Hüseyin Kandemir – Rus Edebiyatında İstanbul (2009)

Hüseyin Kandemir, uzun süredir Rus edebiyatı alanında çalışan akademisyenlerden.

Yüksek lisans ve doktora tezlerini de Rus edebiyatı üzerine yapan Kandemir, ‘Rus Edebiyatında İstanbul’ başlıklı bu çalışmasında, İvan Alekseyeviç Bunin, Nadejda Teffi, Arkadiy Averçenko, İlya Zdaneviç, Radi Gennadiyeviç Fiş ve İosif Brodski gibi yazar ve aydınların eserlerinde, İstanbul’un ve Türk kültürün nasıl temsil edildiğini irdeliyor.

İstanbul, tarih boyunca Ruslar için önemli bir şehir oldu.

Onların İstanbul’u, Çar Şehri (Tsargad) olarak tanımlamaları da bunun en önemli göstergelerinden.

Kandemir, İstanbul’un Rus yazınında yer edinmesinin, 16. yüzyılda el yazmalarıyla başladığını ve bunun 20. yüzyılda da artarak devam ettiğini belirtiyor.

Kitap, İstanbul’un ve Türk kültürünün, Rus yazar ve aydınlarında çağrıştırdığı farklı kimlikleri gözler önüne sermesiyle özellikle ilgi çekici.

  • Künye: Hüseyin Kandemir – Rus Edebiyatında İstanbul, Çizgi Kitabevi, inceleme, 148 sayfa

Funda Kızıler Emer – Melek İmgesi (2015)

Rainer Maria Rilke’nin ‘Duino Ağıtları’ ile genç yaşta ölen Hertha Krätner’in ‘Bir Meleğin Yakarışı’ndaki melek imgesinin, Hıristiyanlık ve İslamiyet bağlamında yorumlanışı.

Rilke’nin meleğinin İslamiyet’ten, Krätner’in yapıtındaki meleğin de Hıristiyanlıktan izler taşıdığını savunan Funda Kızıler Emer, buradan hareketle farklı dinler arasındaki diyalog imkânlarını tartışıyor.

  • Künye: Funda Kızıler Emer – Melek İmgesi, Çizgi Kitabevi

Barış Sarıköse – Sille (2009)

Barış Sarıköse, alt başlığı ‘Bin Yıllık Birliktelik’ olan elimizdeki kitabında, Konya çevresindeki en eski yerleşim yerlerinden biri olan Sille’yi, tarihçesi ve sosyo-ekonomik yapısıyla anlatıyor.

Selçuklular ve Osmanlılar döneminde Konya ile birlikte her alanda önemli gelişmeler gösteren Sille, Selçuklu hükümdarı Sultan Alaeddin Keykubat’ın vakfı içinde yer alıyordu.

Bu yerleşim yeri, sahip olduğu ekonomik potansiyelin yanı sıra, farklı kültürel yapısıyla da Konya ve çevresinin sosyal ve kültürel hayatını etkilemiş.

Sarıköse’nin çalışması, Sille’nin Osmanlı döneminde geçirmiş olduğu sosyal, ekonomik, demografik ve kültürel değişimi, arşiv ve kütüphanelerden yararlanarak değerlendiriyor.

Bölgenin tarihçesi; askeri ve idari yapılanması; ekonomik durumu; tarım, hayvancılık, ticaret ve küçük sanayi grupları; aile yapısı, vakıfları ve Sille’de yetişen önemli isimler, kitapta yer alan konulardan birkaçı.

  • Künye: Barış Sarıköse – Sille, Çizgi Kitabevi, şehir, 710 sayfa

Mete Sezgin ve Abdullah Karaman – Müze Yönetimi ve Pazarlaması (2009)

İki yazarlı ‘Müze Yönetimi ve Pazarlaması’, modern işletmecilik anlamında müzelerin yönetim ve pazarlamasını en etkin şekilde gerçekleştirmek için yapılması gerekenlere dikkat çekiyor.

Dört bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde, müze tanımı, kavramları, Dünyada ve Türkiye’de müze tarihçesi ve müze çeşitleri gibi konular anlatılıyor.

İkinci bölüm, müzelerde modern anlamda yönetim konusunu, üçüncü bölüm müze pazarlama stratejileri ve müşteri davranışları konularını işliyor.

Kitabın son bölümünde de, İstanbul, Bursa ve Konya’da müze yöneticilerine yönelik anket çalışmasıyla sorunlar tespit edilmeye; çözüm ve öneriler sunulmaya çalışılıyor.

  • Künye: Mete Sezgin ve Abdullah Karaman – Müze Yönetimi ve Pazarlaması, Çizgi Kitabevi, işletme, 216 sayfa

Muammer Yalçın – Türk Edebiyatında Nâzım ve Nesir (2009)

Muammer Yalçın ‘Türk Edebiyatında Nâzım ve Nesir’de, 8. yüzyıldan başlatılan Türk edebiyatında meydana getirilen nâzım ve nesir türlerini uygulama ve örneklerle anlatıyor.

Çalışmasına, Türk edebiyatının ana devirleri hakkında bilgi vererek başlayan Yalçın, her ana devir içinde ortaya çıkan bölümleri, akımları da ele alıyor.

Sunulan bilgilerin somutlaştırılması amacıyla, örnek metinlerle zenginleştirilen kitapta ayrıca, şiir bilgisine de yer veriliyor.

Yalçın bunun yanı sıra, edebi devrin değişmesiyle, adı ya da biçimi değişen türlerin de izini sürüyor.

Çalışma, sadece öğrenciler için değil, Türk edebiyatını tarihsel bir gözle değerlendirmek isteyenlere de hitap ediyor.

  • Künye: Muammer Yalçın – Türk Edebiyatında Nâzım ve Nesir, Çizgi Kitabevi, inceleme, 289 sayfa

Yusuf Küçükdağ – Bozkır Armutlu (2008)

Yusuf Küçükdağ ‘Bozkır Armutlu’da, 13. yüzyılın başlarında kurulan Konya’nın Bozkır ilesine bağlı Armutlu Köyü’nün tarihi ile sosyo-ekonomik yapısını anlatıyor.

Çalışma, son zamanlarda arttığı gözlenebilen şehir, kasaba ve köy eserlerine iyi bir örnek olarak gösterilebilir.

Kitapta, Armutlu köyü ile bu köyün sakinleri ve kökenini bu köyden alan bilim adamı, şair ve yazarlara dair bilgiler yer alıyor.

Kitabın girişi ile ilk bölümünde köyün tarihi, ikinci bölümünde de coğrafi konumu, nüfus durumu ve idari yapısı anlatılıyor.

Üçüncü bölümde kültürel durumu ile folkloru, beşinci bölümde de köydeki ekonomik etkinlikler değerlendiriliyor.

Kitabın son bölümünde de köyle ilgili belgeler sunuluyor.

  • Künye: Yusuf Küçükdağ – Bozkır Armutlu, Çizgi Kitabevi, tarih, 358 sayfa

Mehmet Kurtoğlu – Eski Dünyaya Seyahat (2014)

‘Eski Dünyaya Seyahat’, Mehmet Kurtoğlu’nun Suriye, Ürdün ve Mısır gezisi izlenimlerinden oluşuyor.

Kurtoğlu’nun bir grup arkadaşıyla karayoluyla gerçekleşen seyahati, Urfa’dan başlayarak Halep, Şam, Jerash, Amman, Akabe Limanı’na uzanmış ve oradan deniz yoluyla Mısır topraklarına kadar uzanmış.

Yazar, bu coğrafyalara dair izlenimlerini okurlarıyla paylaşırken, kimi yerlerde Evliya Çelebi’nin ünlü seyahatnamesinde bölgeyle ilgili açıklamalara da yer veriyor, ayrıca Büyük İskender, Necib Mahfuz, Selahattin Eyyübi, Hz. İbrahim, Kavalalı Mehmet Ali Paşa gibi Ortadoğu’nun tarihinde önemli yeri olan aktörlerden de bahsediyor.

  • Künye: Mehmet Kurtoğlu – Eski Dünyaya Seyahat, Çizgi Kitabevi, gezi, 175 sayfa

Mustafa Balcı – Türkçe – Farsça İlişkileri (2014)

Farsçanın, Türkçe üzerindeki etkileri devamlı ve ezici bir vurguyla dillendirilir. Mustafa Balcı ise, diller arasındaki ilişkilerin karşılıklı olduğu gerçeğinden yola çıkarak, Türkçenin Farsça üzerindeki etkilerini araştırıyor.

Yazara göre, Farsça öğrenmeye başlayan bir Türk, bu dilin mantık ve işleyiş olarak Türkçeye çok yakın olduğunu fark eder.

Balcı, Türkiye Türkçesine daha çok bir arka bahçe dili muamelesi yapılmakla birlikte, bir Oğuz lehçesi olan Azerbaycan Türkçesi ile İran’daki diğer Türk unsurların konuştuğu Oğuzca ağızların, Farsçanın söz varlığı, ses ve yapı unsurları üzerinde derin tesirler yarattığını savunuyor.

  • Künye: Mustafa Balcı – Türkçe – Farsça İlişkileri, Çizgi Kitabevi, inceleme, 158 sayfa

Bekir Biçer – Kürtler (2014)

Bekir Biçer, Türkiye’de Kürtlerle ilgili akademik düzeyde yeterince çalışma yapılmadığını ve alanın Kürdolog ve yerli partizanlar tarafından doldurulduğu gibi iddialı ve tartışılır bir tezle kitabına başlıyor.

Biçer, bir sonraki paragrafta ise, kendisiyle çelişme pahasına, Kürtler hakkındaki kıymetli araştırmaların tamamını Kürdologların yaptığını teslim ediyor.

Belli ki fazlasıyla iddialı olduğundan çalışmasını “Kürtler konusunu akademik düzeyde ele alan ilk kitap” şeklinde sunan yazar, İslamiyet öncesi ve İslamiyet zamanında Kürtler; Dört Halife, Emeviler, Abbasiler, Selçuklular, Osmanlılar ve Cumhuriyet döneminde Kürtler, Kürtlerde aşiret olgusu gibi konuları ele alıyor.

  • Künye: Bekir Biçer – Kürtler, Çizgi Kitabevi, inceleme, 342 sayfa

Kenan Arıbaş ve Muhammed Nafiz Hüdavendigar – Siyasi Coğrafya Açısından Çin (2014)

İki yazarlı çalışma, hızla büyüyen bir ekonomiye sahip Çin’i siyasi coğrafya çerçevesinden analiz ediyor.

Çin’in jeopolitik teoriler içindeki yerini tespit ederek başlayan çalışma, Çin’in askeri gücünü de, dünya güç merkezinde yer alan diğer devletlerin askeri varlıklarıyla karşılaştırarak irdeliyor.

Çölleşme, depremler, muson yağışları, akarsuların durumu, kirlilik ve aşırı kullanımın ortaya çıkardığı sorunların Çin’in geleceğine etkileri,

Beşeri coğrafya özelliklerinin Çin siyasetine yansımaları,

Çin’in ekonomik durumu,

Ülkenin bölgesel ve küresel politikalar içinde uyguladığı stratejiler, kitapta incelenen kimi konular.

  • Künye: Kenan Arıbaş ve Muhammed Nafiz Hüdavendigar – Siyasi Coğrafya Açısından Çin, Çizgi Kitabevi, ülke, 288 sayfa