David Parkinson – Sinemayı Değiştiren 100 Fikir (2015)

Sinemanın yan gösterimlerden kurumsallaşmasına giden süreci mümkün kılan ana kuramları, teknikleri ve stratejileri ele alan ufuk açıcı bir çalışma.

Büyülü fenerler, görüntünün sürekliliği, kinetoskop, yakın planlar, gerçeküstücülük, optik geçişler, metot oyunculuğu ve daha fazlası.

Hollywood sinemasının da kapsamlı bir şekilde ele alındığı kitapta, “Alman Dışavurumculuğu”, “Auteur Kuramı” ve “Üçüncü Sinema” gibi konular da ihmal edilmiyor.

  • Künye: David Parkinson – Sinemayı Değiştiren 100 Fikir, çeviren: Yeşim Burul, Literatür Yayıncılık, sinema, 216 sayfa, 2015

Harun Karadeniz – Olaylı Yıllar ve Gençlik (2015)

Kırk dört yıl önce kaybettiğimiz, 68 kuşağının simge isimlerinden Harun Karadeniz’den, bir dönemin gençlik hareketinin geniş bir panoraması.

Karadeniz, öğrenci derneklerinde başlayan politik dönüşümü, Amerikan 6. Filo’suna karşı yapılan gösterileri, üniversite reformu eylemlerini ve işçilerin, köylülerin, tarım emekçilerinin direnişleri gibi konularda önemli bilgiler veriyor.

Türkiye’de toplumsal mücadele tarihinin önde gelen isimlerinden biri olan Harun Karadeniz, 12 Mart askeri darbesinin sistemli şiddetine maruz kalarak, tutuklandı ve tedavi imkânları bilinçli olarak ortadan kaldırıldı.

Ölüme terkedilen Karadeniz’in, yaşama veda etmeden önce kaleme aldığı ‘Olaylı Yıllar ve Gençlik’, 60’lı yılların başından 70’lere uzanan gençlik hareketlerinin geniş bir panoramasını tüm ayrıntılarıyla birlikte bulacaksınız.

  • Künye: Harun Karadeniz – Olaylı Yıllar ve Gençlik, Literatür Yayıncılık, siyaset, 224 sayfa, 2015

Harriet Worsley – Modayı Değiştiren 100 Fikir (2018)

Bugün kadın giyimine baktığımızda, bize tuhaf gelen pek çok detay vardır.

Örneğin kombinasyonlar, inanılmaz çeşitliliktedir.

Veya stil, bazen akıl almaz boyutlara ulaşır.

Oysa moda, çok abartılı örnekleri olsa da, önemli bileşeni olduğu kültür gibi daima değişip dönüşen, zincir gibi birbirine eklenen halkalardan oluşmuştur.

Modadan bahsederken bu önemli olguyu hiçbir zaman akıldan çıkarmamak lazım.

Çünkü moda demek kültür demektir, daha da önemlisi modern hayatın en önemli başlıklarından biri demektir.

İşte Harriet Worsley’nin bu enfes kitabı da, 20. yüzyılın başlarından günümüze modaya yön vermiş fikirlerin usta işi bir kaydı.

Özellikle belirtelim ki kitap, kadın giyimindeki dönüşümü anlatmakla yetinmiyor.

Worsley,

  • Bu süre zarfında tasarımcıların en etkileyici tasarımlarının neler olduğunu,
  • Moda fikirlerinin yerleşik algıya nasıl meydan okuduğunu,
  • Modadaki değişimlerin arka planında yatan dinamiklerin neler olduğunu,
  • Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konuyu irdeliyor.

Kitap vesilesiyle, tişörtlerin ilk başta erkek iç çamaşırı olarak ortaya çıktığı ve kot pantolonlarda bulunan rivetlerin altına hücum dönemindeki işçi kıyafetlerini güçlendirmek için geliştirildiği gibi günlük kıyafetlerimiz üzerine farklı bir gözle bakmamızı sağlayacak ilginç bilgiler de yer alıyor.

  • Künye: Harriet Worsley – Modayı Değiştiren 100 Fikir, çeviren: Begüm Başoğlu, Literatür Yayıncılık, kültür, 216 sayfa, 2018

David Ball – Çöl İmparatorluğu (2009)

‘Hac ve Hilal’in yazarı David Ball ‘Çöl İmparatorluğu’nda, iki toplum arasında sıkışmış Moussa isimli karakterinin hikâyesini anlatıyor.

Fransız kontu Henri deVries, balonla Sahra Çölü’nü geçmeyi planlar. Kısa bir süre sonra balonu arızalanan kont, çöle zorunlu iniş yapar. deVries, burada tanıştığı Tuareglerden Serena’ya âşık olur.

Âşıklar Fransa’da, Serena kiliseye biat etmediğinden sivil bir evlilik yapar.

Hikâyenin devamı, çiftin çocuğu Moussa üzerinden gelişir.

Moussa, annesi kiliseye biat etmediği için Fransa’da tanrısızlıkla; anne tarafından Tuareglerce de kâfir olarak suçlanacaktır. Böylece iki dünya arasında sıkışmak, onun kaderi olacaktır.

  • Künye: David Ball – Çöl İmparatorluğu, çeviren: Süha Sertabiboğlu, Literatür Yayıncılık, roman, 819 sayfa

Talip Apaydın – Köy Enstitüsü Yılları (2009)

2009, Köy Enstitülerinin kuruluşunun 69. yıldönümü.

17 Nisan 1940 yılında bir yasayla kurulan Köy Enstitüleri, Türkiye’ye özgü eğitim kurumlarıydı. Üretime dayalı bir anlayışla kurulan enstitülerde, okuma yazmanın yanı sıra, iş eğitimi de veriliyordu.

Türkiye edebiyatının önemli kalemlerinden olan ve Köy Enstitüleri’nde yetişmiş Talip Apaydın ‘Köy Enstitüsü Yılları’ isimli elimizdeki eserinde, bu eğitim kurumunda geçen öğrencilik yıllarını anlatıyor.

Köy Enstitüleri’nin kurucusu İsmail Hakkı Tonguç’un “Enstitüye nasıl girdiniz, nasıl okudunuz, bu duruma nasıl geldiniz biriniz bunu anlatın” sözü üzerine kitabını kaleme alan Apaydın, sıcak bir dille, köyünden üstü başı yırtık, ne yapacağını bilemez halde ayrılan çocuklardan, disiplinli, çalışkan, üretken, müzikle ilgilenen, kitap okuyan, yazmaya merak saran Türkiye’nin aydınlık gençlerinin nasıl yaratıldığını anlatıyor.

  • Künye: Talip Apaydın – Köy Enstitüsü Yılları, Literatür Yayıncılık, anı, 202 sayfa

A. Hilmi Seçkin – Bir Hâkime Yakışanı Yazdım (2018)

Hilmi Seçkin, meslek hayatı boyunca idealist değerlerinden, prensiplerinden taviz vermemiş has hâkimlerden biriydi.

Seçkin, “hakkaniyet”i tek ölçüt bilmiş, demokrasiye ve kuvvetler ayrılığına inanmış.

Siirt’te, yoksul bir ailede doğan Seçkin, daha sonra bin bir zorlukla hukuk okumuş, mezun olduktan sonra da başka genç bir hâkimle Ordu’da, Gölköy’de, Devrek’te ve Zonguldak’ta görev alıyor.

Bu kitap, idealist tavrından asla taviz vermemiş bir hâkimin mücadelelerle geçen hayatından dönüm noktalarını bizimle paylaşmasıyla önemli.

Seçkin, ailesinin soyağacından seferberlik anılarına, tehlikelerle dolu çocukluk yıllarından İkinci Dünya Savaşı günlerine, hukukçu olarak kariyerinin başlamasından 27 Mayıs, 12 Eylül darbelerine ve sıkıntılı demokrasi maceramıza pek çok konuyu bizimle paylaşıyor.

Seçkin’in anıları, yalnızca bir hukukçunun kişisel macerası olarak değil, Türkiye’nin yakın tarihinin sağlam bir hukuki ve siyasi tanıklığı olarak okunmalı.

Seçkin, kitabını şöyle tamamlıyor:

“Sağduyuyu egemen kılalım, kenetlenelim, özgürlük alanlarını genişletelim, demokrasiye, aydınlığa, uzlaşma kültürüne sahip çıkalım ve en önemlisi hep birlikte, Atatürk’ün bıraktığı noktadan yola devam edelim” diyerek tamamlıyor.

  • Künye: A. Hilmi Seçkin – Bir Hâkime Yakışanı Yazdım, Literatür Yayıncılık, anı, 248 sayfa, 2018

Kolektif – Eğitim Mirasımız Köy Enstitüleri (2009)

Tam adıyla ‘Eğitim Mirasımız Köy Enstitüleri: Uygulanabilirliği ve Model Çalışmalar’ olan elimizdeki kitap, 17-18 Nisan 2008’de Köy Enstitüleri Araştırma ve Eğitimi Geliştirme Derneği (KAVEG) tarafından düzenlenen bir sempozyuma sunulan bildirilerden oluşuyor.

Uzun zamandır Türkiye gündeminde ağırlığını koruyan Köy Enstitüleri, dönemin politik koşulları gereği planlandığı şekilde uygulanamamıştı.

Kitapta yer alan bildirilerde, ağırlıklı olarak Köy Enstitüleri’nin özellikleri anlatılıyor ve günümüze uygulanıp uygulanamayacağı tartışılıyor.

Bildiriler ayrıca, enstitülerin kuruluş ve yıkılış nedenleri de irdeliyor.

  • Künye: Kolektif – Eğitim Mirasımız Köy Enstitüleri, yayına hazırlayan: Güler Yalçın ve Filiz Kamacıoğlu, Literatür Yayıncılık, eğitim, 165 sayfa

Birant Yıldız – David Kohen (2015)

Beş nesildir sigortacılık yapan Kohen ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi David Kohen, Türkiye’de sigortacılık denince ilk akla gelen isimlerden.

Kohen ailesinin Selanik’te başlayıp İstanbul’da devam eden ilginç serüveni, Varlık Vergisi ile kararan hayatlar ve bu vergiyi ödeyemeyen baba Marko Kohen’in Erzurum Aşkale’ye sürülüşü, kitaptan birkaç detay.

  • Künye: Birant Yıldız – David Kohen, Literatür Yayıncılık

Paul Krugman – Bir Liberalin Vicdanı (2009)

2008 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Paul Krugman ‘Bir Liberalin Vicdanı’nda, Amerikan sosyal politikalarındaki yanlışlıkları anlatıyor ve çözüm önerileri sunuyor.

Amerika’nın yeni, ilerici bir siyasî gündeme, kendi deyimiyle bir “Yeni Düzen”e ihtiyaç duyduğunu söyleyen Krugman, çalışmasında, bir değişim programının çerçevesini çizmeye çalışıyor.

Geniş kapsamlı bir sağlık hizmeti, servet ve gelir eşitsizliğinin giderilebilmesi için nelerin yapılması gerektiği ve Amerika’yı hem daha eşit hem de daha demokratik bir toplum haline getirecek yeni bir siyasî koalisyonun nasıl kurulabileceği, Krugman’ın çizdiği çerçevenin ağırlık noktalarını oluşturuyor.

  • Künye: Paul Krugman – Bir Liberalin Vicdanı, çeviren: Neşenur Domaniç, Literatür Yayıncılık, ekonomi, 296 sayfa

Jacques Le Goff – Avrupa’nın Doğuşu (2008)

Fransız tarihçi Jacques Le Goff ‘Avrupa’nın Doğuşu’nda, Avrupa’nın ilk kez belirdiği, hem gerçeklik hem de temsil anlamında biçim aldığı dönemin Ortaçağ olduğu tezi üzerinden ilerliyor.

Söz konusu Ortaçağ’ı, 4. yüzyıldan 15. yüzyıla uzanan bir süreçte irdeleyen Goff, Avrupa’nın bugünü ve geleceğinde etkili olan tüm miraslar içinde, Ortaçağ’a dair olanın en önemlisi olduğunu söylüyor.

“Ortaçağ, Avrupa’nın belli başlı, gerçek veya varsayılan özelliklerini ortaya çıkarmış ve çoğu kez de bunları somutlaştırmıştır,” diyen Goff, tarihsel gerçekliklerden yola çıkarak bu doğuşun izini sürüyor.

‘Avrupa’yı Kurmak’ dizisinin editörü de olan Goff, asıl olarak Ortaçağ tarihi üzerine uzmanlaşmasıyla bilinen bir isim.

Goff’un daha önce Türkçe’ye çevrilmiş ‘Ortaçağ Batı Uygarlığı’, ‘Gençlere Avrupa Tarihi’ ve ‘Ortaçağ’da Entelektüeller’ başlıklı kitapları da bulunuyor.

  • Künye: Jacques Le Goff – Avrupa’nın Doğuşu, çeviren: M. Timuçin Binder, Literatür Yayıncılık, tarih, 304 sayfa