David Bellos — Georges Perec (2026)

David Bellos’un Goncourt Ödülü kazanmış bu biyografisi, Perec’in yaşamını yalnızca kronolojik bir hayat hikâyesi olarak değil, dil, hafıza, travma ve yazı arasındaki derin bağlar üzerinden okuyor. Kitap, Perec’in çocukluk kayıplarını, Holokost deneyiminin yarattığı sessiz boşluğu ve bu boşluğun edebî yaratıcılığa nasıl dönüştüğünü görünür kılıyor. Yazı, Perec için yalnızca estetik bir üretim alanı değil, kimlik inşası ve varoluşsal iyileşme pratiği olarak şekilleniyor.

Bellos, Perec’in Oulipo içindeki yerini, biçimsel kısıtlamalarla kurduğu özgürlük anlayışını ve dil oyunlarının arkasındaki etik ve duygusal derinliği ortaya koyuyor. Oyun, deney ve matematiksel yapı, soğuk teknik araçlar olarak değil, kayıp, bellek ve anlam arayışıyla iç içe geçen insani stratejiler olarak okunuyor. Perec’in metinleri, sıradan hayatı, gündelik ayrıntıları ve görünmeyeni merkeze alarak büyük anlatılar kuruyor.

‘Georges Perec: Sözcükler Arasında Bir Hayat’ (‘Georges Perec: A Life in Words’), Perec’i yalnızca deneysel bir yazar değil, modern insanın kırılganlığını, aidiyet sorununu ve bellek kaybını edebiyatın merkezine taşıyan özgün bir düşünür olarak konumluyor. Bellos’un biyografisi, yaşam ile metin arasındaki sınırları görünür kılıyor ve edebiyatın travmayla baş etme biçimi olduğunu gösteriyor. Perec’in gündelik hayatı en küçük ayrıntılarıyla kaydetme arzusu, dünyayı düzenleme ihtiyacıyla varoluşsal kaygının birleştiği bir alan yaratıyor.

Mekân, nesne, liste ve envanter tutma pratiği, yalnızca edebî bir teknik değil, kaybın yarattığı boşlukla baş etme biçimi olarak okunuyor. Böylece biyografi, edebiyat ile yaşam arasındaki karşılıklı dönüşümü görünür kılıyor. Bu yaklaşım, modern yazının etik yönünü tartışmaya açıyor.

David Bellos — Georges Perec: Sözcükler Arasında Bir Hayat
Çeviren: Can Sezer • Everest Yayınları
Biyografi • 816 sayfa • 2026