Federico Andahazi – Gölgedeki Gezgin (2008)

Arjantin edebiyatının önde gelen isimlerinden Federico Andahazi ‘Gölgedeki Gezgin’de, kurgusunu ilginç bir tango öyküsü etrafında kuruyor.

Romanın başkahramanı, tango şarkıcısı Juan Molina’dır.

Molina’nın, yine bir tango şarkıcısı olan Carlos Gardel’in gölgesinde kalmayı tercih etmesi ve bununla gelen hüzünlü yazgısı, romanın asıl çerçevesini oluşturuyor.

Bir tango tutkunu olan Molina, Carlos Gardel’e olan tutkusu nedeniyle hep arka planda kalmayı tercih etmiştir.

Fakat bu tercih ediş, Molina için geri dönüşü olmayan bir trajediye de neden olacaktır.

Ölümsüz bir tutkuyla hayata sarılmış Molina’nın öyküsünü anlatan Andahazi, müzikal roman olarak tanımlanabilecek bir esere imza atmış.

  • Künye: Federico Andahazi – Gölgedeki Gezgin, çeviren: Saliha Nilüfer, Can Yayınları, roman, 217 sayfa

İdil Pişgin – Thui (2015)

Thui, apartmanlarda büyümüş, etraflarından yalıtılmış çocukların aksine, sokakla iç içe yaşayan, burada arkadaşlarıyla bir dünya kuran şanslı çocuklardan.

Böyle bir hayatta macera ve hikâye eksik olamayacağından, akşam eve geldiğinde kahramanımızın her zaman anlatacağı çok şeyi vardır.

Thui’nin en iyi dinleyicisi ve en büyük destekçisi de şakacı büyükbabasıdır.

  • Künye: İdil Pişgin – Thui, Can Yayınları

David Herbert Lawrence – Oğullar ve Sevgililer (2008)

Modern çağ İngiliz edebiyatının önemli isimlerinden David Herbert Lawrence ‘Oğullar ve Sevgililer’de, aşkı ve aileyi sorguluyor.

Kuzey İngiltere’de bir madenci kasabasında geçen roman, Morel ailesindeki sıra dışı ilişkileri hikâye ediyor.

Anne Gertrude Morel, içkiye düşkün, kaba ve ilgisiz kocasında aradıklarını bulamaz ve tüm ilgisini iki çocuğuna, özellikle de en büyüğü olan Paul Morel’a yöneltir.

Fakat anneyle oğul arasındaki bu karmaşık ilişki, aileyi geri dönüşü olmayan bir çıkmaza da sürükleyecektir.

Zira Paul, baskın bir karakter olan annesinin sahiplenme duygusu nedeniyle, hem babasıyla hem de âşık olduğu iki kadınla ilişkilerinde büyük sorunlar yaşayacaktır.

  • Künye: David Herbert Lawrence – Oğullar ve Sevgililer, çeviren: Tülin Nutku, Can Yayınları, roman, 484 sayfa

Bahar Aslan – Moskova Defteri (2014)

Bakü’de uzunca bir süre mimar olarak çalışmış Bahar Aslan, buradaki gözlem ve deneyimlerini öyküleştiriyor.

Rusya’da gözlemlediği Türk yerleşimlerinden yola çıkarak hikâyelerini kaleme alan yazar, buradaki vatandaşlarımızın çalışma koşullarının zorluğunu, peşlerini bir türlü bırakmayan yabancılık duygusunu ve sonu gelmez memleket özlemlerini hikâye ediyor.

  • Künye: Bahar Aslan – Moskova Defteri, Can Yayınları

Umberto Eco – Tez Nasıl Yazılır? (2017)

Çok farklı konularda yazmış, ortaya onlarca eser koymuş Umberto Eco’nun bu kitabı, tez yazanlar için süreci başından sonuna izleyen sağlam bir kılavuz.

Bir mezuniyet tezinin ne olduğu ve ne işe yaradığını sorgulayarak kitabına başlayan Eco,

  • Tezin konu seçimini,
  • Malzemenin araştırılma sürecini,
  • Çalışma planının çıkarılmasını,
  • Bilgi fişleri ve notların nasıl kullanılacağını,
  • Yazma aşamasında göz önünde bulundurulması gerekenleri,
  • Nihai redaksiyonun yapılma sürecini
  • Ve bunun gibi, tez yazımı söz konusu olduğunda önem arz eden pek çok konuyu ayrıntılı bir şekilde açıklıyor.

Kitabı, akademisyen adayları, tez danışmanları ve hayalinde akademi olan her okura tavsiye ediyoruz.

  • Künye: Umberto Eco – Tez Nasıl Yazılır?, çeviren: Betül Parlak, Can Yayınları, eğitim, 320 sayfa, 2017

Volker Weidermann – Karanlıktan Önceki Yaz (2018)

Nazilerin yalnızca Avrupa’dan başlayarak dünyayı büyük bir cehenneme çevirdiği bir zamanda, Belçika’nın küçük bir kentinde Stefan Zweig, sevgilisi Lotte, Joseph Roth ve başka yazarların son kez bir araya gelişlerinin hikâyesi.

Yıl, 1936…

Nazilerin hedefindeki yazar Zweig, Belçika’nın sayfiye kenti Oostende’ye gelir. Zweig’ın ardından sevgilisi Lotte, onun da ardından yazar Joseph Roth, bir nevi son sığınak olarak bu kente gelir.

Gelenler bunlarla sınırlı değildir.

Faşizmin olanca ağırlığıyla sürdüğü, enkaz halindeki Avrupa’dan başka birçok yazar, muhalif ve aydın da bu kente gelmeye başlamıştır.

Volker Weidermann, bir yandan bu isimlerin bu zaman zarfında yaşadıkları çıkışsızlığın, geleceğe dair beklenti ve hayal kırıklıklarının izini sürüyor diğer yandan da dönemin nitelikli bir fotoğrafını çekiyor.

  • Künye: Volker Weidermann – Karanlıktan Önceki Yaz, çeviren: Zehra Kurttekin, Can Yayınları, roman, 144 sayfa, 2018

Melek Özlem Sezer – Büyüklere Mektuplar (2014)

Yetişkinler açısından çocukluk, geçmişte kalmış güzel bir rüyadır.

O dönemi unuttuğumuz içindir ki, çocukları pek anlayamaz, onlarla geçirdiğimiz zamanın tam anlamıyla tadını çıkaramayız.

Melek Özlem Sezer, çocukların ruhundan yetişkinlerin dünyasına mektuplar gönderiyor.

Çocukların zengin hayal dünyasına inmek isteyenlere önerilir.

  • Künye: Melek Özlem Sezer – Büyüklere Mektuplar, resimleyen: Ferit Avcı, Can Yayınları

Emin Özdemir – İnsan Yüreğine Yolculuk (2008)

Emin Özdemir, edebiyat alanındaki deneyimleriyle kaleme aldığı ‘İnsan Yüreğine Yolculuk’ta, dünya ve Türkiye edebiyatından yazarların kılavuzluğunda, ölüm korkusu, sevgi ve öfke gibi insanın temel duygularının izini sürüyor.

Özdemir, okuru, Mısır ve Mezopotamya şiirleri, Homeros, Dede Korkut, Sapho, Turquato Tasso, Hayyam, Karacaoğlan, Montaigne, Cervantes, Shakespeare, Balzac, Dostoyevski, Tolstoy, Turgenyev, Stendhal, Kafka, Rilke, Çehov, Gorki, Steinbeck, Nâzım Hikmet, Yaşar Kemal gibi, çok sayıda metin ve yazarla karşı karşıya getiriyor.

Özdemir’in zevkle okunan denemeleri, insanın evrensel sorunlarını edebiyatın ölümsüz metinleri çerçevesinden izlemesiyle ilgi çekiyor.

  • Künye: Emin Özdemir – İnsan Yüreğine Yolculuk, Can Yayınları, deneme, 279 sayfa

Olivier Rolin – Sırça Otelde Bir Oda (2008)

Fransız edebiyatçı Olivier Rolin bu ilgi çekici romanında, kaybolan bir yazarın izini sürüyor. Casus olması da muhtemel görünen bir yazar, günün birinde aniden ortadan kaybolur.

Kısa süre sonra, Paris’te bir tren istasyonunda, yazara ait bavul bulunur.

Rolin’in iç içe geçmiş metinlerden oluşan romanı, yazarın bavulundan çıkanlar üzerinden ilerliyor.

Metnin esas çerçevesini oluşturan, kayıp yazara ait notlar, kendisinin belli aralıklarla kaldığı, dünyanın farklı kentlerinde bulunan kırk üç ayrı otelde tutulmuştur.

Notlarda ayrıca, kimi striptizci, kimi silah kaçakçısı, kimi boksör ve kimi terörist olan birkaç tipin ilginç öyküleri de yer alıyor.

  • Künye: Olivier Rolin – Sırça Otelde Bir Oda, çeviren: Sertaç Canbolat, Can Yayınları, roman, 183 sayfa

Gil Scott-Heron – Zenci Fabrikası (2017)

Şair, müzisyen, yazar ve aktivist Gil Scott-Heron’dan, 1960’larda Amerika Virginia’da yaşanan üniversite öğrencileri ayaklanmasının çok katmanlı bir hikâyesi.

Sutton Üniversitesi’nden öğrenciler, ülkelerinde olup biten olumsuzluklara karşı isyan başlatır.

Bu ayaklanma, kısa sürede bütün üniversiteye yayılmakta gecikmez.

İlk başlarda üniversite yönetimi öğrencilerin taleplerine kulak asmaz, fakat olaylar düşündüklerinden daha tehlikeli bir boyut alınca ister istemez adım atmak için harekete geçerler.

Öte yandan Öğrenci Birliği de bu sorunu halletmek için iki taraf arasında arabuluculuk yapmaktadır.

Fakat öğrenciler, çok daha uç eylemleri göze almıştır ve ülkede iktidara, devletin baskılarına ve ayrımcılığa karşı mücadelelerinde bedel ödemeyi çoktan göze almıştır.

Gil Scott-Heron, toplumun farklı kesimlerini temsil eden karakterlerin yer aldığı romanında, özgür ruhlu yeni bir kuşağın ve yeni bir Amerika’nın doğduğu bu şafağın kapsamlı bir fotoğrafını çekiyor.

Bilmeyenler için söyleyelim: Gil Scott-Heron, Siyah Gücü hareketinin Amerika’da yükselişe geçtiği dönemde söylediği “The revolution will not be televised”, yani Türkçesiyle “Devrim televizyondan yayınlanmayacak” sözünün de sahibi.

  • Künye: Gil Scott-Heron – Zenci Fabrikası, çeviren: Suat Ertüzün, Can Yayınları, roman, 280 sayfa, 2017