Zehra Tapunç – Sihirli Yüzük (2014)

Çekingen, korkak ve içine kapanık bir kız çocuğu: Özge.

Okulda dertleşebileceği tek bir arkadaşı olan Özge, sınıf arkadaşı Tolga’ya da içten içe ilgi duymaktadır.

Yalnız günün birinde kahramanımızın kişiliği, tam tersi yönde gelişmeye başlar.

Şimdi kendine güveni artın Özge, korkularıyla yüzleşmiş ve çekingenliğini tümüyle arkasında bırakmıştır.

  • Künye: Zehra Tapunç – Sihirli Yüzük, Tudem Yayın Grubu

Zehra Tapunç – Leo’nun Renkleri (2017)

Leonardo Da Vinci, henüz Leonardo Da Vinci olmadan önce, İtalya’nın küçük ve sevimli kasabası Vinci’de yaşayan bir çocuktu.

Küçük Leo günün birinde, gizemli bir pusula alır.

Leo, şimdi arkadaşlarıyla bir olup bu pusulayı yazanı bulmaya çalışır.

Yalnız pusulayı gönderen kişi hakkında, küçük bir not dışında hiçbir ipucu yoktur.

Bu not da şöyledir: “Seni bu dünyada en çok seven…”

Peki, Leo’yu bu dünyada en çok seven kişi kim olabilir?

İşte Leo ve arkadaşları, pusulanın ardındaki gizemi çözmeye çalışırken, asıl olarak bu sorunun yanıtını arar.

Bakalım kahramanlarımız amaçlarına ulaşabilecekler mi?

Çocuk edebiyatının tanınmış yazarlarından Zehra Tapunç’un kaleme aldığı, Hande Övür’ün de çizimleriyle renk kattığı bu hikâye, çocukları, küçük Leo’nun yaşadığı o döneme doğru keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.

  • Künye: Zehra Tapunç – Leo’nun Renkleri, resimleyen: Hande Ünver, Altın Kitaplar, çocuk, 192 sayfa

Vladimir Jabotinsky – Türkiye ve Savaş (2007)

  • TÜRKİYE VE SAVAŞ, Vladimir Jabotinsky, çeviren: Zehra Tapunç, Gerekli Kitap, tarih, 264 sayfa

turkiye-ve-savas

Tam ismiyle Ze’ev Vladimir Jabotinsky, yakın tarihin önemli aktörlerinden. Örneğin İsrail’in etrafına duvar örme fikri, Siyonist düşüncenin önde gelen bu ismine ait. Jabotinsky bunun yanında şiir, roman ve kısa öyküler gibi edebi ürünler de kaleme aldı. Yazar, ilk olarak 1917 yılında basılan ve şimdi orijinal metinleriyle yeniden basılmış bu kitabını ise tamamıyla 1. Dünya Savaşı’na ayırmış. Burada Jabotinsky’nin, savaşın çıkış sebebi olarak, İtilaf Devletlerince dile getirilen Alman militarizmini değil “Şark meselesi”ni göstermesi de, kendisinin en dikkat çeken iddialarından. Yazar bu iddiadan hareketle, 1. Dünya Savaşı’nın asıl hedefinin Yakındoğu ve Ortadoğu sorununu çözmek olduğunu savunmakta.