Steven Pinker – Dil İçgüdüsü (2018)

Dil, uygarlık tarihinin en belirleyici unsurudur.

Başka bir deyişle dil olmadan, medeniyetten bahsedemeyiz.

Harvard’ta dil ve zihin uzmanı olarak çalışan Steven Pinker’ın bu ödüllü çalışması, dilin ortaya çıkışının zihinsel dinamiklerini ayrıntılı bir şekilde ortaya koymasıyla, bu alanda okunabilecek en yetkin çalışmalardan.

Kitapta,

  • Dilin nasıl işlediği,
  • Çocukların dili öğrenme süreçleri,
  • Dilin değişim dinamikleri,
  • Beynin dili hesaplama yöntemleri,
  • Evrimsel sürecin dil ve zihnin gelişimi üzerindeki etkileri,
  • Bir insani içgüdü olarak dilin rolü,
  • Ve bunun gibi pek çok konu aydınlatılıyor.

Kitap, dilin gelişimi hakkındaki güncel araştırmalar ile Noam Chomsky gibi dilbilimcilerin fikirlerini içermesiyle de çok önemli.

  • Künye: Steven Pinker – Dil İçgüdüsü: Zihin Dili Nasıl Meydana Getirir, çeviren: Feray İlgün, Bilge Kültür Sanat Yayınları, dilbilim, 544 sayfa, 2018

Somaly Mam – Yitik Masumiyet (2009)

Somaly Mam ‘Yitik Masumiyet’te, bir seks kölesi olarak çalıştırılmak zorunda bırakılmanın dehşetini anlatıyor.

“1986’da fahişe olarak bir geneleve satıldığımda, aşağı yukarı on altı yaşındaydım. Günümüzde Kamboçya’da çok daha küçük fahişeler var.” diyen Mam, bekâreti büyük babası tarafından borcuna karşılık, Çinli bir tüccara peşkeş çekildiğinde on iki yaşındaymış.

Yaşadıkları bununla da bitmeyen Mam, hiç tanımadığı bir adamla zorla evlendirilecek ve on altı yaşında da geneleve satılacaktır.

Mam’ın, başka kadınların ve çocukların kendi çektiği acıları çekmemesi için kaleme aldığı romanı, şiddete, tecavüze maruz kalmış bir kadının yaşadığı büyük acıları, okurlarla paylaşıyor.

  • Künye: Somaly Mam – Yitik Masumiyet, çeviren: Ezgi Yağ, Bilge Kültür Sanat Yayınları, roman, 168 sayfa

Barbara Kingsolver, Camille Kingsolver ve Steven L. Hopp – Hayvan, Sebze, Mucize (2009)

Barbara Kingsolver ‘Hayvan, Sebze, Mucize’de, ailesiyle beraber bir yıl boyunca kendi yiyeceklerini nasıl ürettiklerini anlatıyor.

Arizona’daki evlerini terk ederek Güney Appalachia’daki çiftliklerine taşınan aile, yeni yerlerinde endüstriyel gıdalarla değil, sadece çevrelerinde yetişebilen ya da kendilerinin yetiştirdiği yiyeceklerle hayatlarını sürdürmüş.

Bu deneyim “Artık tabağımızdakilerin nereden geldiğini biliyoruz.” diyen Kingsolver ve ailesi için, toprak, tohumlar ve bunları birbirine karıştırma, yiyeceklerin nasıl yetiştiği gibi konularda gerekli bilgileri edindikleri öğretici bir süreci beraberinde getirmiş.

  • Künye: Barbara Kingsolver, Camille Kingsolver ve Steven L. Hopp – Hayvan, Sebze, Mucize, çeviren: Seda Çıngay Mellor, Bilge Kültür Sanat, günlük, 415 sayfa

Sara Young – Düşmanımın Beşiği (2009)

Sara Young ‘Düşmanımın Beşiği’nde, Nazilerin Lebensborn kampında tutulan genç bir yarı Yahudi kadının hikâyesini anlatıyor.

Polonyalı Cyrla, Naziler tarafından Ari ırktan kuşaklar yaratmak amacıyla, karnındaki çocukla Lebensborn’a kapatılır.

Bebekleri, Naziler tarafından alınıp götürülen kadınların kaldığı bu kamp, Cyrla’nın yaşamının en hazin duraklarından biri olacaktır.

Cyrla’nın büyük trajedisi, Naziler tarafından “Yaşam Pınarı” olarak adlandırılan bu kampta, çocuğunun bir gün kendisinden koparılıp alınacağını bilerek yaşamak zorunda kalmasıdır.

Young, gideceği, saklanacağı güvenli bir yeri olmayan Cyrla’nın hikâyesini, tarihin karanlık kuyusundan çıkarıyor.

  • Künye: Sara Young – Düşmanımın Beşiği, çeviren: Füsun Talay, Bilge Kültür Sanat Yayınları, roman, 366 sayfa

Orhan Yılmaz – Türkiye’nin İlk Komünistlerinden Zileli Halil Yalçınkaya (2008)

Orhan Yılmaz günün birinde, yaşadığı köyde bir zamanlar Zileli Halil isminde bir komünist bulunduğunu öğrenir.

Yılmaz’ın, uzun bir araştırmanın sonucunda kaleme aldığı bu ilginç ismin hikâyesi, hem bir biyografi hem de bir sosyal tarih çalışması özelliklerini barındırıyor.

Mihri Belli ve Rasih Nuri İleri’nin önsözlerini kaleme aldıkları kitapta, bu iki ismin yanı sıra, Nail Çakırhan, Sevim Belli, Vedat Türkali ve Hasan İzzettin Dinamo gibi isimlerin Zileli Halil’e dair anıları yer alıyor.

TKP’nin ilk çekirdek kadrolarına katılan Zileli Halil’in hapisler, işkenceler ve sürgünlerle örülü hayatı, tanıklıklarla okura sunuluyor.

  • Künye: Orhan Yılmaz – Türkiye’nin İlk Komünistlerinden Zileli Halil Yalçınkaya, Bilge Kültür Sanat Yayınları, biyografi, 192 sayfa

Ali Budak – Batılılaşma ve Türk Edebiyatı (2008)

Ali Budak ‘Batılılaşma ve Türk Edebiyatı’nda, Osmanlı’nın Lale Devri’nden Tanzimat’a uzanan Batılılaşma hareketleri içinde edebiyatın rolünü irdeliyor.

Budak, üç bölümden oluşan kitabının ‘Uyanış’ başlıklı ilk bölümünde, matbaanın kurulma süreci gibi Batı’ya doğru atılan ilk adımları inceliyor ve bu aşamada yapılan ilk çeviri faaliyetlerini anlatıyor.

Kitabın ‘Yenileşme’ başlıklı ikinci bölümünde Fransız İhtilali’nin, Fransız Elçiliği’nde çıkarılan bültenler yoluyla Osmanlı toplumunu nasıl etkilediği işleniyor.

Kitabın ‘Batılılaşma’ başlıklı son bölümünde de, Batı düşüncesinin Osmanlı topraklarına girişinden sonra, edebiyat alanında yaşanan dönüşümler inceleniyor.

  • Künye: Ali Budak – Batılılaşma ve Türk Edebiyatı, Bilge Kültür Sanat Yayınları, inceleme, 616 sayfa

Ömürkul Karayev – Türkler ve Kağanlıkları (2008)

‘Türkler ve Kağanlıkları’nın yazarı Ömürkul Karayev, Kırgız tarihi konusundaki çalışmalarının yanı sıra, asıl uzmanlığını Karahanlı tarihinde yapmış bir isim olarak bilinir.

Karayev’in ‘Türkler ve Kağanlıkları’ isimli bu çalışması ise, Türkler ve kurdukları devletlere odaklanıyor.

Beş bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde eski Türkler ve Kırgızlar, ikinci bölümünde 6.-8. yüzyıllarda Yenisey Kırgızları anlatılıyor.

Kitabının üçünçü bölümünü Karluk Kağanlığı’na ayıran Karayev, ardından Karahanlı Kağanlığı’nı ve son olarak Moğol İstilası’nı inceliyor.

Karayev’in ölümünden iki yıl önce tamamladığı kitabının diğer bir özelliği de, ele aldığı konuya dair birçok tartışmaya açıklık getirmiş olması.

Karayev isminin, SSCB döneminde önemli araştırmalara imza atan Baskakov, Kononov, Potapov, Hudyakov ve Klyaştorniy gibi akademisyenlerle birlikte anıldığını hatırlatalım.

  • Künye: Ömürkul Karayev – Türkler ve Kağanlıkları, çeviren: Mustafa Kalkan, Bilge Kültür Sanat Yayınları, tarih, 277 sayfa

Rabindranath Tagore – Gora (2008)

Rabindranath Tagore’un, Nobel edebiyat ödülü kazanan ve canlı gözlemleriyle öne çıkan ‘Gora’sı, bir gencin Büyük Hindistan için mücadele edişini hikâye ediyor.

Hindu dininin geleneklerine bağlı genç Gora, bir yandan Bengal Hindistan’ındaki İngiliz emperyalizmiyle mücadele ederken, öte yandan da kadının maruz kaldığı baskılar üzerinden, içinde bulunduğu kültürün baskıcı yönleriyle de hesaplaşır.

Gora böylece, İngiliz emperyalizminin nasıl sona erdirilebileceğine kafa yorarken, bir kadına âşık olmasının ertesinde de, törelerin baskısı altındaki kadınların sosyal hayatta yasaklı oldukları gerçeğini de sorgulayacaktır.

Tagore, Gora’nın diğer karakterlerle ilişkileri üzerinden, o dönem Hindistan’daki İngiliz taraftarları ile bağımsızlık taraftarlarını ve gelenekleri sorgulamadan itaat edenlerle daha modern bir hayatı talep edenleri karşı karşıya getiriyor.

  • Künye: Rabindranath Tagore – Gora, çeviren: Murat Sirkecioğlu, Bilge Kültür Sanat Yayınları, roman, 557 sayfa

Naki Tezel – Türk Masalları (2008)

Naki Tezel’in Türk Kültürü Kaynak Eserleri dizisi için hazırladığı ‘Türk Masalları’nda, 54 Türk masalı yer alıyor.

Tezel’in halk bilim alanındaki çalışmaları düşünüldüğünde, bu kitap için bir araya getirilen masalların da ne denli önemli olduğu anlaşılıyor.

Zira önemli çalışmalarının yanı sıra Tezel, 1933-1958 yılları arasında başta İstanbul ve Ankara olmak üzere, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde sabırla yüzlerce masal derlemişti.

İşte bilinenler kadar, bilinmeyen masalların da yer aldığı kitabın kökeni, bu derleme çalışmalarına dayanıyor.

Kitapta, Tezel’in halk masallarına odaklandığı açıklayıcı bir giriş yazısının da bulunduğunu belirtelim.

  • Künye: Naki Tezel – Türk Masalları, resimleyen: Mustafa Delioğlu, Bilge Kültür Sanat Yayınları, folklor, 527 sayfa

Stuart Woods – Baş Belası (2008)

Stuart Woods, en çok, yarattığı Stone Barrington ve Holly Barker karakterleriyle ünlenen bir yazar.

Yazarın ‘Baş Belası’ isimli bu romanı da, bu iki karakterden ilkinin, mafya babası Carmine Dattila ile yaşadığı gerilimi hikâye ediyor.

Avukat Stone Barrington, müvekkili Herbie Fisher’in isteğiyle Carmine Dattila’ya dava açar.

Fakat Hun Dattila lakabıyla anılan bu isim, bölgenin en korkulan mafya babalarından biridir.

Roman, Dattila’nın adamları tarafından takip edilen avukatın, bir de kadın zaafı yüzünden başına açtığı türlü çeşitli belaları anlatıyor.

  • Künye: Stuart Woods – Baş Belası, çeviren: Dilek Kılınç, Bilge Kültür Sanat Yayınları, roman, 279 sayfa