Charles Homer Haskins – Üniversitelerin Doğuşu (2022)

Charles Homer Haskins (ö. 1937), elinizdeki kitapta bir öğretim kurumu olarak üniversiteyi tarihsel bir perspektiften ele alıyor.

Yazar, ilk üniversitelerin müfredatını, öğretmenlerini ve öğrencilerini mercek altına alıyor, böylece konuya dair genel bir çerçeve çiziyor.

Öğretmenlerin izledikleri metotların yanı sıra öğrenci şiirlerine ve mektuplarına da yer veren kitap, bu yönüyle kronolojik bir çizelgenin de ötesinde okuruna çok yönlü bir bakış açısı sunuyor.

Haskins, Orta Çağ’ın son dönemlerindeki entelektüel aydınlanmanın üniversitelerin kurulmasına zemin hazırladığını ve üniversite yapısının mekâna ve zamana göre farklılaştığını gösteriyor.

Nitekim üniversiteler tarih boyunca gerek kurumsal yapı gerekse müfredat açısından içerisinde bulundukları sosyal koşullar ile aktif bir etkileşim içinde oldu.

‘Üniversitelerin Doğuşu’, bir parçası oldukları kurumların kökenleri hakkında bilgi edinmek isteyen eğitimcilerin ve öğrencilerin başvuracakları temel bir kaynak niteliğinde.

  • Künye: Charles Homer Haskins – Üniversitelerin Doğuşu, çeviren: Salim Korkmaz, Albaraka Yayınları, tarih, 88 sayfa, 2022

Friedrich A. von Hayek – Paranın Özelleştirilmesi (2022)

Günümüzde devletlerin ölçüm birimi ve ödeme aracı olarak kullanılacak parayı sağlaması bir çeşit “dogma” olarak kabul görmektedir.

Buna karşın gittikçe yaygınlaşan kripto paralar, devletlerin para arzındaki tekeli hakkında çeşitli tartışmalara yol açıyor.

Kripto paraların ortaya çıkışından yaklaşık 30 yıl önce Friedrich A. von Hayek, para arzında devlet tekeline karşı çıkarak bunun finansal istikrarsızlık ve enflasyon ile neticelendiğini öne sürmüş; piyasa şartlarında rekabet eden para birimlerinin küresel ekonomik istikrarın sağlanmasında etkili olacağını savunmuştu.

Bu düşünceleriyle hem kripto paraların iktisadi fikir öncüsü olmakta hem de tüm dünyada güncel ve yaygın bir sorun olan enflasyona sıra dışı bir çözüm önerisi sunuyor.

  • Devlet, özel teşebbüsler tarafından piyasaya arz edilecek olan “para”nın kullanılmasına izin verirse ne olur?
  • Kişilerin günlük hayatta kullanacağı para birimini tercih edebileceği bir sistem, hayatımızda ne gibi değişikliklere neden olur?

Hayek, ‘Paranın Özelleştirilmesi’nde bu gibi güncel sorulara yanıt aramakta ve çeşitli önerilerde bulunuyor.

  • Künye: Friedrich A. von Hayek – Paranın Özelleştirilmesi, çeviren: Muhammet Durdu, Albaraka Yayınları, iktisat, 178 sayfa, 2022

George Santayana – Güzellik Duyusu (2022)

 

Bu enfes metinde, güzelliğin neden, nasıl ve ne zaman ortaya çıktığı, bir nesnenin güzel olması için hangi koşulları yerine getirmesi gerektiği, doğamızda bulunan hangi unsurların bizi güzelliğe karşı duyarlı kıldığı ve güzel dediğimiz nesnenin yapısıyla özne arasındaki ilişkinin tam olarak ne olduğu gibi sorularının peşine düşen George Santayana, bu sorulara –kendi ifadesiyle– dürüstlükle yanıt arıyor.

Çalışmasına güzelliğin doğasını tahlil ederek başlayan düşünür, ilerleyen bölümlerde dikkatini güzelliği oluşturan unsurlara yönelterek güzelliğin algılanmasına katkıda bulunacak bütün insani işlevlerle birlikte aşkı, sosyal dürtüleri ve duyuları incelemeye geçer ve okura kapsamlı bir estetik teorisi sunuyor.

Yayımlandığında alanında kaleme alınmış en kapsamlı çalışma olarak nitelenen ‘Güzellik Duyusu’, estetikle ilgilenenler için bugün de çok önemli bir kaynak eser olma niteliği taşıyor.

  • Künye: George Santayana – Estetik Teorisinin Ana Hatlarıyla Güzellik Duyusu, çeviren: Selim Baran, Albaraka Yayınları, estetik, 233 sayfa, 2022

Rafaele Garofalo – Kriminoloji (2022)

1885 tarihinde yayımlanmış ‘Kriminoloji’, suç biliminde bir dönüm noktasıdır.

Rafaele Garofalo’nun ceza hukukunun odağını fiilden faile çevirmesiyle büyük öneme sahip kitabı, döneminin fikir dünyasını yansıtmasıyla da çok önemli.

Garofalo’nun ‘Kriminoloji’si salt kriminolog veya ceza hukukçularının değil, bilim tarihine ilgi duyan herkesi cezbedecek keyfiyette bir eser.

Ceza hukukunda klasik okul ile pozitivist okul arasındaki gerilim, felsefe ile pozitif bilimler arasındaki gerilime paralel olarak okunabilir.

On dokuzuncu yüzyılın hâkim determinist zihniyetinin ceza hukuku ve kriminoloji sahasına tesiri ‘Kriminoloji’ eseri ile neşvünema buldu.

Bu bakımdan bu eser hem döneminin fikir dünyasını yansıtıyor hem de diğer pozitivist yazarlarla birlikte ceza hukukunun odağını fiilden faile çevirerek bir nevi Kopernik Devrimi’ne teşebbüs ediyor.

Lombroso ve Ferri ile birlikte Pozitivist okulun kurucularından sayılan Garofalo, 1885 tarihinde Torino’da yayımlanan ‘Kriminoloji’, yani “suç ilmi” adlı eseriyle, Lombroso’nun ‘Suçlu İnsan’ isimli eserindeki fikirlerini küçük farklılıklarla doğruluyor.

Garofalo’nun en önemli eseri olarak kabul edilen ‘Kriminoloji’, suç, suçlu ve cezalandırma olmak üzere üç kısımdan oluşmaktadır ve eser boyunca yazar, suçu, suçluyu ve cezaları ayrı ayrı tetkik ediyor.

İlk olarak 1957’de dilimize tercüme edilen eser, sadeleştirilerek daha fazla okuyucuya ulaşma gayesiyle istifadeye sunuluyor.

  • Künye: Rafaele Garofalo – Kriminoloji: Suç, Suçlu ve Ceza, çeviren: Muhittin Göklü, Albaraka Yayınları, hukuk, 428 sayfa, 2022

Devin Singh – Kutsal Ekonomi (2022)

Bu kitap, erken dönem ekonomik fikirlerin Hıristiyan düşüncesini ve toplumunu nasıl yapılandırdığını göstererek paranın Batı’da neden böylesi büyük bir güce sahip olduğuna dair önemli ipuçları veriyor.

Eser boyunca yazar, paranın gücünün teolojik kaynaklarını inceleyerek, erken dönem Hıristiyan düşünürlerinin yeni teolojik argümanlarının temeli olarak Roma İmparatorluğu’ndan eski para ve ekonomik mübadele kavramlarını nasıl ödünç aldıklarını gösteriyor.

Paranın kilise kurumuyla uzun süredir devam eden bağlantısının, yüzyıllar boyunca paranın giderek artan önemine katkıda bulunduğunu ve bu yolda büyük halk kitlelerini yöneten çeşitli siyaset biçimlerini haklılaştırdığını savunan yazar, neden hiçbir şeyin paradan ve fiyat mekanizmasından bağımsız olarak görülüp değerlendirilemediği bir dünyada yaşadığımıza dair son derece çarpıcı analizler sunuyor.

  • Künye: Devin Singh – Kutsal Ekonomi: Batı’da Paranın Teolojik Gücü, çeviren: Kübra Aksoy, Albaraka Yayınları, iktisat, 339 sayfa, 2022

Otto Rank – Sanat ve Sanatçı (2022)

Otto Rank, ‘Sanat ve Sanatçı’ adlı kitabında sanatın birey ve toplumla olan ilişkisine yoğunlaşmakta ve sanatçının, sanat eseri ortaya koyma güdüsünü ele almaktadır.

Freud’un sanat ve nevroza dair fikirlerini kültürel bir bağlamda işleyen bu kitap, Henry Miller ve Anais Nin başta olmak üzere 20. yüzyılın birçok yazar ve düşünürü üzerinde etkili oldu.

‘Sanat ve Sanatçı’, sanatçıyı bireysel güdülerinin de ötesinde din, mitoloji ve sosyal perspektiflerden değerlendiriyor.

Rank’ın psikoloji ve psikanaliz alanlarında sahip olduğu geniş bilgi birikimi; antropoloji ve kültürel tarih gibi disiplinleri de kapsayarak insan doğasına ilişkin geniş bir anlayışa ulaşıyor.

Kitap ayrıca, sanatçı ve eserini disiplinler arası bir bağlamda inceleyerek okuruna, genel manada sanat teorisine dair bir perspektif sunuyor.

  • Künye: Otto Rank – Sanat ve Sanatçı, çeviren: Orhan Düz, Albaraka Yayınları, sanat, 384 sayfa, 2022

Francis Macdonald Cornford – Platon’un Epistemolojisi (2022)

Klasik dönem uzmanı Francis Macdonald Cornford tarafından tercüme edilen ve Platon’un iki diyalogunun yer aldığı ‘Platon’un Epistemolojisi’, okuyucuya, Platon’un epistemolojisiyle ilgili yararlı birtakım arka plan bilgilere ek olarak metnin anlaşılmasında eşsiz içgörüler de sağlayan kapsamlı yorumlar sunuyor.

Bu yönüyle eser (ve eser içinde yer alan diyaloglar) yalnızca felsefe öğrencileri için değil, aynı zamanda her okurun daima gündeminde tutabileceği türden soruları ele alıyor.

Bu çerçevede, ‘Theaitetos’ diyalogu, “Bilgi nedir?” sorusunun sistematik bir incelemesini sunar.

Diyalogun büyük kısmı Sokrates ile öğrenci Theaitetos arasında geçer ve diyalog boyunca araştırdıkları cevaplar –algı olarak bilgi; doğru inanç olarak bilgi; doğru inanç ve bir açıklama (yani gerekçelendirilmiş doğru inanç) olarak bilgi– ele alınır.

Çoğu Sokratik diyalog gibi, ‘Theaitetos’ da nihai bir yanıt vermeden biter, yani diyalog, okurun bu mesele üzerine düşünebilmesi için bir sonuca bağlanmaz.

İlgili ve diğer bir diyalog olan ‘Sofist’te ise Platon “sofist” terimini yeniden tanımlar.

Platon bu terimi değersizleştirmekle beraber, felsefede safsatalara yani dilsel muğlaklıklara dayanan aldatıcı görüşleri ele alır.

  • Künye: Francis Macdonald Cornford – Platon’un Epistemolojisi: Theaitetos ve Sofist Çevirisi ve Açıklaması, çeviren: Ahmet Cevizci, Albaraka Yayınları, felsefe, 446 sayfa, 2022

Galenos – Doğal Yetiler Üzerine (2022)

Büyük tıp alimi Bergamalı Galenos’tan antik tıp tarihi alanında bir başyapıt.

Galenos, bedenin bütünlüğünün fizik ve doğa tarafından nasıl yönetildiğini tartışıyor.

Roma İmparatorluğu döneminde yaşamış olan Bergamalı Galenos, antik çağın tıp âlimleri arasında tartışmasız en ünlüsüdür.

Felsefe ve mantığın yanı sıra anatomi, fizyoloji, patoloji, farmakoloji ve nöroloji de dâhil olmak üzere, çeşitli bilimsel disiplinlerin gelişimini büyük ölçüde etkilemiş olan Galenos’un ‘Doğal Yetiler Üzerine’ adlı bu eserinde, insanın doğal yetilerinin birçok yönünü gözler önüne serdiği örneklerle karşılaşırız.

‘Doğal Yetiler Üzerine’, bu nedenle Galenos’un daha hacimli eserlerinin incelenmesi için mükemmel bir başlangıç teşkil eder.

Galenos’un organizmanın birliğini [bütünlüğünü], çeşitli “yetilere” yani güçlere sahip bir Fizik veya Doğa tarafından yönetildiği fikriyle açıklamaya çalıştığı bu eseri, antik tıp tarihiyle ilgilenenler için eşsiz bir kaynak niteliğindedir.

  • Künye: Galenos – Doğal Yetiler Üzerine, çeviren: Nur Nirven, Albaraka Yayınları, tıp, 183 sayfa, 2022

Hartmut Rosa – Yabancılaşma ve Hızlanma (2022)

Sınır tanımaz hızdan, hiçbir şeyi göremez hale geldik.

Hartmut Rosa, modern hayatın “hızlandırılmış” zaman anlayışının nasıl büyük bir yabancılaşma yarattığını ortaya koyuyor.

Modern yaşam her geçen gün daha da hızlanıyor.

Ayrıca iletişim ve üretimde yeni teknolojilerin geliştirilmesiyle beraber zamandan daha fazla tasarruf ediyoruz.

Ancak yine de tüm bu ilerlemelere rağmen hiçbir şeye vakit bulamayacak kadar yoğunuz.

Bilhassa Batı toplumlarında bireyler, her gün daha hızlı koşmaları gerektiği mecburiyeti altında yaşamlarını devam ettiriyorlar.

Fakat bu koşuşturma bir amaca varmak için değil, sadece kişinin bulunduğu konumu kaybetmemesi için sürdürülen bir yarış gibi görünüyor.

Bu kitap, modernitenin temel unsurlarından biri hâline gelen bu “hızlandırılmış” yaşam biçimlerinin kaynağına iniyor ve bu yaşam biçimlerine ilişkin eleştirel olduğu kadar analitik bir çerçeve sunuyor.

Kitap ayrıca, bu türden “hızlandırılmış” bir yaşam biçiminin başta kişinin kendi öz-benliği olmak üzere, kişiyi çeşitli yabancılaşma biçimlerine maruz bıraktığı iddiasında bulunuyor.

  • Künye: Hartmut Rosa – Yabancılaşma ve Hızlanma: Geç Modern Zamansallığına Dair Bir Eleştirel Teori’ye Doğru, çeviren: Beyza Konuk, Albaraka Yayınları, inceleme, 119 sayfa, 2022

Roselyne Rey – Acının Tarihi (2022)

Acı, çağlar boyunca bireysel, toplumsal ve bilimsel ilgimizi üzerine çekti.

Roselyne Rey, antik çağlardan günümüze uzanarak bu evrensel fenomenin geçirdiği olağanüstü dönüşümünü ortaya koyuyor.

Beşerî bir fenomen olan acı, kimi zaman tehlikenin gelmekte olduğunu bildiren merhametli bir ulak kimi zamansa bizi zayıflatan ve etkisiz hâle getiren acımasız bir düşman olarak gösterir kendini.

Bu yönleriyle acı, çağlar boyunca, başta beden ve tıp konularında incelemelerde bulunanlar olmak üzere kutsal ve manevi konularla ilgilenenlerin de ilgisini çekti.

‘Acının Tarihi’nde Rey, bu evrensel fenomeni tüm yönleriyle keşfetmek için pek çok disiplin ve kaynaktan yararlanıyor.

Kitap, antik çağlardan yirminci yüzyıla kadar, acının mekanizmalarını açıklamak için geliştirilen tıbbi kuramlardan acı çekenleri rahatlatmak için formüle edilmiş çeşitli terapötik çözümlere dek, tarihin farklı dönemlerindeki acı algılarını karşılaştırıyor.

Acının kültürel algısında meydana gelen değişimleri ve tedavisinde kaydedilen ilerlemeleri geniş bir tarihsel perspektiften ele alan kitap, insanlığın acıyla olan ilişkisindeki olağanüstü dönüşümü tüm yönleriyle gözler önüne seriyor.

  • Künye: Roselyne Rey – Acının Tarihi, çeviren: Ayşe Meral, Albaraka Yayınları, inceleme, 396 sayfa, 2022