Nicolas Bouvier — Dünyanın Halleri (2025)

Nicolas Bouvier’in bu kitabı, bir seyahat anlatısından çok, yolculuğu bir düşünme ve varoluş biçimi olarak ele alan edebî bir metindir. 1950’lerin başında iki genç sanatçının Avrupa’dan Asya’ya uzanan yolculuğunu anlatan kitap, gezilen yerlerden çok, yolun insan üzerindeki dönüştürücü etkisine odaklanıyor.

‘Dünyanın Halleri’ (‘L’Usage du monde’), 1953 yazında arkadaşı Thierry Vernet ile küçücük bir Fiat Topolino’yla İsviçre’den yola çıkıp Balkanlar, Türkiye, İran, Afganistan ve Hindistan’a uzanan uzun ve zorlu bir rotayı izliyor. Ancak anlatı, egzotik mekân betimlemeleriyle sınırlı kalmıyor; yoksulluk, hastalık, bekleyiş ve belirsizlik gibi deneyimler yolculuğun asli parçaları olarak ele alınıyor. Bouvier’in dili, yolculuğu tüketilecek bir deneyim değil, insanı sadeleştiren ve sınayan bir süreç olarak kuruyor.

Kitapta karşılaşılan insanlar, diller ve gündelik hayat sahneleri, Batı merkezli bakıştan uzak, dikkatli ve alçakgönüllü bir gözle aktarılıyor. Vernet’nin çizimleri ve yol arkadaşlığı, anlatıya görsel ve düşünsel bir derinlik katıyor. Yolculuk, bir ilerleme fikrinden çok, yavaşlama, uyum sağlama ve dünyayla eşitlenme pratiği olarak sunuluyor.

‘Dünyanın Halleri’, seyahati fetih ya da keşif değil, karşılaşma ve dönüşüm olarak ele alan klasik bir metin olarak kabul ediliyor. Kitap, dünyanın “kullanılacak” bir nesne değil, insanı biçimlendiren bir ilişki alanı olduğunu hatırlatarak, modern gezginliğin ve hız kültürünün karşısına dingin, dikkatli ve etik bir yolculuk anlayışı koyuyor.

Nicolas Bouvier — Dünyanın Halleri
Çeviren: Ali Karabayram ● Epona Yayınları
Gezi edebiyatı ● 494 sayfa ● 2025

Turan Farajova – İstanbul Apartmanları: Beyoğlu (2025)

Turan Farajova’nın ‘İstanbul Apartmanları: Beyoğlu’ adlı kitabı, Beyoğlu’nu yalnızca mimari bir alan olarak değil, çok katmanlı bir yaşam sahnesi olarak ele alan kapsamlı bir anlatı sunuyor. İstanbul’un ilk apartmanlarının yükseldiği, modern belediyeciliğin temellerinin atıldığı bu semt, kitapta sokak sokak, bina bina izlenerek tarihsel bir hafıza mekânına dönüştürülüyor.

Farajova, 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başında Beyoğlu’nda yaşayan ailelerin gündelik hayatlarını, apartmanların duvarları arasına sinmiş anılar üzerinden görünür kılıyor. Kitap, yalnızca yapıları tanıtmakla yetinmiyor; bu yapılarda yaşayan insanların sevinçlerini, kayıplarını ve dönüşen hayatlarını da anlatının merkezine alıyor. Böylece apartmanlar, taş ve tuğladan ibaret yapılar olmaktan çıkıp yaşayan tanıklara dönüşüyor.

Eserde Büyük Beyoğlu Yangını, İstanbul’un işgal yıllarında semtte yaşananlar ve Levanten toplulukların kente kattıkları kültürel miras önemli bir yer tutuyor. Aynı zamanda İstanbul siluetine damga vurmuş mimarların hayat hikâyeleri ve apartmanlaşmanın ortaya çıkışı, Beyoğlu’nun modernleşme süreciyle birlikte ele alınıyor. Bu bağlamda kitap, mimarlık tarihini toplumsal ve kültürel tarihle iç içe okuyan bir perspektif sunuyor.

Yüzü aşkın bina ve Beyoğlu’nun öne çıkan bölgeleri üzerinden ilerleyen ‘İstanbul Apartmanları: Beyoğlu’, okuru bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Kimi zaman hüzünlü, kimi zaman nostaljik bu hikâyeler, Beyoğlu’na bakışı derinleştiriyor; semti yalnızca bir eğlence ve geçiş alanı değil, zengin bir hafıza ve yaşam coğrafyası olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Turan Farajova – İstanbul Apartmanları: Beyoğlu, Epona Yayınları, mimari, 288 sayfa, 2025

Jon Patrick Hatcher, Christopher Willard – Belirsizlikler Dünyasında Kaygı ile Başa Çıkma Rehberi (2024)

Jon Patrick Hatcher ve Christopher Willard’ın bu kitabı, belirsizlikle dolu modern dünyada kaygıyla başa çıkmak için pratik ve uygulanabilir stratejiler sunuyor.

Kitap, kaygıyı anlamak ve yönetmek için “hileler” olarak adlandırılan kısa, özlü ve etkili teknikler sunarak okuyuculara yardımcı olmayı hedefliyor.

Kitap, kaygının ne olduğunu, nasıl çalıştığını ve zihni ve bedeni nasıl etkilediğini açıklayarak başlıyor.

Bu temel bilgiler, okuyucuların kaygılarını daha iyi anlamalarına ve yönetmelerine yardımcı oluyor.

Kitap, kaygıyla başa çıkmak için çeşitli pratik teknikler sunuyor.

Bu teknikler arasında nefes egzersizleri, farkındalık uygulamaları, bilişsel yeniden yapılandırma teknikleri ve davranışsal deneyler yer alıyor.

Her “hile” kısa ve özlü bir şekilde açıklanıyor ve okuyucuların bunları kolayca uygulamasına olanak tanıyor.

Kitap, modern dünyanın belirsizliklerle dolu olduğunu ve bu belirsizliğin kaygıyı tetikleyebileceğini kabul ediyor.

Bu nedenle, belirsizlikle başa çıkmak için özel stratejiler sunuyor.

Kitap, yazarların kendi kişisel deneyimlerinden ve klinik uygulamalarından örnekler içeriyor.

Bu örnekler, okuyucuların yazarlarla bağ kurmasına ve kaygıyla ilgili deneyimlerinde yalnız olmadıklarını anlamalarına yardımcı oluyor.

Mizah kullanımı da kitabın okunabilirliğini artırıyor ve kaygı konusunu daha hafif bir dille ele almayı sağlıyor.

Kısacası bu kitap, belirsiz bir dünyada kaygıyla başa çıkmak için pratik ve etkili stratejiler sunan kısa ve özlü bir rehberdir.

Kitap, kaygıyı anlamak, yönetmek ve belirsizlikle başa çıkmak için çeşitli “hileler” sunarak okuyuculara yardımcı olmayı hedefliyor.

Mizah ve kişisel hikâyelerin kullanımı, kitabın okunabilirliğini ve etkisini artırıyor.

  • Künye: Jon Patrick Hatcher, Christopher Willard – Belirsizlikler Dünyasında Kaygı ile Başa Çıkma Rehberi, çeviren: Zeynep Keklik, Epona Yayınları, 350 sayfa, psikoloji, 2024

 

Alfie Bown – Keyif Almak (2023)

Dijital kültür ve psikanaliz üzerine birçok kitabın yazarı olan Alfie Bown, tam anlamıyla bir şen bilimci.

‘Keyif Almak: Candy Crush ve Kapitalizm’, bizi harekete geçiren temel parçamız olan keyif üzerine Pierre Bourdieu, Guattari, Žižek ve Benjamin gibi isimlerle eğlenceli tartışmalara girerken derinlikli çözümlemeler sunarak, kapitalizm ve onun aygıtlarıyla alay ediyor.

Tabii ki öncesinde bizimle. Bown neşesiyle keyif almak üzerine olan bütün düşüncelerimizi yerinden sarsacak güce sahip.

‘Keyif Almak’, Eleştirel Teori’den Candy Crush’a, Gangnam Style’dan Game of Thrones’a ve Football Manager’dan Hieronymus Bosch’a, hepsini bir dizi psikanalitik vaka olarak ele alıyor.

Manchester Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı dersleri vermenin yanı sıra eleştirel teori ve komedi üzerine yazan Guardian’ın da silahşörlerinden Bown, modern kapitalizmin özneleri olarak, keyfimizi kendimiz değil keyfimizin bizi seçtiğini bağıra çağıra anlatıyor.

Birer özne olarak inşa edilmemizde kilit rol oynadığını göstermek üzere Lacan’ın fikirlerinden ilham alarak bizi keyif üzerine yeniden düşündürtüyor, ‘Keyif almak: Candy Crush ve Kapitalizm’de.

Keyfinizin hangi ideolojik amaca hizmet ettiğini veya Deleuze okumanızın Candy Crush oynamaktan ne farkı olduğunu merak ediyorsanız bu kitaptan keyif alacaksınız.

  • Künye: Alfie Bown – Keyif Almak: Candy Crush ve Kapitalizm, çeviren: Emine Ayhan, Epona Yayınları, inceleme, 119 sayfa, 2023