Georgi P. Kostandov – İstanbullu Bulgarlar ve Eski İstanbul (2018)

İstanbul doğumlu bir Bulgar olan Georgi Kostandov’un bu kitabı, İstanbul’un yakın tarihini ait olduğu cemaatin penceresinden okumasıyla çok değerli.

Bilindiği gibi Bulgarların, Osmanlı İstanbul’unda yoğun ve etkili bir nüfusu vardı.

Bunun yanı sıra, kalabalık bir kesim oluşturan Bulgar cemaatinin dönemin sosyo-politik gelişmelerinde oldukça etkili oldukları da biliniyor.

Kostandov’un uzun araştırmalarının ürünü olan bu kitap da, yalnızca bu özgün cemaatin dünyasına daha yakından bakmakla yetinmiyor, aynı zamanda eski İstanbul’un iyi bir fotoğrafını da çekiyor.

Kostandov, Bulgar cemaatinin sosyal ve kültürel durumunu, Bulgar Ortodoks Kilisesi’nin bağımsız bir yapıyla kuruluşunu ve Bulgar cemaatinin ülke siyaseti içindeki yerini saptıyor.

Yazar kitabının ikinci bölümünde ise, okurunu İstanbul’un semtlerinde 1950’li yıllardan 2000’li yıllara uzanan bir yolculuğa çıkarıyor.

Bu bölümde, şehrin tarihi dokusu ve eski yerleşim yerleri, İstanbul’da Bulgar sütçüler ve muhallebiciler, şehirdeki bayram ziyaretleri ve kutlamaları, şehrin sayfiye yerleri, boğaz gezileri, İstanbul’un sahilleri ve plajları, 6-7 Eylül’de yaşananlar ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konu yer alıyor.

  • Künye: Georgi P. Kostandov – İstanbullu Bulgarlar ve Eski İstanbul, Kronik Kitap, tarih, 416 sayfa

Simeon Trayçev Radev – Galatasaray Mekteb-i Sultanisi (2018)

Galatasaray Lisesi, eski adıyla Mekteb-i Sultani, Osmanlı’dan bugüne Türkiye’nin çağdaş eğitim geleneğinin en önemli taşıyıcılarından biri olageldi.

Simeon Trayçev Radev’in anılarından oluşan bu kitabı ise, hem bu önemli okulun tarihi hem dönemin atmosferi ve hem de Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde yaşananlar hakkında harika bir kaynak.

On dokuzuncu yüzyıl boyunca İstanbul ve çevresinde cemaat oluşturan, Radev’in de üyesi olduğu Osmanlı tebaası Bulgarların tarihini anlatarak açılan kitap, bağımsız Bulgar Kilisesi’nin kuruluşu ve

İstanbul’a gönderilen Bulgar gençlerinin eğitimlerine yönelik çalışmalarla ilerliyor.

Kitabın devamında ise,

  • Galatasaray Lisesi’nde nasıl bir eğitim verildiği,
  • Mektebin hocalarının kimlerden oluştuğu,
  • Okulun uluslararası bir okul olmayı başarmasının altındaki etkenler,
  • Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet’e Galatasaray Lisesi eğitim ve öğretiminde değişiklikler olup olmadığı,
  • Ve lisede nehari (gündüzlüler) ve leyli (yatılılar) öğrenciler arasındaki farkların neler olduğu gibi konular ele alınıyor.

Kitap bu ve benzeri konuları aydınlatırken, dönemin İstiklal Caddesi’ndeki, Cadde-i Kebir’deki yaşam hakkında zengin bir fotoğraf da çekiyor.

  • Künye: Simeon Trayçev Radev – Galatasaray Mekteb-i Sultanisi: Resneli Bulgar Bir Talebenin Hatıraları, 1879-1898, açıklama, çeviri ve notlar: Georgi P. Kostandov, Kronik Kitap, anı, 160 sayfa, 2018