşünce dünyasına yakından bakmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Gilles Deleuze – Anlamın Mantığı, çeviren: Hakan Yücefer, Norgunk Yayıncılık, felsefe, 371 sayfa, 2020

Bruno Bettelheim – Masallar Ne Anlatır? (2020)

Masalların, ilk okuyuşta farkına varmadığımız yan anlamları vardır.

Çünkü masallar tarihsel birer vesika oldukları gibi aslında hem bireyin hem de toplumun verili psikolojisine dair bize pek çok ipucu verir.

İşte önde gelen psikologlardan Bruno Bettelheim de, bu kapsamlı kitabında, masalların bize ne anlattığının, daha da önemlisi çocuk gelişimi üzerinde ne gibi etkilerde bulunduklarının izini sürüyor.

Bettelheim burada, “Masallardaki kötü kalpli üvey anne figürü neyi ya da kimi temsil ediyor?”, “Rapunzel’in kuleye kapatılmasının temelindeki etkenler nelerdir?”, “Külkedisi’nin ayakları neden bu kadar önemli?” gibi sorulara çarpıcı yanıtlar veriyor.

Peri masallarını bireyin gelişimi üzerinden psikanalitik yöntemle okuyan ‘Masallar Ne Anlatır?’, çocuk gelişimi konusunda olduğu kadar edebiyat incelemeleri alanında da çok önemli bir yapıt.

  • Künye: Bruno Bettelheim – Masallar Ne Anlatır?: Çocuk Gelişiminde Masalların Rolüne Psikanalitik Bir Bakış, çeviren: Sanem Erdem ve Begüm Berkman, Sfenks Kitap, psikanaliz, 358 sayfa, 2020

Nancy McWilliams – Psikanalitik Tanı (2020)

Nancy McWilliams kapsam zenginliği, sistematikliği, sentezciliği ve akıcı diliyle, kısa zamanda klasikleşmiş elimizdeki kitabında, psikanalitik bir terapistin danışanını değerlendirirken ne tür tanısal ölçütler/eksenler kullandığını ayrıntılarıyla ve kendi klinik deneyimiyle harmanlayarak sunuyor.

Şimdi oldukça yenilenmiş ikinci edisyonuyla yayımlanan ve iki bölüme ayırdığı kitabında, yazar ilk bölümde, kavramsal konulara odaklanıyor; ikinci bölümünde ise, karakter örgütlenmesi tiplerini kapsamlı bir bakışla irdeliyor.

Kitap, birkaç açıdan özellikle önemli:

İlki, McWilliams’ın bu kitabıyla psikanalitik tanının iki eksenli kavramsallaştırılması iyice olgunlaştı ve yerleşti.

O kadar ki dünyadaki resmi psikanaliz kurumlarının DSM hegemonyasına karşı daha yeni yayınladığı ansiklopedik ‘Psikodinamik Tanı Kriterleri’ kitabının güçlü bir öncülü sayılmalıdır ‘Psikanalitik Tanı’.

McWilliams’ın diğer önemli bir katkısı da iki eksen üzerine tanısal kategorileri tartışırken psikanalizin tarihsel öneme haiz dört temel ekolünün katkılarına ayrı ayrı yer vermesi.

Bu ekoller, klasik Freudçü psikanaliz, nesne ilişkileri, ego psikolojisi ve kendilik (self) psikolojisi ekolleridir.

McWilliams bu tarzıyla her bir ekolün teorik ve özellikle de klinik meselelere nasıl yaklaştığını, özgün katkılarının neler olduğunu ve dolaylı olarak da hangi alanları boş bıraktıklarını gösteriyor.

McWilliams’ın eserinin diğer bir önemli özelliği de bütün tanısal kategorileri ve kavramları akıcı ve görece kolay nüfuz edilebilir bir dil eşliğinde ve zengin klinik malzemeye/örneklere yer vererek aktarması.

McWilliams’ın ‘Psikanalitik Tanı’ kitabı yayınlandığı 1994 yılından beri psikanaliz alanında dünyada en çok kullanılan ders kitabı niteliğine sahip psikanalitik metinlerden oldu.

Nancy McWilliams, ABD Rutgers, State University of New Jersey’nin Uygulamalı ve Profesyonel Psikoloji Doktora Programı’nda öğretim üyesidir.

American Psychological Association’ın Psikanaliz Bölümü’nün başkanı ve Psychoanalytic Review’un eş-editörü olan McWilliams aynı zamanda Psychoanalytic Psychology’nin de yayın kurulundadır.

  • Künye: Nancy McWilliams – Psikanalitik Tanı, çeviren: Erkan Kalem, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, psikanaliz, 588 sayfa

Frantz Fanon – Yabancılaşma ve Özgürlük Üzerine Yazılar (2020)

 

‘Yabancılaşma ve Özgürlük Üzerine Yazılar’, devrimci psikiyatrist Frantz Fanon’un daha önce yayımlanmamış yazılarını bir araya getiriyor.

Kitap iki bölümden oluşuyor.

Kitabın ilk bölümünde yer alan psikiyatri yazılarında düşünür, sömürgeciliğin beraberinde getirdiği yabancılaşmayı ve bu yabancılaşmanın tetiklediği akıl hastalıklarını çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

Kitabın ikinci bölümünde yer alan siyaset yazılarında da Fanon, bizzat katıldığı Cezayir Bağımsızlık Savaşı’nda tanık olduklarını, savaşın seyrini ve devrimci mücadelenin dönüm noktalarını değerlendiriyor.

Bir isim diziniyle de zenginleşen çalışmada ele alının kimi konular ise şöyle:

  • Müslüman erkeklerde sosyal terapi,
  • Cezayir’de ruhsal destek,
  • Etnopsikiyatri,
  • Kuzey Afrika’da itiraf tavırları,
  • Mağribi Müslümanın delilik karşısındaki tutumu,
  • Müslüman kadınlarda algı ve hayal gücü,
  • Psikiyatri ortamında ajitasyon olgusu,
  • Toplum-psikiyatri buluşması,
  • Cezayir’in bağımsızlığı mücadelesi,
  • Cezayir ve Fransa krizi,
  • Cezayir’de demokratik devrim,
  • Cezayirlinin devrimci bilinci,
  • Sömürgeci aşırılıkçıların yarattığı tahribat,
  • Batı dünyası ve Fransa’da faşist deneyim,
  • Antiemperyalist hareketin gelişimi,
  • Afrika ülkelerinin dayanışması…

Künye: Frantz Fanon – Yabancılaşma ve Özgürlük Üzerine Yazılar, derleyen: Jean Khalfa ve Robert J. C. Young, çeviren: Kahraman Çayırlı, Sel Yayıncılık, felsefe, 357 sayfa, 2020

Mariano Sigman – Zihnin Gizli Yaşamı (2020)

Bilim bizi bilinmeyen yerlere götüren bir pusuladır.

Bu kitabın yazarı Mariano Sigman da, son bilimsel gelişmelerin ışığında bizi algıyı, aklı, rüyaları, duyguları ve dili kodlayan sayısız nörondan oluşan insan beyninin en içteki parçalarına doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

Kendimizi daha derinlemesine anlayabilmek için zihnimizi keşfetmemizin elzem olduğunu düşünen Sigman, yaşamımızın ilk günleri boyunca nasıl düşünce oluşturduğumuzu, temel kararlarımızı nasıl şekillendirdiğimizi, nasıl rüya görüp nasıl hayal kurduğumuzu, niçin belli duygular hissettiğimizi, beynin nasıl dönüştüğünü ve onunla birlikte bizim nasıl değiştiğimizi ortaya koyuyor.

Psikoloji ve nörolojinin iyi bir bireşimi olan çalışma, anlaşılabilir üslubuyla da konuya ilgi duyan her seviyeden okura hitap ediyor.

  • Künye: Mariano Sigman – Zihnin Gizli Yaşamı: Beyniniz Nasıl Düşünür, Hisseder ve Karar Verir, çeviren: Nur Küçük, Aylak Kitap, bilim, 288 sayfa, 2020