Bernard Lewis – Hata Neredeydi? (2020)

Avrupa nasıl oldu da silah teknolojisinde, sanayi ve ticarette, yönetimde, eğitimde ve kültürel hegemonyada İslam dünyasının önüne geçti?

Ortadoğu araştırmaları alanının önde gelen isimlerinden olan Bernard Lewis, yeni bir çeviriyle raflardaki yerini alan bu enfes çalışmasında, 18 ile 20. yüzyıllar arasında Batı ve Ortadoğu kültürleri arasındaki farklılıkları merkeze alarak bu soruya çarpıcı yanıtlar veriyor.

İki kültür arasındaki uçurumu Hıristiyanlık ve İslam, müzik ve sanat, kadınların konumu, laiklik ve sivil toplum, saat ve takvim gibi farklı yönleriyle irdeleyen Lewis, yüzyıllar boyunca hem askerî ve ekonomik anlamda hem de uygarlık sanatları ve bilim gibi alanlarda öncü olan İslam dünyasının, nasıl olup da aynı yüzyıllarda “barbar” ve “dinsiz” olduğu iddia edilen Hıristiyan Avrupa’nın gerisinde kaldığını çok yönlü bir şekilde irdeliyor.

Kitap, Doğu’nun Batı tarafından nasıl alt edildiğinin, gölgede bırakıldığının ve tahakküm altına alındığının hikâyesi olarak muhakkak okunmalı.

  • Künye: Bernard Lewis – Hata Neredeydi?: Doğu’nun 300 Yıldır Cevabını Aradığı Soru, çeviren: M. Murtaza Özeren, Kronik Kitap, tarih, 192 sayfa, 2020

Ian Heath, Keith Durham, Mark Harrison ve Rene Chartrand – Vikingler (2020)

 

Türkiye’de de son zamanlarda, özellikle de Vikingler adlı dizi vesilesiyle, gittikleri her yeri kasıp kavuran bu halk hakkında büyük merak uyandı.

İşte barındırdığı pek çok renkli illüstrasyonla da dikkat çeken bu çalışma da, Norveç’ten İrlanda ve Kuzey Amerika’ya kadar uzanmış Vikingler hakkında merak edilen hemen her şeyi anlatıyor.

Vikingler, tarihin acımasız akıncıları olarak bilinir.

Müthiş teknik ve denizcilik becerilerine sahiplerdi ve 250 yıl boyunca Avrupa kıyılarını yağmalamış, adeta kasıp kavurmuşlardı.

Kitap, hep söylendiğinin aksine, Vikinglerin acımasız ganimet avcılarından daha fazlası olduğunu, örneğin iyi kâşif ve yerleşimci olduklarını gözler önüne sermesiyle de önemli.

Kâşif yönleri o kadar güçlüdür ki, Kristof Kolomb’dan neredeyse 500 yıl önce Kuzey Amerika’ya çıkmışlardı.

Kitapta, savaşçı Vikingler olan hersir’den tehlikeli sularda yolculuk yapmalarına imkân sağlayan ikonik yelkenlilerine, ailelerinden topluluklarına, kültürlerinden günlük yaşamlarına Vikinglerin dünyasından pek çok ayrıntı aydınlatılıyor.

  • Künye: Ian Heath, Keith Durham, Mark Harrison ve Rene Chartrand – Vikingler: Denizlerin Efsanevi Savaşçıları, çeviren: Samet Özgüler, Kronik Kitap, tarih, 208 sayfa, 2020

Sultaniyeli Johannes – Timur’un Sarayında (2020)

Timur’un hükümdarlığı hakkında kapsamlı bir kaynak arayanlara bu kitabı öneriyoruz.

Kitap, Timur’un elçisi olarak 1398’de Venedik ve Cenova’ya, 1402’de de Avrupa’ya gönderilen Sultaniyeli Johannes’in anlatımlarına yer veriyor.

Elçi olarak görev yaptığı ülkelerde Timur ile ilgili anlattıklarının neticesinde ortaya çıkmış kitap, Timur’un yerel bir gücün başıyken nasıl olup da kıtaları aşan bir hükümdara dönüştüğünü ayrıntılı bir şekilde anlatıyor.

Kitabın yazarıyla ilgili de birkaç bilgi verelim.

Sultaniyeli Johannes, İran’da bulunan Sultaniye Katolik kilisesinin başpiskoposuydu.

Timur Sultaniye’yi ele geçirdikten sonra da Timurlu sarayına yakın bir kişi haline geldi.

Bu kitaptaki anlatımlarına bakıldığında da, Timur’un elçiliği vazifesini layıkıyla yerine getirdiği anlaşılıyor.

Timur, Mîrân ve Fransa Kralı arasındaki yazışmaların da yer aldığı kitap, Timur ve elçisi hakkında dönemin muhtelif kroniklerinde verilmiş bilgileri de barındırıyor.

Bu alanda çalışanların muhakkak edinmesi gereken, altın değerinde bir kaynak.

  • Künye: Sultaniyeli Johannes – Timur’un Sarayında: Fransa’ya Gönderdiği Elçinin Kaleminden Emîr Timur’un Hayatı, Devleti ve Halkı, çeviren: Ahmet Deniz Altunbaş, Kronik Kitap, tarih, 112 sayfa, 2020

Eileen Power – Ortaçağ İnsanları (2019)

Ortaçağ tarihi üzerine çok şey biliyor olsak da, o dönemin sıradan insanı hakkındaki bilgilerimiz kıttır.

Eileen Power’ın bu enfes çalışması ise, tam da bu boşluğu dolduruyor ve Ortaçağ’da yaşamış insanların dünyasına inen çok iyi bir sosyal tarih çalışmasına imza atıyor.

Kitapta karşımıza çıkan dönem karakterleri şöyle:

  • Şarlman zamanında yaşayan çiftçi Bodo,
  • On üçüncü yüzyıldan seyyah Marco Polo,
  • Chaucer’ın gerçek hayattaki başrahibesi Madame Eglantine,
  • On dördüncü yüzyılda Parisli bir ev hanımı,
  • On beşinci yüzyıldan tacir Thomas Betson,
  • Ve VII. Henry zamanında bir Essex kumaşçısı olan Thomas Paycocke of Coggeshall…

Power bu kişilerin tanıklıklarından yola çıkarak okuruna, o dönemin siyasi, kültürel, ticari, ekonomik ve toplumsal hayatı hakkında pek çok ayrıntı sunuyor.

  • Künye: Eileen Power – Ortaçağ İnsanları: Ortaçağ İnsanları Nasıl Yaşarlardı?, çeviren: İslam Kavas, Kronik Kitap, tarih, 256 sayfa, 2019

Patrick N. Hunt – Hannibal (2019)

Roma İmparatorluğu’nun korkulu rüyası, Kartacalı efsanevi komutanlardan Hannibal hakkında bize söylenenlerin ne kadarı gerçek ne kadarı efsane?

Patrick Hunt, uzun yıllarını verdiği bu çalışmasında, üç kıtada Hannibal’in ayak izlerini takip ederek bu meşhur komutanın dört dörtlük bir biyografisini sunuyor.

Kitap, Hannibal’in gençlik dönemiyle ve yemin töreniyle açılıyor ve devamında,

  • Hannibal’in adım adım geçtiği İspanya, Pireneler ve Alpler arasında yaşanan coğrafi ve iklimsel zorluklarla karşı karşıya kaldığı pusuları,
  • Alplerin zirvesinden Apeninler ve Arno bataklıklarına uzanışını,
  • Roma zaferinden Zama Muharebesi’ne girdiği çok sayıda savaşı,
  • Ve en Hannibal’ın sürgününü ve ardından bıraktığı mirası ele alıyor.

Hunt bununla da yetinmeyerek, Hannibal’i tarihin en dikkat çeken komutanlarından biri yapan asıl sebepleri, strateji ve taktik dehası mı yoksa kumarbaz ve şanslı mı olup olmadığını ve Dünya askerî tarihinde Hannibal ve icraatlarının nasıl yorumlandığını da açıklıyor.

  • Künye: Patrick N. Hunt – Hannibal: Roma’nın Büyük Düşmanı, çeviren: Samet Özgüler, Kronik Kitap, biyografi, 400 sayfa, 2019

Peter Tudebodus – Birinci Haçlı Seferi (2019)

1096-1099 yıllarını kapsayan Birinci Haçlı Seferi, 1071 Malazgirt Savaşı’nı kazanarak Anadolu’ya giren Türklerin önünü almak amacıyla başladı.

Türklerin ilerleyişini durduramayan Bizans İmparatoru I. Aleksios 1095 yılında Batı Avrupa’dan yardım istedi.

Papa II. Urbanus’un çağrısı ve Keşiş Pierre’in (l’Ermite) ateşli vaazları ardından toplanan Birinci Haçlı Ordusu Avrupa’yı kat ederek “Kutsal Topraklar”a doğru ilerledi.

Onları kendi içinde bölünmüş durumdaki bir İslam dünyası karşılayacaktı.

Bu bölünmüşlükten ve özellikle ağır süvarilerinin şaşırtıcı gücünden yararlanan Haçlılar, hiç beklenmedik zaferler kazanarak Filistin’e kadar indiler ve sonunda Kudüs’ü aldılar.

Birinci Haçlı Seferi’nin en büyük önemi, Doğu ile Batı’nın birbirleriyle sadece savaşmakla kalmayıp, ilk kez bu boyutta tanışmalarına da sahne olmasıydı.

Bu tarihi seferin öncesinde yaşananların sağlam bir fotoğrafını çeken elimizdeki muazzam tarihi kaynak ise, sefere bizzat katılmış papaz Peter Tudebodus’un anılarını sunuyor.

Tudebodus, Papa’nın Kutsal Savaş çağrısından Avrupa’dan İstanbul’a gelişlerine, İznik, Antakya ve en önemlisi İstanbul’un görkemli havasının Haçlıların gözlerini nasıl kamaştırdığından Türklerin savaşma becerilerine kadar pek çok konuya dair izlenimlerini paylaşıyor.

Bu tanıklık, Birinci Haçlı Seferi öncesinde Avrupa’nın, Bizans İmparatorluğu’nun ve İslâm coğrafyasının genel durumunun nasıl olduğunu, Haçlıların Türklere ve Müslümanlara bakışının nasıl olduğunu ve Bizanslılar hakkında ne düşündüklerini aydınlatmasıyla önemli.

Tudebodus ayrıca, Haçlıların Antakya’da nasıl yok olmanın eşiğine geldiklerini, burada ölümle burun burunayken kaçma planları yaptıkları sırada birden nasıl Kudüs kapılarına kadar dayandıklarını ve tarihin utanç sayfalarından biri olan Kudüs katliamını, tüm ürpertici ayrıntılarıyla anlatıyor.

  • Künye: Peter Tudebodus – Birinci Haçlı Seferi: Bir Tanığın Kaleminden Kudüs’e Yolculuk, çeviren: Süleyman Genç, Kronik Kitap, tarih, 224 sayfa, 2019

Albert Einstein – Einstein Seyahatnamesi (2019)

Albert Einstein, hayatının en şöhretli zamanlarında, 1922’nin sonbaharında Japonya, Çin, Singapur, Filistin ve İspanya’yı ziyaret etmişti.

Einstein’ın biyografilerinden hiçbiri seyahatleri hakkında, titizlikle belgelendirilmiş olan bu kıymetli kitap denli anlaşılır ve önemli bir katkı sunmamıştı.

Einstein’ın beş buçuk ay süren bu yolculuğuna dair notlarından oluşan bu kitap, Einstein’ın kişisel dünyasına güçlü bir ışık tutuyor ve onun bilim, felsefe, sanat ve siyaset hakkındaki düşüncelerini oldukça samimi bir biçimde ortaya koyuyor.

Einstein, Japon İmparatoriçesi’nin ev sahipliği yaptığı bir bahçe partisi, İspanya Kralı ile tanışması ve önde gelen bilim ve devlet yöneticileriyle görüşmesi gibi olayların kendisinde bıraktığı izleri de bizimle paylaşıyor.

Günlüğün en ilginç taraflarından biri, Einstein’ın farklı milletlere mensup insanlar ve ırk kavramı hakkındaki tartışmaya açık fikirlerini de ilk elden sunması.

Kitabın çok sayıda fotoğraf, mektup, kartpostal, harita ve çizelgeyle zenginleştiğini de ayrıca belirtelim.

  • Künye: Albert Einstein – Einstein Seyahatnamesi: Uzakdoğu, Filistin & İspanya 1922-1923, çeviren: Yusuf Selman İnanç, Kronik Kitap, seyahatname, 352 sayfa, 2019

Ahmet Yüksel – Sınırdaki Casus (2019)

Mehdi Kulu Şirvanî, tarihin en ilginç karakterlerindendi.

Bir ayağı, Kazımiye’de diğeri Necef’teydi, bir ayağı Samara’da diğeri Urfa’da, Kayseri’de ve İstanbul’daydı.

Bu kitabın yazarı Ahmet Yüksel, Mehdi Kulu’nun varlığını tamamıyla tesadüfen keşfetmiş.

Yüksel’in ulaştığı bir belgede, Bağdat’ta yaşayan Mehdi Kulu adında birisinin Birinci Dünya Savaşı’nın devam ettiği hengâmede Rus casusu olduğu gerekçesiyle Sivas’a sürgün edildiğini haber veriyordu.

Bu belgenin peşine düşen Yüksel, daha sonra yaptığı çalışmalarla Mehdi Kulu’ya dair çok farklı bilgilere ulaşmış ve bunları ‘Sınırdaki Casus’ta açıklıyor.

Kitap, Mehdi Kulu’nun kim olduğunu, Bağdat’a neden yerleştiğini, ne gibi casusluk faaliyetleri yürüttüğünü açıklıyor ve bunu yaparken de dönemin sağlam bir okumasını yapıyor.

Ahmet Yüksel, bu sıra dışı ismin tansiyonu yüksek hayatı ve faaliyetleri üzerinden okurunu sınırlar arası bir yolculuğa çıkarıyor.

  • Künye: Ahmet Yüksel – Sınırdaki Casus: Osmanlı Topraklarında Bir Rus Ajanı, Kafkasyalı Mehdi Kulu Şirvanî, Kronik Kitap, tarih, 136 sayfa, 2019

Ch’ang Ch’un – Cengiz Han’ın Ölümsüzlük Arayışı (2019)

“Benim için bir lokma ve bir hırka kâfidir. Basit çobanlarım ile aynı yiyeceği yer, aynı paçavraları giyerim.”

Cengiz Han böyle diyerek Taoist simyacı Ch’ang Ch’un ve müritlerini otağına davet etmişti.

Bunun üzerine Ch’ang Ch’un ve müritleri, 1221-1224 yılları arısında Türkistan’ı gezmişlerdi.

İşte bu seyahatin izlenimlerini sunan ‘Cengiz Han’ın Ölümsüzlük Arayışı’, muazzam bir tarihsel kaynak olarak elimizde duruyor.

Kitapta,

  • Cengiz Han’ın, hangi siyasi atmosferde ortaya çıktığı,
  • Cengiz Han’ın iç dünyası, arayışları ve amaçlarının neler olduğu,
  • Moğolların dinsel yaşamı,
  • Moğolların Budizm’le ilişkileri,
  • Taoizmin tarih boyunca nasıl bir gelişim gösterdiği,
  • Taoizm’in Ch’üan-chen mezhebinin esasları neler olduğu,
  • Çin simyası ile Taoizm arasındaki irtibatın nasıl geliştiği,
  • Cengiz Han’ın gönderdiği davete icabet eden Ch’ang Ch’un zamanında Türkistan’ın ne durumda olduğu,
  • Ve bunun gibi önemli konular aydınlatılıyor.

Pek çok Türk boyunun gelenekleri ve görenekleri hakkında ilginç bilgiler sunmasıyla da önem arz eden kitap, Türkistan’ın tarihî coğrafyasına ışık tutmasıyla da çok değerli.

  • Künye: Ch’ang Ch’un – Cengiz Han’ın Ölümsüzlük Arayışı: Taoist Simyacı Bir Keşişin Türkistan Seyahatnamesi (1221-1224), çeviren: Gülşah Hasgüçmen Kronik Kitap, seyahatname, 256 sayfa, 2019

Philip Freeman – Iulius Caesar (2019)

Kimilerine göre tarihin en büyük canilerinden, kimilerine göreyse tarihin en büyük kahramanlarından, gerçekte ise tarihin gelmiş geçmiş en büyük efsanelerinden olan Gaius Iulius Caesar’ı bu kadar ünlü yapan özellikleri nelerdi?

Philip Freeman’in bu şahane biyografisi, Caesar’ın sıra dışı hayatını baştan sona kat ediyor ve onun, hem yetenekleri hem de çelişkileriyle sağlam bir portresini çiziyor.

Caesar’ın hayatı üzerinden Antik Roma tarihini aydınlatmasıyla da sevilerek okunacağını düşündüğümüz kitabın sürprizli ve heyecanlı bir üsluba sahip olduğunu da belirtmeliyiz.

Freeman, Caesar’ı tarihin en önemli kişiliklerinden biri yapan özellikleri tartışırken, onun general olarak hangi vasıflara sahip olduğunu ve hatip, yazar, strateji ustası bir siyasetçi olarak bu yeteneklerini nasıl geliştirdiğini de gösteriyor.

Caesar’ın buradaki hikâyesinde, kendisinin çağdaşları olan Marius, Sulla ve Pompeius gibi generallerle, hatip ve hukukçu Cicero ile Marcus Antonius ve Octavius gibi Roma’nın en meşhur kişilikleri de çıkıyor.

Kitapta, Caesar’ın Mısır kraliçesi Kleopatra’yla yaşadığı dillere destan aşkın da ihmal edilmediğini ayrıca belirtelim.

  • Künye: Philip Freeman – Iulius Caesar, çeviren: Ülke Evrim Uysal, Kronik Kitap, biyografi, 400 sayfa, 2019