Albrecht Koschorke – Hitler’in Kavgam’ı Üzerine Bir Analiz (2016)

  • HİTLER’İN KAVGAM’I ÜZERİNE BİR ANALİZ, Albrecht Koschorke, çeviren: Ayşe Kurultay, İletişim Yayınları

hitlerin-kavgami-uzerine-bir-analiz

Bilindiği gibi Hitler’in Kavgam‘ı, diktatoryal kitapların 20. yüzyıldaki ilk örneği. Koschorke’nin bu önemli çalışması da, bu kitabın kimlere ve neden hitap ettiğini aydınlatıyor. Metni ve onun gönderdiği sinyalleri analiz eden yazar, kitabın psikolojik, siyasi ve ideolojik dinamiklerini gözler önüne seriyor.

Yasemin İnceoğlu ve Savaş Çoban (der.) – Haber Okumaları (2017)

  • HABER OKUMALARI, derleyen: Yasemin İnceoğlu ve Savaş Çoban, İletişim Yayınları, medya

haber-okumalari

Dezenformasyonun ve baskının doruğa ulaştığı bugün, doğru habere olan ihtiyacımız her zamankinden daha elzem. Birçok yazarın katkıda bulunduğu, medyayı ve haberi farklı yönleriyle irdeleyen bu önemli kitap da, haberde tarafsızlık algısından Tahir Elçi cinayetinde medyanın üstlendiği role birçok güncel konu ve sorunu tartışmakta.

Bedross der Matossian – Parçalanan Devrim Düşleri (2017)

  • PARÇALANAN DEVRİM DÜŞLERİ, Bedross der Matossian, çeviren: Renan Akman, İletişim Yayınları, tarih

parcalanan-devrim-dusleri

1789 Devrimi’nin Osmanlı’ya yansıması, 1908’de ilan edilecek Meşrutiyet olacaktı. Bu kitap devrim hayalini, geniş coğrafi bölgeler ve farklı etnik, siyasi ve dini yapılardan gelen üç etnik grup, Araplar, Ermeniler ve Yahudiler açısından inceliyor ve bu kesimler açısından devrimin neden hayal kırıklığına dönüştüğünü açıklıyor.

Élise Massicard – Alevi Hareketinin Siyasallaşması (2007)

  • ALEVİ HAREKETİNİN SİYASALLAŞMASI, Élise Massicard, çeviren: Ali Berktay, İletişim Yayınları, siyaset, 367 sayfa

alevi-hareketinin-siyasallasmasi

Türkiye’nin heterodoks inançların çoğunluğunu oluşturan Aleviliğin siyasal nitelik kazanması, yeni bir olgu değil. Massicard’ın ‘Alevi Hareketinin Siyasallaşması’, Aleviliği anlamaya çalışırken, bu inancın sadece dinsel alanını değil, siyasal alandaki yönelim ve farklılaşmaları da belirleyen bir cemaat olarak Alevi nüfusun kendi dinamiklerine odaklanıyor. Yazarın 1980’lerden bugüne, hem Türkiye’de hem Almanya’daki Alevi hareketini inceleyen eseri, Aleviler arasındaki farklı politizasyon süreçlerini ve etnik kimliklerini kapsamlı bir bakışla ortaya koyuyor.

Thomas de Waal – Büyük Felaket’ten Sonra (2017)

  • BÜYÜK FELAKET’TEN SONRA, Thomas de Waal, çeviren: Ayşen Taşkent Ekmekci, İletişim Yayınları

buyuk-felaketten-sonra

1915’te yaşananlar, Ermeni-Türk ilişkilerinin geleceğini nasıl şekillendirdi? O trajik günlerden bu yana, iki ülkenin ilişki kurmaya çalıştığını, fakat bunu bir türlü başaramadığını belirten de Waal, bunda Türklerin direndikleri inkâr politikasının ve Ermenilerin de Soykırım’ı bir türlü aşamamasının esas rolü oynadığını söylüyor.

İrfan Sayar – Yazlık ve Kışlık Proceler (2007)

  • POROF. ZİHNİ SİNİR PROCELER KÜLLİYATI 3: YAZLIK VE KIŞLIK PROCELER, İrfan Sayar, İletişim Yayınları, 80 sayfa

porof-zihni-sinir

İrfan Sayar’ın Porof. Zihni karakteri, zekice tasarlanmış, fakat gerçek hayatta uygulanma şansı düşük görünen icatlar yapan bir karakter. Serinin bu üçüncü kitabı ise, yazlık ve kışlık icatlara yer veriyor. Kışın ayakların üşümemesi için icat ettiği, ‘Ayakları Hohlayarak Isıtma’, araçların karlı havada kaymaması için, aracın önündeki karı eriten ‘Tuzluklu Otomobil’, nezle olanların kâğıt mendil ihtiyaçları gözetilerek icat edilen ‘Kâğıt Atkı’ ve şemsiyelerden gözü korumak için icat edilen ”emsiye Şemsiyesi’, bu “sinir” projelerden birkaçı.

Kolektif – Muzaffer Şerif’e Armağan (2007)

 

muzaffer-serife-armagan

Türkiye yakın tarihinde, Muzaffer Şerif Başoğlu adı daha çok, 1948 yılındaki ‘Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Olayları’ vesilesiyle geçer. Muzaffer Şerif bu dönemde, “Komünistlik” karalamasıyla cadı avına maruz bırakılan ve üniversiteden uzaklaştırılan akademisyenlerden biridir. Bu olaydan sonra Türkiye’den ayrılan Muzaffer Şerif, daha sonra sosyal psikoloji alanında uluslararası literatüre girecektir.

Kendisinin doğumunun yüzüncü yılı vesilesiyle hazırlanan kitap, bu bilim insanının sosyal psikoloji alanına yaptığı katkılara odaklanıyor. Böylesi önemli bir ismin çalışmaları üzerinden, Türkiye’nin bilimsel-toplumsal-politik ortamı da masaya yatırılıyor.

  • Künye: Kolektif – Muzaffer Şerif’e Armağan, derleyen: Sertan Batur ve Ersin Aslıtürk, İletişim Yayınları, armağan, 262 sayfa

Fikret Adaman ve Tuğçe Bulut – 500 Milyonluk Umut Hikâyeleri (2007)

  • 500 MİLYONLUK UMUT HİKÂYELERİ, Fikret Adaman ve Tuğçe Bulut, İletişim Yayınları, ekonomi, 262 sayfa

500-milyonluk-umut

Mikrokredi, ellerindeki tek varlıkları emekleri olan yoksul kesimlere verilecek küçük bir imkânla, bu kesimlerin küçük çaplı işler kurmaları esasına dayanıyor. Diyarbakır’daki “Türkiye Grameen Mikrokredi Projesi” ile İstanbul’daki Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı tarafından kurulan “Maya Projesi”, mikrokrediye Türkiye’den en iyi iki örnek. Bu kitap, Türkiye’nin söz konusu iki örneğini ele alıyor. Bu iki şehirde, aldıkları krediyle kendi işlerinin sahibi olan kadınların değişen ve dönüşen hayatı, çalışmanın başlıca konusunu oluşturuyor.

Joseph Conrad – Batılı Gözler Altında (2007)

  • BATILI GÖZLER ALTINDA, Joseph Conrad, çeviren: Ayşe Yunus ve Mehmet Bakırcı, İletişim Yayınları, roman, 335 sayfa

batili-gozler-altinda

Joseph Conrad ‘Batılı Gözler Altında’yı, kısa hikâye tarzında düşünmüştü. Fakat geçen zamanla beraber bu kısa hikâye, epey uzun bir romana dönüştü. Romanın başkahramanı, Rus klasiklerini, özellikle de Dostoyevski’nin karakterlerini anımsatacak bir tip olan Sidoroviç-Razumov’dur. Kurgunun mekânı, sıkıntılı dönemler yaşayan Rusya’dır. Conrad, Razumov üzerinden dönemin Rusya’sından sağlam insan profilleri sunuyor. Bu profiller de, Razumov’un karakterinde doruğa ulaşan bir karamsarlıkla çizilmiş. Razumov tereddüt, öfke, aşk, özgürlük ve suçluluk duyguları arasında gidip gelir ve bu durum onu, önceden kestiremeyeceği, trajik bir sona götürür.

Tanıl Bora – Cereyanlar (2017)

  • CEREYANLAR, Tanıl Bora, İletişim Yayınları

cereyanlar

Kemalizm, milliyetçilik, muhafazakârlık ve sol gibi siyasî ideolojilerin serencamını zengin bir perspektifle izleyen bir çalışma. Geç Osmanlı zihniyet dünyası ile ülkede modernleşme girişiminin bir analizini yaparak incelemesine başlayan Bora, ardından, Türkiye’de öne çıkan siyasî ideolojilerin özelliklerini, birbirlerini etkileme ve birbirinden etkilenme süreçlerini irdeliyor.