İsmail Güleç – Türk Edebiyatında Mesnevi Tercüme ve Şerhleri (2008)

İsmail Güleç, ‘Türk Edebiyatında Mesnevi Tercüme ve Şerhleri’nde, dünya dillerine en çok çevrilen kitaplardan, Mevlana’nın ‘Mesnevi’sinin Türkçe çeviri ve şerhlerini araştırıyor.

Son dönemlerde, özellikle de 2007 yılının UNESCO tarafından Mevlana yılı olarak ilan edilmesiyle beraber, Mevlana’nın eserlerine duyulan ilgi daha da arttı.

Güleç’in kitabı da, Türkçeye yapılan çevirileri ve şerhleri, derli toplu bir biçimde barındırmasıyla, bu alanda önemli bir rehber çalışma olarak dikkat çekiyor.

Kitabın birinci bölümünde, Mesnevi’de tahkiye metodu, ikinci bölümünde tercümeleri, üçüncü bölümünde şerhleri ve dördüncü bölümünde de Mesnevi sözlükleri inceleniyor.

  • Künye: İsmail Güleç – Türk Edebiyatında Mesnevi Tercüme ve Şerhleri, Pan Yayıncılık, inceleme, 286 sayfa

Cihat Duman – Bir Fil Müddeti (2014)

Harcı öfke ve küfür olan, gerçek yaşamı olduğu kadar sosyal ağlardaki hayat simülasyonunu da eleştirisinin merkezine alan şiirler.

“İki gözüyle birlikte toplam üç kişi ölüyor” ve “ağzımızı dudaklarımızla kapatırız kulaklar açıkta kalır” diyen Duman, muhalif bakışını esirgemeden insanın ve siyasetin kötücüllüğünü gözlemeye koyuluyor.

  • Künye: Cihat Duman – Bir Fil Müddeti, Pan Yayıncılık, şiir, 70 sayfa

Güngör Dilmen – Ben, Anadolu (2008)

Güngör Dilmen’in ‘Ben, Anadolu’su, Türkiye tiyatrosunun hâlâ en ilgi çeken oyunlarından biri.

Oyunda, Eskiçağ’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte Anadolu kadını, çok çeşitli rollerde canlandırılıyor.

Burada yer alan her kadının trajediden güldürüye uzanan öyküsü, mitolojik çağlardan, Kurtuluş Savaşı’na kadar uzanıyor.

Oyun, karakterlerini oldukça gerçekçi ve sağlam bir şekilde tasvir etmesi ve tarihi-mitolojik ayrıntıları sağlam bir şekilde kurgulamasıyla dikkat çekiyor diyebiliriz.

Oyun Türkiye dışında İngiltere, Almanya, Amerika, Rusya, Danimarka, Kanada, Hollanda ve Singapur gibi ülkelerde de sahnelendi.

  • Künye: Güngör Dilmen – Ben, Anadolu, Pan Yayıncılık, oyun, 420 sayfa

 

Béla Bartók – Küçük Asya’dan Türk Halk Musıkisi (2017)

Béla Bartók’un ‘Küçük Asya’dan Türk Halk Musıkisi’, tam kırk yıl el yazmaları halinde arşivlerde kaldıktan sonra, bizde ancak 1991’de yayımlanabilmişti.

Bu fazlasıyla trajik bir durum, ama biz yine de geç olsun güç olmasın diyelim ve büyük emeklerle kitabı çeviren Bülent Aksoy’a teşekkürlerimizi sunalım.

Yeni bir baskıyla sunulan bu kitap, besteci, piyanist ve folklor araştırmacısı olarak bildiğimiz Béla Bartók’un, ağırlıklı olarak etnomüzikolog kimliğiyle karşımıza çıktığı çalışmalarından biri.

Bartók köylü halk müziğiyle çok ilgiliydi ve bu ilgiden Anadolu halk müziği de nasibini aldı.

1936 yılında Türkiye’ye gelen Bartók, burada yoğun araştırmalar yapmış ve araştırma, gözlem ve deneyimlerini bu kitapta bir araya getirmiş.

Anadolu’nun müzikal zenginliğini gözler önüne seren, bu müziği tür, form ve biçimleriyle derinlemesine analiz eden çalışma, alan için halen büyük öneme haiz.

Şimdi yeniden yayımlanan bu kitapta ayrıca, Bartók’un konuya ilişkin makaleleri ve mektupları da yer alıyor.

Kitabın çevirmeni Bülent Aksoy’un, konuyla ilgili Ankara Halkevi’nde verdiği üç konferansın metinlerinin de burada yer alması, çalışmayı ayrıca ilgi çekici kılıyor.

  • Künye: Béla Bartók – Küçük Asya’dan Türk Halk Musıkisi, çeviren: Bülent Aksoy, Pan Yayıncılık, müzik, 320 sayfa

Burak Acar – Ateş Akvaryumu (2008)

Şiirleri muhtelif dergilerde yayınlanan Burak Acar, 1980 doğumlu genç bir yazar.

İlk kitabı ‘Ateş Akvaryumu’ vesilesiyle Acar’ı kutlar, başarılarının devamını dileriz.

Kitapta yer alan ‘Taş’ isimli şiir şöyle:

“içinde kuzgun ateşler yaktığım taş

kırışmış hırkalar örüyorum iki yaşıma

mezarımı açıp çıktığım seher vakti

duyduğum boru seslerinden

 

yüzümü yıkıyor bakır bir tas su

suyun yüzümü yıkayışını seyrediyorum

içinde dalgın ateşler yaktığım taş

çakıl çakıp ta şıp ta şıp

çamurlar a şıp a şıp

ayak izleri oluyorum

kapatılmış arkasından

ölmeye dağa tırmanan

yaban domuzunun

 

içinde taşkın ateşler yaktığım taş

yüzüyorum

uçsuz bucaksız bir gözyaşı çorbası içinde

kalbim cehennem cıvası”

  • Künye: Burak Acar – Ateş Akvaryumu, Pan Yayıncılık, şiir, 90 sayfa

Işın Emeç – Kapu’nun Kaygısı (2014)

‘Kapu’nun Kaygısı’, sevimli bir kaplumbağanın yaşadıkları üzerinden çocukların kaygı duygusunu ve bununla baş etme yöntemlerini anlatıyor, böylece onların duygusal gelişimlerine katkıda bulunuyor.

Kapkap kentinde yaşayan Kapu için, doğduğundan beri kaygılıdır demek abartı sayılmaz.

Kapu’nun kaygılarına şimdi de, yazın sıcaklarında ne yapacağı tasası eklenmiştir.

Aslında Kapu için sıcak bahanedir, çünkü onun asıl yüzleşmesi gereken şey, yersiz kaygı ve korkularıdır.

  • Künye: Işın Emeç – Kapu’nun Kaygısı, resimleyen: Esin Özbek, Pan Yayınları, çocuk, 60 sayfa

İlhan Başgöz – Türkü (2008)

Türkiye’nin önemli folklor araştırmacılarından İlhan Başgöz’ün bu çalışması, halk kültürünün ana kaynaklarından olan türküye odaklanıyor.

Türküyü, “gerçekle hayali birleştiren şiir” olarak tanımlayan Başgöz, türkülerin Anadolu kültüründeki kaynaklarını ve türlerini değerlendiriyor.

  • Gurbet türküleri,
  • Hapishane türküleri,
  • Asker türküleri,
  • Ninniler,
  • Ağıtlar,
  • İş türküleri,
  • Ve mâniler, çalışmada ele alınan başlıca türkü türleri.

Yazar ayrıca, türkülerde anlam kayması, kalıp sözler ve kalıp dizeler, türküde biçim özellikleri ve türkülerin toplumsal işlevi gibi, birçok aydınlatıcı konuyu da irdeliyor.

  • Künye: İlhan Başgöz – Türkü, Pan Yayıncılık, folklor, 191 sayfa

Evin İlyasoğlu – Salkımsöğütün Türküsü (2014)

  • SALKIMSÖĞÜTÜN TÜRKÜSÜ, Evin İlyasoğlu, Pan Yayınları, müzik, 544 sayfa

‘Salkımsöğütün Türküsü’, müzik eleştirmeni Evin İlyasoğlu’nun söyleşi, portre ve yazılarını bir araya getiriyor. İlyasoğlu Alexandr Rahbari, Cecilia Bartoli, Cihat Aşkın, Fazıl Say, Gustav Leonhardt, İdil Biret, Itzhak Perlman, Jerry Bock ve Nida Tüfekçi gibi dünyadan ve Türkiye’den tanınmış müzisyenlerle yaptığı söyleşiler ile Alfred Schnittke, Atıfet Usmanbaş, Hasan Ferid Alnar, İlhan Usmanbaş, Muhiddin Sadak ve Philip Glass gibi isimlere dair portrelerini bizimle paylaşıyor. Kitapta ayrıca, İlyasoğlu’nun arabesk müzik, mitoloji ve müzik, müzikçi biyografisi ve müzikte eleştiri konularındaki yorum ve değerlendirmeleri yer alıyor.

Süreyyya Evren – Bir Avuç Adalet İçin (2014)

  • BİR AVUÇ ADALET İÇİN, Süreyyya Evren, Pan Kitap, şiir, 108 sayfa

bir-avuc

Yazın dünyamızın üretken isimlerinden Süreyyya Evren, 2013’te iki roman, bir inceleme ve bir çocuk kitabına imza attı. Politik göndermeler barındıran ‘Bir Avuç Adalet İçin’ ise, Evren’in üçüncü şiir kitabı. Evren, ‘Anne Sözü Dinler Gibi Ermeni’de şöyle diyor: “saat 11 henüz ölü yok / dalgalandım da durdum / yağmur yok, İstanbul yok / gözler, martılar ve şarkılar yok / anne sözü veya anne yok / dayanılmaz bir şey yok, geçen günler yok / sen yok, ben yok, biz de yok / uzak, yakın, hele bilinmezlik hiç yok / anne sözü dinler gibi Ermeni / anne sözü parçalar gibi masum / tekrar yok, her taş ilk / en son sana vurdum”

Olcay Kolçak – Müziği Öğreniyoruz (2017)

  • MÜZİĞİ ÖĞRENİYORUZ, Olcay Kolçak, Pan Yayınları, müzik

Muzigi Ogreniyoruz

Dinleyiciler için opera ve bale temsillerinde, orkestra konserlerinde, müzikallerde, resitallerde çalınan eserleri nasıl dinleyeceklerini ve nasıl anlayacaklarını anlatan nitelikli bir kılavuz. Antik zamanlardan başlayarak müzik tarihinin devirlerini ve bestecilerini, çeşitli ulusal müzik okullarını açıklayan kitap, Fatih Aksular’ın çizimleriyle de zenginleşiyor.