Jürgen Habermas’ın da yazarları arasında bulunduğu bu çalışma, modern seküler toplumlarda dinin, ahlakın ve normatif kaynakların rolünü yeniden düşünmeye odaklanan felsefi bir tartışma. ‘Eksik Olanın Farkındalığı’ (‘Ein Bewußtsein von dem, was fehlt: Eine Diskussion mit Jürgen Habermas’), Habermas’ın “eksik olanın bilinci” kavramı etrafında şekillenen geç dönem düşüncesini merkezine alır.
Habermas burada, modernliğin rasyonelleşme ve sekülerleşme süreçleriyle birlikte önemli kazanımlar elde ettiğini kabul ederken, aynı zamanda bu süreçlerin ahlaki motivasyon, dayanışma ve anlam üretimi açısından bir boşluk yarattığını savunuyor. “Eksik olan”, dinin doğrudan geri dönüşü değil; dinî geleneklerde korunmuş bulunan normatif sezgilerin, seküler akıl tarafından bütünüyle ikame edilememesi durumudur. Bu nedenle Habermas, post-seküler toplumlarda din ile seküler akıl arasında tek yönlü bir dışlama değil, karşılıklı bir öğrenme süreci öneriyor.
Kitapta yer alan tartışmalar, dinî dilin kamusal alanda nasıl çevrilebilir olduğu, seküler devletin inançlı yurttaşlara karşı epistemik adalet yükümlülüğü ve ahlaki normların meşruiyet kaynakları gibi başlıklarda yoğunlaşıyor. Habermas, seküler aklın kendi sınırlarını kabul etmesi gerektiğini savunurken, dinin de demokratik hukuk devletinin evrensel normlarına tercüme edilme zorunluluğunu vurguluyor.
‘Eksik Olanın Farkındalığı’, Habermas’ın erken dönem iletişimsel akıl kuramından geç dönem post-seküler düşüncesine uzanan sürekliliği görünür kılıyor. Kitap, modern toplumlarda anlam, etik ve siyasal meşruiyet sorunlarının yalnızca rasyonel prosedürlerle çözülemeyeceğini, ancak dinî ve seküler gelenekler arasında eleştirel bir diyalogla yeniden kurulabileceğini ileri sürerek çağdaş siyaset felsefesine önemli bir katkı sunuyor.
Jürgen Habermas, Norbert Brieskorn, Michael Reder, Friedo Ricken, Josef Schmidt — Eksik Olanın Farkındalığı: Post-Seküler Çağda İnanç ve Akıl
Çeviren: Mustafa Derviş Dereli, Mosaddek Billah • Albaraka Yayınları
Felsefe • 96 sayfa • 2025

