Nikolay Vasilyeviç Gogol – Ölü Canlar (2009)

Nikolay Vasilyeviç Gogol’ün 200. yaşının anısına yayımlanan ‘Ölü Canlar’da, romanın 1901 Rusça baskısındaki çizimler de yer alıyor.

Elimizdeki baskıda ayrıca, Melih Cevdet Anday, Andrey Belıy, Mihail M. Bahtin ve Sabri Gürses’in, romana dair kaleme aldıkları yazılar da bulunuyor.

Bilindiği gibi, Puşkin’in verdiği fikirle, romanının ilk bölümünü 1841’de bitiren Gogol, 1852’de bir sinir buhranının ertesinde ‘Ölü Canlar’ın ikinci bölümünün elyazmalarını yakmıştı.

Yazar burada, başkahramanı Çiçikov’un dolandırıcılık faaliyetleri üzerinden, 19. yüzyıl Rus toplumunun kanunlarını ve sınıfsal ilişkilerini kıyasıya eleştiriyor.

Roman temelde, Çiçikov’un, toprak sahiplerinden ölmüş olan serflerinin belgelerini satın alarak, kendisini çok sayıda “can”a sahip bir soylu olarak gösterme çabalarını hikâye ediyor.

  • Künye: Nikolay Vasilyeviç Gogol – Ölü Canlar, çeviren: Erol Güney ve Melih Cevdet Anday, yayına hazırlayan: Sabri Gürses, Everest Yayınları, roman, 392 sayfa

Maxence Fermine – Bilardo Blues Kulübü (2009)

Fransız edebiyatçı Maxence Fermine ‘Bilardo Blues Kulübü’nde, Chicago, New York ve Las Vegas’ta geçen öykülerinde, 30’ların ve 60’ların melankolik Amerika’sını yeniden canlandırıyor.

Fermine, fötr şapkalı, takım elbiseli gangsterleri; topuklu ayabakıları ve kırmızı dudaklarıyla femme fatale’leri; yüksek meblağlarda oynanan poker, bilardo oyunlarını ve duman altı mekânları, arka planında caz ve blues melodileriyle tasvir ediyor.

Al Capone’un karşısına çıkan dünya bilardo şampiyonu Willie Hoppe; alkolik saksafoncu Max Coleman ile piyanist Diana King ve serseri kumarbaz Davis Dam ise, Fermine’in öykülerinde karşımıza çıkan karakterlerden birkaçı.

  • Künye: Maxence Fermine – Bilardo Blues Kulübü, çeviren: Aslı Açan, Everest Yayınları, öykü, 104 sayfa

Luther Blissett – Q (2009)

Luther Blissett ismi altında bir araya gelen Roberto Bui, Giovanni Cattabriga, Federico Guglielmo ve Luca Di Meo’nun kaleme aldığı ‘Q’, ayaklanmaların, düşünce savaşlarının ve mezhep ayrılıklarının yaşandığı Rönesans döneminde, asi ajan Q’nun maceralarını hikâye ediyor.

On altıncı yüzyılda, Martin Luther’in önderliğinde dinde reform hareketleri ortaya çıkar.

Böylece Avrupa’da, karışıklıklara ve katliamlara uzanan sıkıntılı ve acımasız bir süreç yaşanmaya başlar.

Bu aşamada, tüm Avrupa’yı kasıp kavuracak, isyankâr ajan Q devreye girer.

Anarşist Q’nun güçlülerle savaşındaki başarısı, hem Reform hareketinin hem de tüm Avrupa’nın kaderini belirleyecektir.

  • Künye: Luther Blissett – Q, çeviren: Hande Loddo ve Harun Mutluay, Everest Yayınları, roman, 785 sayfa

İlhan Eksen – Çokkültürlü İstanbul Mutfağı (2009)

Yeme-içme kültürüne odaklanan kitaplarıyla bildiğimiz İlhan Eksen, yeni bir baskıyla yayımlanan ‘Çokkültürlü İstanbul Mutfağı’nda, kozmopolit yönleriyle dünyanın en renkli şehirlerinden İstanbul’un zengin mutfak kültürünü inceliyor.

Eksen’in çalışması, tamamıyla bu şehre ait, aile büyükleri tarafından nesilden nesile aktarılarak bugüne taşınan mutfak becerilerinin ardındaki büyük birikimi gözler önüne sermesiyle dikkat çekiyor. Okurunu İstanbul’da Türkler, Rumlar, Ermeniler ve Musevilerin sofralarına konuk eden çalışma, bu sofraların özgün ve zengin tariflerini ve ilginç öykülerini anlatıyor. Eksen elimizdeki nitelikli eseriyle, dünün İstanbul’una mutfak pencerelerinden bakıyor.

  • Künye: İlhan Eksen – Çokkültürlü İstanbul Mutfağı, Everest Yayınları, kültür, 153 sayfa

Vedat Ozan – Parfümler (2015)

Mitolojiden kültürel tarihe, kimyadan edebiyata ve sinemaya, gündelik hayatta sağlam kökleri olan parfümün serüveni.

Vedat Ozan’ın ‘Kokular Kitabı’nın bu ikinci cildi, bir yandan parfüm dünyasının kraliçesi miski, ilk modern parfüm Jicky’i ve toplumda parfüm algısının oluşumunu irdeliyor diğer yandan Hermès, Channel ve Davidoff gibi ünlü kokuların izini sürüyor.

  • Künye: Vedat Ozan – Parfümler, Everest Yayınları

Nihat Behram – Çıkmak İçin Bu Karanlıktan (2009)

‘Çıkmak İçin Bu Karanlıktan’, Türkiye şiirinin özgün isimlerinden Nihat Behram’ın 2008-2009 döneminde kaleme aldığı şiirlerinden oluşuyor.

İki bölümden oluşan kitaba adını veren şiirden bir alıntı:

“Zorbanın tuzağındasın! Aç, bitkin, yaralı… / Katilin, sinsice izliyor seni / kurbanı olarak iştahının! / Vahşet ve acımasızlık: bu onun karakteri… / Ve sen tutacaksın, kanlı bir oyuncak gibi ellerinde, / sarıldığını sanarak yaralarının… / Susuyorsun, sustukça derinleşiyor yaran, iyileştiğini sansan da! / Acısından hınç sağmayan bir halkın yaraları nasıl iyileşir? / Susmanı istiyor efendiler! Susmanın körelmek, esaret, / teslimiyet olduğunu bilerek… (…)”

  • Künye: Nihat Behram – Çıkmak İçin Bu Karanlıktan, Everest Yayınları, şiir, 71 sayfa

Melih Cevdet Anday – Şiir Yaşantısı (2015)

Bir yazar olarak çok sevilmesi bir yana, gönüllerde hep şair olarak kalmış Melih Cevdet Anday’dan, şiirin farklı konularını irdeleyen metinler.

Yurtsever şiir, sanatta gelenekçiliğin önemi, şiirde anlam, biçim ve imge, şiir çevirisi ve bunun gibi ilginç konular, Anday’ın kitaplaşmış denemelerinden ve dergilerde kalmış yazılarından yapılmış bu seçkide.

  • Künye: Melih Cevdet Anday – Şiir Yaşantısı, hazırlayan: Yalçın Armağan, Everest Yayınları, şiir eleştirisi, 535 sayfa, 2015

Devrim E. Alkış – Kendi İşinin Patronu Olmak (2015)

Devrim Alkış’tan, hepsi iş dünyasında varlık gösteren farklı karakterlerin dünyasında geçen dokuz öykü.

İK uzmanı Zuhal’in başından geçen garip olaylar, işe geç kaldığında inanılmaz bahaneler bulabilen Ahmet ve Amerika’ya iş görüşmesine gidip geçmişiyle yüzleşmeye girişen Taner, bu öykülerde karşımıza çıkan bazı sıra dışı karakterler.

  • Künye: Devrim E. Alkış – Kendi İşinin Patronu Olmak, Everest Yayınları

Erhan Bener – Yalnızlar (2015)

Zaman: 1950’li yıllar, yer: Türkiye’nin bir taşra kasabası.

Bir yanda siyasi görüşleri nedeniyle kasabaya sürgün edilmiş öğretmen, doktor ve savcılar, diğer yanda buraya atanmış subaylar ve kasabanın yerlileri…

Bu karakterler arasındaki çatışma ve gerilimler, hikâyemizin konusu.

Roman, kimilerine göre, Türkiye edebiyatının ilk distopya örneklerinden biri.

  • Künye: Erhan Bener – Yalnızlar, Everest Yayınları

Maureen Freely – Bizans’a Yolculuk (2015)

Küçük bir kızın gözünden 1960’ların İstanbul’unun canlı bir portresini sunan bir hikâye.

Roman, İstanbul’un bohem bir köşesinde, farklı karakterlerin dâhil olduğu bir gece eğlencesinde geçer.

Bu geceye gizlenerek tanıklık eden kız çocuğu Mimi, tüm yaşananları hafızasına kazımaya kararlıdır.

  • Künye: Maureen Freely – Bizans’a Yolculuk, çeviren: Özge Çallı Spike, Everest Yayınları