Hüseyin Peker – Beni Oyuna Kaldır (2014)

1997’den beri kitap yayımlamayan Hüseyin Peker, nihayet bu uzun arayı sona erdirerek yeni kitabıyla karşımıza çıktı.

Toplumsal izlekler, aşk ve şehir yaşamı üzerine kurulan kitap, “o defter hiç yazılmadı / kendi kemikleri üzerine kıvrıldı”, “yalnızların kömüründen çık yola / ateşi şişeye sığdıran sensin”, “çek elini / üzerimdeki resim şarkı söylüyor” benzeri harikulade cümlelerle dolu.

  • Künye: Hüseyin Peker – Beni Oyuna Kaldır, Noktürn Yayınları, şiir, 144 sayfa, 2014

Hüseyin Alemdar – Şifalı Taşlar Kitabı (2014)

Hem ruhumuza hem gözümüze hem de dilimize hitap eden şiirler.

“Taş ve yara taşımak ömre dur ihtarı bir yaştan sonra” diyen Alemdar, bize Türkçeyi bir kez daha sevdiren ve arada sinema kadrajından dünyaya bakan harika şiirleriyle, duru bir göğün altında durup geçen ömrümüzü seyreyliyor.

Sûkunet ve olgunlukla.

  • Künye: Hüseyin Alemdar – Şifalı Taşlar Kitabı, Noktürn Yayınları, şiir, 72 sayfa

Yusuf Alper – Yolda (2014)

Şu ana kadar bazıları ödül almış pek çok şiir kitabı ile şiir eleştirisi çalışması yayınlanmış Yusuf Alper, ‘Yolda’ ile yeni şiirlerini sunuyor.

Alper, ‘Gamlı değil’ isimli şiirinde şöyle diyor:

 

“Böyle böyle elim kalemden uzak

Yüreğim acı içinde

Kim okuyacak

 

Hani her gün ileri gidecektik

Hani bir ırmakta iki kere yıkanılmazdı

Oysa yıllardır yıkandığımız ırmak aynı

 

Suya kendini atan mandalar gibiyiz

Dünya umurunda olmayan

Aynı ırmakta yıkan yıkan kirleniriz

 

Acı acı olmaktan çıktı hüzün hüzün olmaktan

Odun gibiyiz duygusuz duyarsız

Diyemiyorum; bir öküz gibi gamlıyız

Gamlı değil düpedüz (…)”

  • Künye: Yusuf Alper – Yolda, Noktürn Yayınları, şiir, 78 sayfa

Emrah Yolcu – Padalya (2014)

‘Padalya’, genç şairlerimizden Emrah Yolcu’nun ilk kitabı. Kendisini kutluyoruz.

Yolcu, ‘Kudret İçin Portre’ şiirinde şöyle diyor:

“Adım adım uçuruma biriktiriyorum seni

 

Ertelenmiş bütün sözlerin ağrısına boğuyorum seni

yeni doğmuş kızların avuç içlerinde boğuyorum seni

günahı sorulduğunda çekilen ertoprağında boğuyorum seni

 

Kalk ve çevir gözlerini, göreceğin çatlayışlara boğuyorum seni

her şeyin bir şeye benzediği bu sahte kente boğuyorum seni

kayalıklara, suya, yağmura, İstanbul’a boğuyorum seni

 

Takunyaların, alevin, kaçışın, çalının ışığına boğuyorum seni

tozun, ayağın, parmak uçlarına girdabın boğuyorum seni (…)”

  • Künye: Emrah Yolcu – Padalya, Noktürn Yayınları, şiir, 61 sayfa