Jacqueline B. Toner – Haberler Seni Korkuttuğunda Ne Yapabilirsin? (2024)

Teknolojinin hızla geliştiği ve dijital medya kullanımının giderek daha küçük yaş gruplarındaki çocuklar arasında yaygınlaştığı günümüzde anne ve babaların, çocuklarının medya kullanımını sürekli denetlemeye çalışmaları oldukça yorucu hatta belki de imkânsız bir çaba olabilir.

Tam da bu sebeple günümüzün en önemli ihtiyaçlarından biri olan medya okuryazarlığı konusunda çocukları bilgilendirmek, yetişkinler için yeni ve önemli bir sorumluluk olarak ön plana çıkmaktadır.

Medya okuryazarlığı ihtiyaç duyulan bilgiye radyo, televizyon, gazete, sosyal medya gibi kaynaklardan nasıl erişilebileceğini bilme, erişilen bilginin niteliğini değerlendirebilme ve son olarak bu bilgileri sentezleyebilme becerisine sahip olabilmektir.

Doktor Jacqueline B. Toner tarafından yazılmış ve Amerikan Psikoloji Derneği onaylı ‘Haberler Seni Korkuttuğunda Ne Yapabilirsin?’ medya okuryazarlığı konusunda yetişkinlere oldukça değerli bilgiler sunarken çocuklar için başucu kitabı niteliğinde bir rehber olma özelliği taşıyor.

Tüm çocuk ve gençlere kavrayabilmesi güç olan diğer bir taraftan da yaşamın kaçınılmaz bir parçası olan korkutucu, üzücü hatta şok edici haberler karşısında nasıl bir tutum benimseyebilecekleri üzerine yol gösterirken onları haberleri objektif yorumlayabilme ve zor durumlarda bile soğukkanlı kalabilme konusunda da cesaretlendiriyor.

Her şeyden önemlisi yaşanan tüm zorlayıcı gelişmelere rağmen dünyayı sakin ve güvenli bir yer olarak algılayabilmelerine yardımcı oluyor.

Tüm bu bilgileri etkileşimli sayfalarının içinde yer alan egzersizler aracılığıyla çocuklara sunuyor; böylelikle önemli bir konuyu deneyimleyerek öğrenmeleri için onlara alan açıyor.

Ebeveyn ve Bakımverenler İçin Sunuş bölümünde ise, çocukları medya kullanımı konusunda nasıl bilinçlendirebileceğimiz ve olumsuz haberlerden onları nasıl koruyabileceğimiz hakkında oldukça değerli ve bilimsel bilgiler paylaşıyor.

‘Haberler Seni Korkuttuğunda Ne Yapabilirsin?’, medya kullanımı üzerine sunduğu kısa ve etkileşimli dersler sayesinde korkutucu haberler karşısında hissedilmesi olası duygular hakkında bilgiler sunuyor ve içeriğinde yer alan egzersizler aracılığıyla bu zor duygularla baş etmenin yollarını deneyimletiyor.

Kitap çocuklara gözlemlerini not edebilecekleri alanlar açarak onları araştırmacı olmaya teşvik ediyor.

Kamera açısından haberlerin sunuluş biçimine kadar tüm detayların izleyicileri nasıl etkileyebileceğiyle ilgili önemli bir farkındalık oluşturarak, bilginin duygular üzerindeki rahatlatıcı gücünü ön plana çıkarıyor.

  • Künye: Jacqueline B. Toner – Haberler Seni Korkuttuğunda Ne Yapabilirsin?: Medya Okuryazarlığı ve Haberleri Yorumlamak Üzerine, çeviren: Duygu Bolut, Okuyanus Yayınları, medya, 88 sayfa, 2024

Victoria Shepherd – Yürüyen Ceset Sendromu (2024)

“Ben aslında ölüyüm” demeye başlayan 19. yüzyıl İngilteresi kadınları, kemiklerinin camdan yapıldığını düşünen ve hareket etmekten korkar olan orta çağ Fransa kralı, Waterloo savaşının ardından akıl hastanelerinde pıtrak gibi çoğalan sahte Napoleon’lar…

Uzun yıllar BBC’ye radyo programları hazırlamış araştırmacı Victoria Shepherd, eski zamanlardan bu yana görünüp kaybolmuş ilginç hezeyanların üzerindeki sır perdesini aralıyor.

Akıl sağlığı tarihinin tuhaf kaprislerinin gülünç tesadüflerden çok daha fazlası olduğuna ışık tutuyor.

Yaygın delüzyonların esasında toplumların kaygılarına ve travmalarına açılan bir pencere olduğunu ustalıkla öykülüyor.

  • Künye: Victoria Shepherd – Yürüyen Ceset Sendromu: Hezeyanlar Tarihi, çeviren: Elif Zeynep Yıldırım, Okuyanus Yayınları, tarih, 404 sayfa, 2024

Claudio Naranjo – Karakter ve Nevroz (2024)

Enneagram kişilik tiplerini modern psikiyatrinin ışığıyla inşa eden Claudio Naranjo, Enneagram hususunda verdiği en kapsamlı çalışma olarak kabul edilen bu eserinde karakter gelişimi ve psikolojik rahatsızlıkların kesişimine derinlemesine bir bakış vadediyor.

Psikiyatri alanındaki uzmanlığından ve spiritüel geleneklerden aldığı güçle, karakter özelliklerimizin diğer psikolojik sınıflandırmalarla olan ilişkisine ve bu durumun dünya görüşümüzü ve başkalarıyla etkileşimlerimizi nasıl şekillendirebileceğine açıklık getiriyor.

Enneagram’ın dokuz kişilik tipini literatürden örneklerle tartışarak her bir tipin biricikliğine, güçlü ve zayıf yönlerine dair kapsamlı bir kavrayış sunuyor.

‘Karakter ve Nevroz’ bir kaynak kitabı olmakla yetinmeyen, aynı zamanda içsel bir el feneri işlevi gören bir eser.

  • Künye: Claudio Naranjo – Karakter ve Nevroz: Bütünleştirici Bakış Açısı ile Psikiyatrist Gözünden Enneagram, çeviren: Ömer Yanartaş, Okuyanus Yayınları, psikiyatri, 432 sayfa, 2024

Michael Shoshani Rosenbaum – İnsan Olma Cesareti (2024)

Daniel.

Dışta başarılı bir bilim insanı, içteyse duygulardan nasibini almamış bir sarmaşık yuvası.

İstismar ve ihmalle büyümüş bir çocuk, birini sevmeyi yahut arzulamayı hiç deneyimlememiş bir yetişkin.

Kendi aleminin pürüzsüz kıyılarında yaşamaya alışmışken otuz beşinde psikoterapist Michael Shoshani-Rosenbaum’un divanında buluyor kendini.

Rosenbaum’un ustalıklı dokunuşu ona iyi geliyor.

Bu sayede terapi ve analizin imkanları kitap boyunca sergilenirken, okur da kendi korkularıyla yüzleşmeye, bağlanma ihtiyacını kucaklamaya davet ediliyor.

‘İnsan Olma Cesareti’, insanı insan yapan kırılganlıkların cesurca kucaklandığı bir hikâye.

Tümüyle çarpıcı, tümüyle gerçek.

  • Künye: Michael Shoshani Rosenbaum – İnsan Olma Cesareti: Çağdaş Bir Psikanalitik Yolculuk, çeviren: Eda Biçici, Okuyanus Yayınları, psikanaliz, 356 sayfa, 2024

David J. Wallin – Psikoterapide Bağlanma (2024)

David J. Wallin, bağlanma teorisi ile psikoterapinin dinamik dünyasını birleştirdiği bu eserinde çocukluktan yetişkinliğe bizi şekillendiren bağlantıların tekâmül etmede nasıl kullanılabileceğini araştırıyor.

Travma araştırmaları, ilişkisel psikoterapi, nörobiyoloji ve mindfulness alanlarından elde edilen güncel bulguları bir araya getirerek, dönüşümün kilit noktasının ilişkiler olduğunu öngördüğü bir tedavi modeli sunuyor.

Çocukluğunda sağlıklı bir bağlanma becerisi geliştirememiş danışanlara karşı terapistler neler yapabilir, bu noksanlığı takviye edecek terapötik yaklaşımlar nasıl geliştirilebilir sorularını soruyor ve cevabı gerçek vakalar üzerinden adım adım keşfediyor.

‘Psikoterapide Bağlanma’, terapi odasında kurulan iletişimin niteliğinin iyileşmenin katalizörlerinden biri olduğunun güçlü bir delili niteliğinde.

Pür akademik bir çabadan fazlası hem divana hem sandalyeye hitap edebilen samimi bir çağrı.

  • Künye: David J. Wallin – Psikoterapide Bağlanma, çeviren: Onur Yılmaz, Okuyanus Yayınları, psikoterapi, 636 sayfa, 2024

Gavin de Becker – Büyük Armağan: Korku (2024)

“Sokaklarda yürünmez oldu, kimselere güvenilmez oldu” diyenler, sokaklar kadar ev ve işin de bir şiddet membaı olabileceğini bilenler muhtemelen Amerika’nın önde gelen güvenlik uzmanlarından birinin tavsiyelerine kulak vermek isteyecektir.

ABD başkanları dahil olmak üzere sayısız önemli kişiliğe danışmanlık yapmış olan Gavin de Becker’a göre korku ortadan kaldırılması gereken bir öcü değil, türlerin binlerce yıllık devamlılığını sağlamış az maliyetli bir hayatta kalma yöntemi.

Şiddetin ve zulmün git gide arttığı dünyada bireysel emniyet önlemlerinin kaçınılmazlık, iç ve dış faktörlerin hesaba katıldığı bir güvenlik yaklaşımının ise gereklilik olduğunu öğreniyoruz ondan.

Her türlü insan şiddetinin önceden tespit edilebileceği teziyle adından çok kereler söz ettirmiş, bugüne kadar 14 farklı dile çevrilmiş bir klasik olan Büyük Armağan: Korku, kişisel güvenlik anlayışınızda devrim yapmaya aday.

  • Künye: Gavin de Becker – Büyük Armağan: Korku (Şiddet ve Zorbalıktan Sakınmanızı Sağlayacak Sinyalleri Görebilmek), çeviren: Duygu Bolut Müftüoğlu, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 492 sayfa, 2024

David Shapiro – Nevrotik Tarzlar (2024)

‘Nevrotik Tarzlar’, terapiye ve ruh sağlığına dair varsayımları radikal biçimde değiştiren bir çalışma olarak bilinir.

David Shapiro bugünlerde hayli aşina olunan obsesif kompulsif kişilik, histerik kişilik, paranoid kişilik ve dürtüsel kişilik gibi kavramları farklı bir kulptan tutmuş, bireyin bu nevrotik tarzları travma ve kaygılarıyla başa çıkma yolunda kişilikleriyle uyumlu biçimde benimsediğini ortaya atmıştı.

Kendi deyişiyle nevrotik semptomların karakter içerisinde yer alan bir şey olduğunu ve çoğu zaman böyle gözükmeseler de öznel yaşamın genel niteliğiyle tutarlı olduğunu göstermek niyetindeydi.

Bu sayede terapi ve kişilik bozukluklarının teşhisinde yeni bir perspektif sunmuş, bireyin nevrotik davranışlarını derinlemesine kavramanın yanı sıra bu davranışların tedavisine dair yaklaşımları da yeniden şekillendirmişti.

  • Künye: David Shapiro – Nevrotik Tarzlar, çeviren: Şehnaz Layıkel Prange, Okuyanus Yayınları, psikiyatri, 272 sayfa, 2024

Karyl McBride – Çarpık Sevgi (2024)

‘Boş Ayna’ ve ‘Senden Kurtuluş Yok mu?’ ile Türkiye dahil birçok ülkede geniş bir okuyucu kitlesine erişen Karyl McBride, ‘Çarpık Sevgi’ ile narsistler tarafından yetiştirilenlerin hikayesine yüzünü dönüyor.

Narsist ebeveynlerin kurduğu aile yapılarının oluşumundan, böyle ailelerde yetişmenin yaralarını sarmaya kadar geniş bir kapsamla okuyucusunun karşısına çıkıyor.

Lisanslı bir aile terapisti olarak belki de en iyi bildiği şeyi yaparak narsisizmle bozulmuş çarpık sevgilerin anatomisini çıkarıyor, bu acı mirastan kurtuluş yolu vadediyor.

  • Künye: Karyl McBride – Çarpık Sevgi: Ebeveyn Narsisizminin Zararlı Etkilerinden Kurtulmak ve İyileşmek, çeviren: Nalan Uysal, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 361 sayfa, 2024

Gordon Parker, Gabriela Tavela, Kerrie Eyers – Burnout (2024)

Depresyon ya da kronik yorgunluk gibi kalıplara oturmayan, fiziksel efordan arındırılmış masa başı işçiliğine kondurulamadığı için çoğu zaman bir orta sınıflı şımarıklığı olarak görülen tükenmişlik sendromu sanılandan daha ciddi bir tehlike olabilir.

Burnout olarak da bilinen, herkesin duyduğu ama kimsenin parmakla gösteremediği bu sendromu enine boyuna tanımak için iyi bir fırsat bu.

Güncel araştırmaların omuzlarında yükselen yöntemlerle kendi tükenmişlik modelinizi tanıma ve onunla baş etme imkanını da ediniyorsunuz.

Belki sadece beş dakika sürmeyecek bir işi neden dört saatte bitirebildiğinizi merak ediyorsunuz ve cevap arayışındasınız. Belki de sizlik bir şey yok ama sevdiklerinizin günbegün solması var.

Bu sayfalar bazı ampulleri yakabilir.

Gitgide uzayan kahve molalarının, odaklanma sorunlarının, “yapasım yok”ların adını koymak isteyenlere…

  • Künye: Gordon Parker, Gabriela Tavela, Kerrie Eyers – Burnout: Çağın Yaygın Hastalığı Tükenmişlik Sendromunu Anlamak ve İyileştirmek İçin Bir Rehber, çeviren: Elif Kayurtar, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 332 sayfa, 2024

Robert A. Johnson – Neşenin Psikolojisi (2024)

Çağının en etkili hikâye anlatıcılarından Robert A. Johnson’ın trenine bir defa binen okuyucu, mitoloji ve psikolojiyi birbirine bağlayan tünellerden geçerek mitlerin modern insanın anlam arayışına nasıl katkıda bulunduğuna tanıklık eder.

Son durağa vardığında artık hayatı ve insan psikolojisini yeni mercekleriyle görecektir.

‘Neşenin Psikolojisi’, bu yolculuklardan biri.

Johnson, Dionysos’ta cisimleşmiş coşkunun doğasını ve Dionysos mitinin çeşitli yönlerini kullanarak neşenin kıymetini idrak etmemize yardımcı oluyor.

Modern hayatın tozlu raflara kaldırdığı bu kıymetli hissi kucaklamak düşüyor bizlere de.

  • Künye: Robert A. Johnson – Neşenin Psikolojisi, çeviren: Elif Zeynep Yıldırım, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 176 sayfa, 2024